2. bölüm · Gökten düşen SON damla 1
İkinci damla..
Ye-rin sabahın köründe uyanır ve
Ye-rin: sabahın köründe ne okulu ya?? (Esner)
Ye-rin saate bakar ve geç kaldığını görüp hazırlanıp kahvaltı yapmadan evden çıkar.
Ye-rin ın annesi: hop! Nereye bu halin ile? Gel kahvaltı yap! Kahvaltı yapmadan hiç bir yere gidemezsin! Aç ayı oynamaz.
Ye-rin: geç kaldım okula gitmem gerek. Hem ben ayı mıyım? Ben oynarım,(kapıya hızlı adımlar ile yürür) hoşçakal anne!
Ye-rin ın annesi: gel buraya! (Ye-rin gider) (sessizlik oluşur) of bu çocuk hep geç kalıyor...
Ye-rin okula varır ve sınıfa girer sonra sırasına oturur
Ardından yanına Hyun-joo gelir.
Hyun-joo: hey! Ye-rin! Naber? Yaaa neyse boşver. Sana şunu anlatmışmıydım?
Ye-rin şaşırarak
Ye-rin: ne anlatmışmıydın? Sakın, Tae-yang ile bir konu olmasın, bizi barıştırmaya çalışma. Sattı o beni!!!
Hyun-joo sıkılmış bir ifade atarak
Hyun-joo: her seferinde böyle diyiyorsun ama onunla ilgili bir şey anlatınca kulaklarını dört açıp dinliyorsun, barış artık çocukla, sana ne hediyeler yaptı.
Ye-rin yeter artık dermiş gibi bir bakış atarak
Ye-rin: o beni sattı! Ne kadar kötü bir histi...
Hyun-joo: binlerce kez özür diledi, hala sevmiyor musun? Bu tam bir saçmalık!!
Ye-rin: saçmalık mı? Sana aynısını yapsam bık bık bık konuşursun, yüzüme, utanmadan!! Anlamıyorsun beni. Sevmiyorum onu! Söyle ona, oda beni sevmesin.
Hyun-joo: hadi ama!! Bir şans daha? Neyse bak ne anlatacağım!
Tae-yang ile ilgili bir şeyler anlatır
Ye-rin: kimya dan 100 alması beni alakadar etmiyor.
Hyun-joo: bak şimdi-
Arkadan min-seo gelir ve ye-rin ın kolundan tutarak götürür
Hyun-joo: hey?! Bekle? Nereye bir anda??!
Min-seo: peşimizden gelme!
Ye-rin e bir şeyler anlatır
Ye-rin: onu dinlemiyorum zaten,Kötü kişiliğin teki! Arkadaşlarına üzülüyorum.
Min-seo derin bir nefes vererek
Min-seo: haklısın. Bende üzülüyorum arkadaşlarına.
Tae-yang arkadan gelir
Tae-yang: Ye-rin!!! Ye-rin!!!! YE-RİN!!!! Bekle!
Ye-rin: noluyor be? Kafayı mı yedin?!
Tae-yang: sana hediyem var! Beğenir misin?
Ye-rin: yine mı?
Ye-rin Tae-yang in hediyesini alır ve arkasına bakmadan sınıfa gider
Min-seo Tae-yang a göz devirdikten sonra bakar ve
Min-seo: asla barışamıyacaksınız!!
Der ve gider
Tae-yang: barışıcaz ama ne zaman? Neyse...
Ye-rin: bakalım ne şu hediye?
Der ve kutuyu açar, açtıktan sonra içinde 12 tane kinder olduğunu görür
Ye-rin mutlu olur ve
Ye-rin: bu benim en sevdiğim aburcuburu nereden biliyor?
Ye-rin o günden sonra tae-yang ı azcık bile olsa sevmeye başlar ama çok az...
(Zil çalar)
Ye-rin: ders ne?
Der ve Min-seo ya bakar
Min-seo düşünür
Min-seo: galibaaa, matematik.
Ye-rin: ne? Of! En sevmediğim... Ne zaman şu beden??
Tae-yang ye-rin e bakarak
Tae-yang: 6. Derste!
Der ve gülümser
Ye-rin: tamam. Teşekkürler.
Tae-yang: rica ederim!
Min-seo tae-yang a ayar olur ama belli etmez
Min-seo: bu tae-yang ile hala konuşuyor musun be!?
Ye-rin düşünür
Ye-rin: uhh, şeyy, hayır konuşmuyoruz.
Hoca içeri girer ve derse başlar
Hoca: bu sorunun cevabı da böyle yapılıyor... Anlamayan var mı?
Ye-rin: yok!
Okul saati hızlıca geçer ve herkes evine gider
Ye-rin: yarın görüşürü- ha bayba-evet öptüm, hoşçakalın!
Tae-yang: konuşurken bana bakmadı... Galiba hoşça kalmamı istemiyor... Neyse, neyse...
Ye-rin eve varır
Ye-rin: merhaba anne... Çok ama çok yoruldum! Güzel bir yemek yaptın mı bari?
Ye-rin in annesi: hoş geldin kızım. Okulda hiç mı bir şey yemedin? Kahvaltı yap demiştin sana. Neyse. Makarna yaptım sofraya otur getiricem ama önce elini yüzünü yıka!
Ye-rin: tamam anne
Der ve tuvalete gidip elini yüzünü yıkar ardından pijamalarını giyer
Ye-rin in annesi: makarna soğuyor hadi gel artık!!!!
Ye-rin: geldim geldim!!!
Ye-rin yemeğini yer ve odasına gider ardından telefonu çalar
Ye-rin: kim arıyor bu saatte? Tae-yang mı? Off!
