Bölümler 2Şu an: Giriş
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hoş geldiniz. 🤍
Uzun zamandır üzerinde emek verdiğim bu hikâyeyi sonunda sizlerle buluşturmanın heyecanını yaşıyorum.
Umarım her bölümü hissederek okur, karakterleri yargılamadan önce anlamaya çalışırsınız.
Şimdiden bana ve kalemime bir şans verdiğiniz için teşekkür ederim.
Keyifli okumalar.
❦︎
Bazen insanın içinde öyle bir sessizlik birikir ki, ne kadar kalabalığın içinde olursa olsun kimse onu duymaz. Günler geçer, yüzüne gülümsemeler yerleşir, dudaklarından kahkahalar dökülür; ama göğsünün tam ortasında kimsenin göremediği bir boşluk büyümeye devam eder.
Hiç düşündünüz mü?
Bir insan ne zaman gerçekten yalnız kalır?
Yanında kimse olmadığında mı?
Yoksa herkes yanındayken bile anlaşılmadığını hissettiğinde mi?
Belki de yalnızlık, bir odada tek başına olmak değildir. Belki de insanın en büyük yalnızlığı, kendini anlatacak kelimeleri bulamadığı anlardır. Çünkü bazı acılar dile gelmez; yalnızca kalbin en derin köşesinde sessizce yaşamaya devam eder.
İnsan ne zaman kendine yabancı olur?
Aynaya baktığında gördüğü yüzü tanımadığında mı?
Yoksa yıllardır aynı bedende yaşadığı hâlde, o bedeni artık evi gibi hissedemediğinde mi?
Zaman bazen yaraları iyileştirmez. Sadece üzerlerini örter. İnsan yaşamaya devam eder, nefes alır, yürür, konuşur... Fakat içinde eksik kalan bir parçayla yaşamayı öğrenir. O eksiklik ise her yeni günde biraz daha ağırlaşır.
Bir kalp gerçekten yalnızca kan pompalayan bir organ mıdır?
Peki ya içine sığdırdığı özlemler...
Pişmanlıklar...
Tutulamamış eller...
Söylenememiş "Seni seviyorum"lar...
Onlar nereye gider?
Belki de insanın en büyük savaşı kaderle değildir.
Belki de her sabah aynada karşılaştığı o yabancıyla verdiği sessiz mücadeledir.
Çünkü bazı hikâyeler ölümle başlamaz.
Bazıları, insanın kendine yabancı hissettiği ilk gün başlar.
UYARI;
Bu eser tamamen hayal ürünüdür.
Kitapta yer alan karakterler, olaylar, kurumlar, hastaneler, doktorlar ve diğer tüm kişi ile mekânlar hayal ürünüdür. Gerçek kişi, kurum veya olaylarla olan benzerlikler tamamen tesadüftür.
Kitapta geçen hastalıklar, tedavi süreçleri, ameliyatlar, tıbbi uygulamalar ve sağlıkla ilgili anlatımlar hikâyenin kurgusunu desteklemek amacıyla yazılmıştır. Bu nedenle tıbbi bilgi veya sağlık tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.
Ayrıca bu eser; ölüm, yas, travma, hastalık, psikolojik yıpranma ve kayıp gibi bazı okuyucular için hassas olabilecek temalar içermektedir.
Okuyacağınız her satır, yalnızca anlatılmak istenen hikâyenin bir parçasıdır.
"Hüma, hayatının büyük bölümünü sessizce ayakta kalmaya çalışarak geçirmişti. Geçmişinin yükü omuzlarına, hastalığı ise bedenine çökmüştü. Günlerini hastane duvarları arasında geçirirken artık tek dileği, kimseye yük olmadan kalan ömrünü tamamlayabilmekti.
Aras ise çocukluğundan beri kendi kalbiyle savaşan bir gençti. Buna rağmen yaşamaktan, umut etmekten ve yarınlara inanmaktan hiç vazgeçmemişti.
Aynı koridorlarda kesişen yolları, ikisinin de beklemediği bir hikâyenin başlangıcı olacaktı.
Biri insanlardan kaçmayı seçmişti.
Diğeri ise onlara yaklaşmayı...
Fakat bazı yabancılar vardır; hiç ummadığınız anda en tanıdık his olurlar.
Göğsümdeki Yabancı, göğsünde taşıdığı yabancıyla yaşamaya çalışan iki insanın; umut, kayıp, kabulleniş ve hayata tutunma hikâyesidir."
Bölümlerde görüşmek üzere;
Sevgiyle kalın.
Bölüm etkileşimi
