3. bölüm · FAZLA AYNI

3. Bölüm

Kayıp Ada

"Hadi sınıfa gitmemiz lazım. Efe hızlı ol." dedim, dışarda soğukta donarken. Efe yüzünden burada dikilmiş abur cuburunu seçmesini bekliyordum.
Anlamıyorum, bu bakkallar reyonları neden dışarı koyuyorlardıki.
"Efe, dondum burada hadisene."
"Tamam be kızım bir dur be." dedi Efe eliyle git başımdan hareketi yaparak.
Keşke küçükken bu çocuğu daha fazla rezil etseymişim...
"Efe bak bağırırım burada." dedim donmamak için ellerimi birbirine sürterek.
"Burada bağıramayacağını senden daha iyi biliyorum. Emin ol." dedi.
"Bak, şunu al. Bunun tadı güzel." dedim hayatımda ilk defa gördüğüm çakma keki gösterirken.
"Onu yedikten sonra beni üstüne kusarım diye tehdit etmiştin Defne." dedi Efe. Bir dakika bu o kek miydi?
Gözlerimi kısarak keki tam olarak görmeye çalıştım. Evet bu o kekti.
"Ama tam senlik bir kek. Ayrıca ben beğenmedim diye sende beğenmeyecek değilsin ya." dedi.
Yalan söykemektede ben yani.
"Tamam, sus ben bulacağım." dedi.
"Ya hayır, abur cubur seçerken bir insan niye bu kadar ciddi olurki." Diye söylendim kendi kendime.
"Sus...". "Bak buldum işte bu." dedi.
Ve aldığı çikolata ise, ne zaman markete gitsek aldığı çikolataydı.
"Cidden bunu mu arıyordun...İki saattir." dedim büyük bir hayal kırıklığıyla.
"Bu çikolata o kadar değerliki." dedi elinde tuttuğu çikolatayı işaret ederek.
Tek kaşını kaldırarak sinirli bir şekilde baktım ona 'ciddi misin?' der gibi.
"Senden daha değerli değil ama..." dedi mırıldanarak.
"Ne!"
"Ne oldu." dedi hiç bir şey dememiş gibi.
"Ne dedin sen?!" dedim.
"Ne dedim ben?" dedi.
"Dedin ya daha demin." dedim.
"Ne demişim ben söyle." dedi.
"Ya dedin ya hani..." dedim.
"Ne dediğimi söyle hatırlamıyorum." dedi.
"Efe, daha demin dedin unutmuş olamazsın.." dedim.
"Unuttum say o zaman." dedi eliyle boşver der gibi.
Ağzım açık kalmıştı bu tepkisine. Yani abarttım ama cidden dedi mi o bunları, ben mi kafada kurdum.

*** ***
*
*********

Zil çalmıştı ve sınıfa girmiştik. Hocanın derse gelmesini bekliyorduk.
"Evet, çocuklar." Diye sınıfa girdi matematik hocası.
Sınıfça ayağa kalktık.
"Oturun." dedi hoca.
Ve elinde kağıtlar vardı. Büyük ihtimalle bugün, geçen hafta bahsettiği denemeyi yapacaktı.
"Bugün deneme yapacağız." dedi hoca.
Sınıftan of ya, hayır gibi sesler geldi.

*************
Denemeden Sonra Teneffüste;
"Benimki ortalama geçti ama zordu." dedi Efe yanındaki arkadaşıyla konuşurken.
"Benimki beterin beteriydi." dedi arkadaşı.
Bense sırama çiçek çizmekle uğraşıyordum. Ama sıra sanki camdı. Kalem bastırsam kırılıyor bastırmasam yazmıyordu.
"Seninki nasıl geçti?" dedi Efe'nin yanındaki arkadaşı.
İsmini yanlış hatırlamıyorsam Doruk'tu. Emin değilim.
Cevap vermek için arkama dönüp ona baktım. Cevap vermek için ağzımı açmıştım ki. Efe benim yerime cevap verdi.
"Onunki her zaman iyi geçiyor." dedi Efe.
Evet haklıydı genelde bütün denemeler veya sınavım iyi geçiyordu.
Gülümsedim ve "Evet, güzel geçti Benimki ama zordu." dedim.
"Bizi de bir ara sen çalıştırsan olur mu?" dedi bir anda.
"Hayır. Gerek yok." dedi Efe.
"Lan bir kere çalıştırsında düzgün not alalım oğlum ya." dedi Doruk.
"Kendi adına konuş, ben kendi notlarımdan memnunum." dedi Efe.
Efe'nin notları ortalamaydı ama yinede çalışsa daha iyi olabilirdi.
"Sen onun ne dediğini boşver. Sen bizi çalıştırabilir misin?" dedi Doruk.
"Tamam çalıştırırım." dedim.
"Teşekkürler. O zaman yarın uygun mu senin için hem haftasonu oluyor." dedi.
"Evet." dedim.
"Benim için uygun olup, olmadığını niye sormuyorsun?" dedi Efe. Doruk ise onu umursamayarak.
"O zaman yarın merkezdeki kütüphanede saat 12'de buluşalım." dedi Doruk ve kafamı sallayıp önüme döndüm.