2. bölüm · Eylül Rüzgarları Ve Elif

2. Bölüm İlk Hayal Kırıklığı

edaa sondurak

İlk günün o yabancılık hissi, Elif için çok uzun sürmedi. Okulun ikinci günü, hemen arka sırasına oturan Ada adında sıcakkanlı bir kızla göz göze geldi. Ada’nın samimi bir gülümsemeyle "Selam, dün seni gördüm ama tanışamadık"demesiyle Elif’in günlerdir içinde taşıdığı o çekingenlik buz gibi eriyiverdi.

O andan sonraki bir iki hafta, Elif için rüya gibiydi. Ada ile sanki yıllardır tanışıyorlarmış gibi hızlıca kaynaşmışlardı. Sabahları okul kapısında buluşuyor, kantine beraber iniyor, ders aralarında sınıfta yan yana oturup öğretmenlerin taklidini yapıyorlardı. Elif içinden, "İşte" diyordu, "Aradığım o yakın arkadaşı buldum." Artık o kalabalık okul koridorlarında kendini yalnız ve dışlanmış hissetmiyordu.

Ancak bu güzel rüya, sınıfa birkaç hafta geç katılan Simge’nin gelişiyle çatırdamaya başladı.

Simge, sınıfa adım atar atmaz dikkatleri üzerine çekmeyi seven, baskın karakterli bir kızdı. Ve nedense gözünü Ada’ya dikmişti. Önce teneffüslerde "Ada, gelsene bir şey göstereceğim" diyerek onu Elif’in yanından çekmeye başladı. Sonra okul çıkışlarında Ada’yı kendi arkadaş grubuna dahil etti. Elif, Ada’nın yavaş yavaş kendisinden uzaklaştığını, kantine giderken artık onu beklemediğini fark ettiğinde içten içe çok kırıldı. Bir gün sınıfa girdiğinde, Ada’nın sırasını değiştirip Simge’nin yanına oturduğunu gördü. Ada, Elif’in yüzüne bakarken suçlu bir şekilde gülümsedi ama Simge çoktan onun koluna girmişti bile.

Elif, hayatındaki o ilk lise arkadaşını, daha ne olduğunu bile anlayamadan ellerinin arasından kaçırmıştı. O andan sonra Ada ile aralarına aşılmaz bir mesafe girdi; artık sadece koridorda karşılaştıklarında birbirlerine soğuk bir selam veren iki yabancıydılar.