2. bölüm / 4
Dünle Bugün Arasında ( Dörtyol )Sahne Heycanı
Bölümler 4Şu an: Sahne Heycanı
- 1 Sahne Işıkları2.186 kelime
- 2 Sahne Heycanı841 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 İLK ELEME2.464 kelime
- 4 Hazırlık1.160 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hepsi can ile dışarı çıktığında giyinme odasında yalnız kalmıştım.
Tam karşımda ki boy aynasına ilerleyip karşısında durdum.
Aynada ki yansımamla baş başa kadım. Bugün buraya ailemden gizli katılmıştım.
Çünkü ailem bu gibi işlerin gerçekten bir iş olmadığını gerçek işin ise geçliğinden, hayallerinde düşünüyordu.
`Arkadaşlarınla vakit geçirmeyi derslerin, geleçeğin için harcarsan sonunda onlar değil sen mutlu olursun kızım`
` unutma şimdi vazgeçmessen yarın pişman oluçaksın. Sen ilerde pişman olmaman için bunlar bebeğim`.
Annem ve babamın sözleri kulaklarımdaydı. Yıllarca aynı şeyleri söylemiş, benim gerçekten ne istediğim ile ilgilenmemişlerdi.
Küçük Gece annesine ` Ben büyünce şarkıçı oluçağım. Şarkılar söyleyeçeğım` dediğinde ` bunlar gelip geçici hayaller kızım, başka bir alanda kendini geliştirmelisin` der ve konu kapatılırdı.
Yıllarca bunu dile getirsemde, kararlı olduğumu söylesemde en sonunda beni ikna etmişlerdi.
Ben bile bu hayalimden ümidimi kesmişken onlar çıka gelmişti.
Onlarla birlikte toprağın yedi kat dibine gömülen şarkıcılık hayelelim tekrar filiz vermeye başlamıştı.
Şimdi ise bir fidan olma yolunda ilerliyordu.
Bugün başaramazsam bunun sadece benim başarısızlığımın olmadığını biliyordum. Ama en büyük görevde benimdi.
Solistim.
İçimde ki huzursuzluk hissini bastırmaya çalışarak sesimi açmbaşlamıştım.
" Do, Re, Mi"
Her notayı farklı tonlarda söyleyerek sesimi açtım.
Şu an da jüri Tanebra grubunun yorumluyordu. Heyecanımı bastırmaya çalışarak saçımı geriye savurdum.
Sakin Gece.
İlerleyip yarışmada soyleyeçeğimiz `Mor ve Ötesi grubunun Bir derdim Var ` şarkısının sözlerine baktım.
Tekrar etmekte fayda vardı. Sahne sırasında heyecandan unutabilirdim.
Kısaca göz gezdirdim.
" Gece! Sıra bizim. Sahneye davet edileceğiz "
Tüm gerginliği ile Ömür gelmişti.
Kalbimi dizginlemeye çalışarak derin bir nefes aldım.
Yapabilirim.
Yapabiliriz.
" Hadi o zaman gidelim ve o sahnenin tozunu atalım" diyerek Ömür u gaza getirerek sahne arkasına diğerlerinin yanına gitmiştik.
Can elektronik gitarını son ayarlarını yaparken Arda patarist olarak kendisine uğur getirdiğine inandığı bagetlerini öpuyordu.
Bizim geldiğimizi gören Can ve Arşa nın bakışları bize dönmüştü.
" Hazırmıyız Dörtyol"
Cana baktık.
" Her zaman " .
" Hadi o zaman o sahneyi yıkalım".
" Yıkalım".
Can hepimizi cesaretlendirmişti. Yine liderliği kabul etmeden yapmıştı.
Sunucunun bizi çağırmasını bekliyorduk.
Ve beklenen an gelmişti.
"Tanabra grubunu sahneden alkışlarlla uğurlarken son kez alkışlarınızla Dörtyol grubunu sahneye davet ediyoruz".
Tanabra sahnede seyircilere son kez selam verip perde arkasına bize doğru ilerledi.
Üç kişilik bir gruptu. İki solist ve bir baterist' ten oluşmuşlardı.
Kız solist daha birincilik için erken olsada elektronik gitarı ile ilerleyen erkek soliste
' birinciyiz' demiş sonra ise koluna girmişti.
Elektronik gitarınında yazılan isme göre erkeğin adı Kuzey'di.
Onda ilk dikkatimi çeken şey zifiri karanlık gözleriydi. Hiç bir parıltı yoktu.
Zifiri karanlıktı.
Kızın bu yapışık halinden rahatsızlık duymuyor gibiydi. Ama yanlarında ki baterist için aynı şeyi söyleyemiyeçektim.
Arkalarından ilerlerken çene kasları seyriyordu.
Sahneden çıkmışlardı.
Alkışlar tekrar başlarken Can bize döndü.
"hazırmıyız"
Hepimiz kendimizden emin bir şekilde başımızı salladık.
Dörtyol sahnenin tozunu alıçaktı.
Bizden onay alınca sahneye doğru ilerlemişti. Ardından ise biz.
ilk adımlar her zaman Can'ındı.
"Solistler en son" diyerek Arda önüme geçmiş oda sehnede yerini almıştı.
Böyle bir anda bile gülümsetebiliyordu.
Sırtımda hissettiğim gözleri umursamadan derin bir nefes alıp sahneye çıktım.
Yapabilirim.
Işıklar hepimizin etrafında dönerken sunucu perde arkasına ilerlemiş ve sahneyi bize bırakmıştı.
Bir sürü seyirci vardı. Baştan sona kademe kademe yükselen oturaklar ve tam önümüzde ise jüri üyeleri vardı.
Herkes bizi alkışlıyordu.
Sahnenin tam ortasındaydım.
Işıklar tam tepemde durmuştu.
Kalbim göğüs kafesime sığmıyordu. Terleyen ellerimi elbiseme sürterek derin bir nefes aldım.
Sakinsin.
Şimdi derin bir nefes al ve gözlerimi kapat. Kimseyi görmessem heyecanlanmaz, ve şarkını söyleyebilirsin.
Ortaokul zamanlarımda ki müzik öğretmenimin sözlerini dinleyerek derin bir nefes aldım.
Arkamı dönüp başlama işaretini verdim.
Mikrofon standını ayarladım ve gözlerimi yumdum.
Yazardan;
Gece, heyecanını bastırarak başlama işaretini verdi.
Arda, bu işareti sabırsızlıkla bekliyordu.
Uğurlu bagetlerine bir buse kondurdu, alnına koydu.
Bagetler ritmi sayarak birbirine çarptığında Can, gitarının tellerine sertçe asıldı.
Hepsi gururluydu.
Yıllardır hayalini kurdukları an tam da buydu.
Şu an burada olmaları bile başlı başına bir başarıydı.
Ömür’ün parmakları klavyede dans ederken, Can’ın parmakları tellerde öfkeyle dolaşıyordu. Gece mikrofonu eline aldı. Yeşil gözlerini kapattı.
Şarkı sözleri dudaklarından dökülürken zihni tamamen yarışmaya kilitlenmişti.
Bir derdim var, artık tutamam içimde
Gitsem nereye kadar?
Kalsam neye yarar?
Hiç anlatamadım.
Sessizce mırıldanıyor, içinde biriktirdiği ne varsa kelimelerin arasına saklayarak dışarı kusuyordu.
Şarkı söylemek Gece için bir terapiden farksızdı.Konuşarak hiçbir derdini anlatamamıştı.
Ama şarkı söylerken…
Herkes duyuyor, fakat herkes anlamıyordu.
Davul sertleşti.
Bagetler öfkeyle deriyi döverken Gece’nin sesi yükseldi; kalbini bastıran bir çığlığa dönüştü.Mikrofonu stanttan söküp eline aldı.
Artık gözlerini kapatmıyordu.
Seyircilerin tek tek gözlerinin içine bakıyor, içinde kopan fırtınayı yüzlerine haykırıyordu.
Bu fırtınanın sebebi onlar değildi…
Ama Gece, haykırarak biraz olsun hafiflemek istiyordu.
Bu öfke ailesineydi.
Bu yangın söyleyemediklerineydi.
Sahneyi saran duman efekti hepsini içine hapsetmişti.Sanki dünya durmuş, yalnızca onlar kalmıştı.
Müzik, onlar için dertlerini anlatıkları bir terapistti.
Dinlenebildikleri tek yerdi. Ritim yavaşladı.
Sesler sakinleşti.
Gece, neredeyse fısıltıyla mırıldandı.
Bir derdim var, artık tutamam içimde...
Şarkı bitti.
Arda son kez davula vurdu, parmaklar en son notaya dokundu. Işıklar yandığında salonu bir alkış tufanı kapladı.
Onların acısı, başkalarının keyifle dinlediği bir müziğe dönüşmüştü.
Dörtyol grubu başarmıştı.
Herkesin kalbine dokunmuşlardı.
Gece, gözlerinden süzülen yaşları sildi. İki yanında elini uzatan Can ve Ömür’ün ellerini tuttu.
Birlikte selam verdiler.
Gülümsüyorlardı.
Ve ilk kez Gece … gerçekten mutlu olduğu şeyi yaptı.
Bölüm sonu
Müzikle kalın...
Bölüm etkileşimi
