1. bölüm · Fırtına ve Dikiş
1
Eylül, Rize Devlet Hastanesi’ndeki ilk gününe hazırlanırken, otogarda valizini çalmaya çalışan bir kapkaççıyı kendi yöntemleriyle (biraz tekme, biraz çanta darbesi) etkisiz hale getirir. Ancak olay büyür, çevre esnafı da karışınca Eylül kendini "kamu düzenini bozmaktan" Rize Emniyet Müdürlüğü’nün nezarethanesinde bulur.Eylül, nezarethanenin rutubetli duvarına sırtını dayamış, ayağındaki topuklu ayakkabıya nefretle bakıyordu. "Harika bir başlangıç Eylül," diye mırıldandı. "Rize seni çiçeklerle karşılayacak dediler, sen kelepçeyle tanıştın."
Tam o sırada demir kapı gıcırdayarak açıldı. İçeriye giren beş kişilik asker grubu, sanki bir savaştan çıkmış gibiydi. En arkada, yüzü çamur içinde olan tanıdık simayı görünce Eylül’ün gözleri faltaşı gibi açıldı.
"Kerem?"
Kerem, duyduğu sesle irkildi. Gözlerini ovuşturup parmaklıkların arkasındaki ablasına baktı. "Abla? Şaka mı bu? Görev yorgunluğundan halüsinasyon mu görüyorum beyler?"
