5. bölüm · Çekim Yasası
5. BÖLÜM
Yaşam, anların toplamıdır; her anı dolu dolu yaşa...
Mahir'in anlatımıyla:
Cansu'nun attığı ders programını tümü ile uygulamaya başlamıştım. Gerçekten çok mantıklı bir programdı. Haftada bir tyt denemesi koymuştu programa ama ben kendimi denemek amacı ile 2 güne bir uyguluyordum. Saat 22.00 olduğunu görünce dersi bırakarak salona halamın yanına geçtim. Herkes halasından dert yakınırken benim halam bir melekti. Adı da kendi gibiydi Dildare (Gönlü kendine bağlamış olan kimse, sevgi) kendinden çok sevdikleri için yaşıyordu bu hayatı. Yanına giderek:
-Halaların bir tanesi nasılsın?
+İyiyim Mahirim sen nasılsın? Ders nasıl geçti eksik bir şeyin varsa söyle bak hemen alalım
-Yok halacım. Annem bir haftaya gelir yavaştan ev bakayım diye düşünüyorum bildiğin bir yer var mı?
+Oğlum ne gerek var eve, beraber yaşayalım işte
-Saol hala size de yük olmayalım
+Ne yükü oğlum başımızın üstünde yeriniz var
-Olsun hala senin bildiğin yerler varsa gidip bakalım.
+Eniştenin çok yakın bir arkadaşı emlakçı geçen bir ev paylaşmıştı sizin okula yürüyüş mesafesi ile 20 dakika falan istersen konumunu verim gidip bak.
-Olur hala valla sen bana at konumu yarın bakarım.
+Tamamdır Mahirim
Halamla konuştuktan sonra odama geçip uzandım ve hemen yarın olsun diye uyudum.
Yazarın anlatımıyla:
Günler geçiyor bir sana olan sevgim geçmiyor. Ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar. Ne de şeytan günahı, seni beklediğim kadar.
(1 hafta sonra)
Cansu'nun anlatımıyla:
Okuldan eve, evden okula derken 1 hafta çok çabuk geçmişti. Mahir yapamadığı soruları sürekli bana getirip soruyordu. Bazen ikimizde yapamayınca gülüşüp hocalara sormaya gidiyorduk. Bugün okuldan sonra etüt merkezinde sınav olacaktım. Normalde evde haftada 1 tyt denemesi çözüyorum ama ilk defa bir kurumda girecektim. Heyecanımı yenmek için sabah tyt denemesi çözsem bile geçmiyordu. Heyecanımla beraber derslerde çok hızlı geçmişti ve son dersin zili çalınca çantamı toplayıp herkesin çıkmasını bekledim. Can'ım beni almaya gelecekti motivasyon olsun diye ;) okuldan çıkıp Can'ımın kollarına atladım. Gerçek bir hear me out benim için. Arabaya binince şarkı açmak yerine kendi güzel, naif sesiyle
Sezen Aksu- Firuze söylemeye başladı
"Kıskanır rengini baharda yeşiller
Sevda büyüsü gibisin sen Firuze
Sen nazlı bir çiçek
Bir orman kuytusu
Üzüm buğusu gibisin sen Firuze"
Sesi o kadar huzur vericiydi ki uyuyabilirdim. Şarkı söylemesi beni kendime getirmişti ve etütün sokağına girmiştik. Abime sarılarak yukarı çıktım. Girişte ki sekretere sınava geldiğimi söylediğimde beni boş olan sınıfa yönlendirdi. Daha sınavın başlamasına 30 dakika vardı ama önceden gelip sınava konsantre olmak çok işe yarıyordu. Sıramın üstüne kalem, silgi, uç kutusu ve suyumu koyup sınavın başlamasını bekledim. 15 dakika kala optikler dağıtılmaya başladı adımı soyadımı ve tc mi kodladım. Henüz daha öğrenci numarası olmadığı için orayı es geçtim. İçimden inşallah A kitapçığı gelir diye dua ettim çünkü A kitapçığı benim daha kolayıma geliyordu. Kendime yeni bir taktik geliştirerek önce Türkçe de sondan (paragraftan) başlayıp 20 ye kadar gelip sonra 1. Sorudan geldiğim yere kadar çözüyordum ve işe yaramıştı. 1. Sorudan başladığımda paragrafta kafa beyin kalmıyordu ve Türkçe için 45 50 dakika yetiyordu. Bunları düşünürken 5 dakika kalmıştı ve kitapçıklar dağıtılıyordu ve bana A gelmişti. İçimden sevinerek daha çok odaklanmaya başladım. Sınavın başladığını belirten zil ile Türkçe de 40. Soruyu açtım. Paragrafları hallettikten sonra 1. Soruya geldim ve onları da çözdüm. Saate baktığımda 50 dakika geçmişti hemen sosyali açarak başladığım saati yazdım (sosyalin kaç dakika sürdüğünü belirlemek için) coğrafya soruları resmen kazıktı. 25 dakikam sosyal için geçmişti hızlı olmam gerekti matematiğe geçerek yapabildiğim soruları yaptım (toplam 30 soru) fene geçerek fenin hepsini yaptım. Saate baktığımda 20 dakikam kalmıştı. Matematikte yapamadığım sorulara geçerek tekrar uğraştım ama sonuç çıkmıyordu bende şansımı zorlamayarak Türkçe de takıldığım sorulara geçmiştim. Onları da hallederek son 5 dakikamı optiği kontrole ayırdım.
Sınavın bittiğini duyuran zil ile kitapçığımı görevliye vererek etütten çıktım. Can'ım beni beklemişti. Hemen yanına gittim ve o sormadan
-Abi kesin yüzde 90 burs alırım heee çok iyiydi
+De vallah
(Arada komiklik olsun diye şive değiştiren abim)
-Vallah abi ya çok iyiydi bu arada yarın ders başlıyormuş yani bu demek oluyor ki bugün mesaj gelecek. Çok heyecanlıyım abiiii
+Ay kız sen öyle diyince bende heyecanlandım. Hadi bakalım sana güvenim sonsuz.
Arabayla eve giderken hareketli şarkılar açarak kendi çapımızda eğlendik tabi olmazsa olmaz video çekmeye başladım anı ölümsüzleştirmeyi çok seviyorum çünkü o videoları senler sonra izleyince o içinde ki "ne kadar da mutluyuz" düşüncesi ile mutlu olmak çok hoşuma gidiyor. Küçüklüğümüzden beri hep abimle videolarımız var. Annem bunu boş iş veya zaman kaybı olarak görse de biz hep çekeriz. Eve geldiğimde benimle beraber mesaj da geldi kulaklarım ağzımda mesajı okumaya başladım
-Sevgili öğrencimiz Cansu Demir bugün ki yapmış olduğumuz tyt deneme sınavında yüzde 90 burs kazandınız. Yarın saat 17.00 da derslerimiz başlıyor. Şubeniz Say1.
Abimde beni dinlemişti ve birbirimize bakıp gülerek sarıldık. Annem bu halimizi görünce
-Hayırdır noldu? Demişti. Abim anneme dönerek
+Senin bu zeka küpü kızın etütten yüzde 90 burs kazanmış ve 1. Sınıfta
-Tebrik ederim kızım inşallah hep böyle ilerlersin.
+Teşekkür ederim anne.
-Hadi odana geç ödül olarak en sevdiğin yemek olarak mantı çorbası ve sarma yapayım sana hemde zeytinyağlı.
Abimle birbirimize bakarak aynı anda anneme sarıldık ve öpmeye başladık. Bizden kaçarak mutfağa gitti. Bugün kendime izin vererek en sevdiğim dizi Bir Zamanlar Çukurova'yı açarak kaldığım yerden izlemeye başladım. Annem yemek olduğunu söyleyince diziyi durdurarak mutfağa geçtim gerçekten masa harika görünüyordu. Hemen abimle oturarak yemeğe başladık. Bir yandan yiyip bir yandan etüt hakkında tahminlerde bulunuyorduk. Abim:
-Bence fizikçi kesin erkek öyle hissettim.
Bu tarz tahminlerde bulunarak yemeğimizi yiyorduk. Hemen yarın olsun diye yemekten sonra anneme bulaşıkta yardım ettim ve odama geçip kendimi uykuya bıraktım.
Sabah olmuştu bu sefer alarm çalmadan uyanmıştım sanırım heyecandan. Hemen kalkarak hazırlanmaya başladım bugün allık ve maskara sürerek hızlıca ördüğüm saçlarımla evden çıktım. Kulaklığımı takarak yürümeye başladım. 20 dakika sonra okula gelerek sınıfıma çıktım. Sınıfta tek Mahir vardı günaydın diyerek sırama oturdum. Bugün Dersler bana inat geçmek bilmiyordu.
Mahir'in anlatımıyla:
(2 gün önce)
Bugün sınav günüydü dersler çok hızlı geçmişti. Okuldan hemen çıkarak etüte doğru yürümeye başladım. Aslında bugün halamın attığı eve bakacaktım ama sınava yetişemeyeceğimi düşünerek haftasonuna bıraktım. Sınav için heyecanlıydım çünkü ilk defa böyle bir ortamda sınava girecektim. Hızlı hızlı yürüyerek etüte vardım. İçeri girerek sınava geldiğimi söyledim daha kimse gelmemişti. Bunu fırsat bilerek en kuytu köşede ki sınıfa geçtim ve çantamı koydum. Etütü keşfe çıktım 3 tane sayısal 3 tane de eşit ağırlık sınıfı vardı. Sadece 12. Sınıflar için açılmış bir etüttü ama en sevdiğim koskocaman bir terası vardı oraya çıkarak cebimden paketi çıkararak sigara içmeye başladım. Sigaram bitince telefonumdan oyun açarak oynamaya başladım. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Sınavın başlamasına yarım saat kala tuvalete gitmek için terastan çıktım. Tuvaletin olduğu koridora girince tanıdık bir ses geldi
-Sınav için gelmiştim
Cansu'nun sesine çok benziyordu. Burada olabilir miydi? Yok canım ben gaipten sesler duyuyorum diye tuvalete girdim. İşim bittikten sonra sınıfıma girerek sınavın başlamasını bekledim. Sınavın başladığını belirten zille sınava başladım.
Sınavı 100 dakikada bitirerek etütten ayrıldım. Etütün önünde bir araba vardı sanki bu arabayı görmüş gibiydim. Çok fazla umursamayarak yoluma devam ettim. Yürüyerek eve varınca telefonuma bildirim geldi.
-Sevgili öğrencimiz Mahir Yılmaz bugün yapmış olduğumuz tyt denemesinden yüzde 70 burs kazandınız.Yarın saat 17.00 da derslerimiz başlıyor. Sınıfınınız Say2.
Yüzde 70 burs bile benim için çok iyiydi. Tabi bunun hepsi Cansu sayesindeydi.
Sabah olmuştu akşam nasıl uyuduğumu düşünerek kendime gelmeye çalıştım. Hızlıca hazırlandım bugün okula eniştem bırakacaktı. Beraber arabaya binerek okula gittik. Neyse ki ara yollardan gidince hemencik varmıştık enişteme hayırlı işler diyerek okula geçtim. Sınıfta kimse yoktu sırama oturarak beklemeye başladım. 5 dakika sonra Cansu geldi. Saçlarını örmüş ve makyaj yapmıştı bir insan her haliyle güzel olabilir mi? Günaydın diyerek sırasına oturdu. Bende günaydın dedim ama içimden "Mevsim kış olsa bile, gülüşün kalbimdeki baharı uyandırıyor. Günaydın." Dedim ama dışımdan söylemeye gücüm yetmedi.
Cansu'nun anlatımıyla:
Çok şükür Dersler bitmişti. Yürüyerek etüte gidiyordum. Bugün beni bırakacak bir Can'ım yoktu. Yeni çıkacak şarkısı için hazırlık yapıyordu. Hızlıca yürüyerek etütün önüne geldim ve içimden "başarıcaz kızım" diyerek etüt merkezine geçtim. Sınıfımı bulmak için biraz gezindim ama sonunda bulmuştum. Okulda ki gibi cam kenarı 3. Sıraya oturdum benden sonra bir kaç kız geldi ama aralarından biri o kadar dikkatimi çekmişti ki güzelliğinden gözlerimi alamamıştım. Saçları sarı ve upuzundu kısa saçlara inat çok bakımlıydı. Gözleri açık kahverengi, yanağında minik bir gamze üstünde kısa kollu mavi bir tişört Altında ise siyah pantolon vardı. En ön sıraya oturunca dayanamayıp
-Sen çok güzel bir kızsın demiştim.
-SİZCE MAHİR NEREYE TAŞINIYOR?
-SİZCE BU KIZ KİM?
-SİZCE CANSU VE MAHİR NE ZAMAN KARŞILAŞACAKLAR?
SEVGİLİ OKURLARIM BURAYA KADAR OKUDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM. UNUTMAYIN Kİ BENZER BENZERİ ÇEKER.
