8. bölüm · Gökten düşen SON damla 1

Yeter!

Samiaysq Qya

Tae-yang arkadaşı jung-hee ı arar(arkadaşı)

Tae-yang: jung!!!

Jung-hee: noldu Tae?

Tae-yang: sence ye-rin min-seo ya inanmışmıdır??

Jung-hee: nereden bileyim? Hem ne konusunda?

Tae-yang: ye-rin ın bana inanma konusu!

Jung-hee: üzgünüm ama min-seo ye-rin ın en iyi arkadaşi! Muhtemelen ona inandı.

Tae-yang: ya bana inandıysa?

Jung-hee: ben nereden bileyim?

Jung-hee telefonu kapatır ve tae-yang dışarı çıkar

Tae-yang: keşke bana inansa... Her neyse dondurma yemeye gidebilirim

"Tae-yang dondurmacıya gider ve dondurmacıda ye-rin ve min-seo vardır"

Ye-rin: sonra oda bana dedi,
eee "Tae-yang ı görür"

Tae-yang: Aaa! Ye-rin! Naber?? *selam vererek*

Min-seo: buranın havası bozuldu Ye-rin, kalk gidelim *ayağa kalkıp Ye-rin ın kolunu çeker*

Tae-yang: dur Ye-rin yeter artık!

Min-seo: sanane be?! *Ye-rin İ yerinden kaldırır ve yakındaki parka doğru ilerlerler*

Tae-yang: sürekli benden kaçıyorsun, ama artık kaçamayacaksınız! *onların peşinden gider*

Ye-rin: sen niye onla küssün min?

Min-seo: sen küssün diye kankam!

Tae-yang: yeter durun!! *Ye-rin ın omzunu tutar*
Ye-rin yeter artık kaçma benden! Neden hala benle küssün? Yine yalancı Min-seo ya mı inandın ha?! Kaç yıldır beni affet diye peşinden koşuyorum ve her adımda benden yine uzaklaşıyorsun! Ama artık yakaladım seni! Beni affet artık..

Min-seo: sanane ya k-

Tae-yang: sus sen! Senle işim yok senle barışmasamda olur ama Ye-rin artık beni affet!

Ye-rin: hey? Unuttun mu, sen beni sattın! Hatta düşmanımla!

Tae-yang: ilk önce ben seni orda satmadım ve onun senin düşmanın olduğundan haberim yoktu!

Min-seo: YA YETER! sizin kavganızı mı dinlicem ya ben? *Ye-rin e döner* senden de bıktım artık! Görüşmemek üzere.. *parka tek gider*

Ye-rin: * Min-seo ya bakar* ama Min!-

Tae-yang: bak oda seni kullanmış!

Ye-rin: *geri Tae-yang a bakar* sen kullanmadın yani ha? Anla artık senle ba-rış-mı-ya-ca-ĞIM!! *Min-seo nun arkasından gider*

Tae-yang: *Ye-rin ın kolunu çekiştirir*

*Ve ye-rin arkasını döner*

Ye-rin: sal beni!!!

Tae-yang:: hayır! Beni affedene kadar hayır!

Ye-rin: rica ediyorum be-ni SAL!

tae-yang- affedince..

Ye-rin: Hayır! *koşarak eve gider*

Tae-yang: ama Ye-rin! Yine gitti.. Ne zaman aff edeceksin beni ha? Ama peşini salmıyacağım..

Hyun-joo: aaa Tae, naber kanka?

Tae-yang: kötü ya..

Hyun-joo: ha? Niye?

Tae-yang: yine Ye-rin ın affetmemeliği

Hyun-joo: ya üzüldüm

Tae-yang: ee ne zaman affedecek acaba?

Hyun-joo: hmm hiç bir zaman desem? Haha

Tae-yang: komik mi? Değil!

Hyun-joo: tamam ya fazla abarttın. Hadi Jung-hee yide çağır takılırız biraz keyfin yerine gelir

Tae-yang: sanmıyorum ama tamam *telefonu çıkarır ve Jung-hee yi arar*
Alo? Kanka hadi evin önündeki parka gel takılalım

Jung-hee: kanka benim işim çıktı ya

Tae-yang: noldu?

Jung-hee: eee işte bir işim var bay! *telefonu kapatır*

Tae-yang: kesin bir şey saklıyor, işi varmış

Hyun-joo: ha tamam boşver ozaman ikimiz birbirimize yeteriz