2. bölüm / 4
CAMSIR
Bölümler 4Şu an: SIR
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
2 YIL SONRA
Elimdeki kitabı rafa yerleştirip kasaya doğru ilerledim.“Bizimkiler bu akşam için mekan ile anlaşmışlar .” Selim’in söylediğine göz devirip kasanın önündeki bezi ona doğru fırlattım .Elindeki telefona odaklandığı için bez ona çarpıp yere düştü .
“Zahmet olmazsa Selim Bey masaları silin de çıkalım artık!”Bir an önce eve gidip uyumak istiyorum .Selim telefonun ekranını kapatıp ona attığım bezi yerden aldı ve kasanın önüne geldi .Ben ise günün hesabını kapatmak için muhasebeyle ilgileniyordum .Bu kafe ve kırtasiye birleşimi yerde sadece Selim ve ben çalışıyorduk .Patron neredeyse hiç uğramaz sadece ay başlarında hesap işleri için gelirdi .Buraya gecen sene girmiştim ve o zamanlar tek çalışıyordum bir süre sonra yetişemediğim için Selim’ i de yanıma almıştım.Tabi patrona bunun için baya ısrar etmem gerekmişti .
“Mel duyumsamazlıktan geldiğinin farkındayım .Bugün o mekana gitmemiz gerekiyor .Hem bugün hem de bundan sonra .” Başımı iki yana sallayıp deftere rakamları yazmaya başladım. Bana küçüklüğümüzden beri Mel derdi. O zamanlar ismimin sıkıcı olduğunu ve artık daha havalı bir isim ile sesleneceğinisöylemişti .Tabi bunun ismimin ilk üç harfi olması beni pekte heyecanlandırmamıştı .
“Ben gelemem Selim biliyorsun .” Derin bir nefes verip bana doğru biraz daha eğildiğinde başımı defterden kaldırıp yüzüne baktım . “Cansu’nun durumunu biliyorsun ? Halime teyze hasta ,haliyle ev geçindirme işi Cansu’ya kaldı. Yetişemiyor .”Cansu ,Selim ve diğerleriyle kendimi bildim bileli arkadaştım.Cansu’nun babası yıllar önce vefat etmişti ve Halime teyze hem Cansu’ya hem de kardeşine yıllardır tek başına bakıyordu .Son iki üç aydır ise çalışamayacak kadar hastaydı .Öğleki evden dışarı çıkmıyor sadece arada yemek yapmak için yataktan kalkıyordu.Hastalığını ise kimse bilmiyordu .Durum böyle olunca para kazanmak Cansu’ya düşmüştü.
“Evet Selim biliyorum ama bana o kadar da ihtiyacınız yok.Siz o sahneyi bensiz idare edebilirsiniz.”Selim söylediğimle elimdeki defteri alıp kapattı ve kenarı koydu .“ Saçmalıyorsun Mel ! Sana her zaman ihtiyacımız var .Sadece sana değil ,bizim birbirimize ihtiyacımız var.” Söylediğinde haklıydı .Biz arkadaştan çok kardeş gibiydik. Ailemizin bilmediği bir çok sırrı birbirimizle paylaşırdık.Tatillere bile birlikte gider ,evlerimize davet edilmeden girerdik. Mahallemizdeki kimse de bunu yargılamazdı çünkü küçüklükten beri hiç ayrılmadığımızı bilirlerdi. “O geliyor ve sen gibi hiç ikiletmemiş çünkü hepimizin bu paraya ihtiyacı var. Bu dükkanda1 hafta da kazandığımız parayı orada 1saattle kazanacağız. İtiraz yok, paspas atıyorum. ve çıkıyoruz!” Cevap vermemi beklemeden temizlik odasına doğru yöneldi .Bir yönden haklıydı ,biriyle sorun yaşadığımda diğerleriyle aramı açamazdım ki uzun süredir grup buluşmalarını ekiyordum. Sadece onun gelmeyeceğinden emin olduğum yerlere gidiyor köşe bucak ondan kaçıyordum .Alp Tamer Kılıç.
Adını içimden bile geçirmek kalbimi hızlandırıyordu .Bugünün geleceğini biliyordum ,işin aslı bu kadar uzun sürmeyeceğinden emindim ama nasıl olduysa onu son gördüğümden beri hiç denk gelmemiştik. Karşı komşum olmasına rağmen !
İtiraf etmek gerekirse bazı geceler penceresini gizliden izlediğim oluyordu ama hiç bir zaman o perde açılmadı .Bu da oldukça şaşırtıcıydı .Gerçi neden şaşırıyorum ki o kindar biridir .
Benim bir hatam olmasa da o bunu hiç bir zaman bilmeyecekti .O kendi inandıklarının acısınıyaşayacak ,ben ise gerçeklerle bir başıma savaşacaktım .
“Hadi çıkıyoruz.” Önümdeki karaladığım boş sayfadan gözlerimiçekip Selim’e baktım .Üstüne ceketini giymiş beni bekliyordu .Yerimden kalkıp askılıktaki ceketimi aldım. Hesap işini yarın sabah halledecektim .Birlikte dükkandan çıkıp,kapıyı kilitledik.“Yürüyecek miyiz?” Selim sorduğum soruya çenesiyle bir yeri göstererek cevap verdi.“Alp diğerlerini bırakmış şimdi bizi almaya geldi.” Bacaklarım adım atmayı bıraktığında Selim’de benimle birlikte durdu.“Ne oldu ?” Kafamı kaldırıp yüzüne baktım .
Arabayla aramızda çok az bir mesafe vardı ve şu anda bizi izlediğine eminim. Hatta bunu hissediyorum.“Ben o arabaya binemem !Hem o,” Duraklayıp uygun kelimeyi bulmaya çalıştığımda Selim’in eli omzuma dokundu şefkatle,“O seni görmek istiyor Mel.”
Gözlerim ister istemez dolarken çocukça bir hevesle yüzüne baktım.“Gerçekten mi? Ya beni arabasından atarsa yada bilerek kaza falan yaparsa?”
Selim söylediklerimde ciddi miyim diye önce bana baktı ,ardından gözleri arabaya kaydı ve gözbebekleri büyüdü.
“Yapar mı ?”
Elini çenesine yerleştirdi ve ön cama bakmaya başladı .“Bak şimdi emin olamadım. Alp sonuçta yapabilir.” Korkum biraz daha artarken korna sesiyle ikimizde irkildik.“Gidelim sinirleniyor gibi !”Başımı salladım ve minik adımlarla Selim’i takip ettim .O ön koltuğa geçerken ben arka koltuğa yerleştim .Arabaya bindiğimde derin bir nefes aldım .Onun kokusu sinmişti içeri.
“Neden durdunuz orda iki saat?” Sesini iki yıl sonra tekrardan duymak çok garipti. Onu görmek istiyordum ama şu anda buna cesaretim yoktu .
“Mel ütünün fişini çekip çekmediğini hatırlayamadı da.” Selim'in söylediğiyle derin bir nefes aldım .Yalan konuşmak konusunda berbattı .
“Tamam sormadım say Sarı!” Alp ,Selim’e Sarı derdi .Selim benim için ise civcivdi. Küçükken özellikle altın sarısı sacları vardı .
Araba hareket etmiş ve yolculuk sessiz ilerliyordu. Kendimi kapı ile bütünlemiştim. Ön taraftan hiç görünmediğime emindim.“Ee ne yaptın o işi ?”Selim’in sorduğu soruyla onları dinlemeye başladım.
“Hangi işi?” “Hani dükkanın yanındaki evi alacaktın ya ?” Demek sonunda istediğio kaporta dükkanını açmıştı. Arabaları çokseverdi ailesi de bu tutkusunu bilerek onu her yaz sanayiye çırak olarak verirlerdi.Yaz bitsin istemez ve sürekli büyüyünce dükkan acıcam derdi.
“Aldım , ailemin evinden taşındım .” Neden karşılaşmadığımız belli oldu. Belki de dükkan bu mahallede bile değil.
“En iyisini yapmışsın ,belli yaştan sonra çekilmiyorlar .” Bir vurma sesi geldiğinde bunun Selim olduğunu hızla anladım. Alp’in omzuna vurmuştu .
“Helal lan sana valla aramızda bir sen kendini kurtardın ,yakında evlenirsinde sen !” Gülerek kurduğu cümleden sonra arabada büyük bir sessizlik oluştu ve bu benim burada olmamdan kaynaklıydı .Mekana geldiğimizi fark edip hızla arabadan indim ve koşarcasına içeri girdim. Kızlar tuvaletine girip kapıyı arkamdan kapattım .Neyse ki içerisi boştu.
Biri sizden açıklama istemediğinde suçsuz olmanızın bir önemi kalır mı ?
Bende yapabileceğim tek şeyi yaptım ve sessiz kaldım .Acımı kendim sırtlandım ,ona da inandıklarını bıraktım .Bu gece gördüm ki o ayağa çok kolay kalkabilmiş hatta acısını yükseliş için bir basamak olarak kullanmış ve hayallerine kavuşmuş .Ben ise okulumu bıraktım .Bir süre tedavi gördüm ve şimdi bir kafe de çalışıyor hâlâ ailemin evinde yaşıyorum .Belki de herkes hakkettiği yerdedir. Bu üzüntüm onu kıskandığım için değil ,eğer zor zamanımda bana güvenip yanımda olsaydı belki her şey daha farklı olabilirdi .En azından benim için.
O yaşamak ve yükselmek için çabalamış ,ben ise geçmişin yükünü asla sırtımdan indirememiş ve bir adım bile atmamışım. Gözümden akan tek damla yaşı hızla sildim ve elimi yüzümü yıkayıp çıktım. Bu gece ona yenilgimi belli etmeyecektim .Ben sessiz kalmakta hatalıysam oda benden açıklama istemediği için hatalıydı .Bazen kabullenilmelidir. Gerçekleşmeyecek hayaller ve bulunduğumuz durum .
Koridorda ilerleyip bizimkilerin bulunduğu masaya doğru adımladım.Alp ve Cansu sahnede söyleyecekleri şarkıları düzenliyordu ,Selim ise gitarını ayarlamakla meşguldü. Leyla ve Murat’ın yanına yaklaştığımda Alp’in gözleri beni buldu.Belki bir saniye belki de daha kısa göz göze geldik. Az önce kendimi motive etmek için kurduğum o kabulleniş cümleleri o an yıkıldı .Gözlerini üzerimden çekmesiyle bende bakışlarımı sahneden aldım.“Melisa hoş geldin.” Leyla’nın ayağa kalkıp bana sarılmasıyla ona karşılık verdim .Yüzümde huzurlu bir gülümseme yer edindi. Bu kıza sarılmak beni rahatlatıyordu .Öyle biriydi ki grubun annesiydi adeta .
“Hoş buldum erkencisiniz?” Benden uzaklaşıp başını salladı veeliyle Murat’ı gösterdi.“Bu durdurmadı ,erkenden geldik bizde .” Gülerek başımı salladım ve Murat’a döndüm.“Naber kızıl?”
Gülüp saçlarını karıştırdım .“İyidir senden ?” Başını salladı ve Leyla’nın görmediği bir ara kaşıyla çıkışı gösterdi .O yerinden kalktığında bende diğerlerine göz ucuyla baktım.Sahnedekiler hâlâ uğraşıyorlardı.
“Leyla biz bir sigara içip geliyoruz .”Leyla beni onayladığında Murat’ın arkasından çıkışa ilerledim .Mekanın yanındaki ara sokağa girdiğimizde Murat cebinden çıkardığı sigaradan uzattı .
“Ne oldu ? Niye öyle gizli bir şey varmış gibi kaş göz yaptın?” Sigarasını yakıp çakmağı bana uzattı .Bende sigaranın ucunu ateşledim.
“Onun ölüm yıldönümü yaklaşıyor kızıl. ”Tek kaşımı kaldırıp yüzüne baktım .Uzun boyundan dolayı başımı kaldırmak zorunda kalıyordum .“Kızım anlasana işte Mert’in!"Elimi hızla ağzına kapattım ve etrafta gözümü gezdirdim .“Ne yapıyorsun Murat? Biz seninle bir anlaşma yapmadık mı ? Onun adı anılmayacak !O olay kimseye anlatılmayacak! Bu ikimizin arasında sır!” Bileğimden tutup elimi ağzından uzaklaştırdı .
“Biliyorum Melisa ama sen o kadar umursamaz davranıyorsun ki?” Elini saclarından geçirip yeşil gözlerini gözerime kitledi.
“Anlamıyorum nasıl böyle umursamaz olabiliyorsun ? Ben o günden beri doğru düzgün uyuyamıyorum . Aklıma geldikçe midem kaldırmıyor .Sen nasıl böyle durabiliyorsun ?”Alayla güldüm .
“Sence iyi miyim Murat?” Elimdeki sigarayı havaya kaldırdım.“Sadece bir kaç ay önce şunun kokusu bile midemi bulandırırdı şimdi sürekli içiyorum.Uyku mu ? Odama sadece üstümü değiştirmek için giriyorum .Şanslıysam film izlerken dalıyorum oda taş çatlasın 2 saat ,sonra kabuslarla uyanıyorum.” Gözümden akan yaşı silip burnumu çektim .“Aslında bakarsan hâlâ yaşıyorum .Umursamazlık konusunda haklısın yani .Şimdiye kadar canıma kıymam gerekirdi ama inan ki ona bile gücüm yok .Bak Murat eğer bu durumdan sıkıldıysan ve bu yük sana ağır geliyorsa git anlat !” Titreyen elimi umursamadan sigaradan bir duman çektim ve yere atıp ayağımın altıyla ezdim.“Saçmalama sadece rahatladım Melisa !Tamam bu diyeceğim sana saçma gelebilir ama korkuyordum kızım ! Bunu normal görürsün diye korkuyordum ama şimdi rahatladım." dediğine gözlerimi devirerek güldüm .“Ne yani benimde kötü olmam hoşuna mı gitti ?” Başını sallayıp güldü .“Ne olursa olsun birlikte dedik dimi .” Tam o sırada ara sokağın girişinden teneke devrilme sesi geldiğinde ikimizde o tarafa doğru baktık. Bir gölge gördüğümde korkuyla Murat’ın kolunu tuttum. Biri bizi dinliyordu .Murat bana sessiz ol işareti yapıp oraya doğru ilerledi. Bende peşinden ilerleyip çıktım .Mekanın önünde gözlerimi gezdirdim ama kimseyi göremedim. Fark ettiğimizi anlamış ve çoktan gitmişti.
“Sence bizi duydu mu ?” Elimi bilmiyorum derecesine iki yana açtım.
“Ne konuştuk ki ,ondan bahsettik mi?” İkimizde sıkıntıyla nefes verip mekana doğru ilerledik.“Eğer bizimkilerden biriyse sürekli bize bakar oradan anlarız.Gözün acık olsun!” Murat’ın dediğini onayladım .
Tek dileğim kimsenin duymamışolması.
Bölüm etkileşimi
