8. bölüm · FAZLA AYNI

8. Bölüm

Kayıp Ada

"Benden o kadar çok mu utanıyorsun?" dedi Efe mırıldanarak.
"Hayır." dedim elimle yanaklarımı tutarak.
"O zaman niye kızardın." dedi. Bundan zevk alıyordu.
"Dolmuş sıcak." dedim. Dudağımı içerden kemirerek, stresten şuracıkta bayılabilirdim.
"Az önce soğuk demiştin şimdi de sıcak mı diyorsun." dedi.
"Evet." dedim, biraz durdum ve elimde tuttuğum saklama kabına baktım, sonra da Efe'ye.
"Ne oldu?" dedi.
"Al bunu sen taşı." dedim kabı sertçe ona vererek.
"Sinirlendin mi sen?" dedi sırıtarak.
Bi şey söylemek yerine kaşlarımı çatarak ona sırtımı dönmeye çalıştım ancak arkamı döndüğüm gibi Mert'i görmem bana da şok oldu.
Hemen Efe'ye geri döndüm.
"Bunun burada ne işi s,var?" dedi Efe sinirle.
"Bilmiyorum." dedim ona yaklaşarak.
Efe elini omzuma attı ve beni kendine çekti.
"Ne yapıyorsun?" dedim mırıldanarak.
"Gösteriş." dedi mırıldanarak.
"Efe!?" dedim.
"Ne oldu?" dedi.
"Sence?"
"Hiç bir şey."
"Ne dedin sen, o da mı hiç bir şey?"
"Ben bir şey mi dedim?" dedi yapmacık bir şaşırmayla.
"Ben sağırım o zaman." dedim kaşlarımı çatarak.
"Yok canım estağfurullah." dedi.
"Ef- derken bir anda konuşmamı Mert böldü.
"Nasılsın Defne'ciğim?"
"Sence!" Diye konuşmaya atladı Efe.
"Sen neyi oluyorsun tam olarak?" dedi Mert kibirli kibirli.
"Ebesi- derken Efe cümlesini tamamlamadan hemen atladım.
"Çok yakın arkadaşım." dedim.
"Fazla yakınsınız ama sanki?" dedi Mert, Efe'nin, omzumda ki eline bakarak.
"Seni alakadar eden bir durum değil." dedi Efe.
"Bugün biraz sinirlide, sen ona çok aldırma." dedim yapmacık bir gülüşle.
"Biliyorum bunun normal hali bu." dedi Mert, Efe'ye gıcık olmuş bir şekilde.
"Sen kime bu diyosun lan?" dedi Efe sinirle.
"Efe." dedim.
Efe bana baktı ve gözlerindeki sinir bir anda yok olmuştu sanki.
"Defne bir dakika lütfen." dedi ve beni daha fazla kendine çekti.
"Bu kadar yüzsüz olmak karakterin de var demek ki. Birazcık aklın varsa Defne'den hoşlanmayı bırak seni aptal." dedi Efe, Mert'e
"Ya da sende adam gibi cesaretini gösterip Defne'ye olan aşkını söyleyebilirsin...Onunla hayatının sonuna kadar arkadaş kalıp eziyet çekeceğine söyle gitsin ha ne dersin?" deyip şerefsizce sırıttı.
Efe bir anda durdu ve sinirle yumruğunu sıkarak "Kes sesini Mert." dedi.
"Ne oldu gerçekler çok mu ağır geldi?"
Efe, Mert'e bakmayı kesip müsait bir yerde dedi ve hep birlikte indik.
Daha ben yere ilk adımımı atarken Efe bir anda Mert'i ittirerek.
"Kes sesini diyince ne anlıyorsun lan sen?" dedi bağırarak.
"Asıl sen uzak dur Defne'den diyince ne anlıyorsun?" dedi Mert de, Efe sertçe iterek.
NE OLUYORDU LAN BURADA? NE ZIRVALIYORDU BUNLAR?
"Durun n'apıyorsunuz? Hey!" Diye bağırdım ancak sesim onlara gitmiyordu resmen.
"Ben seni uyarmıştım ama." dedi Mert.
"O zaman şu anda ben seni uyarıyorum." dedi Efe, Mert'e doğru bir adım atarak. "Defne'den uzak duracaksın." dedi.
"Biliyor musunuz? Bilmem ama, bende buradayım." dedim elimi sallayarak.
"Gidelim artık." dedi Efe nazikçe bileğimden tutarak.
Bir zahmet gidelim yani.
Biz arkamızı dönüp yürümeye başladığımızda Mert arkadan bağırarak "Maçta görüşürüz." dedi.
"Gerizekalı." dedi Efe.
"Ne maçı?" dedim kafamı Efe'ye çevirerek.
"Pazartesi günü olacak maçtan bahsediyor. Yenilmeye bu kadar hevesli olduğunu bilmiyordum." dedi.
"Çok sinir bozucu biri de... Sen niye böyle bir şey yaptın." dedim.
"Çünkü sen benim..." dedi ve sustu.
" 'Sen benim' Ne?" dedim.
"Anlatmaya kelimeler yetmez." dedi.
"Hayır, yeter. Sadece sen kitap okumuyorsun." dedim.
"Benimle aynı duyguyu yaşasan, anksiyetenden dolayı yere yığılırdın." dedi.
"Ben yere yığılırken sen napıyorsun o zaman sadece bakıyor musun öylece?" dedim.
"Büyük ihtimalle seni düşmeden önce kucağıma almış olurum..." dedi ileri doğru bakarak.
Olduğum yerde öylece kalakaldım.
"Niye durdun?" dedi bana dönerek.
"Yere mi yığılacaksın?" dedi sırıtarak.
"Seni kucağıma almam için yere yığılmana gerek yok." dedi bense suratına bakmaya devam ederken.
"İstersen alırım." dedi.
"Delirdin mi Efe?" dedim hayretler içinde.
"Bir duygu var. O delirtiyor işte." dedi.
"Ergenliğe tekrar mı girdin? Ne bu haller, bu tavırlar?" dedim. Bunu diyecek sözleri nereden hagi özgüvenle topladım inanın gram bilmiyorum.
"Anksiyeteni mi yendin az önce?" dedi.
"Hı hı aynen zaten bu direkt bir anda geçen bir şey garanti süresi gibi(!) NE ZIRVALIYORSUN YA BU KADAR KOLAY YENİLSEYDİ YENERDİM DİREKT ZATEN. BUZDOLABI MIYIM BEN ÖYLE GARANTİ SÜRESİ FALAN."
"Sakin ol Defne. Şakaydı." dedi Efe.
"Tamam mı diyeyim? Ne demem gerekiyor?" dedim.
"Şöyle demen yetiyor. Tamam öyleyse beni kucağına al Efe." dedi.
"Efe." dedim sinirli bir sesle.
"Efendim Defne." dedi.
"Böyle olmak zorunda mısın?" dedim.
"Bilmem, zorunda mıyım?" dedi yanıma yaklaşarak.
"Yani bu kadarına da gerek yo- diyordum ki Efe bir anda beni kucağına alınca anlık bir şokla bağırdım.
"Efe, indir beni." dedim.
"Hayır." dedi.
"Neden ya indir beni?" dedim.
"Canım istiyor. İndirmeyeceğim." dedi.
"Aklımı delireceğim indir beni ya."
"Aklını mı delireceksin?" dedi.
"Evet sende delircen mi?" dedim alayla.
"Sen varsan neden olmasın?" dedi ciddi ciddi.
"Sen zaten aklını delirmişsin ki... Ayrıca beni indir lütfen." dedim.
"Tamam indireceğim zorla iş yok." deyip güldü ve beni yere indirdi.
"Seni anneme söyleyeceğim." dedim onu dönüp dil çıkardım ve arkamı dönüp koşmaya başladım.
"Defne." diye bağırdı arkamdan, ve ardından koşmaya başladı galiba çünkü koşma sesleri geliyordu.
"Çocuk gibi davranmaya gerek var mı?" durdum ona bakmak için arkamı döndüm o ise tam da dibimdeydi.
"Niye gıcık mı oluyorsun?" dedim.
"Yok daha çok aşık oluyorum." dedi gülmek üzere olan bir sesle.
"Yürü git Romeo, senin gibi Romeo olmaz olsun." dedim kaşlarımı çatarak.
"Senin gibi bir Juliet varsa, benim gibi bir Romeo neden olmasın?" dedi.
"Benim Juliet olduğumu sana kim söyledi?"
"Benim Romeo olduğumu sana kim söyledi asıl?"
"Ben şaka olarak diyordum Romeo diye."
"Ben şaka yapamaz mıyım?"
"Yok izin vermiyorum, yapamazsın...Git Buse'ye yap şakayı."
"Sende git Mert'e yap o zaman"
"Gideyim mi?"
"Git."
"İyi öyleyse." diyip yürümeye başladım.
"Cidden gidecek misin?"
"Yok Efe şakacıktan gidiyorum." dedim.
Arkamdan gelip beni çantamdan tuttu ve durdurdu.
"Tamam şakaydı bi daha yapmam." dedi.
"Söz mü?" dedim.
"Söz."
"O zaman bir şey soracağım. Bu Mert dedi ya hani sen aşkını itiraf et hayatının sonuna kadar arkadaş kalıp eziyet çekeceğine falan dedi ya." dedim.
"Mal işte ya. Yanlış anlamıştır." dedi.
"Öyle mi?" dedim.
"Öyledir herhalde." dedi Efe