2. bölüm / 3
GİZEMLİ GÜLÜŞHerşeyin başlangıcı
Bölümler 3Şu an: Herşeyin başlangıcı
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gülümsemek bir zorunluluk mu? yoksa insanların attığı sahte bir
tebessüm mü?
Kimsenin gülüşüne aldanma kandırılabilirsin...
__________________________________________________________________
Güneş ışığı adeta perdeyi delip geçiyordu yatağımdan kalktığımda gözlerimi kısmak zorunda kaldım. Aşağıdan sesler geliyordu bu kardeşim Alisya olmalıyldı, lavaboya gittim elimi yüzümü yıkayıp dişimi fırçaladım merdivenden usul usul inerken Alisya seslendi;
- Abla hadi kahvaltı hazır!! Derse geç kalmak istemiyorum.
- Zırlama geldim ayrıca seni ben bırakıyorum geç kalma şansın yok.
Diye yanıtladım. Çocuk işte ne yapıcaksın. Kahvaltı yapmak için masaya oturdum, kahvaltı tabağım görsel şölendi tabağımda patates kızartması, yumurta , salatalık ,domates dilimleri ,zeytin ve peynir vardı tanıdık geldi eskiden anneannem de böyle kahvaltı tabağı hazırlardı biraz duygulandım çünkü anneannem 2 yıl önce kanserden vefat etti.
...
Neyse ne önemi var ki onu geri getiremem bu acı verici bir gerçek. Ben derim düşüncelere dalmışken Alisya tabağını masaya sertçe koydu o an midem ağzıma geldi Alisya' ya tehlikeli bir bakış attım.
- Alisya psikopat mısın yoksa akıl hastanesinden mi kaçtın?!
- Ne yoksa korktum mu korkak.
- Ablanla doğru konuş ben senden büyüğüm alırım ayağımın altına bücür.
- Abla bücür ne ya millatta mı kaldın.
- Çok konuşma yemeğini ye.
Kahvaltı bittiğinde bulaşıkları makineye yerleştirdiler ve yukarı hızla çıktılar.
Ne giyiceğimi bilmiyordum ama No problem düşünmeme gerek yok sonuçta kardeşim modacı o bana yardım ederdi.
- Alisya ne giyiceğimi bilmiyorum bana yardım eder misin?
Diye sordum tereddüt ile beklerken. Duraksadı ama beni kıramıyacağını biliyordum. Bıkkın bir ses ile ;
- Tamamm geç şuraya otur yapıcam konbinini .
Dedi.
Kıyafetleri giyindikten sonra saçlarımı yapmaya başladı adeta masaja gelmiş gibiydim çok rahatlatıcıydı kendimi onun ellerine bıraktım ve gözlerimi eli ile sıkıca kapattı boy aynasının önüne geçtim elini gözlerimden çektiği anda gözlerim kamaştı adeta kraliyet ailesinden çıkmış gibi hissettim uzayan dalgalı saçlarım bordo renkte olan elbiseme düşüyordu , büyüleyiciydim.
- Alisya sen bu işi biliyorsun ablacım.
- Yani abla moda okuyorum tabiki bilicem.
Zaman akıp geçiyordu Alisya'yı okula bırakmam gerekiyordu. Aksi taktirde başımın etini iyicekti.
- Alisya hadi çıkalım
- Tamam, abla çantanı almayı unutma.
- Tamam ayakkabını giy aşağıda beni bekle.
Arabaya binmişlerdi ama Aren' in kapısı açıktı bunu fark ettiğinde tüyleri diken diken oldu arabayı teyit ettikten sonra bindi ama arabanın kapısını sertçe kapattığına emindi kafasına çok takmadı çünkü kafasına daha çok takacağı bir cinayet davası vardı. Yola koyuldu Alisya'yı üniversitesine bıraktı.
...
Kendi iş yerime gitmeye koyuldum vardığımda etrafta iş arkadaşlarım vardı selam verdim ve yoluma devam ettim. Görevlendirildiğim dava hakkında bilgi öğrenmek için komserin yanına gittim bilgi almaya devam ediyordum takı o cümleye kadar birlikte çalışacağım kişi BARAN ATLAS KARAHAN dı baş düşmanım onu liseden beri tanıyordum kendini benden üstün sanıyordu o kadar sinir bozucu ki davadan cekilecektim nerdeyse.
- Komserim ben Baran'la çalışmak istemiyorum.
İtiraz edicektim ki arkamdan o ses gelene kadar...
- Niye benden korkuyomusun yada dur... yoksa ... cazibemden mi ?
Söylerken dudağının kenarını kıvırdı istemsizce yutkundum, benimle resmen alay ediyordu. Bunun karşısında tepkisiz kalamazdım.
- Sen kendini ne sanıyorsun git kendi işine bak.
- İşime bakıyorum zaten hani bu davada bende varım ya.
Komiser araya girdi, biraz kızgındı.
- Çocuklar kesin şu yalakaliği şuan ciddi birşeyin üzerinde konuşuyoruz.
Baran'a yargılayıcı şekilde baktım elinde bir kase fıstıkla sırıtıyordu, bilgileri aldıktan sonra ofisime doğru yol aldım tam yürürken ayağımı burktum arkamdan gülme sesi duydum bu Baran olmalıydı "lanet olası topuklu ayakkabılar" diye kendi kendime mırıldandım ofisime girdim ve çalışmaya başladım. Akşam olmuştu eve gitmeliydim tam kapıdan çıkıcaktım ki Baran ordaydı umursamaz bir tavırla geçtim yanından ama umursamamak elde değildi. Arabama bindim ve eve gittim Alisya çoktan gelmişti ama evde hiç birşey yoktu ve ben çok açtım.
- Alisya bu gün bendensin dışarda iyicez.
- Ooo abla paraya kıyıyorsun bakıyorum.
Hemen hazırlanmaya başladık, üstüme bedenimi sıkıştıran bir bordo elbise giydim altıma da kırmızı topuklu ayakkabı altın takılarını taktım kırmızı bir ruj sürdüm ve çıkmaya hazırdım arabaya bindik ve yol aldık. Geldiğimiz mekan fevkaladeydi sarıya kayan ışıkları çok hoşuma gitti ama. Bir dakika bu.. bu olamazdı Baran da oradaydı karşısında bir kız oturuyordu ona görülmeden oturmaya çalıştım. Yemeklerimizin yanında bir kadeh şarap getirdiler. Yemeklerimizi yedik ama ben Alisya'yı hesaba katmadım sarhoş olmuştu çıkarken ayağımı burkup tam düşecektim ki belim de sıcak bir el hissettim bu Baran 'dı onunla göz göze geldiğimde kalbim çıkacak gibi oldum sıcak nefesini tenimde hissedebiliyorum düşmanımım kollarındayadım elimle onu geri itekledim ona haddini bildirirdimde neyse.
- Gerizekalı çek elini üstümden.
- Rica ederim, sarhoş olursan daha çok düşersin o zaman kim tutucak.
Utanarak hızlıca yürümeye devam ettim kolumda Alisya'yı taşımaya çalışıyordum ama Alisya'nın tuvaleti geldi tam sırasımıydı neyse ki 7/24 açık market vardı tuvalete gitmesini söyledim koşarak markete girdi onu beklemek için banka oturdum her yer çok karanlık ve çok sessizdi sokak lambaları yanıp sönüyordu biraz ürperdim. Alisya'yı beklemekten ağaç oldum bakmak için marketteki tuvalete girdim bütün kapılara tıkladım ama Alisya hiç bir yerde yoktu dışarı apar topar çıktım bir yandan ellerim ve ayaklarım titriyordu sanki soğukta yanıyordum. Arkamdan ses geldi arkama baktığımda siyah kapşonlu bir adam vardı sadece gülüyordu tepki vermesini bekledim ama hâlâ gülüyordu sonra yürümeye başladım gülen adamda arkamdan yürüyordu daha hızlı yürümeye başladım o da hızlandı ardıma bakmadan koşmaya başladım arkamdan hızla koşuyordu.
"kimdi bu gülen adam?"...
Ayağımı burktum ve çalılıkların içine düştüm sanırım izimi kayıp etmişti. Otururken üstümü silkeledim gördüğüm karşısında kala kaldım ensemden soğukla sıcak karışımı ter akıyordu kulaklarım yanıyor ve haraket edemiyordum gözlerimden akan yaş rimelimi akıtıyordu karşımda....
Alisya'nın kafa tası ve parmakları duruyordu bu gerçek olmazdı bu bir rüyaydı dimi...
Kana bulanmış İpek saçları, parmağında bulunan yüzükler hep kanla kaplıydı. Ama Aren'in fark etmediği bişey vardı...
Herşey yeni başlıyordu...
Bölüm etkileşimi
