5. bölüm · Esir
Sevdanın sesiz dili
Günler akıyordu ve ben Ali Asaf'a daha çok bağlanıyordum anneme artık yol vermiştim umarım bir gün buna pişman olmam! Ali Asaf her fırsatta beni mutlu etmeyi beceriyordu jestler yapıyordu yemek yapma konusunda kendimi geliştirmem lazım kocam aç Kalsın! Gerçi son sarma vakamdan sonra bir daha mutfağa giriş yapmamıştım bir insan şeker ile tuzu nasıl karıştır ki!! Gece olmuştu ve hava çok güzeldi dolunayın ışığı her yeri aydınlatıyordu pencerenin önüne oturmuş gökyüzünü keyifle izliyordum bir anda belimi bir el sarınca irkildim Ali Asaf'ın sesi ile rahatladım "şss benim korkma" dedi "neden haber vermeden yaklaşıyorsun ruhum çekildi resmen" dediğimde Ali Asaf kıkırdayınca sinirim bozuldu dirseğimi Ali Asaf'ın karın boşluğuna hafif vurdum geriye doğru gidip sesiz bir şekilde küfür etti arkamı dönüp tişörtünü sıyırdım "iyi misin o kadar sert vurmadım ama ağrı kesici getirmemi ister misin dokununca ağrıyormu" dediğimde çenemden tutup ona bakmamı sağladı "özür dilerim" dedim "özür dilemene gerek yok acımadı bile" diyip anlıma bir öpücük bıraktı başımı alıp kendine yasladı "kimse için bu kadar endişe etme" dediğinde kaşlarımı çattım kimse mii!! " Sen kimsemisin orman gözlüm deme böyle üzülüyorum sonra" dediğimde saçlarımdan öptü "kim bilir belki bir gün kimse olurum kader" dediğinde gözyaşlarımı tutamadım "öyle deme sen hep benim ol" dediğimde sesim çok cılız ve çaresizdi onu kaybetmek istemiyorum onusuz bir hayat düşünmek bile istemiyordum başımı kaldırıp ağladığımı görünce gözlerimden öptü "ağlama meleğim sakın seni ağlarken görmek istemiyorum" dedi iyice göğsüne sokuldum " beni bırakma olur mu" dedim kısık sesle bir şey demedi biraz hava almam lazımdı hayata tutunmamın tek sebebini kaybetmek istemiyorum Ali Asaf hep benim olsun " terasa çıkabilir miyiz" dedim "olur" dedi elimden tutup yürüdük hava muazzamdı yerde kilim ve yastık vardı Ali Asaf'a dönerek "bunlar ne zamandan beri burda" dedim "burda gökyüzünü izlerim sıklıkla" dedi "hadi gel" diyip beni de kendiyle götürdü uzanıp beni yanına aldı bir elini belimden geçirdi ve beni göğsüne yasladı onun göğüsü sığındığım liman gibiydi orda hissettiğim huzuru başka bir yerde hissetmemiştim Ali Asaf'ın kokusunu iyice içime çektim diğer eli ile yüzüme dağılan saçlarımı düzeltiyordu elim onun üstünde gezerken "Ali Asaf seni kaybetmekten çok korkuyorum beni hiç bırakma sensiz bir hayatı düşünmek bile beni deli ediyordu sana bu kadar bağlanmışken bırakmak ölümdür benim için" dediğimde dudaklarımı eliyle kapattı "meleğim ölümden bahsetme seni kaybetmekte beni deli gibi korkutuyor" ona daha da sokuldum kimse onu benden almasın neden ayrılık düşünüyorduk ki biz hep birbirimizin olacağız umarım! "Bu hayattan bir isteğin var mı Ali Asaf" dedim "babamın beni suçlu gormemesi, peki ya senin" dedi yeşillerine baktım "seni benden almaması" dedim onun gitmesi benim için büyük kayıp olurdu...
Diğer bölümde görüşmek üzere💙
