4. bölüm / 4
Değişim4. Bölüm
Bölümler 4Şu an: 4. Bölüm
- 1 1. Bölüm1.046 kelime
- 2 2.Bölüm1.144 kelime
- 3 3.bölüm1.043 kelime
- 4 4. Bölüm1.130 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yine bir kâbusun etkisiyle çığlık atarak uyanmıştım. Gözümü araladığımda başımda dikilen bir doktor gördüm. Hastanede miydim? Doktor uyandığımı görünce beni muayene etmeye başladı ve durumum hakkında bilgi verip gitmişti. Etrafa göz atmaya başladığımda hastanede olmadığımı anladım, hastane odasına çevrilmiş bir yatak odasındaydım.
“ Kimin evindeydim ben?” en son olanları hatırlamaya çalıştım, mezarlıktaydım, sırtımdan vurulmuştum sonra Akay gelmişti. Akay mı gelmişti onun orada ne işi vardı, beni mi takip ediyordu?
O zaman ben şuan Akay’ın evinde miydim? Kapı tıklama sesi geldi ve içeriye Akay girdi. “ Nasılsın? Doktorlar ameliyatın iyi geçtiğini söylediler.”
“ Sanane iyi veya kötüyüm seni niye ilgilendiriyor?”
“Evet, doğru banane, sadece ortağım olduğun için nezaketen sormuştum.”
“İyiyim” diyerek yataktan kalktım, bir anda kalkınca dengem bozuldu ama hemen kendimi toparlayıp odadan çıktım. Merdivenlerden aşağıya inince bir evde olmadığımı anladım. Burası sığınaktı, beni sığınağa getirmişti.
“ Odana eşyaların yerleştirildi. Senin yerinde olsam odamda dinlenirdim.” Dedi arkamdan Akay Ona doğru dönüp “Ortak Lider olmamız hayatımdan hiçbir şeyi değiştirmeyecek!” Dedim ve sığınaktan hızlı adımlarla çıkmaya çalıştım. Akay beni kolumdan tutup “Çok şey değiştirecek ve bu halde nereye gittiğini zannediyorsun sen.” dedi ve zorla beni odaya götürmeye başladı sonrada kapıyı üzerime kilitledi, yine onun tutsağı olmuştum.
Çok kabaydı beni zorla tutup duruyordu yanında.
KabAkay
Gerçekten odaya tüm eşyalarımın aynısından aldırmıştı, aldırmıştı diyorum çünkü hepsi yeniydi. Oldukça geniş bir odaydı, bir duvar ful boydan camdı, kapının sağ tarafında geniş bir dolap vardı, yuvarlak şeklinde oldukça rahat ve geniş bir yatak vardı.
Olanları düşünmeye başlamıştım. Kim, beni neden öldürmek istemişti? Babam gözümü korkutmak için daha önce de bir kere bana saldırı düzenlemişti yine böyle ölümcül olmayan bir yara almıştım.
Babamı sinirlendirecek bir şey yaptığım zaman yapmıştı ama bana bunu şuan onu sinirlendirecek hiçbir şey yapmamıştım, en büyük düşmanı olan Gölge örgütünün başına geçmeyi kabul etmek dışında.
Ama bunu öğrenmesi imkânsızdı hem de bu kadar kısa sürede.
Bir tek Akay ve Liya biliyordu. Liya asla bana ihanet etmezdi.
Akay da neden yapsın ki?
Bir haftadır Akay beni zorla odada tutuyordu. En sonun da sığınakta kalmayı kabul etmiştim, o beni zorladığı için değil burada kalmak aklımdaki planlarım için işime yarar diye.
Toplantı masasında Akay, Kerem, Hare, ben ve tanımadığım iki kişi daha toplanmış kurbanımız hakkında konuşuyorduk. “ Kurbanımız Ali Tokgöz, kendisi şehrin halk yoğunluklu kesimlerine bomba yerleştirip havaya uçurmasıyla meşhur. Sisü örgütü de aylardır kendisinin peşinde ama adamı yakalamak oldukça zor, arkasında hiç iz bırakmadan olay mahallini terk ediyor ve kayıplara karışıyor.” Dedi Hare
“ Amacı ney, neden yapıyor bunu?” diye sordu Kerem
“Belli değil mi? Krallığın tarafında olanları yok edip krallığı yıkmaya çalışıyor.”
“ Yıkılsın.” Dedim ve herkes canavar görmüş gibi bana baktı. “ Tabi ki masumlara zarar verilmesin ama krallık yıkılırsa yıkılısın bize ne?” dedim
“ Sonra krallığın yerine katiller geçsin dimi.” Dedi soğuk bir şekilde Hare
“ Sizde geçmeyeceğinize göre, ülkeyi küçük bir çocuk yönetmeye yani yönetememeye devam etsin o zaman.” Aslında yıllar önce olduğu gibi krallık soydan soya devam edebilirdi o zamanlar ülkede hiçbir problem, sıkıntı yoktu çünkü. Ama en son ki kral çok erken vefat ettiğinden ve arkasında bıraktığı veliaht tek ve oldukça küçük olduğundan ülkede kargaşalar başlamıştı. Gölge örgütü dışında diğer tüm örgütler krallığı devirip yerine geçmek istiyordu, bu yüzden de ülkede bir iç savaş vardı.
“ Bizim krallığın yerine geçmek istemediğimizi nereden çıkardın” diye araya girdi Akay nasıl yani istiyor muydu? Herkes onun krallığın yanında olduğunu söylüyordu ve yaptığı eylemlerde bunu doğruluyordu.
“Nasıl yani istiyor musun?”
“ Sen istemiyor musun? Krallığı yıkmak istediğini kendin söyledin.”
“ Yıkmak istiyorum, yerine geçmek değil.”
“ Kim geçsin istersin yerine”
“ Bilmiyorum ama sizin geçmek istediğinizi bilmiyordum.”
“ Diğer örgütler gibi herkese duyurmadan, krallığın tarafındaymış gibi gösterip kendimizi başa geçireceğiz.” Dedi Hare
“Anladım, oldukça mantıklı” Gölge örgütü hakkında hiç bir şey bilmediğimi fark ettim. Oldukça gizli çalışıyorlardı ve daha bilmediğim bambaşka planları vardı…
***
Örgüttekilerin araştırması sayesinde kurbanımızın yeni hedefini öğrenmiştik, hedefindeki mahalleye pusu kurmuş bekliyorduk. Kerem mahalleyi boşaltmakla meşguldü, Hare keskin nişancı olduğu için bir binanın tepesinde hedefi gözleyecekti eğer biz onu gözden kaçırırsak o adamın işini bitirecekti. Akay’la ben de sahadaydık. Kulaklıklar sayesinde de iletişim kuruyorduk.
“Kerem hallettin mi?” dedi Akay
“Halloldu, şuan mahallede tek bir insan bile yok”
“Ali bir gariplik olduğunu düşünmeyecek mi?” diye sordum Akay’a
“ Burada olduğumuzu biliyor zaten.”
“Ne? Nasıl biliyor?”
“Ben söyledim”
“Manyak mısın neden yaptın bunu”
“ Gölge örgütüne hoş geldin, biz diğer örgütlere benzemeyiz kurt kızı.”
“Plandan haberim var zannediyordum ama anlaşılan hiçbir şeyden haber yok.”
“ Ali’nin planı aynı tek fark bombayı bu sefer bizim için kurdu, hedefi kendi üzerimize çektim. Buraya sadece birkaç adamla geleceğime inanacak kadar da salak olduğu için bizi kolayca alt edebileceğini düşünüyor.”
“Ona bunu inandırdığın için övünüyorsun ama biz zaten birkaç kişiyiz!”
“ Öyle mi dersin, şuan mahallenin etrafı adamlarımla dolu ve çok iyi saklanıyorlar, Ali’nin fark etmesi imkansız.”
“Adamlarımız.”
“Efendim?”
“Adamların değil adamlarımız, hatırlatırım bende artık bu örgütün lideriyim.”
Akay kahkahalarla gülmeye başladı. “ Tamam haklısın, adamlarımız.” dedi ve yürürken bir anda durdu ve bana bir binayı işaret etti. “Burası” dedi ve eski kullanılmayan yıkık dökük bir binaya girdi, peşinden yürümeye başladım “Bomba burada mı?”
“Göreceğiz” dedi ve içeriyi aramaya başladı. Aynı şeyi ona benzeyen diğer tüm binalara yaptık, hepsini tek tek kontrol ettik. Bakmadığımız son iki bina kalmıştı. Ben birine girmeye yeltenince Akay beni kolumdan tutup durdurmuştu.
“Girelim birine neyi bekliyoruz” dedim
“Girmeyeceğiz.”
“Neden bombayı aramıyor muyuz?”
“Hayır.”
“Ne planladığını açık açık söyler misin? Parça parça anlatma!”
“ Bizi izliyor bende bu yüzden ona bombayı aradığımızı düşünsün diye tek tek binaları dolaştırdım bize. Bomba sağ taraftaki binada şimdi” söyleyeceği şeyin bitmesini beklemeden sağdaki binaya girdim ve bomba patladı.
Kulaklarım uğulduyordu, yerde uzanmış acılar içinde yatıyordum. Akay’ın bağırışlarını duyuyordum. Kendimi toparlayıp yavaşça ayağa kalkmıştım. Bomba etkisi küçük olan binanın sadece bir kısmını havaya uçuracak güçte bir bomba olduğu için sadece beni duvara doğru savurmuştu. Akay’ın planını anlamıştım ama binaya dalmam gerekti. Planı, biz bombayı arıyormuş gibi yaparken Ali’de bizi izleyecekti.
O sırada Ali’nin yerini tespit eden adamlarımız onu tuzağa düşürecekti. Olası bir kaçma ihtimaline karşı Hare hep ordaydı zaten.
Bu şekilde Ali’yi yakalayıp, adamlarını öldürünce operasyon bitecekti. Tabii başta Akay olmak üzere kimse neden binaya girdiğimi anlamadı.
Akay bana doğru koştu, yanıma gelince kucağımdaki kediyle bana sorgular bir şekilde baktı.
“Ne var? Kedi ölse miydi? Bu minik canın ölmesine göz mü yumsaydım?” diyerek kendimi acındırmaya çalıştım ama Akay’ın yüzündeki ifade, soğuk terler dökmeme sebep oluyordu. “ Senin derdin ne? Kendini öldürtmeye mi çalışıyorsun!?”
“Hayır.” Dedim ve hiçbir şey olmamış gibi yanından geçip gittim, kucağımda kediyle beraber.
Ali yakalanmıştı.
Ekipteki diğer kişilerde buraya toplanmıştı. Hepsi bana ve kucağımdaki kedime garip bakışlar atıyordu.
Evet, artık benim kedim.
Adını sonra düşüneceğim.
“Gerçekten hayvan sevgin göz yaşartıcı cinsten.” Dedi kerem samimi bir gülüşle. “iyi misiniz? Kolunuz kanıyor.” Dedi Akay’ın adamlarından biri endişeli bir ses tonuyla. Akay arkamdan gelerek hemen kolumu tuttu ve nasıl olduğuna bakmaya başladı. Ekipteki diğer kişiler Akay’ın bu ani tepkisine şaşırmış gözüküyordu tıpkı benim gibi…
yorumlarınızı bekliyorummmmmm 💫
Bölüm etkileşimi
