Bölümler 2Şu an: Arala
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Şarkı: Dolu kadehi ters tut: Yalan
(MEKTUP)
"Perdeleri arala Lucas ın cadısı..."
Son değilmiş Bella son olmuyormuş bedenin soğuk sen hemen üşürsün arala Perdeleri...
(...)
"Defne" sessiz çıkan sesim ile birlikte irkilerek gözlerime bakttı.
"Sonunda uyandın Nefha okul a geç kalacağız ya hadi hızlı hazırlan."
Soluk soluğa konuşan kız ın yanımda uykulu gözlerim sadece yorgunca bakıyordu.
"Off" diye çıkışttım. Yorganın sıcaklığında kaybolurken Defne nin on bilemedin beş kiloluk makyaj ı ile göz göze geldim.
"Oooohhoo" dedim uzatarak piçlik dolu bir gülümsemeyle,
"Leylim , Canan su seni böyle bok alır okulun kapısından" yeşil in doğasıyla bir olmuş gözlerini sinirle devirdi.
"Tiyatro provası bugün psikolog rolünü istiyorum," omzunun ucundan gözlerime bakarken "sen de şizofren kızı oyna." Kendisine göre komik espirisine kahkahalar atarken yapmacık bir şekilde "ha ha ah ah ah"
Yüzümü buruşturarak "çok komik ya gül gül öldüm." Sözlerime kahkahası ile cevap verirken yatakdan bir çırpıda kalkttım. Beden dersi olduğunda siyah şortumu ve onun nerde olduğunu bilmediğim takımını bulup banyo ya doğru bir kaç adım attım.
Aynanın tam karşına geçtiğimde bir hastane odasının lavabosundaydım. Kırpıştırdığım gözlerim korkuyla bir kaç adım geri kaçmama neden olurken Defne nın sesini duymam ile beraber rahat bir nefes verdim.
"Nefha sakin ol." Bir hastaymışım gibi yanıma yaklaştığında geriye doğru sendelemem bir oldu.
"Hadi çıkalım" tekrardan kullaklarım da Defne nin sesi vardı.
"Tamam" hızla kekeleyerek cevap verip bir çırpıda hazırlanıp hızla çıkttım.
Okul ev e yakındı en azından bana göre;)
Servis i bekleyeceğimiz durağın hemen yanındaki dün geceki soluksuz yağmur ile oluşan su birikintisine gözlerim kaydı.
"Uyan Bella..."
Kulağımda ki çınlamayla beraber gözlerimi sıkıca kapatmam bir oldu.
Dudaklarım ın aralanmasıyla beraber karşımda bizim okulun forması ile duran kızıl a çalan gözlerin sahibi ile göz göze gelmem bir oldu. Boğazım da bir yumru oluşurken "Lucas" dudaklarımdan bir fısıltıyla çıkan isim in sahabi karşındaydı. Olmamız gereken hayatta var olan kalbimiz birbirine denk düşmüştü. Gözlerim orada takılı kalmıştı son bir defa daha kaldığım gözlerinde bedenin eriyordu.
Servis in hareket etmesiyle beraber çok geçmeden okul un önünde ki yerimizi aldık. Defne kolumdan çekiştirerek "Şu çocuğa bak kızım!" Kısık ama yüksek ton da ki sesi Lucas ı gösterirken boğazımda ki yumruyla beraber yutkundum. Gözlerim i Lucas dan alıp Defne ye bakttığımda aptal aş ıklardan farkı yoktu. "Normal erkek Defne hem bu yeni mi geldi." Dedim meraklı sesim e karşı Defne dehşete düşttü. "Saçmala istersen en de bu okuldasın ya hani ." Ben de bu okuldaydım. Ben neredeydim? ,
Ben kimdim?
Gözlerimi sıkarak aldığım derin nefes ile beraber burnuma dolan kan kokusuyla gözlerim açıldı. Bomboş bir odanın toprak rengi duvarları çürümüşttü resmen üzerimde ki uzun toz pembe elbise...
Sertçe açılan kapı ile birlikte içeri giren muhafız ın elinde ki tutam tutam saçlar ın kiraz kokusu odayı doldurdu. "Ne ne oluruyor burada?" Sesimde ki çekingen tını oda da yankı yaparken bir sapık edesıyla yüzinde gülümseme yayılan muhaffız üzerinde ki zırhı çıkarmaya başladı.
"Hayır ,hayır,hayır Annem gibi olmak istemiyorum. Yok yok yok istemiyorum. Sadece bir rüya." Kafam iki yana salanırken duvarın köşesine çökmüş titreyen dizlerimi tırnaklarım ile hunharca kazırken. "Yaklaşma..." Yalavaran sesim ona zevk veriyordu.
"Olmaz ,Lütfen lütfen yalvarırım annem gibi ölmek istemiyorum."
Yalvarışlarım beynine bir hüküm sağlarken içimde ki o tanıdık ses haykırdı.
"Marsel çok titriyo çabuk ol ."
Lucas.
"Atak geçiriyor."
Defne.
Gözlerim tekrar sıkıca kapandığında kolumda ki serumun bir ölünün sıcaklığı kadar soğuk olan sıvısı kolumda ilerliyordu aralan gözler ile tam karşımda Lucas ile sarılan Defne bin görüntüsü ile birlikte tekrar dan kendimi soğuk karanlığa teslim ettim.
(...)
İlahi bakış açısı ;
sesizliğin sesinde kaybolan bir bedenin sahibi ormanın derinliklerinde dolaşıyordu.
Ormanın ortasında ki kulabede bir ayaklanma oldu bukle saçkar kısacık kesilmiştti. Perdenin yansımasının arkasında kalmış olan minik kız çocuğu ayağa kalkttı. Minik elleri Perdeleri araladı. Orman a kokusunu salan çürüyen iki bedenin kokusu yayılıyordu.
Küçük kız gülümsüyordu.
Dedesinin bedeni donuyordu .
Babasının kanı kuruyordu.
İki çürüyen beden nin sahibi vardı.
Ruhları perdelerde sıkışıp kalan.
KALK
Perdeleri arala
Ölenlerin adını haykırarak...
Bölüm etkileşimi
