4. bölüm · Buzun altındaki iz
Bölüm 4_Hatırlayan Ev
Zühre, telefonun ekranına kilitlenmişti.
"Eğer hatırlarsa, ev de uyanacak."
Mesaj birkaç saniye boyunca ekranda kaldı.
Sonra hiçbir uyarı vermeden silindi.
Sanki hiç gönderilmemişti.
Zühre tekrar tekrar gelen kutusunu kontrol etti.
Hiçbir şey yoktu.
Ne bir numara...
Ne bir gönderici...
Ne de silinen mesajlara dair en ufak bir iz.
"Bu imkânsız..."
Telefonu masanın üzerine bıraktığı anda evin içindeki sessizlik değişti.
Eskiden huzur veren o sessizlik gitmişti.
Yerini ağır, bunaltıcı bir sessizlik almıştı.
Sanki ev nefesini tutmuştu.
Birden tavandan ince bir gıcırtı yükseldi.
Gıcır...
Zühre başını kaldırdı.
Ses durdu.
Tam rahat bir nefes alacakken bu kez mutfaktan geldi.
Tak...
Ardından bir tane daha.
Tak...
Çekmecelerden biri kendi kendine hafifçe açıldı.
Zühre olduğu yerde dondu.
Rüzgâr yoktu.
Pencereler kapalıydı.
Yavaş adımlarla mutfağa ilerledi.
Açılan çekmeceyi usulca itti.
Tam kapanacakken içeride küçük, eski bir anahtar gördü.
Paslanmıştı.
Sapına siyah bir ip bağlanmıştı.
Üzerinde ise tek bir rakam kazılıydı.
8
"Bu da ne?"
Anahtarı eline aldığı anda başının içinde keskin bir uğultu yükseldi.
Bir anlığına gözleri karardı.
Sonra...
Bembeyaz bir koridor gördü.
Duvarlar...
Parlak ışıklar...
Koşan insanlar...
Ve küçük bir kızın ağlama sesi.
"Abla..."
Zühre irkilerek gözlerini açtı.
Nefes nefeseydi.
Mutfaktaydı.
Ama avucundaki anahtar artık buz gibiydi.
"Abla..."
Ses yeniden geldi.
Bu kez evin içinden.
Çok uzaktan.
Ama aynı zamanda kulağının dibinden.
Zühre yavaşça arkasını döndü.
Koridor bomboştu.
Tam geri dönecekken...
Koridorun sonundaki aynada bir siluet belirdi.
Siyah saçlı küçük bir kız...
Yine o.
Bu kez ağlamıyordu.
Sadece Zühre'ye bakıyordu.
Ve sağ eliyle tek bir yeri işaret ediyordu.
Merdivenlerin altını.
Zühre aynaya baktı.
Sonra merdivenlerin altına...
Tekrar aynaya döndüğünde küçük kız kaybolmuştu.
Yerinde sadece kendi yansıması vardı.
Ama yansımasının elinde bir şey vardı.
Paslı anahtar.
Zühre şaşkınlıkla kendi avucuna baktı.
Anahtar hâlâ elindeydi.
Yansıması ise anahtarı yavaşça kaldırıp gülümsedi.
Oysa Zühre gülümsemiyordu.
Ve o an, merdivenlerin altından tek bir ses duyuldu.
Tak.
Sanki içeriden biri kapıya vurmuştu.
