7. bölüm · Çatıkatı

7

R Y

Esma
Ada abla Esma ben nasılsın
Ben sana sey sorucaktıö
Seyy annem yarın sabah teyzeme gidiyor orda kalıcak abim de calısıyor yarın bize gelir misin tek başıma ürküyorum birazcık
Türkçe ödevim de var son konuyu anlamadığım için yapamamıştım sen yapabiliyosun diye sorayım dedim
Tabii istemezsen önemli değil
🥺
Ada
Ay aşkım tabii ki gelirim
Ödevleri de hallederiz
İsterim tabii ki
Kaçta gelmemi istersin
Gider gitmez geleyim mi
Esma
Abimle annem 8de cıkcak
Ama sen istediğin zaman gel önemli değil
Ada
Tamam ben gelirim sekiz gibi
Zaten canım sıkılıyor biliyorsun 😓
Sakatım

Akşam Esma’yla konuşmamızdan sonra dediği gibi sabah sekize çeyrek kala uyandım. Uyandım demek artık ne kadar doğru olur tartışılır çünkü gözümü dahi açamıyordum. Ama Esma çok tatlı bir kızdı onu reddetmek istememiştim. Hem zaten o da o saatte kalkacağı için erkenden uyanırdık.
Zaten eve gideceğim için üzerime rahat bir şeyler geçirdim. Daha annesi evden çıkmamıştı seslerden belliydi o yüzden hemen aşağı inmek yerine bir kahve yapıp ayılmaya çalıştım. On dakika falan da öyle geçtikten sonra seslerin de susmasıyla tutuna tutuna kapıdan çıktım ve terliklerimi giydim.
Ayağım sargılıydı hala kötü burkmuştum. İki hafta rapor aldığım için evde sadece yatıyordum. En azından bugün bir farklılık olacaktı.
Merdivenleri yavaş yavaş inip kapıyı çaldım. Çok geçmeden Esma açtı kapıyı galiba bu kadar dakik olmamı beklemiyordu. Gözlerinden belli ki fazlaca sevinmişti.
“Günaydınn.”
Duvardan destek alıp terliklerimi çıkardım ve Esma’ya içeri girmeden sarıldım.
“Günaydın Ada abla. Nasıl oldu bileğin?”
İçeri geçerken kolumun altından destek verip beni salondaki koltuğa kadar getirdi. İyice yerleştikten sonra etrafı incelerken konuşmaya başladım.
Benim evimin yanında burası saray gibiydi.
“İyiyim ya sadece basınca acıyor. En azından bir deneyeyim dedim ama yok daha erkenmiş.”
“Sakın zorlama abla sonra daha ciddileşir.”
Beni düşündüğü için gülümsedim. Tabii arkadaşlarım da defalarca söylemişlerdi ama onlar kaç senelik arkadaşlarımdı başkası yapınca hala bile farklı hissettiriyordu.
“Yok yok denemek içindi o.”
“Kahvaltı yaptın mı abla? Daha masayı toplamadım bir şeyler yer misin?”
“Ay biraz yiyebilirim askım ya. Kahve içtim indim.”
Yine mutfağa kadar Esma’nın yardımıyla geçtim ve masaya oturdum. Anneleri gerçekten becerikli kadındı. Masada yok yoktu. Manzara karşısında iştahım da açılınca biraz birazlıktan çıkmıştı ama yapacak bir şey yoktu. Uzun süre sonra cidden kahvaltı yapabilmişliğin mutluluğunu yaşıyordum.
Kahvaltıdan sonra iki üç saat ona türkçede anlamadığı yeri anlattım. Dil bilgisinde küçüklüğümden beri iyiydim. Zarfların hepsini teker teker onu sıkmamaya çalışarak anlattım. Zaten zeki bir kızdı Esma sadece belli yerleri kaçırmış olmalıydı üstünden geçince hemen kavradı.
Konu anlatımı bitince de biraz soru çözsün diye onu odada bıraktım ve koltuğa geri yerleştim. Biraz telefonla oynayabilirdim sonuçta benim öğrenciliğim çoktan bitmişti.
Ada
Naber kızlar?
Lina
İyidir bebegim senden
Ayağın nasıl
Ada
Of basamıyorum hala ya
Ayla
Canın sıkılıyorsa alayım seni çıkışta
İstediğiniz bir yere gideriz
Ada
Harika olurdu da bugün olmaz
Ev sahibimin kızı bugün evde tek kalmış
Benden rica etti yanımda durur musun diye
Bende tm tabiki dururum sapsal dedim😓😓
Ders falan anlattım simdi soru çözüyor
Ben de oturuyom oyle
Lina
Ayy kıyamam ona
İyi tamam baska zaman cıkalım
Zaten çok yogunum bugun cıksak da yprgun olurdum iyi denk geldi
Mertle nasıl gidiyor?
Bizden habersiz bir sey yapma bu kez
Ada
Bişi yapmadımm
Ayla
O kadar inandırıcı gelmedi ki
Ada
Ya gercekten
O gun bulustuk iste
Özür diledi
Çiçekler kolyeler hediye almıl bir sürü onları verdi
En bastan anlattı
Anneme kendisi söylememis
Annem öğrenmis o da bana diyememis anladı diye
Hem oyle olmasa bile sonsuza kadar hayatımdan çıkaramam ki onu
Hemen affetmicem zaten söz veriyorum size
Yani affettim de öyle değil barıstık ama sevgili değiliz.
Hatta barıstık da sayılmaz kus değiliz ama
Alya
Tamam Ada tamam
Akıllanmazsın sen
Ada
🥀😕🥰
*

@adaaww: edebiyat öğretmeni kombinim 📚📚#okuduğumkitabadışarıdakigürültüsebebiylearavermekzorundakaldım
@umtardaa postunuzu beğendi
“Abla sen istediğin bir şeyi aç ben geliyorum.”
“Tamam canım.”
Akşama doğru tüm etkinlikler bitince koltukta yayılmış şekilde televizyondan film bakmaya başladım. Ne izlesek bilememiştim. Ben seçene kadar Esma gelince film seçme işini ona bıraktım. 2-3 adayı konularına göre karşılaştırıp birini seçtik ve izlemeye başladık.
Sonra aklımıza mısır patlatmak geldi. Hemen mutfaga girip arkaya bir şarkı açıp kendimize abur cubur hazırlarken dans etmeye başladık.
Topallasam da ayak uydurabilmiştim.
“Abla dolapta üzüm de varmış yer misin?”
“Benim dudaklarımı kaşındırıyor birtanem sen istersen ye.”
“Yok ya ben de sevmiyorum. İçecek ne içersin?”
“Kola var mı?”
“Var.”
“Tamam kola içerim.”
“Tamam. Başka bir şey var mı?”
Esma annesi gibi önümüze bir seyler doluşturmaya başlamıştı. Üstelik hala da bir şeyler arıyordu.
“Kız tamam yeter bu kadar. Canım bir şey çekiyorsa al da çatlayacağız yeter.”
Elindeki tabaklarla kıkırdayarak yanıma geldi.
“Abla işin olmayınca hep gel böyle olur mu?”
“Olur tabii. Sen olmasan ben de boş boş oturacaktım çok güzel geçti bugün. Renk kattın.”
“Ay teşekkür ederim.”
“Ya utanıyor bir de. Şapşal kız yicem seni.”
“Of ilk anneme sordum sana sorsun diye sen sor dedi. Zorla getirtmiş gibi olurum diye korktum.”
“Yok ayol saçmalama. Her sıkıldığında yaz sen bana müsait olduğum zamanlar gelirim. Hadi şimdi filmi açalım olur mu?”
“Tamam acıyorum.”
Film başladıktan sonra önce abur cuburlara sonra da filme odaklandık. Beş dakika sonra abur cuburlar da aradan çıkmıştı ikimiz de tıkanmıştık. Koltuklara bu kez yattık ve film ilerledikçe meraklanıp iyice filme daldık.
Ama sonuna doğru uyku bastırmaya başlamıştı. Saat gece 12 yi geçmiş olmalıydı. Sabah ta erken kalktığımız için Esma’yı bilmesem de ben artık dayanamıyordum.
Gözlerim kapandıkça filmi merak ettiğim için inat edip kırpıştırıp açmaya çalışıyordum ama en sonunda kabullenip kendimi saldım.
Rahatlayınca uyku daha da tatlı gelmişti. Ben de onun tatlılığına kanıp kendimi ona bıraktım.
*
Arda iş çıkışı arkadaşlarıyla vakit geçirmişti. Keyifli geçince saatin nasıl geçtiğini fark etmemiş ilk gördüğü an da kız kardeşinin evde olduğunu hatırladığı için çıkmıştı.
Kardeşi uyumuş olmalıydı ama yine de evde olması gerekirdi. Anahtarı sessizce çevirdi, içeriden televizyon sesi geliyordu.
Ayakkabılarını çıkardıktan sonra salona girdi. Kardeşinin karşısında Ada’yı da görmeyi beklemiyordu.
“Hala gitmedin mi sen ya? Kızım sen benim canıma kast mısın?”
Diye mırıldandı. Tabii karşısında onu duyacak biri yoktu. Ada mışıl mışıl uyuyordu.
Kardeşinin elinden kumandayı aldı ve televizyonu kapattı. Esma’yı kucağına alıp yatağına götürdü. Kız abisinin geldiğini hissetmesiyle biraz mırıldanmıştı.
“Benim abim. Odana geç orada uyu.”
Yatağa bıraktıktan sonra kardeşinin alnına öpücük bıraktı, iyi geceler diyip aşağı indi.
Önce mutfağa girip tezgahtan rastgele birseyler agzına tıktı. Bir bardak su aldı ve odasına doğru ilerledi. Gözüne salonda uyuyan Ada takılınca içinden küfür etti ve bardağı tek hamlede bitirip yere bıraktı.
Kız oldukça rahatsız gözüküyordu. Bacaklarını kendine çekmişti yüksek ihtimalle gece serin olduğu için üşümüştü. Arda kenardaki battaniyeye uzandı üzerine örtecekken kızın yastığının da kaymış olduğunu fark etti. Böyle uyursa boynu ağrırdı.
Battaniyeyi yere fırlattı ve kıza uzandı.
“Hay Allah kahretsin.”
Uyandırmayacak şekilde Ada’yı kucağına aldı ve odasına götürdü. Üzerinde ince bir askılı ve üstünde kalın bir hırka vardı. Hırka zaten onu taşırken açılmış düştü düşecekti.
“Allahım yarabbim sanki podyuma çıkacaksın?Giysene eşofman tişört. Ben de saçmalıyorum zaten ne bulmuş olabilirim ki bu kızda? Salak Mete yüzünden.”
Ada’yı yatağına oturttu ve kıyafet dolabına ilerledi.
“Hım? Arda sen misin?”
“Ta kendisi.”
Ada’nın çok uykusu olduğu için yerinde tekrardan uyuyakaldı. Zaten zaman mekan fark etmeksizin biraz mayıştıktan sonra hemencecik uyuyuveriyordu. Geçen gün de Mert’in arabasında uyuyakalmıştı saftirik.
Arda rastgele bir sweat seçip adanın yanına geldi. Hırkasını dikkatlice çıkardı ve komidinin üstüne koydu. Sweati kızın başından geçirdi. Bir kolu belinden onu tutarken diğeriyle de şapkasını düzeltti ve onu yatağına yerleştirdi.
Battaniyeyi de üzerine güzelce örttükten sonra uzaktan kıza baktı. Yastıgın baskısından yanagı ve dudakları şiş gözüküyordu ve bu komik duruyordu.
“Tam bir salaksın ya. Tipe bak süs köpeği.”
Arda kızın rahat olduğundan emin olduktan sonra salondaki koltuğu da kendine açtı ve kendisi de yattı. Zaten baya bir geç olmuştu o da dinlenmeliydi.

Kulağıma helen huşur sesler ve bir erkek mırıldanmasıyla neredeyim ben diye ışık hızıyla kalktım. Yattığım yer buram buram erkek kokuyordu.
Hemen sağıma soluma baktım en son böyle bir yere girdiğimi hatırlamıyordum. Önümdeki yarı çıplak Arda’yla gözlerim daha da açıldı nereye baksam bilemedim.
“Ay napıyorsun be?”
“İşe hazırlanıyom kral. Uyandırmıyim dedim de kusura bakma. Yat geri kendi odanmış gibi.”
“Benim ne işim var burada ?”
“Geldiğimde ikiniz de kedi yavrusu gibi yatıyordunuz ben de bir yeriniz ağrımasın diye şey ettim işte.”
Bu hızlı uyanmaya ve olayları anlamlandırmaya yetişemedim.
“Haa..”
Uzunca esnerken Arda hala üstüne bir sey giymemişti.
“Of giyinsene artık neyi secemedin bir türlü.”
“Kusura bakma da sanane bundan. Noldu sırtım gözünü aldı da uykun mu kaçtı. Nası çok iyiyim ama değil mi?”
Ah su gereksiz erkek özgüveni. Tamam yapılıydı, göze de hitap ediyordu ama aklımdan dahi geçmemişti.
“Hımm ne demezsin.”
“Al giydim bak.”
Üstüne koyu yeşil bi tişört giymişti. Kollarını yanlara açıp bana gösterirken umursamadan sırtımı ona döndüm ve geri yattım.
“Kabasın kızım kabasın. Annen sana hiç incelik öğretmemiş, bak bana beyefendiliğime.”
“Ya off git. Kaç gündür yoktun ne güzel bir kafa dinledik. Geldin hemen bırbır.”
“Tamam ya. Gideriz sıkıntı yok rahatsız olma sen.”