Dün kadar uzak kitap kapağı

1. bölüm / 2

Dün kadar uzak

1.bölüm

Vaveyla Yazarı: Geceye Yazar

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: 1.bölüm

O gün yatağımdan kalktım okul kıyafetlerimi giyinip aşağı indim annemi öptüm ve el salladım babam beni okula bıraktı bir yanım gönderme diyodu okulun önüne geldiğimizde dalmışım o sese nereden geldi neden geldi gelirdi arada bişiler sonra kotü şeyler babam belime kadar uzanan kumral saçlarımı okşadı biliyordu benim saç rengimi sevmediğimi herkez sap sarı saçlar mas mavi gözler ben kara kaşlıkara gözlüydüm ama babam... Babam çok severdi saçlarımı da gözlerimide "tam bir Türk" dedi gururlu bir sesle her zaman derdi annemin yanında söyleyince annem çok kızardı o bir Rus derdi babam hehe der geçerdi
"Annem Rus diyo ama"
"Ne bakıyosun annene"
Dedi hazır bir cevapla arabadan inerken gülümsedim karşılık verdi kapıyı kapatıp arabadan indim "gittimi" Rusça konuşmuştu Rusça cevap verdim "seni ilgilendirmez"
"Hadi yaa" Üzülmüş gibi numara yapıyodu "of çekil" dedim elimin tersiyle onu kenarıya iterek "ama canımm" neye uğradığımı şaşırdım
"Kes" Dedim kükredim "oo tavşan aslan olmuş"
"Sadece sana o aslan var geri zekalı"
diye söylene söylene merdivenlerden yukarı çıktım sadece yürüyüp o lanet sınıfa girmek istemiştim bir anda sanki bir duvar gibi bir şeye çarptım gibi diyorum çünkü benim boyunun bilmem kaç katı bir çocuk vardı karşımda Türkçe bir küfür etti "ne diyosun be mal"
Öfkeli ve şaşkın bakışları altında ağzını açtı "Türk müsün"
"Sanane"
Derin bir iç çekti ve "anlaşıldı türksün belli" kümseyici bir gülüş attım "nerden belli" " İnadından" diyip yanımdan geçip gitti siyah dağınık saçları mas mavi gözleri vardı banada uzundu bir an ağzım açık arkasından baka kaldım ama bir anda kendime geldim derse girdim geç kalmıştım ama girdim içeri dersten çıktım telefonum çaldı halamdı beni neden arıyoduki çok birbirimizi tanımazdık o yüzden bir duraksadım kapandı tekrara ve tekrar aradı açtım "alo" "bebeğim neredesin" " okul" "tamamdır geliyorum" dedi telefonu kapatarak o Türkiyede değilmiydi anlam veremedim en fazla on dakika içinde yanımda siyah bir araç durdu çok lüks görünüyordu halam inip bana sarıldı "merhaba" dedim yabancı şaşırmış azcıkta korkmuştum "ah bebeğim" "iyimisin" "annen ve baban" "ne oldu" "öldü" bu neydi şimdi şaka felanmı haha şakaysa komikmiş ya hah olmazdı benim benim babam benim babam ölemezdi annem annem hele hiç bir şekilde ölemezdi o dünyadaki en güçlü kadındı o benim annemdi babam o annemi korurdu yok ya halamın oyunlarından biri bu gene halam bizi sevmiyo anneme de zaten hep gevur derdi o yüzden yalandı çok belli bu düşünceler içinde ölüme yer vermemiştim ama bunları düşünürken ölümün hak olduğunuda unutuyodum "yalan söyleme" dedim piskopatça soğuk duygusuz ama gülünç bir yalandı belli bariz "alex"
kanı donmuştu "yok hayır ". O gece yi hastanede geçirdim ertesi gün cenaze vardı gittim annemi ve babamı toprağa koydum ikiside Müslümandı cenaze sen sonraki sabah Türkiyeye gittik ilk uçakla halamın evine baş sağlığı için gelen insanlar canımı çok acıtıyordu odama kapanmış telefonuma bile bakmıyor sadece boş tavana bakan gözlerim ağlamaktan kan çanağı olmuştu çok mesaj sesi vardı ama bu sefer ki mesaj sesi biraz fazla yüksekti elime alıp baktım yaren dendi mesaj da bir fotoğraf vardı ares sevgilim ve Diana en yakın arkadaşım ve bunu bana atan dianaydı sevgilimle öp üşüyordu ve altına "artık iki sevgilim var bebeğim biri benim diğeride benim ama senin eskin he bide alex çok güzel bir şey yapmış duyunca sevinçten havaya uçtum bebiş neyse görüşürüz bebeğim hatta bebeklerim çağrıyo"
Rusça yazmıştı nefesim durdu alex te onun sevgilisiydi sürtük diye içimden geçirdim halam o anda odaya girdi "bebeğim bir mektubun var annen ve babandan" hiç bişi demeden elinden aldım kafamı salladım odadan çıktı üzerinde
"Annen ve babandan"
Yazıyodu açtım okumaya başladım
"Güzel kızım bizim bulaştığımız bir kaç iş var illegal sen doğunca biraktık ama o bizi birakmadı her an ensemize bir el uzanıp bizi çeker kısaca ölümümüz her an olabilir ama huzur içinde değil neyse bizi bırakalım halandan aldın demi mektubu demekki biz öldük seni hep seviyoruz bebeğim hani küçükken sana anlattığım bir hikaye onu hatırla kural varya o işte babacım bizi özlersen içinden söyle olurmu özlem o zaman biter neyse bebeğim bu aşşağılık lar çok acımasız halan seni koruyamaz şu anda kimseye güvenemezsin aşağıdaki konuma git ve kara yı bul adımı söyle babacım kızım olduğunu tamammı seviyorum küçük aşkoşum" göz yaşlarım yanağımdan süzüldü o hikayeyi içimden söyledim ve göz yaşlarımı elimin tersiyle sildim halam odayı bana hazırlatmıştı dolapta çeşitli elbiseler ve kıyafetler vardı bir eşofman takımı giyindim makyaj masasının önüne geçip makyaj yaptım halam girdi içeriye "kara seni misafir edicek tüm kıyafetleri şu valize koy" hala büyük bir valiz verdi pembeydi "karayı nerden tanıyorsunuz" "Eski eşim " sorgular şekilde ona baktım ve "tamam" diyerek makyaj yapmaya devam ettim saçım için halam yardım etdicekti ama bırakmadım saçımı dağınık bir topuz yaptım dolabı açtım 6 eşofman 3 tişört 1elbise almıştımki halam eline birkaç elbise, kıyafet,ayakkabı koydu kapattı aşağıya indim veda etmeden evden çıktım bir taksiye bindim konumu gösterince "Arif'in kızımısın"
"evet" kafasıyla onayladı yarım saat sonra oradaydık benden ücret almadı "kara en üst kattadır"
"sağol" dedim Taksim'den inerken otel gibiydi içeriye girdim ve o anda bir kadın karanın odasını gösterdi yaşlı bir adamdı bir gözü yoktu soğuk bir insan gibi duruyordu ardından odada bir sessizlik oldu
"Kimsin"
"Arif'in kızı"
yaşlı adamın yüzü yumuşadı ağlayacak gibi oldu bir anda yerinden kalkıp bana sarıldı
"Ah kızım başımız saolsun"
kafamda onaylar şekilde bişiler yaptım ardından
"Seni burada çok iyi ağırlayamam babana söz verdim. Azi! "
diye seslendi içeriye bir adam girdi çok uzundu ama bir dakika bu bu...
"Benimi takip ediyosun inatçı"
"Seninle bi işim yok"
"Birbirinizi nerden tanıyosunuz"
dedi yaşlı adam sorgulayarak
"Rusya'daki okul görevinde merdivende çarpıştık a bi saniye arif amcanın... "
"Arifin kızı ona göre davran azı"
kafasıyla onay verdi ve ilerledi elimdeki valizle onun peşinden gidiyodum daha ne gelicek başıma acaba merak etmiyorum ama önceden bi pişman felan bişiler yapım en azından "adın azimi"
"alaz çok soru sorucaksın gibi görünüyo karına"
"Şaşırmıyorum artık"
umursamaz bir ses tonuyla önce omuz silkti "iyi" dedi yürümeye devam ederken çıkış kapısının önıünde durdu birisini aradı benim oraya gideceğimi söyledi çıktık bir arabaya bindim valizimi arkaya koydu abiye bir şeyler söyledi ve bana bir telefon uzattı "bu telefon artık senin yeni telefonun diğerini ver bana"
"Hayır"
elimde duran telefonu çekip aldı ve o telefonu verdi
"Hey! "
"Elzem diye Kayıtlı bir numara var zaten evde şu an sadece elzem var kanka olursunuz hadi görüşürüz"
dedi araba ilerlerken sinirliydim en azından telefonumun şifresi vardı açamazdı ama neden aldıki of salak. Ben bunları düşünürken gelmiştik bile evdin önünde iki kız vardı biri benimle aynı yaşlarda duruyordu diğeride on bir ön iki yaşlarında duruyordu arabadan indim yanlarına gidip kendimi tanıttım ve elzem denen kız bana sarıldı "başın sağolsun" "Teşekkürler" elini uzattı "ben elzem" yanındaki kızda onu taklit ederek elini uzattı tatlı ve ince çıkan sesiyle "ben de Lavin" önce elzemin sonra mavinin elini sıktım "karına" içeriye geçtik "ne içersin canım kahve çay milkşek" milkşeki duyunca Lavin "pembemi" dedi masum gözlerle elzem güldü "istersen oda olur tamam vercem bekle sen ne içersin bebişim"
düşünmeden "sana ayak uydururum"
"peki o zaman çay" gülümsedim ve "tamam" dedim. Çayları içtik biraz birbirimize hayatımızdan bahsettik bu evde üç kız dört erkek varmış tanışırsınız dedi o anda anahtar kilidi tık etti içeriye kısa boylu uzun kumral saçlarıyla bir kız girdi yorgun olduğu her halinden belli oluyordu Lavin ayağa fırlayıp "yaren ablaa" diye o kıza sarıldı kızım sarılmasının sonrasında kızın tüm yorgunluğu gitmiş gibi gözüküyordu gözleri beni bulunca yanıma geldi "arif amcanın kızımısın" dedi hafif titrek bir sesle "evet" dedim bu çümleyi bu gün daha kaç kez duya bilirdimki kafasıyla onayladı bir iç çekti "başın sağolsun neyse ben yaren" dedi elini uzatarak "kalina" gülümsedi yanımdaki koltuğa oturdu Lavin de onun yanına oturdu yarım saat sonra muhabbetin tam ortasında kapı gene açıldı bu sefer alaz ve bir adam içeriye girdi alaz daha uzundu o adamdan ak yaz birisiydi "hoş geldiniz" dedi Lavin heycanla "abilere sarılmak yokmu" dedi alaz Lavin yarene sarılıp kafasını olumsuz yönde salladı "ayıp" dedi bozulmuş ama taklit yapar şekilde "hoş geldin karın başın sağolsun ben ateş" dedi elini uzatarak elini sıkarken "bende karina sağol"
dedim ve elini bıraktım "evren nerde" diye sordu kara
"Uzayda" diye cevap verdi Lavin "uzay değil abi uzay abi " diye kükredi ateş "ııı hayır uzayım"
"lan! " lavinin onu sinirlendirmek için yeptığını sanmıştım ama gayette cittiydi "hatta" diye devam etti Lavin "hatta aşkımm" "Lavin! " diye kükremişti ateş "aramızda iki yaş var abi abartma" herkes ağzı açık ikiliyi dinliyordu Lavin tam bir ergen gibi hareketleri abartıyodu konuşurken o anda kapı açıldı kapıyı açtı "nerdeydin lan sen! " diye kükrediler ateş ve alaz aynı anda kafasıyla seyirci selamlar gibi içeriyi selamlayıp kapının önündeki lavinin çizdiğini tahmin ettiğim bir tavşan resmine "görüşürüz bal" dedi ve seri bir şekilde kapıyı kapattı "yaa abi gel buraya uzay bişi dedimi benim hakkımda! " diye bağırdı alaz ve ateş ikiz gibi kapıya dönem kafalarını lavine uzattılar "aa bizim uyku saatimiz demi ballarım hadi karin sanada odanı göstereyim" başımla onayladım merdivenlerden çıkarken elzem bir anda "artık evin dördüncü kızı sensin" dedi neşeli ve hevesli bir sesle gülümseyerek "sanırım biraz öyle oldu" demiş bulundum odamıza çıktık elzem ve ben aynı odada kalacaktık hemen yanımızda Lavin ve yaren yatıyordu diyer odalarıda alaz,ateş,evren ve karan paylaşıyormuş odaya geçip yatağın üzerine oturdum "he karan kim" "o şu anda görevde annen ve babanın eskiden yaptıkları gibi" "hı iyiymiş" dedim sakince "lakap" anlamaz gözlerim elzeme dönmüştü "herkesin bir lakabı var sanada lazım"
"Hı ne gibi"
"Bak mesela benimkisi nadir yaren raponzel Lavin minnak kara kaçık ateş kıvılcım alaz küp ve evren. "
"evren demişken aşağıda kaldı o"
dedim elzemin sözünü keserek
"maviye bişi olmaz"
"Lakabı mavi demi" "evet öyle"
dedi sırıtarak "çok uykum var uyusak olurmu" dedim uyku akan gözlerimle ap açık olan gözlerine baktım "ben bu saatte uyumuyorum güzellim sen uyu iyi geceler" "sanada" dedim gülümseyerek Rusya'dan geldiğimizden beri uyumamıştım kafamı yatağa koymadan uyuya kalmıştım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

15okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18