9. bölüm · Dük Cruel'in Anıları

[Yeniden Doğuş] Hediye

Merisell Mori

Rüzgâr sertleşti.

Malikane de Ron pencerenin önünde durmuş, uzak ormana bakıyordu. Gözleri karanlığın içini delmeye çalışır gibiydi. Ron'un yüzündeki çizgiler derinleşti. Cruel'in çocukluğunu, avluda tek başına kılıç sallayışını, her başarısızlıkta dişlerini sıkarak tekrar ayağa kalkışını hatırladı.

Cael'in bakışları ciddileşti. Ron hafifçe başını çevirdi. Siyah gözleri keskin ama yorgundu.

Gece yarısına doğru Cruel geri döndü, üzerindeki soğuk hava hâlâ dağılmamıştı. Hizmetkârlar yolundan çekildi. Kimse göz göze gelmeye cesaret edemedi.

Koridorun sonunda Ed duruyordu, elinde o siyah kılıç. İkisi birkaç adım önce durdu. Sessizlik ağırdı ama bu kez kaçamak değildi, Ed kılıcı hafifçe kaldırdı.

"Bunu... kabul ediyorum."Cruel'in bakışları kılıçtan kardeşinin yüzüne kaydı. "Beğenmediysen geri alabilirim." dedi Cruel. "Saçmalama," dedi Ed, sert ama içten bir tonla. "Bu benim stilime göre yapılmış."

"Öyledir." Kısa bir sessizlik, Ed derin bir nefes aldı. Cruel'in gözlerinde bir anlık dalgalanma oldu. Farkına varmış gibiydi.

"Abi." Bu kelime bu kez daha sağlamdı, Cruel dönmek üzereydi ki Ed devam etti: "Yanında olacağım."Adımlar durdu. Cruel Starve'nin duyguları ile anıları bağdaştı. Cruel arkasını dönmedi ama omuzları hafifçe gerildi.

"Yanımda durmak kolay değil, Ed." Cruel bunu akın eden anılara dayanarak söyledi. "Zaten kolay bir hayatımız olmadı."

Bu kez Cruel yavaşça başını çevirdi. Ay ışığı ikisinin arasına düşüyordu. aralarındaki gerilim çözülmemişti ama ilk kez kopmamıştı da.

Koridorun ucunda Ron sessizce izliyordu. Dudaklarının kenarında belli belirsiz bir kıvrım vardı.

Aralarındaki o boğucu atmosfer yerini sessiz bir sakinliğe bırakırken, bu değişikliğin hissedilmemesi imkânsızdı.

"Onları korurum," diye kendine hatırlatıyordu Cruel. Eski Cruel'in anıları; sadece görüntülerden ibaret kalmıyor, duygular ve hislerle harmanlanarak zihnini kaplamaya başlıyordu. Fark etmese de eski hayatında Grek olarak yaşadıklarını yavaş yavaş unutuyordu; önce kendi sesini, sonra yüzünü ve dahası.

Artık tamamen Cruel olarak hayata başlayacaktı. Korkusuzca ve bu sefer özlemini çektiği şeyleri koruyarak ilerleyecekti. Kendinden ve hayatından emin olacaktı.

Çok vakit geçmemişti; yeni hedefini alnına kazımışçasına kararlılıkla yanan keskin safkan sarı gözleriyle, kılıcı kısa sürede tekrar kavradı. Eski Cruel'in bedeni adeta işlenmiş bir elmastı. Uyku da olduğu dönemde güç kaybetmiş olsa bile sağlam vücudu elinde kılıç tutma hissiyatını unutmamıştı.

Fış!

Cruel, havayı delercesine kılıç dansını yaparken birlikteki şövalyeler gözlerini ondan alamadı. Estetik olduğu kadar sert olan bu savuruşlar, bir hayatın ağırlığını ve yeni bir başlangıcı temsil edecek kadar görkemliydi.

Cael, nefesi kesilmiş bir şekilde onu izliyordu. Dansın bittiği bile fark edilmemişti. Ron, yüzünde Cruel'in artık alıştığı o ifadeyle yaklaştı. "Uzun zaman geçmesine rağmen harikasınız Efendi Cruel" derken, Cruel değişen bakışlarıyla onu süzdü.

"Hâlâ en iyi halimde değilim ama idare eder." dedi, sanki bu durum çok önemsizmiş gibi.

"İdare eder, ha?" Ron bu düşüncesini dışa vurmadı tabii ki. Efendisinin yeniden değişimine tanık olurken, sahte gülüşü yerini daha gerçek bir gülümsemeye bıraktı; göz kenarlarındaki kırışıklıklar kendini belli ediyordu.

-------------------------------------------------
Ron candır gerisi yalandır
Tiktok Meriiselly