22. bölüm · FİST AND LOVE
Bölüm 22 – On Yedi
Bakugou, alarm çalmadan uyandı.
Saatine baktı.
06:10.
— Harika, diye düşündü. Beynim beni uyandırmaya karar vermiş.
Duvara asılı takvime göz gezdirdi. Turnuva tarihleri, okul sınavları, kulüp kampı…
Ve en altta, kırmızı kalemle yazılmış bir not:
“17.”
Bu sayı, bir süredir omzunda duruyordu.
Bugün ağırlığını hissettirdi.
Okulda öğretmen onu ders bitiminde çağırdı.
— Katsuki, gelecek yıl için planlarını netleştirmen gerekiyor.
“Gelecek yıl.”
Bu iki kelime, ringte yumruk yemiş gibi çarptı.
— Kulüp seni üst seviyeye hazırlıyor, dedi öğretmen. — Ama okul tarafı da var. Denge kurman gerekecek.
Bakugou başını salladı.
— Anladım.
Ama aslında anlamıyordu.
Ya da anlamak istemiyordu.
Kulüpte atmosfer gergindi.
— Yaz kampı şehir dışında, dedi antrenör. — Uzun sürecek.
Bakugou’nun aklına aynı anda iki şey geldi:
Antrenman.
Aoi.
— Ne kadar? diye sordu.
— Uzun.
Bu cevap yetti.
Akşamüstü, salonun arkasındaki bankta oturdular.
Aoi, bileğindeki STAY yazılı bilekliği düzeltiyordu.
— Bugün sessizsin, dedi.
Bakugou yere baktı.
— Normal.
— Hayır, dedi Aoi yumuşakça. — Bu… başka.
Bakugou nefes verdi.
— 17’yim.
— Biliyorum.
— Bu… bazı şeyleri değiştiriyor.
Aoi sustu. Dinledi.
— Daha fazla antrenman. Daha fazla beklenti.
— Daha az boşluk.
Aoi başını salladı.
— Ve… ben?
Bakugou’nun eli yumruk oldu.
— İşte sorun bu.
— Ben sorun muyum?
— Hayır!
Sesini hemen düşürdü.
— Değilsin. Ama… ben risk almak istemiyorum.
Aoi ona baktı. Kaçmadı.
— Beni uzak tutarak mı?
Bakugou dişlerini sıktı.
— Seni koruyarak.
— Katsuki, dedi Aoi sakin ama net bir sesle. — Ben korunacak bir şey değilim. Yanında durmak istiyorum.
Bakugou başını kaldırdı.
— Ya ben düşersem?
— O zaman… birlikte ayağa kalkarız.
Sessizlik oldu.
Uzun ama rahat.
— Kamp başlayınca… daha az görüşebiliriz, dedi Bakugou.
— Biliyorum.
— Ve ben…
Durdu.
— Değişebilirim.
Aoi gülümsedi.
— Zaten değişiyorsun.
— Ama hâlâ sensin.
Bakugou gözlerini kapadı. Bir saniye.
Sonra açtı.
— Gitmeni istemiyorum, dedi Aoi.
— Ama kalmanı da zorla istemiyorum.
— Sadece… dürüst ol.
Bakugou başını salladı.
— Olacağım.
Ayağa kalktı.
— Şimdi değil.
— Ama yakında… zor olacak.
Aoi de ayağa kalktı.
— Zor olan şeyler, dedi, — kaçmaya değmez.
Bakugou ilk kez, bu cümleden korkmadı.
— 17 olmak böyle bir şey galiba, dedi.
— Evet, dedi Aoi gülerek. — Ama yalnız değilsin.
Yan yana yürüdüler.
Eller değmedi.
Ama aralarındaki mesafe… hiç bu kadar doğru olmamıştı.
— Kapı çalıyor, diye düşündü Bakugou.
— Ama bu kez açabilirim.
