Derdim kitap kapağı

4. bölüm / 4

Derdim

Bölüm4”Kırgınlık”

Vaveyla Yazarı: cey cey

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: Bölüm4”Kırgınlık”

Bölümü okurken dinleyebileceğiniz şarkı:
•Nouvelle Vague,Camille-In a Manner of Speaking

Emir gittikten sonra bir sessizlik oldu masada.
Ne Sena ne de Egemen konuştu bir süre.
Kafenin arkasında çalan yumuşak müzik bile garip bir şekilde kulağıma uzak geliyordu.
Boğazımda bir düğüm, içimde ise açıklayamadığım bir ağırlık vardı.

Sena biraz çekinerek,
— Biraz sert davrandı sanki, dedi.
Egemen omzunu silkti, ama yüzünde belli belirsiz bir kırgınlık vardı.
— Bilmiyorum, eskiden böyle değildi Emir. Sanki her şey yarış gibi onun için.

Onun sesi bir an sustuğunda gözleri bana döndü.
— Belki de seni korumak istiyor, dedim istemsizce.
Egemen başını hafif eğip gülümsedi.
— Ya da belki seni kıskanıyor, dedi ve gözlerimi yine yakaladı.

Bir şey söylemek istedim ama dilim dönmedi.
Kalbim bir anlığına hızlandı.
O gülüş, o ses tonu… hepsi birbirine karışmıştı.
Kendimi bir anda Sena’nın sesinde buldum.

— Melisa, dalıp gittin gene.
— Hı? Yok, şey… sadece yorgunum dedim.

Sena tatlısını bitirip sandalyesini geriye itti.
— Ben kalkıyorum, annem aramış az önce. Siz gelir misiniz sonra?
Egemen,
— Ben bırakırım seni, hem Melisa’yı da bırakayım, zaten aynı yön, dedi.

— Gerek yok gerçekten! dedim hemen ama artık Sena “süper olur” deyip çoktan montunu giymişti bile.

Kafeden çıktığımızda hava baya soğumuştu.
Sokak lambaları yanmıştı, etraf sessizdi.
Arabaya bindik.
Sena önde oturdu, ben arkada tek başıma kaldım.
Camdan dışarı baktım; sokak ışıkları birbirine karışıyor, yağmur yeni başlamıştı.
O damlaların cama vuruşu sanki içimdeki karmaşayı anlatıyordu.

Egemen radyoyu açtı, hafif bir şarkı çalmaya başladı.
Sena hemen lafa girdi:
— Bu şarkıyı çok severim!
Egemen güldü.
— Ben de.

Ben bir şey demedim.
Sadece ellerimi kucağımda kenetledim.
Birkaç dakika sonra Sena’nın evi geldi. Egemen arabayı durdurdu.
— Görüşürüz, Melisa, dedi Sena gülerek,
— Ama sen bana mesaj atacaksın, tamam mı?
— Tamam, dedim gülümseyip.

Kapı kapanınca arabada sadece Egemen ve ben kalmıştık.
Bir sessizlik oldu.
Motor sesi dışında hiçbir şey yoktu.

Egemen aynadan bana baktı.
— Neden sustun sen bugün?
— Yorgunum, biraz da kafam karışık sanırım.
— Emir yüzünden mi?
O an gözlerimi kaçırdım.
— Hayır… sadece her şey biraz fazla hızlı oldu.

Egemen derin bir nefes aldı, sonra arabayı kenara çekti.
Yağmur biraz daha hızlanmıştı. Camlardan dışarıda parlayan ışıklar görünüyordu.
Bana dönüp gülümsedi.
— Bak, ben bir şeyleri karıştırmak istemem. Ama seni sevdim Melisa. Yani… konuşmanı, mimiklerini, o doğal halini.
— Biz daha yeni tanıştık, dedim fısıltıyla.
— Biliyorum, ama bazı şeyleri anlamak için zamana gerek yok.

Sözleri havada asılı kaldı.
Ne diyeceğimi bilemedim.
Kalbim deli gibi atıyordu ama dilim dönmüyordu.

— Eve bırakayım mı seni?
— Evet… lütfen.

Yol boyunca kimse konuşmadı.
Sadece yağmur sesi vardı.
Arabadan indiğimde hava serin, kalbim sıcak ama kafam karışıktı.
Egemen “İyi geceler” dediğinde sadece başımı sallayabildim.
O gitti.

Ben kapının önünde kaldım bir süre.
Avuçlarım hâlâ ısınmamıştı, ama içimde bambaşka bir sıcaklık vardı.
Kendime kızmak istiyordum ama aynı zamanda gülümsemekten de alıkoyamıyordum.

Kapının gıcırtısıyla içeri girdim.
Ev sessizdi.
Sanki dışarıdaki yağmur bile bu sessizliğe saygı gösteriyordu.
Ayakkabılarımı çıkarıp salona geçtim, çantamı koltuğun kenarına bıraktım.
Telefonum cebimde titreşti, ama bakmadım.
Bir derin nefes aldım, o gün yaşadıklarım bir film gibi gözümün önünden geçti.

Egemen’in o gülüşü…
Bana söylediği “seni sevdim” cümlesi…
Ve Emir’in giderkenki o yüz ifadesi.

Kafamda yankılanıp duruyordu.
Bir yandan kalbim sanki göğsümden çıkacak gibiydi,
bir yandan da içimde kocaman bir suçluluk hissi büyüyordu.

Kendimi kanepeye attım.
Tavana baktım, sessizce.
“Ne yapıyorum ben?” dedim kendi kendime.
Daha dün Emir’le gülüyordum, şimdi başka biri kalbimi karıştırmıştı.
Ama Emir’in bakışı… o kırgın hali…
Sanki içime kazınmış gibiydi.

Telefonum tekrar titredi.
Elimi uzattım, ekran parladı.
“Emir” yazıyordu.
Parmaklarım bir an durdu.
Açmasam mı diye düşündüm ama dayanamadım.Bir kere aramış ve açmadığımda yazmıştı.
Mesajda sadece bir cümle vardı:

‘eve vardın mı?’

Boğazım düğümlendi.
Kısa, basit bir mesajdı ama içinde yüzlerce duygu gizliydi.
“Evet, vardım. Sen?” diye yazdım.

Cevap hemen geldi:

‘Vardım.Bugün için kusura bakma.’

Bir süre yazı yazıp sildim, sonra sadece

‘Sorun değil Emir, gerçekten.’

Yazabildim.
Ama sorun yok değildi.

Bunu ikimiz de biliyorduk.

Telefonu bırakıp yüzümü yastığa gömdüm.
Gözlerimi kapattığımda, Egemen’in sesi yankılandı kulağımda:
“Bazı şeyleri anlamak için zamana gerek yok.”

Peki ben ne hissediyordum?
Gerçekten hoşlanmış mıydım ondan, yoksa sadece ilgisi hoşuma mı gitmişti?
Yoksa Emir’e karşı hissettiklerim, farkında olmadan daha derin miydi?

Bu düşüncelerle boğuşurken uyuyakalmışım.
Rüyamda yine okuldaydım.
Egemen bana gülümsüyor, Emir ise uzaktan bakıyordu.
İkisi de bir şey söylemiyordu ama gözleriyle konuşuyorlardı sanki.
Ben aralarında kalmıştım, hareket edemiyordum.

Sabah alarm çaldığında kalbim hızla atıyordu.
Bir an nerede olduğumu anlamadım.
Telefonu elime aldım.
Ekranda bir bildirim vardı:

Emir: “Bugün konuşabilir miyiz?”

Bir anda içimde bir şeyler sıkıştı.
Belki de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.

Hemen odama gittim ve halima baktım rimelim akmış makyajım kalmamıştı yüzümde saçlarım berbat haldeydi.Ne yapıcaktım şimdi ya.Hemen gidip bir duşa girme kararı aldım okula geç kalıcaktım belkide öğleden sonra giderdim.Sıcak bir duş çok da fena gelmezdi şuan o yüzden suyu açtım ve ısınmasını bekledim.Duşlarım uzun sürerdi bir güzel rahatladım pembe bornozumu giyip saçımı havluladım.Bütün yük sanki üzerimden gitmişti çok rahatlamıştım.Serum sürüp banyodan çıkmak için kapıya yöneldim çıktığımda salonda oturan Emir’i gördüm.Salondan banyo görünebiliyordu.Kapı sesine o da bana baktı.Göz göze geldik ve o anın utancıyla odama koştum hemen üzerimi giyindim ve saçlarımı taradım.Sonra kurutma makinesini elime alıp salona doğru gittim.Kızgın bir şekilde Emir’e baktım.İki elini havaya kaldırarak

Emir-Annen içeri aldı benim suçum yok

dedi.Annemin yanına giderken “annee of ya” dedim.Annem gülüyordu.

Annem-Nolucak kızım siz uzun zamandır arkadaşsınız sonuçta.

-Ne alaka anne ya of

Emir gülüyordu.İçim biraz da olsun rahatlamıştı çünkü onun üzülmesini istemiyordum ona yardımcı olmak istiyordum.Kurutma makinesini takıp hemen saçlarımı kurutmaya başladım saçlarım kendi rengine dönmeye başlamıştı.Emir de beni izliyordu.Farkettiğimde dil çıkartıp güldüm.Beklemiyordu ve kahlaha attı.Annem de diğer kanepeye oturup Emirle konuşmaya başladı tabi kurutma makinesinden ne kadar duyulabilirdi ki.Saçlarım kuruduktan sonra odama gittim ve bakım ürünlerimi sürdüm.Glossumu sürüp odamdan çıktım.Hazırımm.

Emir-Saat 9 oldu fare okula geç kaldık
-Nee 9 mu
Emir-Evet
-Ya ben kanepede uyuyakalmışım da o yüzden duşa
Emir-Sorun değil öğleden sonra gideriz.Ondan önce istersen güzel bir kahvaltı etmeye gideriz ne dersin?

-Düşünmem lazım dün çekip gittin beni tek bıraktın kolay kurtulamazsın.
dedim ve gittim yanına oturdum.

Annem-Kızım ben alışverişe gidiyorum bir şey istiyor musun?

-Yok anne sağol bizde çıkarız zaten birazdan

Annem-Tamam kızım

-Görüşürüz anne

Annem-Görüşürüz kızımm

dedi ve yanağıma öpücük kondurdu.

Annem-Görüşürüz Emir annene selam söyle

Emir-Tamam abla söylerim

dedi ve gitti annem .Evde ikimiz kalmıştık annem gittiği gibi bana döndü ve elimi tuttu.

Emir-Özür dilerim beni affet

-Sorun değill seni anlıyorum

Emir-Çok arada kalıyorsun biliyorum çok özür dilerim

-Dilemene gerek yok Emir hepimiz zor dönemlerden geçebiliyoruz.

Emir bir süre sessiz kaldı, elini hâlâ elimde tutuyordu.
Sanki binlerce şey söylemek istiyor ama hiçbirini toparlayamıyordu.
Gözlerinde o tanıdık ifade vardı — bir yandan üzgün, bir yandan da sanki rahatlamış gibi.

— Ben dün gerçekten… ne yaptığımı bilmiyordum Melisa, dedi.
— Sadece seni görünce, o Egemen’le olan hâlin… ne bileyim, içim sıkıştı.
— Kıskandın yani? dedim gülümseyerek ama sesimde istemsiz bir titreme vardı.

Emir gözlerini kaçırdı, gülümsedi.
— Belki biraz. Ama asıl kızdığım şey, kendime. Seni o şekilde bırakmamam gerekiyordu.

Bir an durdu, sonra bana doğru eğildi.
— Sen benim için çok değerlisin Melisa. Belki bunu doğru düzgün hiç söylemedim ama sensiz bir gün bile garip geliyor.

Kalbim bir anda hızlandı.
Söyledikleri içimde yankılanıyordu, ama o kadar karışık hissediyordum ki…
Bir yanım bu anın tadını çıkarmak isterken, diğer yanım Egemen’in dün geceki sözlerini hatırlıyordu.
“Bazı şeyleri anlamak için zamana gerek yok.”

— Emir… ben de seni önemsiyorum, dedim yavaşça.
— Ama şu anda her şey çok karışık. Sadece biraz zaman istiyorum, olur mu?

Emir başını salladı.
— Tamam. Zaman istiyorsan, sana veririm. Ama bir şey bilmeni istiyorum… ben buradayım. Her zaman.

Yine o sıcak, tanıdık gülümseyişiyle baktı bana.
O an içimde bir huzur yayıldı.
Ne olursa olsun, Emir’in samimiyetini hissediyordum.

Kahvaltıya gitme teklifini kabul ettim sonunda.
Beraber dışarı çıktık. Hava serindi ama güneş yeni doğuyordu; sokaklar sessiz, neredeyse huzurluydu.
Köşe başındaki her zamanki küçük kafeye girdik.
Dün geceki karmaşadan sonra, bu sakinlik iyi gelmişti.

Masaya oturduk, abla siparişleri aldıktan sonra bir sessizlik oldu.
Ama bu sessizlik artık rahatsız edici değildi.
Emir çayını karıştırırken, göz ucuyla bana baktı.
— Bu sabah seni böyle görmek güzel. Sanki eskisi gibiyiz biraz.
— Belki de öyleyizdir, dedim gülerek.

O da gülümsedi.
Bir süre sadece konuştuk; okuldan, saçma sapan şeylerden, hatta Sena’dan bile.
Ama konuşurken bile fark ediyordum ki… Emir’in her cümlesi sanki beni yeniden tanımaya çalışır gibiydi.

Kahvaltı bitince dışarı çıktık.
Ben montumu iliklerken Emir, motoruna yaslandı.
— Bugün okula gitmek istemiyorsan, seni bir yere götürebilirim, dedi gizemli bir gülümsemeyle.
— Nereye mesela?
— Sürpriz.

Bir an düşündüm. Belki de gerçekten ihtiyacım olan şey buydu: biraz uzaklaşmak.
Başımı salladım.
— Tamam, sür bakalım nereye götüreceksin.

Motora bindik. Radyoda yumuşak bir şarkı çalıyordu, tıpkı dün geceki gibi.
Ama bu kez içimdeki his farklıydı.
Ne olursa olsun, Emir’le aramızdaki bağ hâlâ oradaydı.
Belki biraz yıpranmıştı, ama kopmamıştı.

Yolda giderken, Emir birden sağa kırdı, sahil yoluna girdi.
Deniz kenarında kimse yoktu.
Motoru durdurdu, sessizce indi.
Ben de arkasından çıktım.
Rüzgar saçlarımızı savuruyordu, denizin sesi karışıyordu o sabahın serinliğine.

— Burası benim kafamı topladığım yer, dedi Emir.
— Ne zaman kötü hissetsem buraya gelirim.

Birlikte sessizce denize baktık.
Bir şey dememize gerek yoktu.
Sanki dalgalar konuşuyordu bizim yerimize.

Ve o an fark ettim:
Her ne kadar kafam karışık olsa da, Emir’in yanındayken bir şekilde huzurluydum.
Belki bu, her şeyin başlangıcıydı yeniden.
Ya da belki, kararsızlığın tam ortasındaki bir nefesti sadece.

Ama o anın güzelliğini bozmaya hiç niyetim yoktu.

Bir dahaki bölüm 2 gün sonra gelebilir sınavlarım var en kısa sürede atmaya çalışacağım iyi okumalar🫶🏻

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 1beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18