2. bölüm · Geçmişin İzleri

1.BÖLÜM

İsra Buyuran

Lütfen gelmiş olalım lütfen gelmiş olalım diye fısıltılar geliyordu,bir anda hey millet geldik sayılır diye bağırmaya başladı Derya,bitkin bir şekilde son çıkıntıya basarak çıktık çok yüksekteydik şehir adeta ayaklarımızın altında gibiydi,herkes nefes nefese kalmışken Derya hiç yorulmamış gibi atlamaya başladı,çatıdan aşağı kayarak evin balkonuna indi,nefesini çekerek hızlı bir şekilde karşı balkona atladı.Deryanın diğer balkona ulaştığını gören Çağla hızlı ve temkinli bir şekilde çatıdan aşağı kaydı,tam balkona inecekken Çağanın tam yanı başında olduğunu fark etti korkudan yüksekçe bir çığlık attı.
“Sen hangi ara geldin ve neden ses vermedin?”
“Sen temkinli bir şekilde inerken ben çoktan indim güzelim sen fark ermedin”
Çağla,Çağana sertçe kafasına vurduktan sonra hızlıca balkona indi,aynı Derya gibi nefesini çekerek atladı,ardından Çağanda atladı.
Tek ben kalmıştım hepsi gözlerini açmış bana bakıyorlardı ben ise aşağı o yüksekliğe dalmıştım,Derya bir anda
“Aşağı bakmadan geç Açelya!”diye bağırdı,nefesimi çekerek çatıdan kaymaya başladım hızlı bir iniş yaptıktan sonra balkonun demirlerine ayağımı sabitledim kendi eksenimde üçyüzatmış derece döndüm,nefes alıp verdim ve karşı balkona atladım tam düşecektim ki Derya kolumdan tuttu
“Daha dikkatli olmalısın küçük hanım”
“Emin ol ki daha dikkatli olacağım abla…”
“Abla kardeş konuşmanızı bölmek istemem ama bu kapıyı açamıyorum,yardım mı etseniz”diye söylenirken Çağan,Derya bir anda kapıyı tekmeleyerek kırdı,koşarak evde ki eşyaları incelemeye başladılar
“Atlas amca bizim bunu yaptığımızı öğrense bizi şuracıkta öldürür size söyleyeyim”
“Çağla sen burada ki kişilerin ne kadar rahat olduğunu biliyormusun biz açlıktan sürünürken onlar keyif yapıyor,emin ol ki babam kardeşim ve onun için yaptığımı bilseydi bize hak verirdi”
“Deryaya katılıyorum azcık rahat ol Çağla”diyerek ortamı rahatlatmaya çalıştı Çağan
“Tamam tamam,sustum” diyerek konuşmayı kapattı.Yavaş adımlarla evin diğer odalarına ilerledim bir odaya girdim odadaki bir şey dikkatimi çok çekti değerli bir şeye benziyordu oldukça parlaktı kristalden yapılmış olmalı diyerek incelemeye devam ettim kristallerin hemen solunda ekipmanlar vardı ekipmanları incelerken el bombasına benzeyen bir şey buldum eğer kaçmamız gerekirse bunları kullanabiliriz diyerekten yanıma aldım.içeriden gülüşme sesleri geliyordu.
“Tamam millet gülüşmelerimizi bölmek istemezdim ama kapıdan sesler gelmeye başladı Çağla,Çağan kapının açılmasını engelleyecek bir şey bulun!Açelya ablacım buraya gel çabuk!”
Ablam bana sesleniyordu kristalleri alıp çıkmalıydım kristalleri cebime doldurduktan sonra ablamın yanına gittim,hepimiz yavaş adımlarla kapıdan uzaklaşıyorduk kapıdaki tahta artık kapıyı tutamayacak haldeydi,Derya balkondan aşağı bakmaya başladı
“Hey millet üç dediğimde aşağı atlıyoruz çok hızlı koşmanızı istiyorum evin güvenlik sistemi çalışmış aşağıda polisler var olabildiğiniz kadar dikkatli olun.”
Herkes hazır bir şekilde Deryanın sayım yapmasını bekliyordu,Derya bir anda üç diye bağırdı herkes aynı hızda ard arda koşmaya başladı, polisler bizi fark edince onlarda koşmaya başladı adeta yarış içerisindeydik herkes son gücüyle koşuyordu,Derya en öndeydi herkes onu takip ediyordu ara sokakların birine girdik en sonunda polislere izimizi kaybettirmiştik ,sanki hiç nefes nefese kalmamışız gibi tekrardan aynı şeyi yaşıyorduk ,biraz dinlendikten sonra eve doğru ilerlemeye başladık gittiğimiz yol oldukça ıssızdı her an bir şey olabilecekmiş gibi hissettiriyordu sanki talip ediliyorduk aniden etrafımız sarıldı üç tane genç ablamın yaşlarında görünüyorlardı.
“Bu ne süpriz böyle dimi Derya, bakıyorumda doygunluğu yapmışsın şimdi onları bölüştürme zamanı”
“ Bir dakika ne? Bunları onlara vermeyeceğiz dimi Derya!”
“Sakin ol Çağla,tabiki vermeyeceğiz”diyerek çantayı adamın kafasına indirdi ve çantayı bana doğru fırlattı
Çantayı alarak bir köşeye geçtim Çağan ve Çağlaya baktım ellerini sıkmış dövüşmeyi bekliyorlardı Çağla dayanamayıp sağdaki adamın üstüne atlayıp tekme tokat dalmaya başladı.
Soldaki adam Çağanı hazırlıksız yakalayıp tekmeleyerek yere yatırdı.
Ablamın vurduğu adam ise ayaklanmıştı ve ablamla dövüşüyordu.O anki korku ve telaştan elim tutulmuştu ne yapabilirdim ki bu küçük bedenimle anca onları izleyebildim.Çağla adama öyle bir yumruk atmıştı ki adam benim önüme seyrildi
Kafasını kaldırır kaldırmaz beni ve elimdeki çantayı gördü çantayı omzuma alıp polislerden nasıl kaçtıysam o güçle koşmaya başladım,dizilmiş olan koli kutularını adamın önüne ittim biraz daha yavaşlamıştı son gücümle koşmaya devam ettim çıkmaz sokağa gelmiştim,tahtaların olduğu bir boşluğa girdim çok dardı girerken kolum tahtalardan birine çarptı ve yere düştü adam tahtayı görmüş olmalıydı yavaş adımlarla yaklaşıyordu ayak sesleri kulağımda çınlıyordu…
“Yolun sonuna geldik küçük hanım şimdi o çantayı bana ver”diye seslendi
Tahtaların arasından çıktım adam hem bana hemde elimdeki çantaya bakıyordu aynı zamandada yaklaşıyordu aşağı doğru baktım aşağısı uçurumdu tek çarem çantayı aşağıya atmaktı
“Madem çantayı almak istiyorsun o zaman gel de al”tam almak için atıldığı zaman çantayı uçurumdan aşağı attım,adamın sağından hızlıca geçtim.
Kaçmayı başarmıştım,arkama bakarak koştuğum için ablamı görmedim aniden çarpıştık korkmuş görünüyordu
“ Ablacım sen iyi misin bir yerine bir şey oldu mu”
“Ben iyiyim abla,asıl siz iyi misiniz…”
“Biz iyiyiz de çanta iyi gibi durmuyo çanta nerede Açelya?”
“Çağan şimdi bunun sırası mı “
“Tamam Derya sustum”
“Ablacım sen iyi isen sorun yok ama çantayı verdin mi ?”
Bir anda sessizlik oluştu herkes benim açıklama yapmamı bekliyordu, hayır vermedim diyince
“Peki çanta nerede Açelyacım” diye soru verdi Çağla
“Çanta mı şey çantayı attım,” aynı anda nereye attın diye bağırdılar çaresiz bir şekilde
“Uçurumdan aşağı” diyerek cevapladım cevabı verir vermez yüzleri asıldı çok normaldi emekleri boşa gitmişti ve benim yüzümden olmuştun kendimi çok mahcup hissetmiştim.Elimiz boş bir şekilde eve doğru yürüdük