3. Bölüm / Kabus

Vaveyla Yazarı: Elif Gamze Çekici

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 12Şu an: 3. Bölüm / Kabus

Ormanda yürüyordum. Etraf çok sessizdi biraz ürkütücüydü, ama ben yürümeye devam ediyordum. Yerde ağaçların sarı yaprakları duruyor. Hava soğuk ama yalnız değildim birinin varlığını hissediyorum evet hissediyordum. Onu hissediyorum Annemi...

Etrafa bakıyorum ama yok yok , annem yok gözlerim doluyor. Sonra karşımda bir kadın beliriyor evet işte annem karşımda koşuyorum ama o uzaklaşıyor neden ona yetişemiyorum ki neden neden??
Birden annemin arkasında Batuhan beliriyor. Annem ağlıyor ben sadece anneme sarılmak istiyorum ama Batuhan onu sürüklüyor. Onu uçurumun kenarına kadar sürükledi sonra onu aşağı attı ve bana bakıp gülümsedi.

"Alara uyan Alara hadi."

"Hayır hayır bırak annemi ."

"Buğra , ah.. başım ... annemi gördüm çok kötüydü."

"Tamam bir tanem her şey bir kabustu , hadi gel biraz hava alalım iyi gelir."

"Tamam haklısın çıkalım kafamı boşaltmaya ihtiyacım var. "

Buğra yanımdayken kendimi güvende hissediyorum. İyi ki yanımda yoksa özgüveni yıkılmış bir kız olacaktım. Annemi çok özlüyorum keşke yanımda olsaydı daha mutlu olabilirdim. Kafam gerçekten çok karışık bu gördüğüm kabus kendimi dahada kötü hissetmeme neden oldu. Üşüyorum hava çok soğuk rüzgar yüzümü okşuyordu, yapraklar teker teker uçuşuyorlar sonrada yere düşüyordu. Hayat gerçekten de çok zor , insanlar farklı.

Buğra'nın gelmesini beklerken masanın üzerinde duran sigara paketinden 1 tane dal alıp içmeye başladım sonra dumanını gökyüzüne üfledim, duman daireler şeklinde gökyüzünde kayboldu. Gözlerimi kapattığımda annemi görüyordum. Onun o korkulu gözlerle bakışı ve sonra Batuhan'ın onu uçurumdan atışı...

Gözlerimi hemen açıyorum annemi öyle görmeye dayanamıyorum sanki annem yaşıyorda bana bir şeyler anlatmaya çalışıyor gibi ama hayır bu imkansız çünkü annem ölmüştü. Ama sorun şu ki annemin ölüsünü hiç görmedim herhalde küçük olduğum için ozaman göstermediler. Iyiki de göstermediler yoksa hayatım boyunca annemin o yüzünü unutamazdım.

"Papatyam hadi gel seninle küçük bir gezintiye çıkalım."

"Bu saatte nereye gideceğiz Buğra , gecenin 3'ünde neresi açık olabilir ki."

"Sen merak etme her şey süpriz."

Pijamalarımı değiştirip üstüme kalın giysiler giydim hava gerçekten soğuktu. Hava sisli ve soğuktu. Buğra beni ışıltılı bir yere getirdi. İnanamıyorum burası lunaparktı. Buğra'nın beni bu saatte böyle bir yere getirmesi gerçekten çok mutlu etti. Arabadan indim ve Lunaparkın kapısını açtım. Her yerden oyuncakların sesleri geliyordu, çok mutluydum hemen pamuk şeker bölümüne gittim bir sürü pamuk şeker aldım tıpkı annemle lunaparka her gelişimde yaptığım gibi her neyse şuan çok mutluyum elimdekileri tezgaha bırakıp kapıda bekleyen buğra'ya doğru koşup ona sıkı sıkı sarıldım. Hayatımda hiç bu kadar mutlu olmamıştım gözlerim doldu ve ağlamaya başladım.

Birden bütün ışıklar gitti. Lunapark sessizleşti ve kapkaranlıktı. Sonra birden bir kaç adam belirdi. Beni iki tane erkek Buğra'dan ayırdı saçımdan tutup yerde sürüklediler, diğerleri Buğra'yı tutmuş bir diğeriyse ona vuruyordu yüzü kan içinde kaldı, yerde tekme atmaya başladılar. Ben durun yapmayın diye bağırıyordum ama kimse beni dinlemiyordu yanımda duran adamlar beni bir direğe sürüklediler, ellerimi ve ayaklarımı sıkı sıkı bağladılar diğerleri de artık Buğrayı dövmüyorlardı. Onuda yanıma getirdiler ,baygındı sürekli uyan Buğra diye bağırıyordum ama beni duymuyordu ,yavaşça kıpırdandım elimi yavaşça gevşettim ve adamların gitmesini bekledim. Ellerinde benzin bidonuyla geri geldiler. Daire şeklinde benzini döktü ve dediği kelimeler beni şok etmeye yetmişti.

"Batuhan'ın size küçük bir sürprizi var sizi ucubeler."Dedi ve kibriti yakıp benzine attı sonrada uzaklaştılar.

Alevler iyice büyüdü çığlık atmaya başladım. Buğra kendine geldi ne olduğunu anlamaya çalışıyordu ben hemen ellerimi ipten kurtarmaya çalışıyordum Buğra da aynısını yapmaya başladı. Onunki gevşedi ve ayaklarını çözmeye başladı. Ben adamlar beni bağladıktan sonra ipleri gevşettim ama hala sıkıydı neyse ki Buğra yanımda idi ve benim iplerimi de çözdü. Yangını görenler koşup gelmişti ateşi söndürmeye çalışıyorlardı. Gözlerim ateş yüzünden buğulanmaya başladı nefesim daralıyordu başım dönmeye başladı o anda Buğra'nın kollarına bayıldım.

Her yer sisliydi üzerimde bembeyaz uzun bir elbise vardı. Burası bana çok tanıdık geldi evet , evet şimdi hatırladım burası rüyamda gördüğüm yerdi. Yürümeye başladım, ilerde şelale vardı oraya doğru yürüdüm su temiz ve berraktı, küçük bir tavşan geldi ve su içmeye başladı sonra bir geyik geldi oda tavşan gibi su içmeye başladı ürkmemeleri için oradan uzaklaştım. Ormanda ilerlemeye başladım o da ne? Gördüklerim gerçek miydi? Karşımda duran benim annem miydi buna inanamıyorum annem orada karşımda duruyor.

Bu gerçek mi yoksa hayal mi? Bilmiyorum ama istediğim tek bir şey var oda anneme sarılmak, annem bana doğru gelmeye başladı ben de ona doğru koşmaya başladım sonunda birbirimize bakıp sarılık, ikimizde ağlıyorduk annemi hissedebiliyordum kokusunu içime çektim papatya gibi kokuyordu sımsıkı sarıldım. Annem o sırada kulağıma bir şeyler fısıldadı.

"Bebeğim ipuçlarını takip et bana ulaşacaksın."

Birden uyandım hastahanedeydim. Kirpiklerim hala ıslaktı sanki her şey gerçekti annemin o dediği şey neydi çok merak ediyorum ama bunların o bulduğum mektupla ilgili olduğunu düşünüyorum. Annemin de dediği gibi ipuçlarını takip edecektim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.