2. bölüm / 3
Fileye Takılan UmutlarBÖLÜM 2
Bölümler 3Şu an: BÖLÜM 2
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Taner gruptan uzaklaştıktan sonra kantine gitmişti. Kantine girdiği anda gözleri anında bir köşede birşey hakkında konuşan Gece ve Sarp'a sabitlendi.Tek kelime etmeden onlara doğru yürüdü ve tek bir haraketle Sarp'ı yakasından tuttuğu gibi duvara çarptı. Sarp sırtı duvara sertçe çarptığı anda acıyla irkildi. Gece bir an olduğu yerde durdu sonra Taner'i kolundan tutup onu Sarp'tan uzaklaştırdı. "Ne yaptığını sanıyorsun sen,Taner?" dedi Gece sertçe. Taner Gece'ye dönüp "Ne mi yapıyorum? Asıl sen bu piçle ne yapıyorsun?" dedi. "Seni hiç ilgilendirmez". "Beni ilgilendirmez mi? Sabrımı sınıyorsun,Gece.Soruma cevap ver. Onunla ne konuşuyordun?". Gece sesini hafifçe yükselterek "Sanane ya,Sanane! Benim kiminle konuştuğum seni hiç ilgilendirmez" diye çıkıştı. "Beni ilgilendirmez öyle mi? Peki o zaman, umrumda değilsin. Ne istersen onu yap, bu piçlerin etrafında dolaşmaya devam et" dedi Taner sertçe ve arkasını dönüp başka kelime etmeden gitti. Sözleri serti ama tonu kırgındı. Gece, Taner gittikten sonra bir kaç dakika daha orada durdu. Gözlerinde yaşlar vardı ama herkesin içinde ağlamadı. Taner ve Gece her zaman tartışırlardı ama bu sefer ikisi de çok ağır konuşmuştu.Taner Gece'nin,Gece de Taner'in kalbini kırmıştı. Gece de kantinden çıkıp başka bir yere gitti. Sarp hala duvara yaslandığı yerde, az önce önünde onları kavramaya çalışıyordu. Tam o anda Sarp'ın yanına Mertcan ve Kayra geldi. Onlar 10. sınıftı ama yine de Sarp ve grubuyla arkadaşlardı. Kayra önce konuşup " Sarp abi,iyi misin?Ne oldu?" diye sordu. Sarp onlara bakmadı,sadece sessizce "iyim" diye mırıldandı ve oradan uzaklaştı. Geri kalan ders boyunca Taner her derste uyudu, ağızdan tek kelime bile çıkmadı. Gece ise hiç bir derse girmemişti. Sare, Taner'in garip davranışını ve Gece'nin yokluğunu fark edince hem hafif endişyle hemde merakla hafifçe kaşlarını çattı. Sare, Aybars'ın yanına gitti ve ona sordu "Aybars, Gece'yi gördün mü?" . Aybars hafifçe omuz sirkip "Hayır, görmedim" dedi. "Taner de bi garip davranıyor. Bişi mi oldu ki?" diye lafa girdi Deniz. Pars merakla başını yana eğip "Ne olmuş olabilir ki?" dedi. Tufan hafif alaycı ama yinede meraklı tonuyla "Ne olmayabilir ki? Kesin yine kavga ettiler. O ikisi kedi köpek gibiler" dedi. Helin arkandan konuşup "Şakayı bırakın. Her zaman kavga ediyorlar, evet ama daha önce hiç bir kavgalarından sonra böyle olmamışlardı" dedi. Polen onaylarcasına başını sallayıp "Aynen öyle. Gece hiç bir zaman öylece ortadan kaybolmaz" dedi. Sare tekrar lafa girip "Gece en son Sarp'la kantindeydi. Belkide o ne olduğunu biliyordur" diye önerdi. Arda kitabından başını kaldırıp Sare'ye bakarak" Ne yani? Gidip Sarp'la konuşmamızı mi söylüyorsun?" dedi. Sare, Arda'ya yan bakarak " Daha iyi bir fikrin var mı,dahi beyin?" diye tek kaşını kaldırıp sordu. Arda sessiz kaldı çünkü tabiki başka fikri yoktu. Taner ve Gece arasında ne olduysa bunu bilecek kişi Sarp'tı. Ama ne olduğunu bugün öğrenemediler çünkü okul bitmişti ve Sarp çoktan gitmişti. O gün ne olduğunu öğrenememişlerdi çünkü ne Gece nede Taner grup mesajlarına cevap veriyorlardı.
Ertesi gün okulda Aybars ve Sare'nin ilk işi ders başlamadan önce Sarp'ı bulmaktı. Sarp'ı bulduklarında Sarp tek başına bir bankta oturuyordu. Aybars "Sarp" diye seslenince başını kaldırıp onlarla baktı. "Ne istiyorsun, Aybars? Dün en yakın arkadaşın bugün de sen mi?" dedi Sarp. " Bu ne demek şimdi?" dedi Aybars hafif kafa karışıklıyla. Sarp "Diyorum ki, dün Taner bana saldırdı, bugün de sen mi?" dedi. Aybars Burada kavga etmek için değilim. Konuşmak için geldik" diye cevapladı. Bu sefer Sare konuşup" Gece dünden beri ortada yok. Taner de tek kelime etmiyor. Gece'yi en son görsen kişi sensin. Dün ne oldu?" diye sordu. Sarp ilk baş sessiz kaldı sonra anlatmaya başladı." Gece ve ben dün ödev hakkında konuşuyorduk. Sonra Taner geldi. Bizi konuşurken görünce ne anladıysa aniden bana saldırdı. Gece de Taner'e engel olunca baya tartıştılar. Birbirlerine gerçekten ağır şeyler söylediler. Sonra ikisi de gittiler. Ondan sonra Gece'yi görmedim. Giderken ağlıyor gibiydi ama". Sare ve Aybars, Sarp'ı dinledikten sonra onu tekrar yanlız bırakıp diğerlerinin yanına döndüler. Bu sırada grup bir köşede toplanmıştı. Deniz, Sare ve Aybars'ın yaklaştığını görünce" eh, nasıl gitti Sarp beyle konuşma?" dedi hafif alayla. Aybars ve Sare hiç bişi söylemediler. Aybars bir köşede tek başına duran Taner'in yanına gitti ve sesizce " Taner" diye seslenerek dikkatini çekti. Taner başını kaldırıp Aybars'a baktı sonra bakışlarını tekrar kaçırdı. " Hiç boşuna kaçma. Dün sessizliğine bişi demedim ama bugün konuşacaksın" dedi Aybars,Taner'in önünde durup kollarını kavuşturarak." Rahat bırak beni, Aybars" dedi Taner." Hayır, bu sefer hiç bir yere gitmiyorsun" diye cevapladı Aybars ve sonra devam etti " Dün Gece'ye ne dedin? Kız dünden beri ortada yok". Taner " Ben mi ne dedim? Hiç bir şey. O bana bir hiçmişim gibi davrandı ve bende hak ettiğini ona verdim" diye çıkıştı sertçe. "Hak ettiği mi? Dün ağlayarak eve gitmiş, telefonu da kapalı. Bugün okula da gelmedi.bunu hak edecek ne yapmış olabilir?" dedi Aybars karşılık olarak. "Sizi ilgilendirmez, Aybars. Bu Gece ve benim aramda" dedi Taner ve Aybars'ın daha fazla konuşmasına izin vermeden uzaklaştı. Aybars olduğu yerde bir kaç saniye daha kaldı. Taner'in arkasından baktı ama peşinden gitmedi.
Bu basit bir kavga değildi.
Sare yanına yaklaştı.
“Ne dedi?” diye sordu.
Aybars başını iki yana salladı.
“Bunun kendisi ve Gece arasında olduğunu söyledi.”
" Yani durum kötü”dedi Sare.
Helin kaşlarını çattı.
“Ne kadar kötü?”
Aybars cevap verdi bu sefer.
“Gece dün ağlayarak gitmiş.”
Ortam bir anda sessizleşti.
Polen’in gözleri büyüdü.
“Ne?”
Her zaman rahat olan Pars bile ciddileşti.
“Bu hiç normal değil.”
Tufan bile bu sefer şaka yapmadı.
“Evet… hiç normal değil.”
Sare dudaklarını ısırdı.
“Telefonu da kapalı,” dedi.
“Mesajlara bakmıyor.”
Deniz huzursuzca saçını karıştırdı.
“Ya bir şey olduysa?”
Kimse cevap vermedi.Çünkü herkes aynı şeyi düşünüyordu.
O sırada…
Okulun arka tarafında, neredeyse kimsenin gelmediği eski spor odasının yanında Gece tek başına oturuyordu.
Dizlerini kendine çekmişti.
Başını kollarına yaslamıştı.
Gözleri kızarmıştı.
Dün geceden beri neredeyse hiç uyumamıştı.
Taner’in söyledikleri hâlâ kulaklarında yankılanıyordu.
“Umrumda değilsin.”
Gözlerini sıkıca kapattı.
“Yalan söylüyor…” diye fısıldadı kendi kendine.
Ama kalbi buna inanmıyordu.
Taner öyle söylemişti.
Ve Taner kolay kolay öyle şeyler söylemezdi.
Ellerini saçlarının arasına geçirdi.
“Saçmalama Gece…” dedi kendine. “O sadece sinirliydi.”
Ama içindeki o kırık his…
Gitmiyordu.
Tam o sırada telefonuna baktı.
Ekran hâlâ karanlıktı.
Açmamıştı cünkü açarsa mesajları görecekti.
Ve belki de hiç mesaj olmadığını.
Bu ihtimal daha çok korkutuyordu onu.
Derin bir nefes aldı.
Sonra başını kaldırdı.
Gözleri boşluğa dalmıştı.
“Ben ne yaptım ki…” diye mırıldandı.
Aynı saatlerde Taner…
Okulun en üst katında, boş bir sınıfta tek başına oturuyordu.
Kapı kapalıydı.
Sınıf sessizdi.
Ama kafasının içi susmuyordu.
Gece’nin yüzü gözünün önünden gitmiyordu.
Özellikle o son bakışı.
Kırılmıştı.
Hem de fena.
Taner başını geriye yasladı ve tavana baktı.
“Saçmaladın,” dedi kendi kendine.
Eliyle yüzünü kapattı.
“Saçmaladın,Taner.boş yere kızın kalbini kırdın.”
Ama geri alamazdı.
Söyledikleri çıkmıştı bir kere.
Ve en kötüsü…
Sarp.
Dişlerini sıktı.
“Onun yanında ne işi vardı…”
Kıskançlık bu sefer açıkça kendini göstermişti.
Ama Taner bunu kabul edemeyecek kadar gururluydu.
Kabul etmek istemiyordu.
“Umrumda değil,” diye mırıldandı.
Ama sesi…
İnandırıcı değildi.
Bölüm etkileşimi
