2. bölüm / 21
ÇOCUKLUĞUMAni Karşılaşma
Bölümler 21Şu an: Ani Karşılaşma
- 1 🌸 KARAKTERLER🌸7 kelime
- 2 Ani Karşılaşma1.610 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Savcım1.340 kelime
- 4 Eyvah Annem671 kelime
- 5 ÖLÜM752 kelime
- 6 Cenaze274 kelime
- 7 Asker Eylencesi557 kelime
- 8 Görev896 kelime
- 9 Kapşonlu496 kelime
- 10 Düğün 1321 kelime
- 11 Bekarlığa veda576 kelime
- 12 Sarhoş kızlar544 kelime
- 13 SABAH1.023 kelime
- 14 Futbol maçı445 kelime
- 15 Mezdeke699 kelime
- 16 Unutulan anahtar1.037 kelime
- 17 Kına gecesi985 kelime
- 18 Annemlerin gelmesi şoku756 kelime
- 19 Hazırlık614 kelime
- 20 Doğum günü786 kelime
- 21 Kızlardan bir bölüm945 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ben Efil komiserim ankarada tahinim çıktı annem ankarada ev tuttu en yakın arkadaşım damlayla orda kalıcaz ev arkadaşım güzel, mesleğim güzel ve evimde karakola yakın bugün yola çıkıyoruz
"Efil hadii" diyen damlayla, kapattım günlüğümü
"Evet hazır mıyız gençleeerrr" derin, Simay ve ümranla ankarada görev yapıcak onlar önceden gittiler simayın birosu bizim karakola yakın
"Sende abin gibi gidiyorsun" diyen annem şakır şakır ağlıyordu
"Anne sakin ol askere gitmiyorum komiserim ben"
"Sus bağırma anneye taş olursun ne fark var ikisinde tehlikeli bende yokum yanında" sesimi yükselt mememiştim oysa
"Anne sakin ol Damla var yanımda tek değilim ayrıca tehlike benim göbek adım, Gizem hanııııım" diyerek annemi ikna etmeye çalıştım
"İyi peki yemeğini ye çok oturmayın güzel dinlenin soğuksu da içmeyin he bide cam-"
"Anne 23 yaşındayım baba bişey desene" dediğimde popoma gelen şamar anlıktı
"Sen hala benim minik kızımsın yaşın büyüdü ama zekan hala aynı"
"Anne" diyerek en kınayıcı bakışımı yolladım arabayla gidicez babam 18. Yaş günümde önce ehliyet sonrada araba almıştı o arabayla gidiyorduk yol çabuk geçmişti kapıya anahtarı taktım kapıyla cebelleşirken
"Efil" diyen yabancı bir erkek sesiyle merdivene döndüm bir dk neee
"Kaan" annemin işi olduğuna yemin edebilirim ama kanıtlayamam
"Vay tanımanı beklemiyordum hayırdır sorunlarını eskisi gibi çözemiyorsun sanırım" diyerek gülümsemişti dalgamı geçiyor o benle ciddi misin kaşlarımı çattım
"Yoo ev sahibi pek üşengeç herhalde kapının bakımını bile yaptırmamış ondan, açıyorum şimdi" dediğimde sırıtışı genişledi
"Evet biraz üşengecim"
"Onu biliyoruz" bir dk ne ev sahibim kaan mı Anneee kaana döndüm
"Ev sahibim sen misin"
"Malesef" Malesef mi?
"Vermeseydin benmi ver dedim. bana bak sinirlendirme beni alırım seni içeri" dediğimde güldü
"elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım iyi akşamlar hanımlar" diyerek gitti küçükken bu kadar gıcık değildi göz devirerek içeri girdim ev ferahtı gelir gelmez bayılmışım sabah alarmımla uyandım ilk günün heyecanı da var tabi hemen kahvaltıyı hazırladım benim uyuşuk arkadaşım yeni uyandı kahvaltıyı görünce yüzü aydınlandı
"Vayy hamarat bacım benim, bu nedir yaa" diyerek sabah övgümü aldırdı yemeğimizi yiyip karakola geçtik oradaki ekipte bir savcı varmış benim bir üstüm yıllık izindeymiş işler yoğundu gıcık savcı bu günü bulmuştu izne çıkıcak her neyse ekibim çok tatlı Selin, yaren, berk, Mustafa, birde sevgili arkadaşım damlam var dört kız iki erkek, savcıda duyduğum dedikodulara göre erkekmiş yani ekip süper, Mustafa da izindeymiş savcıyla birlikte çıkmışlar. onlar çocukluk arkadaşıymış sonunda akşam olmuştu kızlar bize geliyorlar diye pizza yaptık damlayla, zil çaldı koştur koştur kapıyı açtım kaanda çöp atmaya çıkmış derinin gözünden kaçmamıştı kaşı gözü oynamaya başladı. Simay eyvah eyvah dercesine bakıyo Ümran yorgunluktan mala dönmüş ama gururlu, Damla safım hiçbirşey anlamamış mal mal bakıyor, ben küfürler yağdırıyorum, kaan kızlara bakıp sırıttı
"Selam kızlar Hoşgeldiniz" dedi derin kaçırırmı hemen elini uzattı
"Ben derin" kaan babacan bir gülüm semeyle elini tutup hafifçe sıktı
"Kaan" dediğinde ben hemen atladım çenem kırılsın
"Üstümüzde oturuyo" dediğimde herkez in bakışı bana döndü kaan sırıtışı büyüdü piç
"Aynen, iyi akşamlar kızlar" deyip çekildi vee kuşlar benimde alın diye ağlamaya başlamama ramak kalan zaman geliyor derin beni tutup koltuğa otutturdu
"Anlat kim"
"Anlatım ya çocukluk arkadaşım"
"Bu kaan bizim kaan mı" kafa salladım
"Oha bu nasıl kader, boşa gitmemiş şiplerim darısı simayın başına amiin" Simay yastığı derine attı
"Saçmalama salak şu anki konu ben miyim"
"arkadaşlar ben çok acıktım yemekten sonramı konuşsak acaba he" diyen Damla girdi araya gece bol sohbetli, ben haklıydım imaları, derinin siplemeleriyle geçti bir hafta ne kaanı gördüm ne de kızlarla buluştum cumartesi sabahı kahvaltımızı yapmış damlayla oturup favori dizimizi izliyorduk kapı çaldı açtığımda karşımda kaanın annesini beklemiyordum
"Efil Hoşgeldiniz kızım nasıl yerleşebildinmi diye bakmaya geldim" dedi tatlı kadındı Kadriye teyze çok anaçtı
"İyi Kadriye teyze yerleştim çok güzel bir manzarası var çokta temizdi" dediğimde gülüşü büyüdü
"Oh Oh iyi sen arkadaşında al yarın bize yemeğe gelin" dediğinde tam reddedicektim "Mazeret kabul etmiyorum" diyen sesi lafı ağzıma tıktı damlaya döndü bakışlarım, o da sorun yok der gibi bakınca kabul ettim ve uyuduk neyse ki yatağım rahattı sabah her zamanki gibi kahvaltıyı ben hazırlamış damlada hazır sofraya kurulmuştu. evin eksikleri için dışarıya çıktım telefonum çaldı annem arıyodu
"al-"alo diyemeden bir araba bana çarpıcakken kolumdan tutulup çekilmemde aniydi bir kedi bağırmasıyla telefonu kapatıp beni kimin tuttuğuna bile bakmadan arkamı döndüm patisi ezilmiş bir kedi araba batisini ezip basıp gitmişti hemen kediyi kanın üstüme bulaşmasın umursamadan kucağıma aldım
"Bir insan hiç mi değişmez ya Efil eziliyodun az önce farkında mısın" diyerek beni azarlayan kaanı umursadım sonra teşekkür ederim ama bu minağı hastaneye götürmeliyim market yakın diye yürüyerek gelmiştim
"Araban buradaysa veterinere götürür müsün beni, şey benim arab-"
"Yürü baş belası arabam şurda" dediğinde koşarak gidip arabaya bindim mesleği ne bilmiyorum ama arabası Mercedes olduğuna göre iyi kazanıyor olmalı Kayranın kliniğin tarif ettim Kayra üniversite den arkadaşımız aslında ümranın arkadaşı farklı bölüm aynı dersler kayranın kliniğine gelince koşarak indim arabadan, kaan arkamdan söylenerek geliyordu Kayra beni görünce dudakları kıvrılır gibi oldu ama kucağımdaki minnağı görünce hemen kaşlarını çattı
"Kayra" dedim ağlamaklı bir tonla evet komser oldum 23 yaşındayım ama hala hayvanlara ve bebeklere dayanamıyorum, Kayra hemen kucağımdaki miniği aldı. bende hemen peşinden içeri girince yasak olmasına rağmen sesini çıkarmadı ben ağlamaya başlamıştım
" Saka gibisin Efil, şaka gibi" diyen kaan sinirleri bozulmuş bir şekilde gülüyordu kedi muayene edilirken oda bizle bekledi ne kadar git desemde gitmedi en sonunda kayrağ iyi bakılmasını söyledi umarım Damla evde bakmama sorun etmezdi ayrıca bu güzelliğe kim kıyardı ki siyah tüyleri arasında anlında aya benzeyen beyazlıklar çok tatlıydı tam çıkarken Kayra bana seslendi
"Efil" dönüp kayrağaya baktığımda
"O bebek doktoruna söyle bir ara uğrasın unutulduk galiba" dedi sırıtıp göz kırparak çocuk gibi başımı aşağı yukarı salladım kaannın çatık kaşlatıyla karşılaştım
"Rica ederim ne demek"
"teşekkür etmedim ki"
"Bende onu diyorum içerdeki baytar kadar lutfumuz yok sende"
"Ama o kedinin hayatını kurtadı"
"Bende senin hayatını kurtardım"
"Tmm teşekkür ediyorum kaancık
" Kaancık ne be küfür gibi "kısık sesle güldüm
" Bu arada evde kedi bakmam sorun olur mu"
"Yoo benle değil damlayla kalıyorsun ona sor"
"Evet ama ev sahibi sensin"
"Hee yok, kedini üstüme salmıycaksan sorun değil bu arada annemler sizide yemeğe çağırmış bırakim mi"
"He yok önce bu miniğe eve bırakıp bir isim vermeliyim" parla dedi kaan içinden ay ve yıldızlı herşeye parla derdi küçükken, gözleri ışıldadı gülüşü büyüdü efilin
"Parla, benim için parla güzel kızım" diyerek anlını öptü kaanın dudakları belli belirsiz kırıldı efili eve bırakıp annesine geçti Damla kediyi görünce kızmak yerine çok sevinmişti sorun olmayacağını söylemiş kediyi kucaklamıştı. pamuk kalpli biriydi Damla hemen pembe kazakla tayt geçirdim altıma derini çağırdım parlaya biz yokken o baksın diye kızlarıda çağırdım ama Ümran nöbette, Simay rapor analizi yapıcakmışız güneyle
"Bu ne hal kot giyseydin bari" diyen derinin ineleğici sesi geldi kulağıma
"Ama bu çoook rahat" diyip parlanın anlından öptüm "görüşürüz kızım" Damla siyah kazak siyah eşofman giymişti bize göre normaldi, kaan numaramı alıp evin adresini atmıştı. eve gittik kapıyı çaldım bir kız çocuğu açtı kapıyı 5,6 yaşlarındaydı
" Anne Efil abla gelmiş"diyerek seslendi kaan arkasında belirtip minik kızı kucağına alıp öptü bu beni gülümsetmeye yetmişti" Hoşgeldiniz geçseniz içeri" dedi kapıda beliren Kadriye teyzem kaanın kucağındaki kızdan fıstık aldım"Meraba fıstık benim adım efil"dedim gülerek kız utangaç bir ifadeyle elimi tuttu"Ece ben sen amcamın nesisin" amca kelimesiyle bakışlarım kaana döndü Furkan abinin kızı mıydı bu? ne kadar büyümüş "çok memnun oldum.,çocukluk arkadaşıyım" diyerek dayanamayarak öptüm içeri geçicekken ayağıma sarılan minik kollar yüzünden düşüyordum kafamı çerdiğimde minik bir oğlan çocuğu gördüm
"Bende mete" demesi çok tatlıydı eğilip kucağıma aldım
"Memnun oldum yakışıklı" dediğimde gözleri ışıldadı Furkan abi ve eşine sarıldıktan sonra yemek sofrasına oturduk mete kucağımdan hiç inmemişti ayağı kalktığımda peşimden gelmişti, kaan kardeşi kuzeyin askerlik eylenceli varmış ona davet edildik en sonunda gitmek için ayaklandım mete sülük gibi yapıştı ve bırakmadı imdadıma kaan koştun kolarından tutup almaya çalıştı ama mete bırakmadı
"Ula bıraksana"
"Bırakmam ben efille evlencem" demesi anlıktı ev halkı kahkahaya boğulurken kaan kaşlarını çattı
"Ula hala bezleniyosun sen ne evlenmesiymiş "
"Hiçte bile bezle miyorum Efilçim yalan söylüyo"
"Sen kime yalancı diyorsun amcanım ben senin it, abi oğlunu alman gereken yerdesin"
"Sakin kaan" diyerek en yatıştırıcı sesimi kullandım"metecim ben şimdi çok büyüğümya seninle evlenemem seninde büyümen gerekiyor o yüzden ben şimdi eve gideyim, sen büyüğüne kadar bekliyeyim tamam mı? "
" Sözmü"
" söz"
"Peki"
"Çıldırıcam bacak kadar çocuk bile beni dinlemiyor" diyen kaan bu kadar kolay ikna etmemi beklemiyordu sanırım. eve gelir gelmez parlayı yere serdiğim yorgana koydum ayağı iyileşene kadar orada yatmalı yoksa uyurken yanlış bir hareketle canını acıta bilirim anlından öptüm ve uyudum sabah kahvaltımızı yaptık evden çıkarken Kaanla karşılaştık işte şimdi gıcıklık sırası bende
"Ooo kaan bey siz bu saatte uyanırmıydınız ya"
"Alt katımdakiler gürültü yaptığı için uyuyamıyor olabilir miyim acaba"
"Yaa kıyamam, banane biz kalkıyosak sende kalk ayrıca mesleğin ne senin kim sana yattığın yerden para veriyo"
"Yatığım yerden aldığımı kim söyledi" diyerek mantıklı bir cevap verdi ama sinirim üstümdeydi uykumu alamamıştım Damla evden geç çıkıcak tı bugün evde birkaç dosya işi vardı o yüzden tek gidicektim yürüyerek araba damlaya lazımmış kaan arabamdan uzaklaştığımı görünce bana döndü
"Sen niye arabayla gitmiyorsun"
"Yürüyücem"
"Bu soğukta"
"Üşümüyorum"
"Burnunun ucu kıpkırmızı Efil"
"sanane be"
"Sen kaşındın" diyerek kapıyı kapattı ve beni takip etmeye başladı
"Bana bak peni takip etmeye devam edersen karakolda ki arkadaşlardan birinden rica eder seni içeri alırım"
"Elinden geleni ardına koyma, sahne sizin küçük hanım" peki o kaşınmıştı
"Berk şu arkadaşı içeri alalım sabahtan beri beni takip ediyor sapık mı ne" berkin gözleri kaana kaydığı an gözleri büyüdü başını aşağa eyip selam verdi
"Hoşgeldiniz savcım" sıktır, siktir, siktir ben küfür etmekten hoşlanmam ama durum daha iyi açıklanmaz kaan yanımdan sırıtarak geçip gitti
"dosyaları bekliyorum komserim" ben onun o oturduğu masaya onun kafasını gömerim hatta neden yapmıyorum çok iyi fikir, koşup arkasına geçtiğim an ne yapıcağımı anlamış gibi arkasını dönüp saçını çekmek için uzattığım elimi tuttu
"Bir sorun mu var komiserim" diyerek güldü sinirle burnumdan soludum diğer elimin dirseğiyle boşluğuna vurdum arkadan kahkaha sesi geliyordu
Bölüm etkileşimi
