3. bölüm / 3
Ekmek kokusu3.BÖLÜM
Bölümler 3Şu an: 3.BÖLÜM
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
3 .Bölüm
Babamdan dinlediğim ekmek kokusunun hikayesi zihnimde dönüp duruyordu. O anlattıkça gözlerimin önünde canlanmıştı her sahnesi. Sanki o gün ben orda , sarı sedirin üstünde bağdaş kurmuş izliyordum olup biteni. Babamın heybetli omuzları , annemin yazması geliyordu gözlerimin önüne. Dedemin anlından akan kanı bile düşlemiştim çocuk aklımla. Anamın yaptığı ekmek en sevdiğim yiyecek olmuştu tıpkı Babam gibi. Anamı ve yaptıgı ekmekleri özledim bir an. Ama yagan karla oynamak ,sokaklarda deli gibi koşmak istiyordum.
Babamın calıstığı marangozhaneden cıkmam ögleni bulmuştu bile. Arkadaşlarım sokaklara dökülmüş kar topu oynuyor , kızaklara binmiş itişip duruyorlardı. Hiç düşünmeden aralarına daldım. Kendimi kaybetmiş gibi oynuyor ,önüme gelene kar topu atıyordum . Zamanında nasıl geçtiğini anlamadan oynayıp durdum. Yolda bulduğum kesik bidonun üstüne oturup ,okulun sokağına kadar kaydım zeki ile. Zeki yan komşumuz sevgi teyzenin torunuydu. Sarısın toparlak bir oğlandı. Zekinin anası o daha dogmadan hastalanmış, zekiy 'i doğururken ölmüştü kadıncağız. Zeki' ye nenesi sevgi teyze bakmıştı. Babası hasan amca karısı ölünce Baska bir kadınla evlenip Almanya ' ya çalışmaya diye gidip bir daha dönmemiş ,hatta bir kez bile aramamıstı anacığı ve zekiyi. Zeki babamı her gördüğünde gözleri dolar ,başını öne eğip sessizleşir di. Annem ve babam Zeki yi çok sever ,benden hiç ayırmazlardı. Hatta bir şeker bayramı sabahı Babam ikimizide yanına alıp ,elimize birer torba tutuşturmuştu. Merakla torbaları açınca birer pantolon birerde oduncu gömleği görünce havalara uçmuştuk. Babam Zekiyi secmemiş ikimize bir bayramlık almıştı. Zeki o gün hem mutlu olmuş, hemde çok içerlemişti. Aglamıştı sessiz sessiz. Sokakta şeker toplarken bile yanıma gelmiyor , yola bakıp duruyordu. Belliydi hiç tanımadığı babasını ne çok özlediği. O gün çok üzüldüm Zeki için , lakin elimden derdine ortak olmaktan başka bir şey gelmedi .
Sahi insan hiç özlermiydi tanımadığı ,görmediğini birini....
Rüzgar yavaş yavaş bas göstermeye başlamıştı. Kar usul usul yagıyordu. Eve gitme vaktim coktan geçmişti. Annem bu saate kadar durmaz gelir beni bir güzel azarlardı ama hala gelmemişti. İçimi bir kuşku sardı. Zekiyi yanıma alıp koşar adımlarla eve gittim. Kapıyı defalarca vurmama rağmen annem acmıyordu. Bagırmaya başladım,
" anne , anne .. "
Ses soluk yoktu .
" dur hele ,bi neneme soralım belkı bize gitmiştir, " dedi Zeki.
Ama içim bir garip olmuştu. Annem benim sesimi duyardı!
Annem yoktu, sevgi teyzede , eminelerde hiç bir yerde yoktu. Bacadan duman da tütmüyordu. Koşarak babamın calıstıgı marangozhaneye gittim. Babam elindeki testereyi yere düşürdü beni öyle görünce.
Kollarımdan tutup ,
" Ne oldu oglum ,ne bu halin ?"
" baba anam yok, kapıyı acmıyor " diyebildim sadece...
Babamla nasıl eve geldik , sokakları nasıl geçtik, Rüzgara nasıl ayak uydurduk anlamadan bizim kapıdayık coktan. Kapının önü kalabalık ,komşular toplanmış fısıltıyla konusuyordu. Gözüm kösede aglayan zekiye çarptı ,koştu yanıma geldi.
" Ne oldu Zeki? " demeye kalmadan , ambulans sesleriyle irkildim. O an dünyam döndü , yıkıldım ,nefesim kesildi ...
Babamın yanımdan gittiğini bile anlamadım. Bizim kapı acık içeriden sesler geliyordu. Korktum , gitmedim ,gidemedim.
Ne ile karsılasacagımdan öyle korkuyordum ki ,kollarımdan tutan ,basımı okşayan komşuların sesleri ugulduyordu kulaklarımda.
Annem neredeydi, kapalı kapıyı kim acmıs , ambulans neden gelmişti. Heleki bu sokakta hiç görmemiştim ambulans . Okul kitaplarında , hayat bilgisi derslerinde öğrendiğim ambulans ne için gelirdi, ne yapardı hatırlamak istemedim , bulanık zihnimle bir sarkı söylemeye calıstım.
Korktugumda, sıkıldığımda hep yaptıgım gibi bir türkü doladım dilime. Çünkü görüp duymaktan korkuyordum.
... zekiler de saatlerdir oturuyordum. Annem ambulansa bindirilmiş giderken , sevgi teyze kolumdan tutmuş ,içeri sokmuştu beni. Zeki mahmur gözlerle bana bakarken ,yüzündeki korku ve endişeyi görebiliyorum. Annesinin yokluğu , kaybetmenin acısını sanki tekrar yasıyor , aynı telaşla benim adıma üzülüyordu.
Bense ne olduğunu bilmeden anlamadan sessizce bekliyordum. Anneme ne olmuştu, neden ambulans gelmişti ve neden hala geri gelmemişti düşünmek bile istemiyordum.
" Hayta oğlan, gel hele sofraya "
Sevgi teyze sofra kurmuş , bişi kızartmış, yanına turşu, siyah çay demlemişti. Yer sofrasının bi ucunda oturan Zeki hadi der gibi yüzüme bakıyordu. Oturmak gelmedi içimden .
" ben yemeyeceğim sevgi teyze aç değilim, saolasın. "
" bana bak hayta oğlan , anan bana cok kızar yemezsen . Benim hayta aç kalmış demesin."
" ama ac değilim "
" anacığın burda olsa sana cok kızardı biliyorsun değilmi . Hemde çok üzülürdü, hadi gel bakalım iki lokma yesen yine yeter yavrum. "
Haklıydı sevgi teyze anam olsa çok kızardı bana . Sabah yediğim ekmekten sonra bişey yememiştim. Marangozhanede dinlediğim hikayenin heyecanıyla hep unutmuştum yemeyi. Sokakta oynarken ıslanan üstümü sevgi teyze değiştirmiş , zekinin kazaklarından giydirmişti. Çoraplarım, pantolonum ıslaktı ama hissetmiyordum bile. Zekinin kıyafetlerini üstüme geçirirken cok söylendi sevgi teyze,
" hele sizi sıplar , bu ne hal böyle. Çorak gibi olmuşsunuz. "
Sevgi teyze kızardı ama kıyamazdı bize.
Sofraya otururken duvardaki siyah beyaz bir fotoğraf çarptı gözüme. Genc güzelce ,yazmalı bir kadın ve yanında pala bıyıklı bir yiğit. Kadının elinde çiçekler var ,yan yana verilmiş bir poz. Fotoğrafa ne kadar baktım bilmiyorum,
" annen ile Babam "
Zekinin sesiydi bu , kafamı çevirdiğimde gözgöze geldik.
" anamla Babam cemil ,hadi ekmeğimizi yiyelim"..
Bölüm etkileşimi
