🏒 2. BÖLÜM: BARIŞ ANTLAŞMASI VE ÇATLAYAN BUZLAR

Vaveyla Yazarı: Semanur Pakna

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: 🏒 2. BÖLÜM: BARIŞ ANTLAŞMASI VE ÇATLAYAN BUZLAR

1. Kısım: Zafer Kutlaması ve Sınır İhlali..
Kuzey Ali’nin duvarla kendi arasına sıkıştırdığı Eylül Efnan’ın nefesi kesilmişti. Kuzey’in genzinden gelen o alaycı, bir o kadar da hipnotize edici ses tonu hâlâ koridorda yankılanıyordu. Eylül tam bir şey söylemek için dudaklarını aralamıştı ki koridorun sonundan neşeli bir bağırtı koptu.

"Ooo Kaptan! Zafer gecesinde yine formundasın bakıyorum!"

Gelen, takımın neşesi ve kalecisi Rüzgar Yılmaz’dı. Yanında Eylül’ün heyecandan yerinde duramayan arkadaşı Lara vardı. Rüzgar, Kuzey’in omuzuna dostça sert bir darbe indirdi. Kuzey, duruşunu hiç bozmadan yavaşça geri çekildi ama gözlerini Eylül’ün bal rengi gözlerinden bir saniye bile ayırmadı.

Rüzgar sırıtarak Eylül’e baktı: "Selam! Ben Rüzgar. Bizim Kaptan'ın insan içine çıkma yeteneği henüz gelişmedi, kusura bakma. Sizi ürkütmedi umarım?"

Eylül, üzerindeki o ağır baskı kalkınca derin bir nefes aldı ve üzerini düzeltti: "Hiç sanmıyorum. Ayıların doğal ortamında davranması gayet normal Rüzgar, sorun değil."

Takım arkadaşlarından Bora Özkan ve genç hücumcu Deniz Erdem de soyunma odasından çıkıp gruba katılmıştı. Bora, Eylül’ün bu lafı üzerine kahkahayı bastı: "Kaptan! Biri sana az önce doğrudan 'ayı' mı dedi ben mi yanlış duydum? Tarihe geçsin bu an!"

Kuzey Ali, Bora'ya öldürücü bir bakış attı. Bora anında susup ciddileşti. Kuzey, elindeki ıslak havluyu omuzuna atıp soğuk sesiyle noktayı koydu: "Kutlama yerine geçiyoruz. 10 dakikanız var. Geç kalanı yarın sabah 05:00'te buza gömerim."

Kuzey arkasını dönüp soyunma odasına yürürken, Lara hemen Eylül’ün koluna girdi ve fısıldadı: "Çıldıracağım! Adam resmen canlı bir Yunan heykeli gibi! Ve sana nasıl baktığını gördün mü Eylül? Buz adam resmen erimeye yer arıyor!"

Eylül gözlerini devirdi: "Saçmalama Lara, adamın kalbi buz tutmuş. Bana sadece üstünlük taslamaya çalışıyor...

2. Kısım: Kampüste Kriz – "Balyoz Tarık"
Ertesi gün Mimarlık Fakültesi’nde tam bir kaos hâkimdi. Prof. Dr. Tarık Sezgin, nam-ı diğer "Balyoz Tarık", amfide gür sesiyle bağırıyordu. Masanın üzerinde teslim edilen maketler duruyordu ve Tarık Hocanın yüzü hiç gülmüyordu.

"Bu ne amatörlük! Bu maketlerin yarısı yıkılacak durumda! Siz mimar adayı mısınız yoksa kartondan ev yapan ilkokul öğrencisi mi?"

Tarık Hoca masaların arasında gezinirken Eylül Efnan’ın maketinin önünde durdu. Dün Kuzey Ali ile çarpıştığı için köşesi ezilmiş ve yapıştırıcısı kuruduğu için hafif yamuk duran maketi eline aldı.

"Soydan! Bu çizimler mükemmel, detaylar harika... Ama bu maketin hali ne? Bir mimar çizimine gösterdiği özeni sunumuna da göstermek zorundadır! Sana bu proje için telafi şansı veriyorum. Ancak tek başına değil."

Eylül şaşkınlıkla ayağa kalktı: "Nasıl yani Tarık Hocam?"

"Okul yönetimi, sporcu öğrencilerin akademik başarılarını artırmak için bu yıl bir 'Kardeş Bölüm Projesi' başlattı. Üniversiteler arası hokey turnuvası yaklaşırken sporcularımızın ders içi projelerinde yardım alması gerekiyor. Senin projenin yapım aşamasında bir yardımcıya, onların da bir asistana ihtiyacı var. Proje ortağın Spor Bilimleri'nden Kuzey Ali Karadağ."

Amfide bir fısıltı koptu. Eylül’ün başından aşağı kaynar sular döküldü: "Hocam, başka biri olamaz mı? Yani ben tek başıma yapabilirim..."

Tarık Hoca elindeki kağıtları masaya vurarak kestirip attı: "İtiraz istemiyorum Soydan! Bu akşam Kütüphane Ana Salonu’nda buluşup çalışmaya başlayacaksınız. Yoksa bu dersten kalırsın!"

3. Kısım: Aile Baskısı ve Gizlenen Yaralar
Aynı saatlerde kampüsün diğer tarafında, spor kompleksinin önünde siyah, lüks bir SUV durdu. Araçtan şık takımıyla Kuzey’in babası Cihangir Karadağ indi. Kuzey, antrenman bitiminde babasını görünce adımlarını yavaşlattı. Yüzündeki o soğuk maske daha da sertleşti.

Cihangir Bey, oğlunun yanına yaklaştı. Ne bir sarılma ne de tebrik vardı.

"Dünkü maçı izledim Kuzey. O son saniye golü riskliydi. Kendini fazla kaptırıyorsun. Sene sonu mezun oluyorsun ve şirketlerin başına geçeceksin. Bu hokey oyununu artık bir kenara bırakmanın vakti geldi."

Kuzey dişlerini sıktı. Çenesindeki kaslar belirginleşti: "Bu benim oyunum değil, hayatım baba."

"Hayatın, Karadağ Holding'in geleceğidir!" diye sesini yükseltti Cihangir Bey. "Annen de aynı şeyden şikayetçi. Haftaya düzenleyeceğimiz bağış gecesinde yanımızda olacaksın. Ve şu maçlardaki agresif tavırlarına son ver. Karadağ soyadını lekelemene izin vermem."

Cihangir Bey arkasını dönüp arabasına bindi. Kuzey olduğu yerde çakılı kaldı. Elini yumruk yaptı, eklem yerleri beyazlaşana kadar sıktı. O sırada telefonu çaldı. Ekranda "Gece (Kız Kardeş)" yazıyordu. Kuzey nefes verip telefonu açtı. Ses tonu anında yumuşamıştı:

"Efendim abisinin bitanesi?"

Gece'nin neşeli sesi duyuldu: "Kuzey abi! Dünkü maç harikaydı, TV'den izledim! Babam yine moralini mi bozdu senin? Takma onu lütfen... Bu arada bana söz verdiğin dans ayakkabılarını ne zaman alacağız?"

Kuzey hafifçe gülümsedi. Bu dünyada onu yumuşatabilen tek insan bu 15 yaşındaki kız kardeşiydi. "Hafta sonu alıyoruz ufaklık. Sen derslerine çalış yeter ki."

4. Kısım: Kütüphanedeki Sessiz Savaş

Akşam saat 20:00. Üniversitenin tarihi ve sessiz kütüphanesi.

Eylül Efnan, büyük ahşap masaya çizim araçlarını, cetvellerini ve mimari planları sermişti. Saçlarını tepesinde dağınık bir topuz yapmış, burnunun üzerine düşen gözlükleriyle çizim yapıyordu.

Tam karşısındaki sandalye çekildi. İçeri giren Kuzey Ali, siyah kapüşonlu hırkası, elinde getirdiği iki sert filtre kahve ve o her zamanki dondurucu havasıyla masaya oturdu. Kahvenin birini Eylül’ün önüne bıraktı.

Eylül gözlüklerinin üzerinden ona baktı: "Şeker veya süt yok mu?"

Kuzey sandalyesine yaslandı, kollarını göğsünde birleştirdi: "Süt ve şeker çocuk işidir. Sade iç."

Eylül gözlerini devirip kahveden bir yudum aldı ama yüzünü buruşturdu: "Tam bir dağ ayısı içeceği, şaşırmadım."

Kuzey hafifçe öne eğildi. Masadaki mesafeyi sıfırladı. Göz göze geldiklerinde kütüphanedeki o sessizlik adeta elektrikle doldu:

"Bak küçük kız. Bu projeyi yapmayı ben de hevesle beklemiyordum. Koç Hakan ve o Balyoz lakaplı hocan beni buraya zorla yolladı. Not ortalamam düşerse takımdan uzaklaştırılacakmışım. Bu yüzden bana ne yapmam gerektiğini söyle ve işimizi bitirelim."

Eylül onun bu kestirip atan tavrına karşı dikleşti. Ajandasını açtı:

"Harika! O zaman dinle Kaptan. Bu proje bir spor kompleksi maketi. Senin Hokey anlayışın gibi kaba kuvvetle değil, milimetrik hesaplarla yapılıyor. Sen bu ahşap plakaları keseceksin, ben de monte edeceğim. Anlaşıldı mı?"

Kuzey, Eylül’ün kendine emir vermesine alışık değildi. Takımdaki herkes onun ağzının içine bakarken, karşısındaki bu 19 yaşındaki kız ona kök söktürüyordu.

İlerleyen saatlerde ikili sessizlik içinde çalışmaya başladı. Kuzey, elindeki maket bıçağıyla tahtaları Eylül’ün çizdiği milimetrik ölçülere göre büyük bir titizlikle kesiyordu. O sert, buz gibi ellerin maket yaparken gösterdiği hassasiyet Eylül’ün dikkatinden kaçmadı.

Bir ara Eylül, masanın üzerindeki yapıştırıcıya uzanırken elini kazara Kuzey’in masada duran iri, sıcak elinin üzerine koydu.

İkisi de aniden durdu. Bir elektrik çarpmış gibi Eylül elini çekmek istedi ama Kuzey bir anlık refleksle Eylül’ün bileğini hafifçe tuttu. Gözleri buluştu. Eylül’ün kalbi göğüs kafesini delercesine çarpmaya başladı. Kuzey’in gözlerindeki o dondurucu bakış yerini derin, karmaşık ve karanlık bir sıcaklığa bırakmıştı.

Kuzey, Eylül’ün bileğini yavaşça bıraktı. Ses tonu bu kez sert değildi, aksine boğuk ve fısıltılıydı:
"Çok hızlı gidiyorsun, mimar kız... Biraz yavaşla."

Eylül derin bir nefes aldı, yanaklarının kızardığını hissedebiliyordu. Yüzünü çizim kağıdına doğru eğdi: "Yav-yavaşlamıyorum. Sadece projeyi yetiştirmeye çalışıyorum."

O sırada kütüphanenin penceresinden dışarıya ilk kar taneleri düşmeye başladı. Buz Adam ve Yağmur Kızı, dışarıdaki dondurucu soğuğa rağmen içlerindeki o ilk kıvılcımı bastırmaya çalışıyorlardı.

5. Kısım: Beklenmedik Misafir ve sinir tecrübesi..

Çalışmaları gece yarısına doğru bittiğinde kütüphaneden birlikte çıktılar. Kampüs bembeyaz bir kar örtüsüyle kaplanmıştı. Eylül soğuktan büzüşmüş, kiremit rengi atkısına daha çok sarınmıştı.

Tam o sırada kampüsün girişinde lüks, kırmızı bir spor araba durdu. Araçtan son derece şık giyinimli, sarışın ve havalı bir kız indi. Bu, Karadağ ailesinin yakın dostlarının kızı ve Kuzey’e uzun süredir aşık olan Melis Soykan (22) idi.

Melis, topuklu çizmeleriyle karların üzerinde yürüyerek doğrudan Kuzey’in yanına geldi ve koluna girdi:

"Kuzey! Telefonlarımı açmıyorsun. Baban bu akşam bizdeydi, seni bekledik. Birlikte bir şeyler içelim mi?"

Melis ardından gözlerini Eylül’e çevirdi. Eylül’ü tepeden tırnağa süzdü, üzerindeki salaş kazak ve elindeki maket çantasıyla onu küçümser bir edayla baktı: "Bu kim Kuzey? Yeni asistanın mı?"

Eylül’ün gururu kırılmıştı. Tam ağzını açıp hak ettiği cevabı verecekti ki Kuzey önce davrandı. Kolunu Melis’in tutuşundan sertçe çekti. Bakışları Melis’e dönüştüğünde yine o eski, insanı donduran buz haline bürünmüştü:

"Melis, sınırlarını aşma. Ve bir daha buraya kadar gelip beni takip etme."

Ardından Kuzey arkasını döndü, şaşkınlıktan donakalan Eylül’ün kolunu hafifçe tutarak kendine doğru çekti: "Yürü, seni eve ben bırakıyorum."

Eylül, Melis’in arkalarından öfkeyle bakışını görürken, Kuzey’in arabasına doğru adım atmak zorunda kaldı. Buz Kaptanı, etrafındaki herkese karşı ördüğü o devasa duvarların arkasından ilk kez küçük bir kızı içeri alıyordu...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18