2. bölüm · Gizli Bölge
Gizemli Katil
Yine işe geç kalmıştım acilen çıkmam gerekiyordu, bakmam gereken bir sürü evrak vardı. Yeni davamı çözmeliydim hızlıca siyah mini etek ve üstüne de siyah büstiyere benzer bir kıyafet giyinip çantamı alıp işe gitmeye koyuldum arabaya bindiğimde yine o dehşet sıcakla karşılaştım biraz hava girmesi için camı açıp radyoyu dinlemeye başladım haber radyosu açıktı bir kaç gündür olanları çözmek çok zordu.Sonunda adliyeye gelmiştim güzel bir gün olacağına inanıyorum, ah cidden kimi kandırıyordum ki zor bir gün beni bekliyordu. Yanıma hemen Beliz gelmişti onunla bu konuda tartıştık bu sıralar kendisini göstermek için uğraşan birisi vardı ve canımı çok sıkıyordu.
Gazeteciler kapı önünde bekliyor bu konuyla alakalı açıklama bekliyorlardı. Ülke bu gizemli kişiyle çalkalanıyordu resmen ve bu dosya bana verilmişti cidden hadi ama savcılık çok zordu yine de seviyordum bakalım kimmiş bu gizemli katilimiz pardon katil adayımız kaç gündür cinayete teşebbüs edip ölüme ramak kala öldüreceği kişiyi bırakıyordu. Kendilerine geldiklerinde yanlarına gidip sorduğumda tek bir şey duyuyordum "Kuzgun" ve tüm bu sorguya çekilen kişiler normal insanlar değildi, hepsi yeraltında kendince güçlü olan kişilerdi. Peki bunu yapan kişinin amacı neydi veya neden öldürmek yerine bırakıyordu göz korkutması mıydı?
O kadar sorulacak soru vardı ki...Aradan 5 saat geçmişti ve çok iyi bir bilgi öğrenmiştim elime geçen bir kamera görüntüsü vardı üstlerim uğraşmamam gerektiğini söyleyip duruyordu sanki benden bir şey saklıyorlardı yine de oraya gitmeye kararlıydım gönderilen kamera görüntüsünden çıkardığım bir ayrı şey ise çok iyi dövüştüğüydü ben birden çok kişinin dövdüğünü bekliyordum fakat bunu yapan bir kişiydi arkasında bir çok takım elbiseli insan olsa da döven kişi o'ydu en çok şaşırdığım olay bu olmuştu.
Adliyeden olay yerine gitmek için yola çıkacakken Beliz ile beni gören Çınar yanımıza geldi. Yine Beliz'e bulaşmak için geldiği çok belliydi şuan buna ihtiyacım vardı her ne kadar Beliz'e gitmesini söylesem de gitmeyip benimle geleceğini söyleyip duruyordu.Ortamdaki sessizliği bozan Çınar olmuştu "Benden izin almadan nereye bakalım Beliz Parla iznim olduğunu sanmıyorum size de aşk olsun Savcı Hanım davet edilmiyor muyum?" Beliz Çınar konuştukça sinirden deliye dönüyordu, cidden onu sevmediği çok belli oluyordu "Çınar Komiserim rahat mı bıraksanız bizi arkadaşlara haber vermiştim size bildirmedilerse benim mi suçum bu?" Beliz ondan ne kadar huylanıyorsa Çınar da uğraşmayı bir o kadar seviyordu konuşmalarıyla uğraşamazdım şuan hava kararmadan gitmeliydim yanlarından sıyrılıp gittiğim sırada Çınar arkamdan adam yollayabileceğini söylüyordu ihtiyacım olmadığını söyleyip sonunda arabama gelebilmiştim.
Konuma doğru sürmeye başladım. Yolculukta Çınar aramıştı olay yerine gitmek yerine kuzgunun olduğu yeri bulduğunu oraya gidip gidemeyeceğimi sordu. Tabii ki gidecektim4 buçuk saatlik yol mu ciddi mi bu navigasyon şehir mi değiştiriyordum? Uzun süren yolculuğun sonunda bomboş bir araziye gelmiştim hava kararmıştı artık arabayı park edip yürümeye başladım gördüğüm büyük bir binaya doğru gitmeye başladım kimliğim belli olmasın diye yanıma sadece telefonumu almıştım yaklaştıkça sesler artıyor ışıklandırma renkleniyordu burası neydi Allah aşkına topuklu giymemeliydim yürümek o kadar zordu ki sonunda oraya vardığımda büyük bir sıra vardı. Giriş ters yöndeymiş arka taraftan geldiğim için bomboş gözüküyordu yolda beni arayan Çınar sadece boş yapmak yerine bilgi de verdiği için biraz bilgim vardı torpidoma bir bilet koyduğundan da bahsetmişti. Sıraya girip beklemiştim arkamdan bir el uzandı arkamı döndüğümde Çınar, Gökalp, Beliz ve Defne vardı. Hadi ama bunu yapmış olamazsınız "Ne işiniz var burada ciddi misiniz siz?" diye çıkıştığımda Çınar sırıtarak" Maç izlemeye geldik Savcı Hanım ama kızlar peşimizi bırakmadı onları da getirmek zorunda kaldık" dedi sonlara doğru sinirlenmişti. Sıra boyunca onları azarladım denebilir ama cidden gelmemeleri lazımdı sıra bize gelmişti sonunda biletleri verdiğimizde adam bize uzun süre baktığı için içeri almayacağından korkmuştum ama "Pek buralıya benzemiyorsunuz ama buyurun"dediğinde hepimiz rahatlamıştık biraz bekledikten sonra kafese giren adam büyük bir tezahüratla ilk ismi bağırdı "Erico Adwan" adam içeri girdiğinde izleyiciler çılgınca bağırıp ismini haykırıyordu resmen, ikinci isim bağırıldı"Barlas Ulu"yine aynı şekilde izleyiciler çok büyük bir şekilde bağırıp ismini haykırdılar ikinci ismi duyduğumuzda diğer üçlü bana şaşkınca baktı bende aynı durumda kafese giren adama bakıyordum Barlas mı bu nasıl olurdu o Londraya gitmişti şimdiyse karşımda bir kafes dövüşünde ismi haykırılıyordu. Barlas'ı en son 15 yıl önce görmüştüm sanırım o kadar değişmişti ki inanmak istemiyordum belki bir başkasıdır en azından ben buna inanmak istiyordum işler değişmeye başlamıştı.Maç başlamıştı fakat ben odaklanamıyordum çünkü karşımda dövüşenin o olduğunu düşündükçe izleyemiyordum çocukluk arkadaşım ilk aşkımdı o benim her ne kadar kötü bir şekilde konuşmayı bıraksak da öyleydi Gökalpgil durumun farkındaydı çünkü onlarda çocukluk arkadaşımızdı onlarda uzun zamandan sonra ilk defa görüyorlardı onu telefonda görüşseler de yüzyüze görüşmeye vakitleri olmuyordu.Maç berabere bitmişti ben genelde başım eğik yada başka taraflara baktığım için ne oldu ne bitti bilmiyordum şimdi üzülmeyi bırakıp amacımdan sapmamam lazım bunu hatırladığımda aramaya başlamam gerektiğini anladım ama çok boksör vardı burada.
⛓️⛓️⛓️
Yanımıza bir görevli gelmişti ve Barlas'ın bizimle konuşmak istediğini söyledi içim rahat değildi bizi nasıl fark etmişti ki hem görevliyle gittiğimizde odası olduğunu düşündüğüm bir yere gelmiştik ama bir eksik vardı Barlas yoktu ortalarda görevli bize koltukları gösterip beklememizi söyledi ve odadan çıktı. Defne bana sakin olmamı söyleyip duruyordu Çınar Beliz'le uğraşıyor Gökalp ise etrafı kurcalıyordu Defne sonunda vazgeçip telefonuna baktığında burada çektiğini gördü o anki gözlerinin parıltısı şok ediciydi. Odanın kapısı açıldı ve içeri giren kişi Barlas'tı kalbim o kadar hızlandı ki anlam veremiyordum bakmamaya çalıştım ve kafamı çevirdim anında gelip yanımdaki koltuğa oturdu Barlasın geldiğini gören Gökalp ile Defne de yanımıza geldi ve boş koltuklara oturdular lacivert koltuklar cidden parlıyordu evime de almalıydım bir tane ama şuan konumuz bu değil sanırım göz teması kurmamaya çalışıyordum ama bir yandan da gelme sebebimi unutmamam gerekiyordu ne yapmalıyım bilmiyordum. Defne konuşmayı başlatarak"Barlas seni çok özlemişiz nerelerdeydin"dediğinde istemsizce homurdandım cidden mi yani istese sorardı Defnecim özlememiş demek ki hem ben burada ne yapıyordum ki şuan homurdandığımı duyan Barlas gözlerini bana çevirdi ben ise yere kapı çalındı içeri gelen birisi gelip""Kuzgun" dediği sırada bizi görünce sustu.
Bir dakika, ne ,Kuzgun mu yoksa Kuzgun Barlas mıydı?
