1. bölüm / 2
Buzlara Yazılan Aşk📖 1. BÖLÜM: BUZUN VE ATEŞİN BİRLEŞTİĞİ YER
Bölümler 2Şu an: 📖 1. BÖLÜM: BUZUN VE ATEŞİN BİRLEŞTİĞİ YER
- 1 📖 1. BÖLÜM: BUZUN VE ATEŞİN BİRLEŞTİĞİ YER616 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 🏒 2. BÖLÜM: BARIŞ ANTLAŞMASI VE ÇATLAYAN BUZLAR1.285 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
1. Kısım: Kaotik Bir Karşılaşma..
Eylül Efnan, mimarlık maketini kucağında düşürmeden taşımaya çalışırken yağmurlu kampüs yolunda koşuyordu. Profesör Tarık Sezgin’in teslim saatine sadece beş dakika kalmıştı. Büyük stadyumun ve buz pistinin önünden geçerken, antrenmandan yeni çıkmış, omuzunda devasa hokey çantasıyla yürüyen Kuzey Ali ile sertçe çarpıştı.
Maket kartonları ve maket bıçakları yere saçıldı.
Eylül dizlerinin üzerine çöküp panikle parçaları toplarken söylenmeye başladı:
"Önüne baksana be adam! Taş mısın, insan mısın? Mahvettim projeyi!"
Kuzey Ali, siyah spor çantasını omzunda düzeltti. Yerde panikle çırpınan kıza yukardan, buz mavisi bakışlarıyla tepkisizce baktı. Ses tonu bir kış gecesi kadar soğuktu:
"Kulaklıkla yürüyüp sağına soluna bakmayan sensin, küçük kız. Yolumdan çekil."
Eylül başını kaldırdığında o dondurucu gözlerle karşılaştı. Islanmış kirpiklerinin altından gözlerini devirdi: "Küçük kız mı? Sen kim oluyorsun da bana..." ama Kuzey Ali çoktan arkasını dönüp devasa adımlarıyla yürümeye başlamıştı bile...
2. Kısım: Biletler ve Zoraki Seyirci
O akşam Lara, Eylül’ün kaldığı öğrenci evinin kapısını kıracakmış gibi çalıyordu. Elinde iki tane kış sezonunun en büyük maçı olan Buz Kralları vs. Doğu Fırtınası maçının VIP bileti vardı.
"Eylül Efnan, itiraz istemiyorum! Bu gece o maça gidiyoruz! Kaptan Kuzey Ali Karadağ’ı canlı izlemek için millet birbirini yiyor, biliyor musun?"
Eylül gözlerini devirdi: "Lara, benim maketim mahvoldu o dağ ayısı yüzünden. Ne hokeyi?"
Ancak Lara’nın ısrarlarına dayanamadı. Üzerine kalın kiremit rengi kazağını, atkısını aldı ve kendini buz salonunda buldu...
3. Kısım: Pisti Isıtan Gözler (Maç Sahnesi)
Buz salonu tıklım tıklımdı. Işıklar karardı, müzik yükseldi ve "Buz Kralları" sahaya çıktı.
Kuzey Ali, arkasında #7 yazan siyah-kırmızı forması, elinde hokey sopası ve kaskıyla buza adım attığı an salonda büyük bir tezahürat koptu. O, buza bastığı an dünya etrafında duruyor gibiydi. Odaklanmış, sert ve acımasız..
Maç başladığında tempodan Eylül’ün bile nefesi kesilmişti. Kuzey Ali bir fırtına gibiydi. Rakip oyuncuları bariyerlere yapıştırıyor, diski adeta bir sihirbaz gibi yönetiyordu. Rüzgar kalede devleşirken, Kuzey üst üste iki gol atmıştı.
Maçın bitimine son 30 saniye kala durum 2-2 eşitlikteydi. Rakip takımın sert oyuncusu Kuzey’e arkadan faullü bir müdahalede bulundu. Kuzey bariyerlere sertçe çarptı. Tribündeki herkes çığlık attı. Eylül istemeden ayağa kalktı, kalbi boğazında atıyordu: "Kalk ayağa..." diye fısıldadı farkında olmadan.
Kuzey Ali kaskını düzelterek hırsla ayağa kalktı. Diski kaptı, üç rakip oyuncuyu birden eksiltti ve son 2 saniyede imkansız bir açıdan diski ağlarla buluşturdu!
3-2! Maç kazanılmıştı!
4. Kısım: "Senin Burada Ne İşin Var?"
Salonda kıyamet koparken Kuzey Ali kaskını çıkardı. Saçları terden alnına yapışmıştı. Tüm takım üzerine atlayıp zaferi kutlarken, Kuzey Ali garip bir hisle tribünlere baktı.
Gözleri, protokol sırasının hemen arkasında, kiremit rengi atkısına sarılmış, gözleri parlayarak kendisine bakan o "küçük kıza" takıldı. Eylül Efnan’a.
İki çift göz buz gibi soğuk salonda birbirine kilitlendi.
Maç çıkışında Lara, soyunma odasının olduğu koridorda arkadaşı olan kaleci Rüzgar’ı tebrik etmek için Eylül’ü de peşinden sürükledi. Koridor Hokey oyuncuları ve tebrik edenlerle doluydu.
Eylül bir köşede durmuş Lara’yı beklerken, omuzunda havlusu, üstü yarı çıplak ve ıslak saçlarıyla soyunma odasından çıkan Kuzey Ali ile burun buruna geldi. Kuzey, Eylül’ü gördüğünde adımlarını durdurdu. Kaşları çatıldı, o soğuk ve derin sesiyle yaklaştı:
"Beni takip mi ediyorsun, mimar kız?"
Eylül şaşkınlıkla geri adım attı ama arkası duvara değdi. Kuzey Ali tek elini Eylül’ün başının yanındaki duvara yaslayarak üzerine doğru eğildi. Buram buram maskülen bir koku ve buz gibi bir aura kapladı etrafı.
Eylül cesaretini toplayarak tam gözlerinin içine baktı, gamzesi hafifçe belirdi:
"Seni takip etmek mi? Kendini çok önemsiyorsun Kaptan. Ben sadece maçı izlemeye geldim... Ve açıkçası, sahada da tıpkı dışarıdaki gibi tam bir dağ ayısısın."
Kuzey Ali’nin dudaklarının kenarı hayatında ilk defa hafifçe yukarı kıvrıldı. Yıllardır kimseden duymadığı bu cesur çıkış, onun buz tutmuş kalbinde ince bir çatlak oluşturmuştu bile.
"Öyle mi?" dedi Kuzey Ali, sesini biraz daha düşürerek. "O zaman hazırlansan iyi edersin küçük kız. Çünkü bu dağ ayısını sezon boyunca çok sık göreceksin."
Bölüm etkileşimi
