12. bölüm · gizli hüküm
aradakı çizgi
Kapı kolunu sertçe aşağı indirdim. Kilit, bir silah sesi gibi büyük bir gürültüyle açıldı. Kapıyı araladığım an, karşımda öfkeden gözleri dönmüş bir Kerem buldum. Ancak Kerem, Aras’ın arkamda, sanki evinin salonundaymış gibi rahatça duran siluetini gördüğünde olduğu yerde çivilendi.
Kerem’in eli belindeki silaha gitti. "Zeynep, geri çekil!" dedi, sesi buz gibiydi. "Bu adamın burada ne işi var? Ve sen... neden kapıyı kilitledin?"
Aras arkamdan ağır adımlarla yürüyüp yanımda durdu. Elini gayet rahat bir tavırla omzuma koydu; bu, Kerem’e karşı verilmiş en net mesajdı. "Sakin ol Komiser," dedi Aras, o tehlikeli, sakin sesiyle. "Zeynep’le hukuki bir süreç üzerine çalışıyorduk. Kapı kilitliydi çünkü... bazı sırlar, dışarıdaki gürültüyü kaldırmaz."
Kerem’in yüzündeki o şaşkınlık yerini derin bir öfkeye bıraktı. "Hukuki süreç mi? Zeynep, bu adam bir suçlu! Senin onunla ofis kilitli baş başa kalman, meslek hayatının bitmesi demek!"
Tam o sırada, ofisin kapısının önündeki kalabalık artmaya başladı. Adliye çalışanları, meraklı gözlerle içeriye, Aras’a bakıyordu. Zeynep olarak o an şunu fark ettim: Artık sadece Aras’ın değil, Kerem’in de dürüstlüğünün ve benim de profesyonelliğimin sınandığı o büyük krizin tam ortasındaydım.
Aras, Kerem’in gözlerinin içine bakarak sordu: "Peki Komiser, Zeynep’in mi kariyeri bitecek, yoksa senin hakkındaki o gerçekler açığa çıkınca senin mi hayatın kararacak.
