3. bölüm · Eve dönen karanlık

Sessiz konuşma

İroşş 💖

Deren, dersten çıkan kalabalığın arasından ilerlerken omzuna çarpan hafif bir dokunuşla irkildi. Döndüğünde Ferit’i gördü. Onun bakışı yine aynıydı: sert ama içinde anlamı tanımlanamayan bir sıcaklık saklıydı. Deren hiçbir şey söylemedi; buna gerek de yoktu. Ferit, gözlerini bir an bile kaçırmadan onu süzdü.

Koridorun gürültüsü etraflarında yankılanırken ikisinin arasında garip bir sessizlik oluştu. Sanki o kalabalığın içinde bir tek onlar konuşuyordu—içlerinden. Ferit’in kaşlarının arasındaki hafif gerilim, Deren’i takip eden düzenli bir ritim gibiydi. Deren, onun bakışından kaçmak istedi ama kaçamadı; aralarında görünmeyen bir bağ kurulmuş gibiydi.

Ferit, dudağının kenarını çok belli olmayacak şekilde yukarı kaldırdı. Bir tebessüm değildi bu… daha çok, “Seni fark ettim,” diyen kısa bir işaretti.

Deren, elindeki defteri daha sıkı tuttu. Kalbi hızlandı ama yüzünde hiçbir değişiklik olmadı. Sessiz konuşmaları devam etti—bakışlarla, küçük mimiklerle, birbirlerinden bir şey saklıyorlarmış gibi ama aslında her şeyi okuyorlarmış gibi.

Bir anlığına, ikisi de yürümeyi durdurdu. Kalabalık akmaya devam ederken onlar aynı noktada kaldılar. Göz teması daha uzun sürdü bu kez… Gereğinden uzun belki de.

Ferit ilk kez gözlerini kaçırdı. Başını hafifçe yana çevirip Deren’in yanından geçti. Ama birkaç adım sonra durdu, geri döndü.

Bu sefer konuştu.

“Bana bakmayı ne zaman bırakacaksın? Merak ettim,” dedi, sesi sakin ama hafif meydan okuyan bir tondaydı.

Deren, bir anlığına ne cevap vereceğini bilemedi. Sonra yavaşça başını kaldırıp ona baktı.

“Sen bakmayı bırakmadığın sürece… sanırım ben de bırakamayacağım,” dedi, sesi neredeyse fısıltı kadar düşüktü ama yeterince netti.

Ferit’in yüzünde bu kez gerçek bir ifade oluştu. Hafif bir şaşkınlık, merak ve hoşuna gitmiş bir şeyler…

“Güzel,” dedi. “O zaman devam ederiz.”

Deren’in yanından geçip yürümeye başladı. Ama bu kez Deren ardına bakınca Ferit’in de aynı anda geri dönüp ona baktığını gördü.

Ve ikisi de ilk kez aynı anda gülümsedi.

Sessiz konuşmalar bitmişti.

Gerçekler başlamıştı.