8. bölüm · CAM DUVAR
BÖLÜM 8 – DENGE
Sabah, ofise erken gelen ilk kişi Lara’ydı.
Henüz kimse yoktu. Kahve makinesi bile uyanmamış gibiydi. Sadece şehir… her zamanki gibi uyanık ve aceleciydi.
Masasına oturdu, bilgisayarını açtı ve dün gece Baran’ın söylediklerini düşündü.
“Sadece dakik ve düzenli değilsin. Bazen düşündüğümden fazlasısın.”
Bu cümle hem iltifat, hem de bir uyarıydı.
Cam duvar dediği şey tam olarak neydi?
İş ve özel hayat arasında kurduğu mesafe mi?
Yoksa… ona hissettirmeden göz ucuyla takip ettiği bakışlar mı?
Kapıdan ayak sesleri geldi.
Baran.
Yine dakikti, her zaman olduğu gibi.
“Sunumu yeniden yazdım,” dedi Lara, ona hiç göz teması kurmadan.
“Sadece sayılarla değil, tonlamayla da oynadım. Hissedilmek istenen etkiyi ön plana çıkardım.”
Baran masasına doğru ilerledi.
Dosyayı aldı, açmadan önce bir süre sadece Lara’ya baktı.
“Beni şaşırtmaya devam ediyorsun.”
Lara kaşlarını kaldırdı.
“Şaşırmak istemeyen biri neden hâlâ bu kadar dikkatle izliyor?”
Baran hafifçe başını eğdi. Gülümsediği nadirdi ama dudaklarının kenarına yaklaşan o gölge… bir kabul gibiydi.
Toplantıya birlikte girdiler.
Baran sunumu yaparken Lara odanın köşesindeydi. Ama farkındaydı; her kilit cümlede Baran göz ucuyla ona bakıyor, onun onayını tartıyordu.
Bir sunum değil, birlikte kurulmuş bir hakimiyet sergileniyordu.
Ve bu; sadece şirketi ilgilendirmiyordu.
Toplantı sonrası, özel asansörde baş başa kaldıklarında…
Baran dosyayı kolunun altına sıkıştırdı.
“Yarın İzmir’e uçuyoruz,” dedi aniden. “Yeni proje arazisini birlikte inceleyeceğiz.”
Lara şaşırmadı.
Sadece başını salladı.
“Seyahat politikası gereği ikili oda yok, değil mi?”
Sesi kontrollüydü ama içinde ince bir sarkazm taşıyordu.
Baran göz ucuyla ona baktı.
“Bu kadar profesyonel olmanı sevmiyorum.”
Lara, bir adım geri çekildi.
“Profesyonellik bazen tek savunmadır. Özellikle sizin gibi adamların dünyasında.”
Asansör katına ulaştığında, Baran sessizce kapıyı tuttu.
Lara dışarı çıkarken omuzları birbirine değdi.
Kısa, sert ve keskin bir temas…
İzin alınmamış bir gerilim.
Baran arkasından seslendi:
“Bu dünyada duvarlar varsa… biri kırılacak.”
Lara dönmedi.
Yalnızca yürüdü.
Ama içinden tek bir cümle geçti:
Hangimizinki önce çatlayacak, göreceğiz.
