6. bölüm · Gizli Aşkın Bedeli
Yedi Yıllık Enkaz : Borisov Etkisi
Gözlerim öfkeden kararmış bir halde terasın ağır metal kapısını sertçe ittim. Çıkan gürültü sessiz terasta yankılanırken,Stepan irkilerek başını bana doğru çevirdi. Gözlerinde beni görmeyi beklemediğine dair şaşkınlık ve hafif bir mahcubiyet belirdi. Hemen yanındaki basamakta,sırtını soğuk duvara yaslamış olan Artem ise istifini hiç bozmadı. Parmaklarının arasındaki sigaradan yükselen ince duman,sabahın biri ve puslu havasına karışıyordu. Bakışları ağırdı;sanki buraya geleceğimi,bu hesabı sormaya geleceğimi çoktan biliyordu.
Adımlarım ekranımda beliren o çıldırtıcı mesajların öfkesiyle o kadar hızlı ve sertti ki,topuklarımın betona vuruşu aramızdaki sessizliği parça parça ediyordu.
“Sen ne hakla,”dedim,sesim tırnaklarımı etime geçirecek kadar büyük bir öfkeyle titriyordu.”Sen ne hakla Esin’e yazarsın Artem?Ne haddine senin benim hayatımdaki insanlara ulaşıp senin yanında olduğumu söylemek?!”
Stepan,aramızdaki bu tehlikeli çekimi fark etmiş gibi hemen elindeki sigarayı yere atıp botunun ucuyla ezdi.”Devrim…sakin ol,”diye mırıldandı,ses tonu her zamanki gibi yatıştırıcı ve mesafeliydi
“Sen karışma Stepan,”dedim gözlerimi Artem’den bir saniye bile ayırmadan. “Bu seninle ilgili değil. Bu,yedi yıl sonra birdenbire bir hayalet gibi ortaya çıkıp hayatımı yeniden mahvetmeye çalışan bu adamla ilgili.”
Artem,dudaklarındaki sigaradan derin bir nefes daha çekti bunu yaparken ne benden gözlerini ayırıyor nede bir şey söylüyordu. Ağır cüssesini yerdeki betondan alarak yukarı kaldırdı. Üzerindeki siyah ceketin omuzları,sabahın nemiyle hafif ıslanmıştı. Karşıma dikilince boy farkından dolayı kafamı yukarı kaldırma gereksinimi hissetmiştim. Her anlamda savunmasız hissettiriyordu.
“Ona sadece güvende olduğunu söyledim,Devrim,”dedi Artem. Sesi o kadar yorgun ve boğuktu ki ,sanki yedi yılın bütün yorgunluğunu bir kaç kelimenin içine sığdırmıştı.”Esin’in seni ne kadar merak ettiğini biliyorsun,omesajları sende gördün. Polisi arayacaktı. Eğer aramış olsaydı,işlerin nereye varacağını tahmin edebiliyormusun? Borisov adının bu hastane koridorlarında,polis tutanaklarında geçmesi şu an Duha için ne anlama gelir farkında mısın?”
“Duha’nın adını ağzına alma!”diye bağrdım,öfkeyle bir adım yaklaştım.” Kardeşim orada,o odada gözlerini bile açmadan yatıyorsa bunun tek sorumlusu sensin! Senin o lanet soyadın,senin o bitmek bilmeyen düşmanların! Yedi yıl önce herşeyi arkanda bırakıp giderken bizi koruduğunu mu sanmıştın? Bak ne oldu! Şimdi yine burdasın ve arkanda bir enkaz bırakıyorsun Borsov!”
Artem,attığım adıma karşılık geri çekilmedi. Aksine,aramızdaki mesafeyi tamamen kapatacak kadar bana doğru eğildi. Kokusu…okadar tanıdıktı ki. Yıllardır hafızamın en köşelerine gömmeye çalıştığım o tütün ve sert odunsu parfüm kokusu,bir anda terastaki havayı altüst etti.
“Ben hiçbir şeyi isteyerek bırakmadım,”diye fısıldadı dudakları kulağıma o kada yakındı ki nefesiyle titrememe engel olamadım. Gözlerindeki o hüzün,bir an için maskesini düşürecek gibi oldu fakat hemen gözlerindeki özlem kayboldu yeri soğuk buz gibi bir hıssizlik kapladı.” Ama bunu şimdi tartışmayacağız. Esin’e mesaj attım çünkü senin için endişeleniyordu. Telefonunun kazada hasar gördüğünü ve kapandığını biliyordum. Birinin senin iyi olduğunu ve hastanede Duha’nın yanında olduğunu söylemesi gerekiyordu. Amacım senin sınırlarını ihlal etmek değildi.”
“Sınır mı?”dedim alaycı bir kahkaha atarak.” Artem,sen benim sınırlarımı yedi yıl önce, hayatımı paramparça edip gittiğin gün yok ettin. Şimdi karşıma geçip koruyucu melek rolü oynama.”kendime söz verdiğim gibi:Bu sefer birilerinin hayatımı mahvetmesine izin vermeyecektim.” Benim ve sevdiklerimin hayatını bir kez daha altüst etmene asla müsade etmeyeceğim!”
Stepan araya girmek için bir adım attı,elini Artemin omzuna koydu.” Artem gidelim. Devrim haklı,şu an burda olmamız sedece gerginliği arttırıyor. Duha’nın durumunu aşağıdaki doktorlardan öğreniriz.”
Artem gözlerini benden ayırmadı. O koyu bakışlarında bir şeylerin kırıldığını,canının yandığını gördüm ama içimdeki nefret o kadar büyüktü ki, o acı bakışlarına merhamet göstermeyi reddettim. “Pekala,”dedi yavaşça geri çekilerek. “Gidiyoruz. Ama şunu unutma Devrim…Ben buraya hayatını mahfetmeye gelmedim. Ben buraya,yedi yıl önce yarım kalan hesabı tamamen kapatıp seni o karanlıktan tamamen çıkarmak için geldim. İnanmasan da, nefret etsende bu böyle.”
Arkasını dönüp Stepan ile birlikte teras kapısına doğru yürüdü. Kapıyı açıp çıkmadan önce durdu,omzunun üzerinden son bir kez bana baktı.” Esin hastaneye geliyor. Ona her şeyi anlatmak yada anlatmamak sana kalmış. Ama Borisov ismini bu işe karıştırma. En azından şimdilik.” Arkasından bakmakla yetinmiştim.
Onlar terası terk ettiğinde,dizlerimin bağının çözüldüğünü hissettim. Onun o yüzüyle ilk karşılaştığımda duvara tutunarak çöktüğüm o an geldi aklıma,gözlerim dolmuştu. Yine aynı çaresizlik,yine aynı nefes darlığı yerini almıştı bedenimde ve ruhumda.
