1. bölüm · Durum Leyla

Giriş

Bir yazariye 1

Geçmiş zaman

.
.
Hayat bazen öyle seylerden ibarettir ki anlamazsin bir anda bütün hayatın alt üst olur elinden kayar gider .
Sen sadece ne oldu nasıl oldu der durursun, anlayamazsın işte .

.
"Oğlum yapmadım de kurban oluyum."

Ayşe teyze kendini öyle bir feryatla yere atmıştı ki olaylarin ortasında kalmış gibiyim.
Birden bire ne olmuştu da mahalle böylesine bir savaş alanına dönmüştü .
Elim ayağım buz kesmiş adeta titriyordum.

Abim, Annem ,Babam, Seyfi amca ve Gülayşe
Hepsi bir yerdeydi hepsi harap olmuş şekilde .

Bakışlarımı hepsinin üstünde gezdirdim .
En son bakışlarım iki polisin kolundan tuttuğu Turan'ın üstünde gezinde sanki hissetmiş gibi onunda bakışları bana döndü.
Ne yapmıştı neden yapmıştı hiç bir şey yapmadı hiç bir zorluk çıkarmadan kollarına o kelepçelerin takılmasına izin verdi sadece, sonra da bakışlarını herkesin üstünde gezdirdikten sonra .
Duruşundan hiç ödün dahi vermeden polis arabasına doğru yürümeye başladı.

"Oglumm."

Ayşe teyze'nin feryadiyla sanki kendime yeni geliyordum.
Başımı saga sola sallayarak hemen yerde bir harap olan Ayşe teyze'nin yanına koşturdum yanına çökerek ona birazda olsa teselli vermek istemiştim.

"Ayşe teyze ne olur sakin ol nefes almaya çalış herşey yoluna giricek."
Ne yapicagimi bilmiyorum gerçektende en son Turan polis arabasına bindirilip götürülmüş.
Bizse mahalleli dağıldıktan sonra hepimiz Turan'ların evinde toplanmıştık.

Kimse bu gece olan şeye anlam dahi veremiyordu
Neler olmuştu öyle .
Benle Gül Ayşe yemek masasında oturmuş oturma odasındaki insanların harap olmuş halini izliyorduk.
Herkes neye uğradığını şaşırmış bu olanlara bir anlam veremiyordu.
Abim ve Babamlar hemen arabalarïyla polis arabasını takip etmiş Turan'ı yalnız bırakmamışlardı.

Turan kesinlikle bizim o karakola gitmemizi istememişti.
Ne olursa olsun bizim evde beklememizi istemişti.

"Deliricem ya anne abim nasıl böyle bir şey yapar."
Gül Ayşe yanimdan kalkarak koltuktan bir harap olmuş annesinin dizinin dibine yere çömelerek oturmuştu.

"Bilmiyorum ne olursunuz bizde gidelim karakola oğlumu yalnız biraktim el yerlerinde yüreğim yanıyor."
Bir kez daha durmuş olan göz yaşları akın etti gözlerine
Annem sadece eliyle sırtını sıvazlayarak ona en büyük desteği oluyordu .

"Ayşe yapma böyle Turan gelicek biliyorsun ne zaman gelmedi sakin ol bir bak böyle tansiyonun kötüye doğru gidicek ."

"Ayşe teyze o karakola gidersek biliyorsun Turan kıyameti koparır sırf onun sözünü çiğneyip te oraya gittiğimiz için şimdi sakin olalım bekleyelim hepsi şu kapıdan çıkıp gelicek İnan."
Bende yere çömelerek diğer tarafına yere doğru oturdum ikimizde başımızı dizlerine yaslamıştık.

Gül Ayşe 'nin gözlerine baktığım da ise sanki benim söylediklerimin tam tersini söylüyor gibiydi, yapma der gibi baktım gözlerine onunda benimde herkesin gözyaşı eksik olmamıştı bu gece benim içimde kopan ayrı fırtınayı bir tek o fark ediyordu.
Bir tek o biliyordu çünkü benim içimde ayrı yanan yangını.

~~~
3 saat sonra

Hala bekliyorduk aynı sekilde Ayşe teyze biraz olsun sakin olmuştu Gül ve ben koltukta oturuyorduk annemde en sakinimiz olarak bize biraz olsun akıl veriyordu.

"Bizde gidelim artık kaç saat oldu neredeler yoklar işte oğlum oralarda bir başına ne olursunuz gidelim."
Ayşe teyze'nin ayaklanmasiyla hepimizde birde ayaklandik.

"Ayşe canım arkadaşım bak yapma ben şimdi konuştum Mehmet'le iyiyiz dedi bekleyelim dur biraz daha."

"Yok ben daha bekleyemem ."
demesiyle beraber kapıya doğru yürümeye başlamıştı bile bizde onun peşi sıra kapıya doğru yol almaya başladık.

Ayşe teyze'nin kapıyı açmasıyla beraber ,

Babam ,Abim, Seyfi amca karşımızdaydı gözlerim onu aradı hemen ama yoktu içimi bir korku sardı neden oda burda değildi neden yanlarinda gelmemişti .

"Çok şükür geldiniz oğlum nerde Turan'ım nerde birşey söyleyin."

"Hanım sakin ol bir gelin içerde konuşalım."
Hepsi içeriye girmeye başladı sıraya bizde hemen arkalarından salona dogru yol aldik.

~~~

"Hayır benim oğlum yapmaz öyle benim oğlum katil değil, sakin buna inandım demeyin duydunuz mu beni benim oğlum kimseyi öldürmez yapmaz."

Herkesin hali o kadar kötüydü ki anlatmak zor belirtmek zor Turan'dı o Turan neden böyle birşey yapmıştı yapmazdı ki biliyorum yapmazdi ne olursa olsun o bir cana kiymazdi kiyamazdı .
Evet her zaman herkese karşı sert bir yapısı vardir döver söver haksızlığa gelemez ama o bir cana kiymaz kiymazdı.

"Canım gelsene bir mutfağa bir su getirelim herkes bir kendine gelsin."
Gül'ün sesiyle kendime gelerek olduğum yerden kalkip mutfağın yolunu tuttum.

"Ya aklım almıyor nasıl olur birşey söyle kilitlendin kaldı sabahtan beri ."

"Ne diyim hı ne diyim şaşkınım bu olup bitenlerden sonra şaşkınım şimdi ne olucak peki Ne olucak Turan'a ne yaptı o sevdiklerini hiç düşünmeden ne yaptı dilim varmıyor ama o bir cana kıydı neden tek bir neden istiyorum."
Ellerimle önüme düşen saçlarımı arkaya atarak mutfak tezgahına yaslandım.

"Bilmiyorum Allah kahr etsin bilmiyorum ne olup bitiyor anasını satıyım bir bok anlamadım ."

"Benim sevdiğim adam bunu yapmaz yapamaz ."

"Yapmış işte görmedin mi tek kelime etmeden o kelepçenin bileklerine takılmasına izin verdi o sakinliği o kabullenişi neydi o zaman abim yapmaz bundan eminim ama o hali tavrı neydi ."

Gül'ün su doldurduğu bardaklara gözüm takılıp takılıp duruyor beynimde o bardağa boşalan su gibi çalkalanıyordu .

"Uff gerçekten bilmiyorum hiç birşey bilmiyorum kafam bu gece Allak bullak."

"Hadi yürü içeri de bizimkiler suphelenmesin daha fazla."
Gül su bardakların almıştı bende ışığı kapatarak kapıyı çektikten sonra oturma odasına doğru yol aldık.

"Oğlum yarın sabah erkenden yine kalkar gideriz olası bir durumda Turan'ı orda yalnız bırakmayalım saat'de çok geç oldu Hanım hadi bizde evimize geçelim yavaştan."

Annemle babamın ve Abimin kalkmasıyla bende olduğum yerden kalkarak Gül'e sonrada Ayşe teyzeye sıkıca sarıldıktan sonra kapıya doğru yürümeye başladık.
"Komşum sakin ola ki canını sıkma Turan evladım Allah'ın izniyle sağ salim çıkıp evine dönücek."
İnşallah anne inşallah dediğin gibi olursa Turan uatin o yerden bir an önce kurtularak sevdiklerine onu sevenlere kavuşur diye içimden geçirdim.
Herkes vedalastiktan sonra artık bizde evimize gelmistik herkes sessiz ve sakince kendi odasına çekilmişti.
Odama gelir gelmez hemen cekmecemdeki gunlugumu çıkardım.

Sevgili günlük
Allah'ım ne olursun sen onu koru ona yardım et.
Turan ben biliyorum senin böyle birşey yapmadığını hislerimde yanilmam .
Sen yapmadın böyle bir kötülük yapamazsın.
Bunları hiç okuyamasanda ben yine de sana hep yazmaya devam edicem .
Seni seven Leyla'n

~~~

Sabahın ilk ışıklarında evin içinde öyle bir telaş vardı ki hepimiz bugün sabah erkenden Turan'ın yanına gitmek için hazırlanmıştık.

"Kızım Leyla hadi çabuk Ayşe'ler kapıda bekler ayıp olmasın şimdi."

"Tamam anne geldim."

Masamin üstündeki çantamı ve telefonumu da alarak odamdan hızlı bir şekilde çıktım.
Herkes dış kapının önünde beni bekliyordu benim de tamam olmamla birlikte evden çıkarak hepimiz arabalarimiza binmiş yok almaya başlamıştık.

Yaklaştıkça içimi öyle bir heyecan kaplıyordu ki sanki kalbim yerinden çıkacak gibiydi .
Dün akşam ne yapmıştı orda açta mı açıkta mi kalmıştı ne yemişti belki de yemek bile yememişti,
Çünkü o öyle her şeyi yemezdi ki yemek seçerdi sevmediği birşey olsa agzina bile surmezdi .
Orda ne yapmıştı peki dün akşam bu düşünceler o kadar kafamı allak bullak etmişti ki hala daha kendime gelmiş değildim.

Sonunda karakola geldiğimiz zaman herkes arabalardan inmişti büyükler önden Ayşe ve bende arkadan onları takip ediyorduk.

"Afedersin kızım biz Turan Bozkurt'u ziyaret etmek için gelmiştik."

"Buyurun amca şöyle geçin ben size haber vericem yalnız sadece bir kişi nezaret bölümünde kendisini ziyaret edebilir bilginiz olsun."
Gerçektende mi buraya kadar gelmişken onu goremicek miydim bile bu duruma yüzümün asilmasiyla beraber koltuklardan birine kendimi attım.
Gül'de aynı şekilde yanıma oturdu.

"İnanmıyorum ya resmen abimin göremiyoruz bu nasıl birşey ."

"Samet oğlum sen gitsen daha iyi olur sen onunla iyicene bir konuş biz burda bekleriz şimdi o bizi görüpte daha fazla sinirlenmesin buraya hepimizin geldiğini duyarsa kıyameti koparır ."
Bunu abime söyleyen Seyfi amcadan başkası değildi oda oğlunu o kadar iyi taniyordu ki bilse kızar hepimizi burdan hemen gonderirdi.

"Ayşe teyze sen gir oğlunu gör hem siz burda varken içeri girmek bana düşmez ."

"Yok oğlum yok onu en iyi sen anlarsın bizden çok sana anlatır derdini en iyisi mi sen git yanına biz burda bekleriz."
Abimde bu durum ne kadar içine sinmemis olsa da kabul etmişti biz beklerken danışman abimin sonunda çağırmış içeriye girmişti.
Onu görememek beni o kadar üzmüştü ki duygularimi gozyaslarimi saklamak için birazda olsa sakin olmak için.

"Şey ben bir lavaboya gidiyim hemen gelirim ."
Diyi verdim.

"Tamam kuzum biz buradayız ."

"Bende geliyim beraber gidelim."
Gül 'le birlikte lavabodan içeri kendimizi atar atmaz sırtımı lavabo mermerine yaslayarak dolmus olan gozyaslarimi serbest bıraktım.

"Leyla yapma böyle sakin ol abim iyi en azından ne kadar görememiş olsak bile."
Gozyaslarimi ne kadar silsem de yerini hemen yenileri alıyordu .
"Ya ben sevdiğimi adamı göremiyorum bile ne yapıyım tutamadım kendimi."

"Gel söyle yüzüne bir su çarp kendine gel sonra da geri dönelim."
Yüzüme soğuk bir su çarparak verdiği peceteyle iyicene kuruttum birazda olsa soğuk su iyi gelmiş gibiydi.

"Tamam çıkalım daha iyiyim şimdi."
Lavabodan çıkıp bizimkilerin yanına dondugumuz zaman abimde yanlarına gelmiş hararetli bir şeyler anlatıyordu .

"Yarın mahkemesi olucak."
Son cümlesi buydu abim yani bizim yanlarına vardigimizda duyduğum cümlesi mahkeme mahkemesi.

"Samed ne oldu ne konuştunuz Abim iyi mi nasıldı ne dedi ."
Gül'ün benim yerime sıraladığı soruya abim tek tek cevap verdi.

"O katır inatli abin son derece iyi,yarın mahkemeye kadar kimseyi görmek istemiyorum diyor."
Kimseyi görmek istemiyormuş neden peki benim burda içim içimi yerken onu öylesine görmek isterken onun bu rahatlığı neydi sanki orda olan o değilmiş gibi.

"Tamam daha fazla durmayalım buralarda eve gidelim o halde ."
Seyfi amcaydi bunu söyleyen annem de bir köşede Ayşe teyze'yi teselli ediyordu.
Kadının gözyaşlarını bir an olsun durmamisti hadi bizi dusunme tamam ama insan annesini demi görmek istemez salak herif sinirlerim bozulmustu gerçektende.

Herkesin toparlanmasiyla beraber arabalarimiza yerleşmiş evlerin yolunu tutmuştuk.

Arabada çalan şarkıyla beraber gözyaşları Bir kez daha Akın ede bilirdi gözlerime

Sormayın neden bu durgunluğum
Görmeden kuytu yaralarımı
Sormayın neden bu huysuzluğum
Bilmeden saklı duygularımı.

Camda olan bakışlarımi çekerek göz kapaklarimi gerisin geri kapattim bu bellide gozyaslarimi gizlemek içime atmak içindi.
Uykum yoktu ama üstüme öyle bir ağırlık çökmüştü ki karanlık uykunun kollarına teslim olmuştum.

~~~

"Oğlum Turan'ım geliyor geldi."
Ayşe teyze'nin konuşmasıyla beraber hepimiz oturduğumuz yerden ayaklanmış bakışlarımızı Turan'a çevirdik.
Ayşe teyze, Latif amca ,Gül ,annem ,babam,ve Abim hepsi hızlı bir şekilde onun yanına varmıştı fakat ben yerimden bir gram bile kipirdayamamistim.
Ayaklarım o an yere çakılı kalmıştı sanki yüzü o kadar çok çökmüştü ki sanki sabaha kadar hiç uyku uyumamış gibi göz altlarında mor halklar oluşmuştu gözlerinin içi kanlanmıştı üstündeki beyaz gomleginin bir ucu pantolonun disinda duruyordu, adeta dağılmıştı.

"Anne ağlama tamam dedim."
Sesi sonunda sesini duya bilmiştim öyle güzel öyle nahif konuşuyordu ki .

"Oğlum bana bak iyi misin sen ."
Hızlı adımlarla bende yanlarina yürümeye başladım ne çok uzak ne çok yakın bir mesafede durmadım herkesin yakın olduğundan bir tık daha uzak oldum.
"Anne iyiyim merak etme endişelenme korkma."

"Hanım efendi müsade ederseniz beyefendiyi mahkeme salonuna almamız lazım.
Ya ben daha tek kelime dahi edememiştim hemen bu kadar çabuk bizden uzaklaştırmaları gerekiyor muydu.
Ayşe teyze'nin son kez sarilmasiyla yanımızdan geçerek mahkeme salonuna doğru yol almışlardı.

Gül'ün yanına yaklaşarak kollarımı boynuna sarıp.biraz olsun ona destek olmak istemiştim.

"Allah'ım ne olursun abim hakkında hayırlısı olsun."

"Amin canım benim."

"Sayın Turan Bozkurt'un yakınları sizi mahkeme salonuna alalım."

"Haydi çabuk olalım toparlanin çabuk bir şekilde."
Abimin söylemlerinden sonra hızlı bir şekilde hemen çantalarımızı alarak mahkeme salonundan içeriye girdik..

--Karar Turan Bozkurt hakkında 2 yıl 5 aya kadar hapis cezası verilmiştir .

"Oğlum yavrum ."Ayşe teyze Turan'a doğru atılarak ona sıkıca sarıldı.
Ellerinde hala o kelepçeler vardı.

"Anne bana bak uzulmek yok ben yokken söz vere bana bana bak."

"Oğlum nasıl üzülmüyüm ."
Abim babam Seyfi amca Gül hepsi sırasıyla ona sarılmıştı geriye sadece ben kalmıştım ama o bana bir sarilmayi bile çok görmüş sarilmamisti bile ben böyle birşeye yeltenmis olsam bile yolunu degistirerek polislerle beraber mahkeme solununun çıkışına doğru yürümeye başlamışlardı.
Yine herkes o salondan çıkabilmişti de bir ben çıkamamıştım ayaklarım sanki yere çivilenmiş kalmıştı.
Gözlerim dolmasına rağmen yaşların akmasına izin vermedim kafamı yukarı kaldırarak ellerimle yel yaptım.
Sonra da bir güç kendimi salondan dışarı attım.
bizimkiler kapının onundaydi ama o arkasına bile bakmadan uzaklaşmış bir şekilde gidiyordu sadece sırtını göre bilmiştim o an o soldan sapmış ve gitmişti.
Gül her şeyin farkında olarak kolumu sivazlamaktam baska Bir sey yapamıyordu bana böyle destek oluyordu .

"Turan ne dedi üzülmeyin arkamdan da ağlamayın hayde gidelim artık ."
Babamın konuşmasıyla birlikten herkes hareket etmiş kendimizi binadan dışarıya atmistik.
Annem babam Abim bizim arabaya gecmişti
Seyfi amca Ayşe teyze kendi arabalarına geçmişti .

"Kuzum bana bak sakin üzülme."
Gül kollarını açarak beni sımsıkı bir şekilde sarmıştı aynı karşılığı bende ona verdim.
Gözyaşları tekrar hücum edicekken gözlerimi kapatarak buna engel olmak istedim .
Kimsenin yanında ağlayamazdım aglayamamalıydım.

"İyiyim üzülmüyorum artık."

"Eve geçince akşam muhakka buluşalım tamam mı canım."

"Tamam."

Demekle yetinmiştim sadece ikimizde arabalara doğru yol aldık arabanın kapısını açarak kendimi bir hiçliğe bir bilinmezlige birakmak istedim.
Cantamdaki kulakligi kulağıma koyarak en sevdiği şarkıyı açıp kendimi o ritinlere kaptirmak istedim sadece o an kimse olmasın,
Sesler olmasın insanlar olmasın düşünceler olmasın gözyaşları olmasın .
Hafif bir esinti hissettiğimde yanımdaki yeşil gömleği üzerime örterek başımı cama dayayıp gözlerimi de kapatarak kendimi bilinmez bir hiçliğin içinde bıraktım.
...

Unutmak o kadar kolay mı sandın?
Ayrılık bana aşktır artık
Unutmak o kadar kolay mı sandın?
Ayrılık bana aşktır artık

...