4. bölüm · Dilek yıldızı
BÖLÜM-4
*Dilek yıldızı*
*Bölüm-4*
Şarkı:zor
Okuldan çıktıktan sonra ilk iş Zeynep'ten matematik konusunda yardım almaktı. Zeynep sayısalda çok iyiydi ben ise sözelde böyle olunca birbirimize yardım ediyorduk,bu yüzden ikimizin de notları çok yüksekti,notlarımız yüksek olduğu için konuşmaya pek gerek duymuyorduk çünkü birbirimizin eksik yönlerini tamamlıyorduk.
Şimdi ise evde son ses müzik açmış şarkı söylüyorduk.
*Nehir* : dinle,sakince bitiremedim seni içimde.
*Zeynep* : yaşadığım onca şeyin suçlusu belki de sensin de...
*Nehir* : zor geliyor bazen yaşamak.
*Zeynep* : derdi anam her şeyin elbet bir sonu var.
*Nehir* : sanırım bu yaptığım en büyük yanlış,fazla mı aptalım?
*Zeynep* : zor geliyor bazen yaşamak.
*Nehir* : yaşamak...
Şarkı bittiğinde ikimiz de nefes nefeseydik Zeynep hem gitar çalmış hem söylemişti
Ben ise keman çalarken söylemiştim.
Bunları telefonuma kaydediyordum. Dinlediğim şarkılardan kendi sesimizi duymak için.
Şimdi ise benim zorumla harry potter izliyorduk.
*Nehir* : sirius Black çok iyi yaaaa.
*Zeynep* : Draco'da fena değil.
*Nehir* : aşığım şu sirius'a aşırı yakışıklı.
Demem ile kapıda bir gürültü koptu,tableti yatağa fırlatıp dışarı çıktığımda kapımda kimse yoktu ayrıca görünürde de farklı birşeyler yoktu.
*Nehir* : abi?
*Emir* : efendim Nehir?
*Nehir* : nereden geldi bu ses?
O alt katta ben ise üst katta olduğum için yüksek sesle konuşuyorduk.
*Emir* : bir şey yok ya biz odamda oturuyorduk tunç ile sonra aşağı indik bir baktık tunç telefonunu odada unutmuş telefonunu almak için gitti,gelirken de merdivenlerden düştü mal!
*Nehir* : Tamam ben odama gidiyorum.
*Emir* : Tamam abicim.
*Tunç* : Tamam mı? Merdivenlerden düşmüşüm burada tamam diyorsun!
Omuz silktim.
*Nehir* : benim sorunum mu? Düşmeseydin.
*Tunç* : gelip tutsaydın kızım,ödeşmiş olurduk.
*Emir* : Ne ödeşmesi lan! Tunç benim niye bundan haberim yok?
Gördüğüm kadarıyla tunç zoraki bir gülümseme takındı.
*Tunç* : naneleri yedim ben,yardım et Nehir!
Büyük bir sırıtışla ona baktım.
*Nehir* : naneleri yerken bana mı sordun oğlum?
*Emir* : ya siz benim başıma bela mısınız?
Abimi duymazlıktan geldim ve odaya gittim. Zeynep orada bekliyordu her şeyi duyduğu için anlatmaya gerek duymadım.
*Zeynep* : hadi onları dinleyelim!
*Nehir* : Ben dinlemem.
*Zeynep* : Ben dinlerim ama.
Diyip odadan çıktı ben ise ikimize sandviç yapmak için mutfağa gittim,aradan biraz zaman geçmiş olmalı ki Zeynep'in sessizce odaya çıktığını gördüm ben ise hala malzeme seçmeye çalışıyordum.
*Tunç* : Ne yapıyorsun burada?
Ani korkuyla yerimden sıçradım ve bağırdım
*Nehir* : ANANI!
*Tunç* : annemi karıştırma,ne yapıyorsun burada?
*Nehir* : burada ne yapılır leylek suratlı kazım?
Tunç'un yüzüne kocaman bir sırıtış yayıldı o
*Tunç* : maymun suratlı? Sevgi gösterme anlayışın oldukça farklı.
*Nehir* : Ne geveliyorsun sen ağzında ya? Allah'ım benim sabahki aşığım nerede ya ne güzel mutlu etmişti beni elini sevdiğim.
Tunç'un yüzündeki gülümseme silindi.
*Tunç* : onu mu isterdin ki?
Abimde ne çabuk anlatmış bakla ıslanmasın ağzında.
*Nehir* : yani... genel tercihim beni seven erkeklerden yana istisnalar var tabii ama burada olsaydı fena olmazdı.
Bana öyle bir baktı ki sanki gözleriyle onlarca şey anlatmak istiyormuş gibi,daha sonra konuyu değiştirmeye çalıştı.
*Tunç* : arkadaşına söyle bir daha kapı dinlemesin.
Birlik zamanı iç ses
*Zeynep'i savunma modu açılsın o halde.*
*Nehir* : benim arkadaşımdan sanane seni ne ilgilendirir.?
*Tunç* : beni ne mi ilgilendirir? Beni dinliyor ya hani.
*Nehir* : seni değil abimi dinliyor.
Sinirim bozuldu neden şimdi konu Zeynep'e geliyor acaba ona aşık da o yüzden mi böyle yapıyor?
*Nehir* : bana bak aşık mısın sen Zeynep'e yoksa?
*Eğer öyleyse sizi mutlu etmek için elimden geleni yaparım*
Ya biz?
*Biz buluruz bir şeyler,onlar mutlu olsun yeter.*
Tunç iyice sinirlenmiş sesini yükseltmeye başlamıştı.
*Tunç* : ondan hoşlanmak mı? HAH!
*Nehir* : NE OLAMAZ MI? İNSAN DEĞİL MİSİN SEN? ZEYNEP DE GÜZEL KIZ.
*Tunç* : daha güzel bir kız tanıyorum.
Bunu bana bakarak söylemişti,garip hissettim.
*Nehir* : İYİ! ONA GİT O ZAMAN.
*Tunç* : senden hoşlanıyor olamaz mıyım mesela?
*O sondaki mesela olmasaydı keşke...*
*Nehir* : OLAMAZSIN!
*Tunç* : NEDEN? seni sevemez miyim? HAYIR YANİ DİYELİM ÖYLE.
*Nehir* : maalesef beni daha güzel sevecek biri var, Bay egoist. Sizden daha güzel seven biri olduğu notlarından belli. Acaba kim hı? Sen olmadığın için sorun yok!
*Tunç* : bazen soruları çok uzakta arıyorsunuz bayan kör!
*Nehir* : yürü yürü o tanıdığın güzel kız bekliyordur seni!
*Tunç* : evet bekliyor.
*Lafı biz attık ama her zamanki gibi bizim canımız acıdı.*
Kaybeden hep biziz zaten,boşver alışalım.
*Normalde her şeye ağlıyorduk neden şimdi ağlamıyoruz?*
Belki de o kadar çok acıtmıştır ki gözlerim yerine kalbim ağlıyordur.
*Neye üzüldüğümüzü bilmiyorum*
Bizi sevmediği halde kalbimize ümit eken cümleler yüzünden üzülüyoruz.hayatta böyle değil mi zaten? Boş hayaller verir. Olacak şeyler vardır olmayacak şeyler vardır,genelde en olmayacak şeyi isteriz olmayacağını bile bile peşinden koşar en ufak şeyi değerlendiririz bu da kalbimize ümit tohumları eker bir süre sonra sulayacak bir suyumuz kalmaz ve o fidan kurur gider,boş bir hayal olarak kalır...
*Bölüm sonu*
