1. bölüm / 4
Ejderhaların ÇığlığıGiriş
Bölümler 4Şu an: Giriş
- 1 Giriş892 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 1. Bölüm1.673 kelime
- 3 2. Bölüm2.941 kelime
- 4 3. Bölüm3.052 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Büyülü özellikleri olan çocuklarla dolu bir yetimhanede, neredeyse iki yüz yıllık geçmişinden beri ilk defa böyle olmayan bir çocuk vardı. Onun arkasından gelen kaos da sivri kulakları, ellerinde asaları, başlarında boynuzları olan diğerlerinin pencerelerden başlarını uzatmasına sebep olmuştu. Polis arabaları ve üniformalı görevlilere sanki bir masaldan fırlamış olanlar asıl onlarmış gibi bakıyorlardı.
Bu sırada onlarla karşılaştırıldığında sıradan olan çocuk, oyun odasındaki küçük plastik masada ciddiyetle oturuyordu. "Evet Sky, hayatın boyunca zor şeyler yaşadın ve şimdi birileri seni o yerden kurtardı. Bunun için mutlu olmalısın?" Polis ona gülerek ve sıcak bir ifadeyle bakıyordu ama çocuk onun samimi olduğunu hissetmiyordu. Sanki başka bir yerde olmayı tercih eder gibiydi.
Hayatı boyunca yapmadığı bir şey yaptı: Canı ne istiyorsa onu söyledi. "Eminim tüm arkadaşlarım benim gibi mutludur ve onlara teşekkür etmek istiyordur."
"Evet hepsi öyleler ama kendilerini kurtaran kişiler onları bir odaya kapattıklarında karanlık olduğu için kim olduklarını görmemişler. Seslerden çok korkmuşlar ama dediklerine göre tüm o zaman boyunca dışarıdaymışsın. Doğru mu?"
"Evet."
"Kaç kişi olduklarını gördün mü? Bize söyleyebilir misin?"
"Üç kişiydiler."
"Anladım, seni çok korkutmuş olmalılar."
"Hayır, hiç korkmadım."
"Öyle mi? Ne cesursun! Ama neden korkmadın?" Sky dudaklarını bükerek omuz silkti. Kendi de bilmiyordu ki. "Bize bu üç kişinin nasıl insanlar olduklarını tarif edebilir misin?"
Sky onun hepsinin insan olduğunu düşünmesinden rahatsız oldu. Öyle bir şey dememişti ki! Tekrar omuz silkti. Bu adamla konuşmak, ona bir şeyler anlatmak istemiyordu. "Anlatabileceğimi sanmıyorum." Oğlanın elindeki alevleri, kızın dokunmadan hareket ettirdiği şeyleri ve buz üfleyen devasa kurdu anlattığı takdirde ona inanmayacaklarını biliyordu. Onlar bu yetimhanedeki diğer herkes gibiydiler. Sky ve karşısındaki adamın dünyasından farklıydı onlarınki.
Polis, ince çerçeveli gözlüğünü çıkarttı ve katlayarak önlerindeki minik, mavi çocuk masasına bıraktı.
"Bak Sky, seni ve arkadaşlarını kurtardıkları için onları korumak istemeni anlıyorum." Korumak mı? Sky onları neyden koruyabilirdi ki? Onlar Sky'ı korumuştu asıl. "Ama pek çok insan o geceden sonra kayboldu. Hayatta kalanlara verdikleri zarar bile şüphe uyandırıcı."
"Yani onlar kötü adam mı? Hapse atmak için mi onları arıyorsunuz?"
"Evet, kötüler ve kötüler cezalarını çekmeli."
Sky başını yere eğdi. Elleriyle oynamaya başladı. Ne yapacağına çoktan karar vermişti. Eğer özür dilemesi gereken biri varsa diye içinden özürlerini sundu. Yıllarca bir barda, küçük yaştan itibaren kendi gibi olan çocuklarla çalıştırılmıştı. Başta türlüsünü bilmediği için hiç kurtulmayı hayal bile etmemişti. Canı yandığı, üzüldüğü, ağladığı ve korktuğu zamanların hepsinde sadece katlanması gerektiğini düşünmüştü. Oysa şimdi başka bir yol olduğunu biliyordu. Ona kalırsa barda olanlar savaştı. Savaşta insanlar ölür ve yaralanırdı. Savaşlar masumları korumak için yapılırdı. Masum olanlar çocuklardı ve o grup onları korumak için savaşmıştı. Bunun karşılığını vermek istiyordu.
Polis ona düşünmesi için zaman tanıyordu. Kendinden emin olunca "Her şeyi güzel gözlü bir kız yaptı." diye başladı.
Anlattığı, karanlık ve ayrıntısız bir hikayeydi. Tek ayrıntısı güzel, kırmızı gözlere sahip bir kızdı. Polisler Sky'a inandılar ama tatmin olmadılar. Onun sürekli aynı şeyi tekrar etmesinden rahatsız oldular.
Diğer çocuklar ise kendilerini götüren kişileri tarif etmişlerdi ama tarife uyan kimseyi bulamamışlardı. Çok da denememişlerdi gerçi çünkü anlattıkları kanatları, vampir dişleri, boynuzları ve yüzlerinde pulları olan insanlar gerçek üstüydü.
O akşam, çocuklar saatler önce sorgunun yaşandığı o odada masal dinlemek için öğretmenlerinin etrafında toplandılar. Sky en öne oturmuş, kulaklarını dört açmıştı. Burada kimsenin ondan sır saklamaya çalıştığı yoktu ama diğer çocuklarla birlikte onların yeteneklerini ve kültürlerini öğrendikleri özel derslere giremiyordu. Bu yüzden bu dünyayla ilgili en çok şey öğrendiği zaman, masal zamanıydı.
Şimdiye kadar ejderhalara binmiş Gece Çiçeği denen insanlarla ilgili macera masalları dinlemişti.
İlk vahşi ejderhaların nasıl akıllandığını, güçlerinin geliştiğini ve insana dönüşmeyi öğrenip aralarına karıştıklarını dinlemişti.
Sonsuz yaşamlarından feragat ederek büyü yapmayı öğrenen ve cadı olan devrim elflerinin hikayesini dinlemişti.
Biçim değiştirme büyüsünde ustalaşıp kurt adam olan ama bu uğurda büyü güçlerini kaybeden cadıları dinlemişti.
Kanlarına büyü karışmış sıradan insanların nasıl bağımsız yetenekler geliştirdiğini ve bunları kullanmazlarsa nasıl delirdiklerini dinlemişti.
"Şelaleler yukarı akar, çiçekler aya bakarmış," diye her zamanki gibi başladı öğretmenleri. "Bir zamanlar imiskinler varmış." Tüm çocuklar eş zamanlı derin bir nefes almıştı. Sky dönüp etrafındakilere baktı. Genelde çocuklar kendi türlerini konuşulacağı zaman heyecanla kıpırdanırlardı. Bu sefer ise hepsinin yüzünde ürkmüş bir ifade vardı.
"İmiskinlerin zihinleri öyle güçlüymüş ki başkalarınınkinin içine konuşabilirlermiş. Düşünceleriniz mahrem değilmiş onların karşısında. Dokunmadan bir şeyleri hareket ettirebilirlermiş. Ancak öyle güzellermiş ki kimsenin aklına onlardan korkmak gelmezmiş. Tenleri kar beyazıymış, güçleri gözlerini kıpkırmızı parlatırmış. Rüyaları geleceğin uyarılarını ve geçmişin bilgilerini taşırmış. İsterlerse sizin geleceğinize bakabilirlermiş." Kadın bir an duraksayıp çocukların gözlerindeki merakı izledi. "Ama onlar beden hırsızlarıymış." Karşısındaki birkaç küçük beden korkuyla irkilmişti. "İmiskinler ruhtan ibaretmiş. Bebek bedenlerini ele geçirirlermiş. Asıl beden sahibi ise derin bir uykuya dalarmış..."
Başka bir hoca çocukları korkutarak arkalarından gelmişti. Otuz çocuğun tiz çığlığı dindiğinde ortalarına oturup birini kucağına aldı gülümseyerek. "O güzel görüntüleri ve zeki konuşmalarına karşın imiskinler insani değillermiş." Diye o devam etti. "Birini gördükleri zaman tek istedikleri öldürmek olurmuş. Eğlence için evleri yıkarlar, doyurulmaz iştahları nedeniyle önlerine insan gelse ayırt etmeden yerlermiş. Canlıların zihinlerine girip onları delirtiyor veya kendi kuklaları haline getirip keyifleri ne isterlerse onu yaptırıyorlarmış. Hiçbir şeye, hiç kimseye saygıları yokmuş."
Diğer hoca da yanlarına yere oturdu. "İmiskinler o kadar çok kayba sebep olmuşlar ki sonunda peşlerine düşülmüş, aralıksız avlamışlar. Zor olmuş, özellikle insan ve cadı kayıplar verilmiş ama sonunda bu kana susamış vahşi türün kökü kazınmış. Bu da son kalan imiskinin hikayesi..." Diye asıl masala giriş yapmışlardı.
Sky, diğer çocukların aksine korkmamıştı. Hikayede sık sık geçen o kırmızı gözleri duydukça aklına onları kurtaran ekipteki kız geliyordu. Dinlediği şey avlanan son imiskinle alakalıydı.
Ama görünüşe göre kalan son imiskin o değildi.
Bölüm etkileşimi
