3. bölüm / 3
GİZEMLİ GÜLÜŞAcı Gerçek
Bölümler 3Şu an: Acı Gerçek
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bazen gerçeğe inanmak istemezsin gerçekler acıtır herşey bir tesadüf müdür yoksa hayat yalanlar üzerine mi kuruldu..
__________________________________________________________________
Gerçekti bu bir rüya olmalıydı ama gerçekti işte, kodumun gerçekleri niye herşey gerçek olmak zorunda ki Alisya küçük bir kızdı daha gençti hepsi benim yüzümden onu dışarı çıkarmasaydım bunların hiçbiri olmıcaktı keşke onun yerine ben ölseydim Alisya öldü onu geri getiremiyicem.
...
Nerde olduğumu sorarsanız ambulansta oturuyorum heryerde polis var benimse ağlamaktan gözlerim önümü görmüyo ama daha fazlasını hakediyorum bir abla olarak görevimi yapamadım onu koruyamadım yapamadım.Yanıma komiserim geldi.
- Aren iyimisin?
- Komiserim ben...bu sefer iyi değilim.
Gözümden akan yaş tenimi geçiyordu içim acıyordu, sanki karnımı biri bıçakla deliyordu canım çok acıyodu.
- Aren kızım rapor vermem lazım bunu yapabilir misin?
Hafifçe kafamı onaylarmışçasına salladım polisler geldi içlerinden biri Baran'dı. Raporumu verdim olan herşeyi anlattım ama Baran hâlâ karşımda dikiliyordu onunla konuşacak gücüm yoktu ağzımı açsam ağlıyıcaktım.
- Git başımdan.
- Niye gidiyim,bak senden ne kadar nefret etsemde şuan zor bir durumdasın.
- Beni bir sal artık! Düş yakamdan sanki sen yaşadın beni anlayamazsın.
Öylece dondu kalakaldı yanlış birşey mi söylemiştim? Anlamadım biraz bekledikten sonra bişey demeden hızlıca gitti. Yanıma Mira geldi o geldiğinde sanki herşey düzelecekmiş gibi hissettim. Ona sarıldım huzur vericiydi.
- Aroşum iyimisin?
İki yana hafifçe başımı salladım. Daha sıkı sarıldım gözlerim doldu tutamadığım gözyaşlarım yanağımdan süzülüyordu.
- Aren'im gel bu gece bende kal olur mu?
- Olur.
Beni hafifçe kaldırdı ve arabaya doğru yavaş adımlarda yürümeye başladık arabaya bindikten sonra Mira'nın evine gitmeye yola çıktık, kafamı cama çevirip gökyüzüne baktım ve gözlerimi birdaha açmamak dileğiyle kapattım...
Geldiğimiz de Mira beni uyandırdı dileğim belli ki gerçekleşmedi ne zavallıyım ama asansöre bindiğimizde dengemi sağlayamıyordum Mira beni tuttu kapıyı hızlıca açtı içeri girdiğimde kendimi yatağa attım gözlerimi kapattım ve dış dünya ile iletişimimi kestim. Uyandığımda her yer bulanıktı aşağı inmeye başladım mutfakta biri vardı ve bana doğru döndüğünde gözlerim fal taşı gibi açıldı o Alisya'yaydı yanına gidip ona sıkıca sarıldım.
- Abla çok sıkıyosun.
- Alisya ablacım seni çok özledim, iyi misin bir yerine zarar geldimi.
- Abla sen dün gece çok mu içtin.
Ona sıkıca sarıldım.
- Sen iyisin ya
Kulağım çınlamaya başladı gittikçe daha çok çınlıyordu çok acıyordu Alisya'nın dediklerini duyamıyorum boğuk boğuk ses geliyordu yavaşça gözlerim kapanmaya başladı ve birden gözlerimi açtım çok terlemiştim bunların hepsi bir rüya mıydı yani çok anlamsızdı çok gerçekçiydi.
Aşağı indim Mira kahvaltı hazırlamıştı ama hiç iştahım yoktu koltuğa yattım ve televizyonu açtım boş bir belgesel buldum öylece mal mal bakıyodum. Bu gün Alisya'nın cenazesi vardı MORGA gitmek lazımdı üstüme siyah şeyler giydim ve Mira ile beraber MORGA gittik Alisya'nın olduğu odayı buldum kapıdan içeri giremiyodum korkuyordum gözlerimi kapatıp bir adım attım odaya girdiğimde Alisya'nın üzerinde beyaz bir örtü vardı göz yaşlarımı tutamadım beyaz örtüyü kaldırdığımda o güzel, güleç, canlı yüzü yerine ten rengi solmuş sanki soğukta bırakılmış gibiydi onu hiç böyle görmemiştim sandalyeye oturdum ve elini tuttum göz yaşlarım eline dökülüyordu.
- Alisya ablacım çok özür dilerim seni koruyamadım...
Ve kapıdan çıktım cenazeye hazırlanıyordum akrabalar geldi hiç birisini tanımıyorum insanlar ölüncemi değer veriyorsunuz çok ezikce. Annemle babam geldi annemin yüzü çok solmuştu ama banane ki kaç yıldır bizi arayıp sormuyordu o an yüzümde bir acı hissettim annem bana tokat atmıştı canım çok acıdı buna rağmen ayakta kalmaya çalışıyordum.
- Senin gibi kızım olmaz olsun kardeşini koruyamadın seni doğuracağıma taş doğursaydım daha etkili olurdu.
Son söz ağır geldi. Oradan sessizce gittim bir oda buldum yere çöktüm gözümden yaşlar yavaş yavaş süzülürken basimda bir ses vardı o an gözlerimi kapattım.
Uyandığımda yatakta yatıyordum bu Mira'nın yatağıydı sanırım beni o getirmişti neyse Alisya benim her daim mutlu olmamı isterdi bu gün onun için mutlu durmaya çalışıcam. İşe gitmem gerekiyordu izinim bitmişti bordo şeyler giydim ve aşağı indim Mira aşağıda beni bekliyordu aslında bir sürü rendavusu vardı ama beni çok merak etmiş.
- Mira beni buraya nasıl taşıdın tek başına.
- Kanka ben taşımadım ki hem tek başıma nasıl taşıyım.
- Kanka kim taşıdı uçarak mı geldim.
- Söylersem kızarsın ama söyliyim mi ki
- Söyle uzatma başım ağrıyor
- O zaman direk söylüyorum.
- Söyle bekliyorum.
- Baran..
- Nee kızım manyak mısın sen gerizekalı madem kızacağımı biliyorsun neden yaptın
- Kanka seni tek başıma nasıl taşıyım uyan dedim uyanmadın koridorda onu görünce dedim yardım et. Başka çarem yoktu.
- Mira ya. Of tamam benim gitmem lazım işe geç kalcam.
- Tamam bay bay dikkatli git bende birazdan çıkıcam.
Üstü siyah tabanı kırmızı olan bir topuklu ayakkabı giydim bu ayakkabıları Alisya çok severdi. Kapıyı açıp hızlıca arabaya gittim kırmızı olan arabama bindim ve yola çıktım. Geldiğimde dışarda kimse yoktu içeri girdim ve ofisime gittim.
Masamda görevli olduğum cinayet dosyası vardı ufak bir göz gezdirirken dosyada olan görseller dikkatimi çekti bir kafa tası ve parmaklar Alisya da bu şekilde öldürülmüştü.
Bu bir tesadüf mü yoksa acı bir gerçek mi?
-Bölüm Sonu-
Bölüm etkileşimi
