1. bölüm · Gold Girls

Bölüm 1

Elfin .

BÖLÜM 1 – GOLD GIRLS LİSESİ
Gold Girls Lisesi dışarıdan bakıldığında kusursuzdu.
Altın işlemeli kapılar, parlak camlar, sessizce yürüyen kızlar.
Ama Lina Arven daha ilk adımda şunu hissetti:
Bu okul sessizliğiyle konuşuyordu.
Kapıdan içeri girdiğinde topuk sesleri bir anlığına durdu.
Kimse dönüp açık açık bakmadı.
Ama Lina baktıklarını hissetti.
Yeni olduğunu anlamaları için çantasını yere düşürmesine gerek yoktu.
Burada yabancılar… hemen tanınırdı.
Koridor uzun ve aydınlıktı. Duvarlarda eski mezunların fotoğrafları asılıydı. Hepsi düzgün duruşlu, kusursuz gülüşlüydü. Lina yürürken omuzlarını biraz daha dikleştirdi.
“Gold Girls,” diye fısıldadı kendi kendine.
Adı bile ağırdı.
Tam o sırada—
Gülüşler yükseldi.
Lina başını kaldırdı.
Koridorun ortasında bir grup kız vardı. Hepsi düzgün üniformalı, hepsi kendinden emin. Ama biri… diğerlerinden farklıydı.
Sarışın.
Rahat.
Sanki koridor ona aitmiş gibi.
Mira Gold.
Lina adını bilmiyordu ama içinden bir ses,
“Bu kız önemli,” dedi.
Mira konuşurken herkes dinliyordu. Ama sesi yükselmiyordu. Zaten yükselmesine gerek yoktu. Bakışı yetiyordu.
Bir anlığına…
Mira’nın gözleri Lina’ya kaydı.
Çok kısa sürdü.
Bir saniyeden bile az.
Ama Lina o anda nefesini tuttuğunu fark etti.
Mira bakışını geri çekti. Gülmeye devam etti.
Sanki hiçbir şey olmamış gibi.
Ama Lina’nın içinden bir şey yer değiştirdi.
Ders zili çaldı.
Kalabalık dağıldı. Lina yalnız kaldı.
Ama artık yalnız hissetmiyordu.
Çünkü Gold Girls Lisesi’ne adım atmıştı.
Ve bu okulda…
hiçbir bakış tesadüf değildi.
Lina derin bir nefes aldı ve sınıfını bulmak için yürümeye devam etti. Koridorlar sandığından daha büyüktü. Her köşe başında fısıltılar vardı ama kimse sesini yükseltmiyordu. Gold Girls’te bağırmak ayıptı. Sessizlik… güçtü.
Sınıfa girdiğinde herkes yerini almıştı bile. Öğretmen tahtaya bir şeyler yazıyordu. Lina kapıda birkaç saniye durdu. Geciktiğini hissetti ama kimse ona bakmadı.
“Yeni öğrencimiz,” dedi öğretmen başını çevirip.
“Lina Arven.”
Lina adını söylerken sesi beklediğinden daha net çıktı. Tahtanın önünde durdu. Bir anlığına gözleri sınıfı taradı.
Ve yine—
Mira Gold.
En arka sırada, cam kenarında oturuyordu. Dirseğini sıraya yaslamış, çenesini eline dayamıştı. Bakmıyordu. Ama Lina garip bir şekilde… bakıldığını hissetti.
“Boş bir yere geçebilirsin,” dedi öğretmen.
Lina yürümeye başladı. Ön sıralar doluydu. Ortalar da. Adımları yavaşladı. En arkada, Mira’nın iki sıra önünde bir boşluk vardı.
Tam oraya oturacakken—
“Buraya oturabilirsin.”
Ses sakindi.
Yumuşaktı.
Lina başını çevirdi.
Mira konuşuyordu. Yanındaki sandalye boştu.
Sınıf bir anlığına sessizleşti. Kimse dönüp bakmadı ama herkes dinliyordu. Lina bunu iliklerinde hissetti.
“Şey… tamam,” dedi Lina.
Çantasını alıp Mira’nın yanına geçti. Oturdu. Üniformalarının kumaşı hafifçe birbirine değdi.
Mira hâlâ tahtaya bakıyordu.
“Teşekkür ederim,” dedi Lina.
“Önemli değil,” dedi Mira.
Ama bu sefer Lina’ya baktı.
Göz göze geldiler.
Ne uzun sürdü ne kısa.
Ama Lina, kalbinin ritmini kaçırdığını hissetti.
Ders başladı. Kalemler oynadı. Defterler açıldı. Hayat devam ediyormuş gibi yaptı.
Ama Lina tek bir kelime yazamadı.
Çünkü Mira’nın kolu masadaydı.
Ve aralarında sadece birkaç santim vardı.
Mira bir ara defterine eğildi. Saçları omzundan kaydı. Lina istemeden baktı. Hemen gözlerini kaçırdı ama geç kalmıştı.
“Gold Girls’e alışmak zor,” dedi Mira, sesi alçaktı.
“İlk günler özellikle.”
“Belli oluyor mu?” dedi Lina.
Mira dudaklarının kenarını hafifçe kıvırdı.
“Biraz.”
Lina da gülümsedi.
Kendine kızdı ama duramadı.
Zil çaldığında Lina irkildi. Sanki başka bir yerden koparılmış gibiydi. Sınıf hareketlendi. Sandalyeler çekildi. Konuşmalar başladı.
Mira ayağa kalktı.
“Eğer istersen,” dedi, çantasını omzuna alırken,
“sana okulu gezdirebilirim.”
Bu teklif… sıradan değildi.
Gold Girls’te hiçbir şey sıradan değildi.
Lina bir an durdu.
Sonra başını salladı.
“İsterim.”
Mira bu sefer gerçekten gülümsedi.
Ve Lina o an fark etti:
Bu okulda ilk defa…
kendisini yanlış yerde hissetmiyordu.