1. bölüm · Gizli Aşkın Bedeli
Geçmişin izleri
1999
Rusya/Moskova
Demet Aktan;
Yüzüme çarpan suyla aniden irkildim.Bedenimdeki acıyı fark ettiğimde ağzımda küçük bir inilti çıkmıştı.Nerede olduğumu hatırladığımda gözlerim araladım,karnımdaki sızı o kadar büyüktüki tek istediğim bu acının bir an önce bitmesiydi,yüzüme akan sulu kan gözlerimi açmama engel oluyordu.Gözlerim arlandığında karşımda iki adam duruyordu birinin elinde az önce üzerime döktükleri suyun kovası vardı diğeri ise oldukça şık bir takım elbise giymişti,saçlarını geriye doğru taramış ve yakışıklı yüzünü ortaya çıkarmıştı.Gerçekten yakışıklıydı ama şu an bununla ilgilenmiyordum karnımdaki sızı giderek artıyor ve beni korkutuyordu çünkü ben hamileydim bebeğime bişey olup olmadığını bilmiyordum ama bu karnımdaki acı iyiye işaret değildi. Takım elbiseli adam gelip çenemi iki parmağının arasına alarak başımı yukarı çekti göz göze geldiğimizde gözlerindeki kini ve nefreti açık bir şekilde belli ediyordu .Neden buradaydım kimdi bu adam ve en önemlisi Asım neredeydi adam aklımdaki soruları okumuş gibi “Asım burda değil ve muhtemelen senin kaçırıldığını beş dakika önce falan öğrenmiştir”dedi. Şok olmuş gözlerle adama baktım.Kaçırılmışmıydım.Ne deyeceğimi bilemez bi halde “ Kimsin sen” diye soludum hafifçe güldüğünü gördüm. Bide gülüyordu gerçekten delirmenin eşiğindeydim.”Sakin ol Demet derdim seninle değil karnındaki veletle”dediğinde öyle bir iğrenme duygusuyla baktımki. Ben bile kendimden iğrenmiştim ama onun tek bir mimiği bile hareket etmemişti. “ Asım nerde”dediğimde gözlerini devirdi.”şu an bu durumda olmanın sebebi Asım’ken gerçekten önümü düşünüyorsun “ dedi şaşkın bi sesle.Kocamdı o benim ne bekliyordu ayrıca niye ona güveniyimki sonuçta tanımadığım ve beni kaçıran bi adamdı .Bedenimdeki acı biraz daha arttığında küçük bir çığlık atmıştım adam yanındaki adama “git bırak kapılarının önüne başımıza kalmasın üstünede imzamızı çakarsın “diyerek odadan çıktı arkasından ŞEREFSİZ SENİ BİTİRECEĞİM DUA ET BEBEĞİME BİŞEY OLMASIN dediğimde azımdan tükürükle karışık kan akmıştı. Hamilelikten olsa gerek kendimden tiksinmiştim ama daha önemli olan bebeğimdi.Adamın yanıma geldiğini hissettiğimde bacağımla bir tekme savurmuştum adamın diz kapağına gelen tekmeyle acıyla bağırdı”Manyak karı ne yapıyorsun” hiç beklemeden”yanıma yaklaşırsan emin olki daha kötüsünü yapacağım dedim. “Seni çözmeden nasıl götüreceğim manyak”yanıma yaklaşıp arkamdaki ipleri açtı ama yeri den hareket edemiyordum.enseme bi şeyin battığını hissettim ve sonrası yoktu…
Uyandığımda hastane odasındaydım Asım yanımdaki koltukta uyuyordu bakışlarım karnıma indiğinde şiş karnımı görmek beni rahatlatmıştı ama kesin bişey öğrenmeden sevinemezdim kısık çıkan sesimle birkaçkere asıma seslendim üçüncü seslenişimde nihayet uyanmıştı Meraklı ve korku dolu gözlerle bana baktığında iyiyim der gibi baş hareketi yaptığımda bir nebze rahatlamıştı. Nasılsın diye sorduğunda şok olmuş gözlerle baktım”nasıl olduğumu sormak yerine neden bu hale geldiğimi anlat Asım” bıkkın bi nefes verip. Orlov seni kaçırdı ilk varis benim çocuğum olduğu için.Yemin ederim onun soyunu çürütüceğim bu dünyada bir tane bile Gusev kalmayacak! Sinirli çıkan sesiyle onu sanki olmaya ikna etmeye çalıştım ama başarılı olamadım. Geri geleceğini söyleyip hastaneden çıktı.
Asım gideli iki saat bile olmamışken dağılmış bir yüz ve kanlı kıyafetlerle yanıma gelmişti
Orlovla kavga ettiğini düşünmekten başka bi ihtimal gelmiyordu aklıma bir süre konuşmadı bende konuşmadım neden bilmiyorum ama gerek duymadım.Sanki olanları o anlatmadan tahmin etmiştim. En sonunda konuşmayı başlatan Asım oldu.”Birdaha sana kimse dokunmaya cesaret edemez” gözlerinin içine baktım söylediklerinde gerçekten samimi olduğunu gördüm. Zaten olması gerekende bu değilmiydi? Neyse şu anki tek dersdi bebeğimdi yaklaşık bir saat önce doktor gelmişti,benim ve bebeğin hakkında konuşmuştu kaburgamda iki tane çatlak vardı ama sorun olmamıştı bebeğe zarar vermemişti önemli olan buydu.
Biraz daha geç müdahale edilseydi bebek kurtarılamayabilirdi denmişti doktor neyse kurtulmuştu gerisi önemli değildi…
