1. bölüm / 3
DÖNENCEGİRİŞ
Bölümler 3Şu an: GİRİŞ
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hayat aile kardeş aşk iş hangisi hayata yön verir? Değer verdiğimiz kişiler mi kabul gördüğümüz yer mi? Değer veren ama kabul görmeyen sevilen ama kıymeti bilinmeyen hayatı zorluklarla geçmiş düşmüş kalkmış iki aşık genç. Teğmen Alzem ve yüzbaşı Alper sevmiş sevilmiş ama yarım kalmış silmiş ama unutamamış kalp kırıklarıyla yaşamaya çalışan kendisini vatanına milletine adamış iki asker.
Alzem Tunalı
13.07.2025
Saat 07.00 Teğmen Alzem her sabah ki gibi üniformalarını giyip hazırlanmıştı. arabasına binip karargaha geçti nöbetçi askere kimliğini gösterip selam verdikten sonra odasına gitti. bugün onun için önemli bi gündü geçen hafta çıktığı operasyonda şehit olan 2 askerinin yerine yeni kişiler ve timlerine bir yüzbaşı gelecekti
⚠️06.07.2025
operasyon günü Alzem den…
sonunda çıktığımız 10 günlük operasyonu bitirmiş bölgede yaptığımız arama tarama faaliyetleri sonucu her yerde kırmızı kodla deli gibi aradığımız Eşran kod adlı teröriste bi darbe daha vurup sağ kolu Ensarı yakalamıştık. Adam resmen bizimle köşe kapmaca oynuyodu ki sanırım melihte böyle düşünüyo olacak şuan eşrana bi güzel sövmekle meşguldü.
-melih”kodumun salağı ya, herifin bombalamadığımız kampı kalmadı hala dağ bayır kaçıyo hayır mal yakalayıp o kaçırdığın bütün roketatarları götüne sokcam o olcak” diye sinirle konuşuyordu. hepimiz melihin bu serzenişine gülerken Yekta da onla alay etme fırsatını kaçırmıyordu.-yekta”dimi keskinim ya biz niye dağ bayır adamı yakalamak için uğraşalım işimiz ne ki oğlum ararız iki dakkada teslim olur zaten” diyip timle beraber kahkahayı basmıştı.
Onların bu halini yüzümde ufak bi tebessümle izliyodum hepimiz çok yorgun ve fazlasıyla leş bi durumdaydık. Operasyonu sorunsuz bi şekilde halletmemizin sonucunda hepimizin üzerinde bi rahatlık vardı, hep beraber oturmuş bizi almaya gelen helikopteri beklerken sohbet edip telefonun çekip çekmediğini kontrol ediyoduk malum uzun bi operasyon sonrasında hepimiz sevdiklerimizin sesini duymak istiyorduk.
Biz Hazan ile beraber kafalarımızı birbirimize yaslamış bu dağ ayılarının arasında ne yaptığımızı da sorguluyorduk tabiki… derken bi anda gelen kurşun sesiyle beraber hepimiz afallamıştık “TEMAS! SİPER ALIN” diye bağırmamla kurşun sesleri artmaya ve sonbaharda ağaçtan dökülen yaprak misali üzerimize yağmaya başlamıştı. “SAĞLAMA ALIN KENDİNİZİ, ÇIKMAYIN KAYALIKLARIN ARKASINDAN” diye kükredi yavuz abi. Ortalık 2 dakika içinde mahşer yerine dönmüştü. Kimse kafasını çıkarıpta ortalığa göz gezdiremiyordu.
Resmen gider ayak kim vurduya gidicez diye düşünürken Yankı nın “YEKTA” bağırışıyla sol çaprazıma dönüp yektaya arıyodum ta ki onu bi teröristin üstünde sırtından kanlar akmasına rağmen silahını ondan almaya çalışmasını görene dek. Bizde silah namustu, silahını bırakmak demek canından olmak demekti, vatanı korumaya and içmiş herkesin yanından ayıramayacağı tek gerçeği hem en iyi dostu hem en azılı düşmanı silahıydı. O silah sizi hem korur hemde uçurumun kenarına sürüklerdi)…
….Yankı yankı dayan! diye bağırıp haykırıyordum aç gözlerini konuş benimle hadi -kardeşim kollarımda can verirken bağırmaktan başka hiçbişey yapamıyodum ( Yekta adamla boğuşurken yankı dayanamayıp onlara doğru koşmuş ve yektayı kurtarırken karın boşluğuna gelen mermilerle olduğu yere yığılıp kalmıştı. ) yektada vurulmuştu kafamı çevirip onun başında dikilen yavuz abiyle göz göze geldim “abi” dedim yalvarır gibi kafasını iki yana salladı. gözlerinden yaşlar akarak melih yanıma geldi “tahliye tamamlandı helikopter geliyo komutanım” dedi “tamam sizde toplanın” diyip akmak için direnen gözyaşlarımı tuttum. kısık sesle “şehitlerimizi” yutkunmayı denediğim ama başarılı olamadığım çatallaşmış sesimle tekrardan duyulabilecek şekilde şehitlerimizi hazırlayın yurda dönüyoruz” diyebildim gelen helikoptere binip şehitlerimizi alıp yurda döndük.
Bölüm etkileşimi
