5. bölüm · Gizli Bölge
Arkana Bak
Bu bölüm ve diğer bölümlerde yeni karakterlerimiz ekleniyor :) Şimdi bölüme geçelim...
Hazırlanmaya devam ediyorduk, Barlas laptoptan bir şeyler yapıyordu ben ise maçla ilgili bilgi bulmaya çalışıyordum bulmuştum da. Artık üstümü giyinmeliydim ama Barlas odadaydı.
Işık: Odadan çıkar mısın?
Başını laptoptan kaldırmadan cevapladı.
Barlas: Niçin?
Işık: Üstümü değişmeliyim.
Barlas: Ee değiş, Neden çıkmalıyım bunun için?
Işık: Ne demek neden çıkmalıyım? Yanında giyinecek halim yok ya.
Barlas: Bakmam korkma, alışığım hem.
Işık: O ne demek öyle ya? Annemgil çocukken yanında üstümü değişiyordu tamam ama çocuktuk.Bunu söylerken neden bilmiyorum ama çok utanmıştım 5 gün bu çocuktan çekeceğim vardı. Barlas kafasını sonunda laptoptan kaldırarak bana baktı.
Barlas: Yanakların niye bu kadar kızarmış? Çıkıyorum giyinince söylersin bende bir şeyler giyeyim.Bunu söylerken yüzündeki o sırıtışta neydi öyle? Tam dayaklıktı şuan.Laptopu kapatıp odadan çıktı. Bende hazırlığa başlamıştım üstüme gri uzun yırtmacı olan bir elbise ve siyah topuklu ayakkabı giymiştim makyajımı yapmıştım. Artık hazırdım Barlas'a söylemek için telefonu almıştım ama hatırladığım şeyle telefona sadece bakakaldım. Numarası yoktu ki, Gökalp'i arayıp istedim ve Barlas'ı aradım. Ben bir şey demeden Barlas konuşmaya başladı.
Barlas: Efendim Işık?
Buna şaşırmıştım işte numaram onda nasıl vardı ki? Numaramı silmediğini düşündüm ama numaramı değiştirmiştim.
Işık: Hazır olduğumu söylemek için aramıştım.
Barlas: "Geliyorum" dediğinden sonra aramayı sonlandırmıştım.Aradan geçen 10 dakika sonunda kapı açıldı, Barlas gelmişti.
Işık: Sende hazırlan sonra çıkalım.
Barlas: Henüz 1 saat var, erken değil mi ?
Işık: Orayı sessizken gözlemlemek istiyorum. Sorun olur mu?
Barlas: Hayır, sorun olmaz giyineyim o zaman ben.Ayaklanmıştım ki durdurdu.
Barlas: Nereye gidiyorsun ?
Işık: Hazırlanman için çıkıyorum.
Barlas: Gerek yok, lavaboda giyinirim.
Işık: Emin misin?
Barlas: Evet, gelirim birazdan.Barlas giyinmeye gittiğinde bende telefondan Defne'yi aradım ve durumun nasıl olduğunu, normalden farklı bir durumun olup olmadığını sordum. Boksörlerin geldiğini ve ısındıklarını söyledi fakat maça girecek kişinin bir adamla konuşmak için dışarı çıktığını ikisinin fazlasıyla etrafını kontrol ettiğini söyledi. Bunu öğrenmem lazımdı hangi boksör ve kiminle gizli konuşuyordu?Barlas hazırlanmıştı hemen çıkmalıydık ona çıkmamız gerektiğini söyledim buna ayak uydurdu ve kapıya yürümeye başladı.Heyecandan fark etmedim ama fazla yakışıklı olmuştu beyaz gömlek ve siyah pantolon bir insana en fazla bu kadar yakışabilirdi . Eline gri bir ceket almıştı gömleğinin kollarını hafif kıvırtmıştı cidden fazla iyi gözüküyordu. Ne diyorum ben ya saçmalıyorum şuan dümdüz normal kıyafet giyinmiş işte bu kadar. Evet kesinlikle normal bir kıyafet ayrı bir özelliği yok.
Çantamı alıp bende odadan çıktım artık gitmeliydik. Araba gelmiştik Çınar'ı arayıp durumlarını sordum onlarda hazırlanmış ve araba çağırmışlar araba gelince gideceklerini söyledi. Arabada çıt sesi bile yoktu o kadar sıkıcıydı ki uyuyabilirdim. Tam gidene kadar uyumaya karar vermiştim ki telefonum çaldı. Arayan Uğur'du.
Işık: Efendim Uğur?
Barlas Uğur dediğim anda kafasını bana çevirdi ve telefona dik dik bakmaya başladı. Uğur'u tanıyordu ve hiç sevmiyordu, gözlerimle yolu gösterdiğimde yola bakması gerektiğini anladığından kafasını önüne çevirdi. Bunu fırsat bildim ve telefonu hoparlöre aldım biraz eğlenebilirdim, nezaketen sorun olur mu diye sorduğumda kafasını iki yana salladı.
Uğur: Nasılsın Işık? Duydum ki yeni bir davaya bakıyormuşsun yardımcı olmamı ister misin?
Işık: Çok naziksin ama şimdilik bir eksiğim yok teşekkür ederim.
Uğur: Ne demek Işık bunun için buradayım. Bir şeye ihtiyacın olursa yardımcı olurum sakın çekinme. Ayrıca bir ara seninle yemek yemek isterim.
Işık: Tamam, çok teşekkür ederim Uğur. Kapatmalıyım görüşürüz.
Uğur: Görüşürüz Işık, görüşürüz.Tüm bu konuşma boyunca homurdanıp duran birisi vardı yanımda. Şuan suskundu nedense. Aradan geçen süre boyunca Barlas ağzının içinde bir şeyler deyip durdu ve sonunda o soru geldi.
Barlas: Çok mu yakınsınız Uğur ile, neden yemeğe çağırıyor hem de sadece seni?
Işık: Normal arkadaşım işte yemek yemek istemiş olabilir hem seni neden ilgilendiriyor ki?
Barlas: İlgilendirdiği yok Küçük Hanım sadece bir soruydu.
Işık: İki
Barlas: Ne
Işık: "İki soruydu bir değil" dediğimde gülmeye başladı " Şaka gibi bir kızsın" deyip yol boyunca gülmeye devam etti Bu kadar komik bir şey değildi sanki ama.
Maçın yapılacağı yere gelmiştik bugün farklı isimlerin maçı olacakmış ama isimleri nedense bilet aldığım yerde yazmıyordu Barlas'a sorduğumda o da bilmediğini söyledi. Bilet aldığım yerde internetin ikinci halinin bulunduğu ortamdı zaten yani buzdağının görünmeyen kısmı, girmek benim için bile çok zordu Defne hacklediği için girebilmiştim biletleri de bu sayede almıştım ama Barlas'a bunları açıklayacaklarını bilsem hiç uğraşmazdım bilet almakla, bu olay bittiğinde Barlas olayını da öğrenmeliydim ayrıca böyle bir ortamda boksörlük neden yapıyordu onu da anlamış değilim. Şuan bunları düşünemezdim yarım saat kalmıştı maçın başlamasına ama bu sıra da neyin nesiydi benim bir sebebim var peki diğer izleyiciler? Neyse en azından daha az sıra bekleriz.Tam sıraya giriyordum ki Barlas bileğimden tuttuğu gibi ters yöne yürümeye başladı. " Ne yapıyorsun?" diye sorduğumda ise "Beni görürlerse değil yarım saat maç bittikten sonra bile beklemek zorunda kalırsın arka kapıdan girelim" dedi. "Kibirli varlık" bir anda dik dik bakmaya başladı. Allah kahretmesin dışımdan mı söyledim onu? Bunu fark ettiğim anda önüme döndüm ve hızlı adımlarla yürümeye başladım. Bir süre sonra
Barlas: Nereye gideceğini biliyor musun? diye sordu haklıydı da, adımlarımı yavaşlattım o da yanıma geldi birlikte gitmeye başladık ama gülüp duruyordu.
Işık: Gülme ya
Barlas: "Gülmemden rahatsız mı oldun halbuki ben senin gülmeyi hiç bırakmamanı isterdim" bunu söylerken bir anda ciddileşmişti.
Işık: Hayır, şey yani dalga geçmek için gülüyordun ondan.
Arka kapıya gelmiştik hemen giriş yaptık ve boksörlerin olduğu ortama doğru gittik. Gökalpgil normal izleyicilerin orada etrafı gözlemleyecekti. Barlas'la oturduğumuzda yanımıza bir boksör geldi, Asyalıydı sanırım. Barlas'a selam verip bana baktı ve "Merhaba, ben Choi Si-won" dedi. Burada resmen her ülkeden insan vardı. " Merhaba, bende Işık Ertem" dedim. Biraz konuştuk ve gözle görülür bir şey vardı ki Türkçesi çok iyiydi 6 7 yıldır Türkiye'de yaşadığını burasının onun için çok önemli olduğunu söyledi. Birisi yanımıza gelmişti Barlas'a selam verdikten sonra Choi Si-won'a selam verirken hızlıca Barlas'a etrafa bakmak istediğimi yardımcı olması gerektiğini söyledim.
Barlas: "Sevgilimle biraz konuşmalıyız, sorun olmaz değil mi?" dedi. Böyle demek zorunda mıydı ki cidden? Diğerleri sorun olmayacağını söylediğinde ikimizde kalktık ve gözüme ilişen yeri gösterdim.
Işık: Aklına neden ilk bahane olarak sevgililik gelir ki bir insanın
Barlas: Sen bahane bulsaydın beğenmiyorsan. Hem sevgili gibi gözükmemiz neden senin için sorun oluyor ki, görüştüğün birisi mi var ?
Işık: Hayır, yok.
Barlas: O zaman sorun da yok.
Boksörlerin maçı için gereken eşyaları koydukları masa vardı. Defne'nin dediği aklıma geldiği için bakmak istiyordum, bu kadar gizli konuşulan konularda kesin bir şey çıkıyordu. Barlas'ın eşyaları da burada olduğu için kolay olacak bakmam. Bugün kimler yarışacak bilmediğim için ne yapacağımı şaşırdım eşyalarla bakışıyordum ki Barlas imdadıma yetişti.
Barlas: " Maçı olanların eşyaları en öne konuluyor" dediği gibi en öndeki eşyalara baktım havlu,su,dişlik ve boks eldivenleri vardı. Birinci yarışmacıya baktım hiçbir şey yok, ikinci yarışmacıya baktım ve yine hiçbir şey yok ümidimi kaybedip gitmek için arkamı dönmüştüm ki arkamdaki Barlas ile çarpıştık düşmemem için belimden tuttuğunda kalbim o kadar hızlı atmaya başladı ki, kalbime ne oluyordu böyle Barlas bana baktıkça kalbim hızlanıyordu. Hemen kendimi düzelttim ve belimdeki ellerinden kurtardım kendimi. Koltuğuma geri dönecekken Barlas "Işık" dedi arkamı döndüğümde elinde havlu vardı. Yanına yaklaştım ve havluya baktım içinde beyaz bir toz vardı. İşte bunu beklemiyordum Barlas hemen havluyu dolaptaki havlulardan biriyle değişti.
Işık: Havluya baktığıma emindim, bu nasıl oldu?
Barlas: Yedek havlularımız vardır onun içine saklamış kendince doping tozu içerek çok daha iyi dövüşecekti.Işık: Peki buna nasıl izin veriyorlar?
Barlas: Eğer o kişi izliyorsa ve maçtan birini seçtiğinde yenemeyeceğini düşünüyorsa toz veriyorlar.
Işık: O kişi kim?
Barlas: Onu bende görmedim, beni pek sevmiyor kendisi.
Işık: O niye?
Barlas: Şu haplar yüzünden genelde rakiplerime veriliyor ama yine de yeniliyorlar veya berabere kalıyoruz. Bunu sonra konuşuruz bizi burada çok görmesinler yerimize geçelim.Ve maç başlamıştı o kişi Kuzgun olabilir miydi acaba? Maçı Barlas izliyordu ben ise oturduğumuz yerden normal izleyicileri görebildiğimiz için izlemeye başladım.Barlas: Biraz sonra bir şeyler olabilir hazır ol.
Işık: O neden?
Barlas: "Tozu kullanamadığı için kaybetmek üzere" dedikten 2 dakika sonra alt tarafta kıpırdanmalar oldu Çınar'ı aradım ama açmadı yazıyordum ama görmüyordu. Bu sırada verdiği kulaklıklar aklıma geldi evden çıkmadan önce takmıştım küçük olduğu için belli olmuyordu telefondan aktif hale getirdim umuyorum ki Çınargilde takmıştır. Lavaboya gideceğimi Barlas'a söyleyip kalktım bu sırada giderken konuşmaya başladım.
Işık: Çınar duyuyor musunuz?
Çınar: Evet.
Işık: Uzaklaşın oradan ortalık karışıyor gibi gözüküyor.Daha sonra telefondan bildirim geldiği için baktım ama arkamda birisi vardı ve beni izliyordu. O da kimdi öyle?
