Bölümler 2Şu an: Giriş
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Vuruldum kalbimden.
Gerçekten.
Sadece bir mermi sıkıldı göğsüme.
Acıyı hissetmeden önce, o keskin sesi duydum. Bahçedeki kuşlar havaya uçuştu, dünya bir anlığına durdu. Sonra göğsümde sıcak bir şey hissettim. Elimi kalbimin üzerine koydum. Avcumun içi sıcaktı, parmaklarımın arasından sızan şey kandı.
Yere düşerken gözlerimi ondan ayıramadım. Karşımda duruyordu. Elinde hala dumanı tüten o silah vardı.
Beni vuran, yabancı biri değildi. Beni vuran, hayatta en çok güvendiğim, kokusunu ezbere bildiğim, her gece başımı göğsüne yaslayıp uyuduğum adamdı. Sevdiğim adam, kalbimin atan kısmını hedef almıştı.
"Neden?" diye sormak istedim ama dudaklarımdan sadece kan sızdı. Gözleri buz gibiydi. Bana hiç acımadan baktı.
"Neden tek ailem sen olmuşken sen de beni herkes gibi kimsesiz bıraktın?" diye sormak istedim.
Sesim dışarı çıkmadı. Kelimeler boğazımda, kan kokusuyla karışıp yutuldu. Bu dünyada tutunacak tek bir dalım kalmıştı, o dalı da kökünden baltalayan sendin.
Arkana bakmadan yürüdün. Ayak seslerin taş yolda yankılandı. Her adımın kalbimin üzerindeki o mermiyi daha da derine itti.
Gözlerim yavaşça kapanırken hava kararmaya başladı. Son bir kez gökyüzüne baktım.
Eğer burası yolun sonuysa, içimdeki acı neden hala bu kadar tazeydi?
Yüzüme bir şey damlıyordu, soğuk, yapışkan ve koyu renkli bir sıvı... Göz kapaklarımı aralamak, dünyaya son bir kez bakmak için kendimi zorladım.
Başımın hemen üzerinde, o hain saldırının gerçekleştiği bahçedeki asmanın salkımları duruyordu. Kurşunun sesiyle sarsılan çardaktan aşağıya, tam da yüzüme damlayan şey ezilmiş bir üzüm tanesinin kan kırmızı suyu ve gözyaşlarımdı.
Toprağa karışan sadece benim kanım değildi; asmanın dallarından süzülen o kırmızı damlalar, sanki benimle birlikte bu sessiz bahçede yas tutuyordu.
Yüzüme damlayan o son üzüm tanesinin mayhoş kokusu zihnime kazınırken karanlık beni tamamen yuttu.
Bölüm etkileşimi
