13. bölüm · Dark Breaker

KEN RYUUTA-2

kepo cav

Rai uykusunda yine o delikanlıyı gördü. Oturmuş kendi kendine satranç oynuyordu. Rai karşısına geçti ve oturdu:

-Neden bana öyle bir tepki verdi?

Delikanlı bir sigara yaktı.

-Uzun hikaye. Zamanı gelince anlatırım.

Anlat diye ısrar etti Rai.

-Pekala pekala. Ben aslında bir tanrıyım. Işığın Tanrısı. Bunu anlamış olmalısın zaten. Geçmişte yaşanan bir takım olaylardan dolayı bana "Tanrı Katleden" lakabını taktılar. Ondan yaşayan çoğu tanrı benden korkar. Yani işin aslı bu.

Rainin kafasına bir takım şeyler takılmıştı. Neden Işığın Tanrısı onun içerisindeydi? Neden özellikle onu seçmişti? Daha aklını kurcalayan bir sürü düşünce vardı.

-Rai Kagami. Sen.. Aslında bensin. Bende aslında senim. Biz bir bütünüz. Bizler iki farklı kişi değiliz. Biz biriz, biz bir kişiyiz. Sen ışıktan var oldun. Bunu unutma.

Kapının sert şekilde çalmasıyla uyandı Rai. Kalktı ve kapıyı açtı. Gelen bir bayandı ve üstü kapalı bir gümüş kap vardı.

-Yemek servisi mi? Buyrun lütfen.

-Hayır aslında.. Çok üzgünüm Bay Kagami. Görmek isteyeceğin bir mektup var.

-Peki ama bu kap nedir?

-Mektubu okuyunca anlarsınız.

Rai mektup ve kabı aldı ve kapıyı kapattı. Koltuğa oturdu ve mektubu okumaya başladı.

"Işığın Tanrısı Rai Kagami'ye..

Selam dostum! Ben Ken Ryuuta. Yani.. Nam-ı diğer Rüzgar Tanrısının 5. varisi Ken Ryuuta. Ben sıradaki savaşı kazanamayacağımı biliyorum. Karşımdaki Dark'ın adamlarından biri ve ben daha uyanmadım. Ama senin içindeki mana'yı görünce şoka uğradım ve hayranlık duydum. Bunu senin yapabileceğine inanıyorum. Ve senin yakında uyanacağına da inanıyorum. Resmen mana'n sıcacık ve parıl parıl parlıyor. Belki de beni içine çeken şey de budur ha. Her neyse. Rakibim Dark'ın adamlarından biri ve sürekli bizi izliyordu. Farketmiştim ama müdahale edemeyecek kadar zayıftım. Rakibimi benim dağdaki avcı konağımın yanında bir kişiyle konuşurken gördüm. Ve yanlarında bir sürü ceset vardı. İkisi de hiç hasar almamıştı. Ama o beni fark etti. Ben bu dövüşü kazanamam ama sen kazanabilirsin! Neyse mevzuyu anladın herhalde. Seni fark ettiğim zaman Varisler'e senin için başvuru yaptım. Belki bilmiyorsundur. Varislerin hepsi o birlikte toplanır ve bende oradaydım. Gerçekten çok taşşaklı herifler. Ve bu kap ne diyorsundur sen şimdi. İçinde beni ben yapan şey var. Kalbim. Onu yemeni ve benim büyümü taşımanı istiyorum. L̷̜̝̯͗́́͋́̕ü̵͖̓͂̅͐͠ṫ̴͓͈͖̳̎͗͋̓́f̵̮͍̹̔̓̆e̴̡͍̪̠͌̊̈̋̀̽ṅ̸̲͕̅̅̿͐ ̸̡̯̆ͅǫ̸̰̖̰̰͆̈́̐n̷̰̹̪̈́̈́̕u̸̧̖͇̿̓͜ ̸̼̘͒̂͗i̵̭̳̜̟̫̘̓̆̑̏͛ÿ̶̰̼́̆́́͊͐í̵̼̻͂͐ĺ̴͚̭̕̚ḯ̸͙̺͛̌͛k̸̺̮̀ ̷̨̥͍̳̚ą̷̘̦̣̈͜d̴̞̲͑̿́͑͝ı̶̪̭͓͍̚n̸̺̤͈̯͓̏͒͋͆͒̕ā̷͖͖͉̦̀́ͅ ̴̥̣̥͐͆̀̾̚͝k̶͕̙͛͊͆̄ȕ̵̫ľ̸̺̈́̿͌̈́l̷͖̣̤̜͍͒̔̒̈́̀a̴̛̟̰̣̾̓̂̒͝n̸͚̤̣̬̊̓͌̿.̴̛̩̤̠̄̎́͑. (Gözyaşı damladığı için okunmaz halde.)

Hemşirelere küçük bir not: Lütfen kalbimi Rai Kagami ye verin.

Rai Kagami, kendi altın çağını yarat.

Sevgilerle... Ken Ryuuta."

Rai mektubu gözyaşları içinde okudu. Kabı açtı ve ağlayarak Ken'in kalbini yedi.