11. bölüm · Gerçek Ailem "Umay"
🤍 Sizce Nasıl İlerlemeliyim? | Kitaplarım Hakkında Konuşalım
Bugün sizlerle kitaplarım hakkında biraz konuşmak istiyorum. Aslında uzun zamandır kafamda olan bazı şeyler var ve bunları tek başıma düşünmek yerine sizlerle paylaşmanın daha güzel olacağını düşündüm. Çünkü yazdığım hikâyelerde sadece ben yokum. Bir hikâyeyi yazan kişi ben olabilirim ama onu okuyan, karakterlerle birlikte üzülen, sevinen, merak eden ve bir sonraki bölümü bekleyen sizler de bu yolculuğun önemli bir parçasısınız.
Şu anda elimde üç farklı kitap var. Her birinin benim için ayrı bir yeri, ayrı bir hikâyesi ve ayrı bir anlamı var. Yazmak benim için sadece oturup kelimeleri yan yana getirmek değil. Bazen saatlerce düşündüğüm bir karakterin hayatını kuruyorum, bazen bir bölümün tek bir sahnesini defalarca değiştiriyorum, bazen de gecenin bir saatinde aklıma gelen küçücük bir fikir bütün hikâyenin gidişatını değiştirebiliyor.
Şimdi sizlerle özellikle kitaplarımın yayın süreci hakkında konuşmak istiyorum. Çünkü son zamanlarda en çok düşündüğüm konulardan biri bu.
Elimde bulunan kitaplardan bir tanesi tamamen tamamlanmış durumda. Yani hikâyenin başından sonuna kadar bütün bölümleri hazır. Şu anda ise bu kitabın sadece ilk on bölümü yayında. Geri kalan bölümlerini henüz yayınlamadım.
Ve asıl kararsız kaldığım konu tam olarak burada başlıyor.
Sizce kalan bölümleri nasıl yayınlamalıyım?
Her gün yeni bir bölüm mü paylaşmalıyım?
Yoksa üç veya dört günde bir mi bölüm yayınlamalıyım?
Aslında her gün bölüm paylaşmanın güzel tarafları var. Hikâye sürekli devam eder, okuyucular çok fazla beklemek zorunda kalmaz ve kitabı daha hızlı bir şekilde okuyabilirsiniz. Özellikle hikâyede merak edilen olaylar varsa, bir sonraki bölüm için günlerce beklemek zorunda kalmamak güzel olabilir.
Ama diğer taraftan üç ya da dört günde bir bölüm paylaşmanın da farklı bir güzelliği olduğunu düşünüyorum. Çünkü bazen bir bölüm bittikten sonra o bölümün etkisini biraz yaşamak gerekiyor. Karakterlerin yaptıkları, ortaya çıkan sırlar veya yaşanan olaylar hakkında düşünmek, teoriler üretmek ve bir sonraki bölümde neler olacağını tahmin etmek de bence kitap okumanın güzel yanlarından biri.
Belki de biraz beklemek, hikâyeye olan merakı daha da artırabilir.
Ama aynı zamanda sizleri çok fazla bekletmek de istemiyorum.
Burada sizlerle paylaşmak istediğim önemli bir konu daha var. Ben aynı zamanda bir öğrenciyim. Şu anda 11. sınıf öğrencisiyim ve okul açıldıktan sonra hayatımın şu ankinden çok daha yoğun olacağını biliyorum.
Şu an tatilde olduğum için kendime ve yazmaya daha fazla zaman ayırabiliyorum. Bu yüzden şu anda istersem her gün bölüm yayınlamam mümkün olabilir. Çünkü günümün büyük bir kısmı şu an okul, dersler ve sınavlarla dolu değil.
Ancak okul açıldığında bu durum doğal olarak değişecek.
Günümün büyük bir kısmı okulda geçecek. Eve geldiğimde ders çalışmam gerekecek. Bunun dışında günlük işler, sorumluluklar ve diğer şeyler de olacak. Bunların hepsi bir araya geldiğinde şu an sahip olduğum kadar fazla boş vaktim olmayacak.
Bu yüzden şu anda her gün bölüm yayınlamam mümkün olsa bile, okul açıldıktan sonra aynı düzeni devam ettirip ettiremeyeceğimi bilmiyorum.
Açıkçası sizlere her gün bölüm sözü verip daha sonra okul yoğunlaştığında bu düzeni sürdürememekten de çekiniyorum. Çünkü bir düzen oluşturduktan sonra onu değiştirmek istemiyorum.
Şu anda vaktim olduğu için her gün bölüm paylaşabilirim. Ama okul açıldıktan sonra yayın düzeninin değişmesi gerekebilir. Belki üç veya dört günde bir bölüm yayınlamam gerekebilir. Belki belirli günlerde bölüm paylaşabilirim.
Bu nedenle yayın düzeni konusunda karar verirken okul hayatımı da düşünmem gerekiyor.
Ben yazmayı gerçekten çok seviyorum ve kitaplarıma zaman ayırmak istiyorum. Ancak aynı zamanda öğrenciyim ve özellikle bu yıl okul konusunda daha yoğun bir dönem beni bekliyor.
Bu yüzden hem kitaplarımı aksatmayacağım hem de okul hayatımı düzenli bir şekilde sürdürebileceğim bir yayın düzeni oluşturmak istiyorum.
Çünkü bir hikâyeyi paylaşmak benim için bir zorunluluk değil, keyifle yaptığım bir şey olarak kalmalı. Okul yoğunluğu nedeniyle yazmak bir baskıya dönüşsün istemiyorum. Sizlere bölüm yetiştirme telaşı yaşarken hem derslerimi hem de yazmayı gerektiği gibi yapamamaktan da çekiniyorum.
Bu nedenle sizlerin bu konudaki düşüncelerini de gerçekten merak ediyorum.
Sizce şu an vaktim varken her gün bölüm paylaşmam ve okul açıldığında yayın düzenini değiştirmem mi daha mantıklı?
Yoksa şimdiden okul döneminde de sürdürebileceğim daha düzenli bir sistem oluşturmam mı daha iyi olur?
Örneğin baştan itibaren üç veya dört günde bir bölüm paylaşmak gibi.
Çünkü böylece okul açıldığında düzeni değiştirmek zorunda kalmam.
Ama diğer taraftan şu an daha fazla vaktim varken sizleri neden bekleteyim diye de düşünüyorum.
İşte tam olarak bu yüzden karar vermekte zorlanıyorum.
Çünkü bir yazar olarak, bir bölümü yazıp hazırda tutarken okuyucuların o bölümü henüz okumadığını bilmek biraz garip bir his. Bazen devamında neler olacağını bildiğim için heyecanlanıyorum ve hemen yayınlamak istiyorum. Özellikle bazı bölümlerde gerçekten çok sevdiğim sahneler var. Sizlerin o sahneleri okuduğunuzda ne düşüneceğinizi, hangi karaktere kızacağınızı veya hangi olay karşısında şaşıracağınızı çok merak ediyorum.
Bu yüzden ilk olarak sizlerin fikrini gerçekten merak ediyorum.
Sizce bölümleri her gün mü yayınlamalıyım?
Yoksa üç veya dört günde bir mi paylaşmalıyım?
Belki de farklı bir düzen daha iyi olur. Örneğin belirli günlerde bölüm yayınlamak gibi. Böylece herkes yeni bölümün ne zaman geleceğini bilir ve daha düzenli bir yayın süreci olur.
Bu konuda sizin düşünceleriniz benim için gerçekten önemli.
Ancak kafamda olan tek konu bu değil.
Şu anda üzerinde çalıştığım başka bir kitabım daha var.
Bazılarınızın bildiği gibi “Gerçek Ailem” benim üzerinde çalıştığım hikâyelerden biri. Bu hikâye benim için gerçekten farklı bir yere sahip. Karakterleri, olayları ve hikâyenin ilerleyişi üzerinde uzun uzun düşünüyorum. Bazen sadece bir bölüm için değil, ileride yaşanacak bir olayın bütün hikâyeyi nasıl etkileyeceğini düşünmek zorunda kalıyorum.
Ve bu kitapla ilgili de büyük bir kararsızlık yaşıyorum.
“Gerçek Ailem”i şimdi yayınlamaya başlamalı mıyım?
Yoksa kitabın tamamen bitmesini mi beklemeliyim?
Aslında iki seçeneğin de kendine göre güzel ve zor tarafları var.
Eğer kitabı şimdiden yayınlamaya başlarsam, sizler hikâyeyi yazarken benimle birlikte takip etmiş olacaksınız. Yeni bölümler geldikçe karakterleri tanıyacak, olayları birlikte yaşayacak ve belki de hikâyenin nasıl ilerleyeceği hakkında teoriler üreteceksiniz.
Bu fikir bana oldukça güzel geliyor.
Bir hikâyeyi tamamen bitirdikten sonra paylaşmakla, hikâyeyi yazarken okuyucularla birlikte ilerlemek arasında bence büyük bir fark var. Yazarken okuyucuların düşüncelerini görmek, hangi karakterleri sevdiklerini öğrenmek ve hangi olayların onları daha çok meraklandırdığını bilmek güzel olabilir.
Ama diğer taraftan kitabı tamamen bitirmeden yayınlamanın bazı zorlukları da var.
Çünkü bazen bir hikâyeyi yazarken fikriniz değişebiliyor.
Başta düşündüğünüz bir olay daha sonra size uygun gelmeyebiliyor. Bir karakterin hikâyesini değiştirmek isteyebiliyorsunuz. Hatta bazen küçük bir ayrıntı, ileride yazacağınız birçok bölümü etkileyebiliyor.
Eğer kitap tamamen bitmiş olursa, bütün hikâyenin nasıl ilerlediğini biliyor olurum. Bölümler arasında daha rahat bağlantılar kurabilir, olayları daha düzenli bir şekilde hazırlayabilir ve yayın sürecinde sadece bölümleri paylaşmaya odaklanabilirim.
Ayrıca bir kitabı tamamen bitirmek, bence yazarı da biraz rahatlatıyor.
Çünkü o zaman “Acaba bir sonraki bölümü zamanında yetiştirebilecek miyim?” diye düşünmek zorunda kalmıyorsunuz.
Hikâye hazır oluyor ve okuyucularla paylaşmaya başlıyorsunuz.
Bu durum benim için özellikle okul açıldığında daha da önemli olabilir. Çünkü okul, dersler ve diğer sorumluluklarla birlikte sürekli yeni bölüm yazmaya çalışmak benim için zor olabilir.
Fakat diğer taraftan, “Gerçek Ailem”i tamamen bitirene kadar beklemek de uzun sürebilir. Ben yazmaya devam ederken hikâyeyi sizlerle paylaşmayı ve düşüncelerinizi görmeyi de istiyorum.
Bu yüzden gerçekten kararsızım.
Bir tarafta, kitabı tamamen bitirip daha düzenli ve rahat bir şekilde yayınlamak var.
Diğer tarafta ise hikâyeyi şimdiden sizlerle buluşturmak ve bu yolculuğa birlikte başlamak var.
Belki de aynı anda iki farklı kitabı yayınlamak güzel olabilir. Bir taraftan tamamlanmış olan kitabın bölümlerini düzenli bir şekilde paylaşırken, diğer taraftan “Gerçek Ailem”i de yavaş yavaş yayınlayabilirim.
Ama bu sefer de aklıma başka bir soru geliyor.
İki kitabı aynı anda yayınlamak sizler için karışık olur mu?
Yoksa iki farklı hikâyeyi aynı anda takip etmek güzel mi olur?
Bir yandan tamamlanmış bir hikâyenin bölümleri devam ederken, diğer taraftan yeni başlayan bir hikâyeyi okumak nasıl olur?
Bunu gerçekten merak ediyorum.
Çünkü ben sadece kendi düşünceme göre hareket etmek istemiyorum. Elbette kitapların nasıl ilerleyeceğine ve ne zaman yayınlanacağına sonunda ben karar vereceğim. Ama sizlerin düşüncelerini bilmek benim için çok önemli.
Sonuçta sizler bu hikâyeleri okuyacak, karakterlerle tanışacak ve onların dünyasına gireceksiniz.
Belki bazı karakterleri çok seveceksiniz.
Belki bazılarına çok kızacaksınız.
Belki bir bölümün sonunda “Hayır, şimdi ne olacak?” diyeceksiniz.
Belki de hiç beklemediğiniz bir olayla karşılaşacaksınız.
Bir yazar olarak benim en çok merak ettiğim şeylerden biri de bu zaten. Yazdığım bir sahnenin sizde nasıl bir etki bırakacağını bilmek.
Bu yüzden sizlerden gerçekten fikirlerinizi istiyorum.
Şu anda elimde tamamen bitmiş bir kitap var ve ilk on bölümü yayında. Sizce kalan bölümleri nasıl paylaşmalıyım?
Her gün yeni bir bölüm mü gelmeli?
Yoksa üç veya dört günde bir mi yayınlamalıyım?
Özellikle okul açıldıktan sonra zamanımın çok daha sınırlı olacağını da düşünerek, sizce nasıl bir yayın düzeni oluşturmalıyım?
Ve “Gerçek Ailem” için ne düşünüyorsunuz?
Kitabı tamamen bitirmeyi mi beklemeliyim?
Yoksa şimdiden yayınlamaya başlayıp hikâyeyi sizlerle birlikte mi ilerletmeliyim?
Bir diğer seçenek olarak da iki kitabı aynı anda yayınlamak var.
Sizce bu güzel bir fikir mi?
Yoksa bir kitabın yayın süreci tamamlandıktan sonra diğer kitaba geçmek daha mı iyi olur?
Gerçekten bütün fikirlerinizi merak ediyorum.
Çünkü bazen bir yazar olarak bir hikâyenin içinde o kadar fazla zaman geçiriyorsunuz ki dışarıdan nasıl göründüğünü anlamak zorlaşabiliyor. Siz hikâyenin bütün ayrıntılarını, karakterlerin geçmişini ve ileride yaşanacak olayları biliyorsunuz. Ancak okuyucular sadece yayınlanan bölümleri görüyor.
Bu nedenle sizin bakış açınız benimkinden çok farklı olabilir.
Belki benim hiç düşünmediğim bir fikir söyleyeceksiniz.
Belki de vereceğiniz bir cevap karar vermemi kolaylaştıracak.
Bu yüzden bu konuşmayı sadece bir duyuru yapmak için paylaşmıyorum. Gerçekten sizlerle konuşmak ve düşüncelerinizi öğrenmek istiyorum.
Yazmak benim için uzun bir yolculuk.
Her kitap yeni bir dünya.
Her karakter yeni bir hayat.
Her bölüm ise o dünyaya eklenen yeni bir parça.
Ve açıkçası bu yolculukta sizlerin de olması beni mutlu ediyor.
Ama aynı zamanda bu yolculuğu okul hayatımla birlikte dengeli bir şekilde sürdürmek istiyorum.
Çünkü ben hem bir öğrenciyim hem de yazmayı seven biriyim.
Okul açıldıktan sonra belki şu anki kadar sık bölüm paylaşamayacağım. Bu yüzden şimdiden bunu sizlerle paylaşmak istedim. Eğer yayın düzeninde bir değişiklik olursa, bunun sebebi sizleri veya hikâyelerimi bırakmak olmayacak. Sadece okul hayatımı ve diğer sorumluluklarımı da dengeli bir şekilde sürdürmeye çalışacağım.
Yazmayı bırakmak istemiyorum.
Hikâyelerimi de yarım bırakmak istemiyorum.
Sadece hayatımda okulun daha yoğun olduğu bir dönem başlayacak ve buna uygun bir düzen kurmam gerekecek.
Bu yüzden anlayışınız ve fikirleriniz benim için gerçekten çok değerli.
Şimdi söz sizde.
Sizce nasıl ilerlemeliyim?
Tamamlanmış kitabımın kalan bölümlerini her gün mü yayınlamalıyım, yoksa birkaç günde bir mi?
Şu an vaktim varken her gün bölüm paylaşmak mı daha güzel olur, yoksa okul açıldıktan sonra da sürdürebileceğim bir düzen oluşturmak mı?
“Gerçek Ailem”i şimdiden yayınlamaya başlamalı mıyım, yoksa tamamen bitmesini mi beklemeliyim?
Ve sizce iki kitabı aynı anda yayınlamak mı daha güzel olur, yoksa bir kitabı bitirdikten sonra diğerine geçmek mi?
Lütfen düşüncelerinizi benimle paylaşın. Uzun uzun yazabilirsiniz, fikirlerinizi söyleyebilirsiniz ve hatta kendi önerilerinizi de ekleyebilirsiniz.
Çünkü bu sefer gerçekten karar vermeden önce sizleri dinlemek istiyorum.
Belki de bu kitapların yayın yolculuğunu birlikte belirleriz.
Ve kim bilir…
Belki yıllar sonra dönüp baktığımızda, bütün bu hikâyelerin başlangıcında yaptığımız bu konuşmayı hatırlarız.
Şimdiden okuyacak, fikirlerini paylaşacak ve hikâyelerime destek olacak herkese teşekkür ederim.
Sizlerin düşüncelerini gerçekten merak ediyorum. 🤍
