14. bölüm · BUZDAN KALP
GEÇMİŞ
Sabah sabah yine şarkılar eşliğinde uyanmıştım bu sıralar okula da hiç gitmiyorduk ama büyük ihtimal okul da kalıcaktım. Gülerek yataktan kalktım Ali büyük ihtimal kızların yanında kalmıştı.
Elimi yüzümü yıkayıp üstümü giyindim odadan çıktım benimle beraber aynı anda urazda çıkmıştı gülerek "günaydın" dedim oda aynı şekilde karşılık vermişti beraber aşağı indik ben mutfağa geçerken urazda oturma odasına geçmişti. Kızlar büyük bir neşeyle kahvaltı hazırlıyorlardı Ali de sevinçle kızları izliyordu ela gülerek Merveye döndü " keşke asya da Ali kadar neşeli bir kız olsaydı, aynı Uraz gibi somurtkan bir kız sanki Urazın kız versiyonu gibi eskiden böyle değildi "tdedi gülerek kapıya yaslandım Urazın kız versiyonu olmak biraz sıkıcı olabilirdi ama dediklerinde haklıydılar .
Biraz gereğinden fazla somurtuyordum ama bu elimde olan bir şey değildi ela merveyle konuşurken bir şey daha demişti ' eskiden böyle değildi ' ne demek istemişti ? Eskiden derken ne kadar eskiden hiç bir şey anlamıyordum . Ellerimi çırparak içeri girdim " günaydın kızlar , günaydın şekerim " dedim Ali'ye doğru gidip yanına oturdum kucağıma aldım kızlar gülerek günaydın diyip işlerine döndüler. Dün akşam Uraz'ın sevdiği kızı öğrenmiştim acaba kızlara sorsam bir kaç ipucu verirler mi ? Denemekten zarar çıkmaz.
" Kızlar bir şey sorucam? " İlk Merve dönmüştü bana ,
" Urazın sevdiği bir kız varmış acaba siz onu tanıyor musunuz ? " Dedim ela ufaktan sırıtarak Merve'ye döndü , Merve de gülerek tezgaha yaslandı
" Neden sordun asya ? " Dedi ela , kesin bu kız biliyordu . " Neden sorucam ela merak ettik sorduk asıl sen soruma cevap ver tanıyor musun ? " Dedim sinirle Merve gülerek sorumu cevapladı
" Evet tanıyoruz " aha sonunda biri tanıyordu asıl sorun söyleyecekler mi ?
" Kim peki ismi ne ? " Dedim nedense içimden bir ferahlama gelmişti.
" Uraz sana demediyse bizim de dememiz yakışı kalmaz o yüzden şansını Uraz'dan yana kullan " dedi işte o ferahlık yavaş yavaş sönüyordu , bizde biliyorduk söylemesini ama demiyordu işte .
Somurtarak Ali'yle beraber mutfaktan çıktık oturma odasına geçtik . Ali'yi yanıma oturtup bende yanına oturdum
" Ablan biraz yorgun ama iyi alicim " dedim Ali gülmek ve ağlamak arasında gidip duruyordu " aba nedin üzgün?"
Hala bazı kelimeleri yutuyordu ama konuşması yavaş yavaş ilerliyordu
" Aba üzgün değil sadece yorgun ama iyi olucak ablacım " Ali'yi kucağıma alıp saçlarını sevdim.
" Ali bile üzgün olduğunu anladıysa demek ki üzgünsün şöyle bakalım neden üzgünsün? " Dedi irkilerek diyen kişiye döndüm Urazın babası gelmişti oha bu adam ne ara gelmişti somurtarak Ali'ye döndüm bu adamla konuşup sinirleri bozmak hiç istemiyordum hala köle gibi etrafındakileri çalışıyordu " bir şeyim yok iyiyim ben " dedim patron denen adama bakmadan .
Patron gülerek ellerini dizine vurdu
" Hala sizi köle gibi çalıştırdığımı sanıyorsun dimi ? Farkındaysan geldiğin günden beri seni hiç bir şeye zorlamadım, sen geldiğin gün bu insanlar gerçekten insan olduğunu hatırladılar asya " dedi sorunda zaten buydu ben gelmeden önce demekki bu evde ki herkes köle gibi çalışıyordu. Sinirle patron denen adama döndüm ismini bile bilmediğim adama patron demek ne kadar doğruysa !
" Dediğiniz gibi bu ben geldikten sonra oldu ben gelmeden önce herkes burda köleydi , sizin iyi yada kötü olmanız beni ilgilendirmiyor " dedim Uraz burda sanıyorken Uraz'ın burda olmadığını az önce anlamıştım büyük ihtimal dışarı çıkmıştı .
" Peki seni ne ilgilendiriyor asya ? " Gözlerinde sen her şeye burnunu sokuyorsun der gibi bakıyordu Allah aşkına kim yanında köle birini tutardı ki ya bu insanlar salaktı ya da ben anlatamıyordum " ben etrafımda olan insanların köle olmasını istemiyorum hem bu bana yakışmaz hemde onlara Yakıştırmam " dedim Ali'yi yanımda ki boş yere bırakıp ayağa kalktım.
" Ben sizin köleniz olmak için gelmedim ben buraya neden geldim onu bile bilmezken , beni buraya tıktınız şimdi ise ya benim kurallarıma uyarsınız ya da hiç bir şey umrumda olmaz çıkar giderim " dedim bir açıklama yada bir cevap beklemiyordum herşey o kadar hızlı gelişti ki ben ben olmaktan çıkmıştım artık.
Arkamı dönüp gidiyordum ki " hala aynısın asya hiç bir değişiklik yok oğlumu daha fazla üzmeden hatırla asya bunu ona borçlusun " dedi ben neyi borçluydum Uraz'a neden herkes bende bir şeyler saklıyordu benin neyi hatırlamam gerekiyordu ? Neyi unutmuştum da bu kadar acı çekiyordum. Yoruldum herkes benden hatırlamamı istiyordu ama neyi hatırlamam gerektiğini söylemiyorlardı.
Sinirli olmam gereken yerde gülerek arkamı döndüm " söyleyin o oğlunuza daha fazla acı çekmesin beynim her neyi unuttuysa demekki önemsiz bir şeydi daha fazla bunun kurcalanmasına gerek yoktu " dedim son kez Ali'ye bakıp kapıya doğru gittim evden çıktım.
Burda kaldıkça kalbimde ağrı oluşuyordu , kalbim neler yaşamıştıda ben bu kadar geçmişe dair acı çekiyordum ne oluyordu bu evde ? ...
Biraz daha bahçede dolaştıktan sonra azatın evine gitme kararı almıştım belki ışıl bir şeyler söylerdi. O kadar yolu sırf bir kolye ve geçmişte ne olduğunu öğrenmek için gidiyordum çok yorulmuştum ama öğreneceklerim için buna değerdi . Uçuruma gelmiştim azat benim oturduğum yere oturmuştu öylece akan suyu seyrediyordu. Yavaş yavaş yanına gidip oturdum
" Neden geldin asya ? " Dedi yüzüme bile bakmamıştı acaba kokumdan mı anlamıştı? Gülerek bende önüne döndüm " yoruldum azat herkes geçmişi hatırla diyo ama kimse neyi hatırlamam gerektiğini söylemiyor " diyip tekrar azata döndüm bana bakıyordu gözlerinde acı var gibiydi ama daha çok pişmanlık vardı.
" Asya onlar hatırla diyorsa hatırla emin ol hafızana gelen görüntüleri gördükten sonra yanıma bile gelmek istemiceksin ama onlar istiyorsa hatırla Uraz'a daha fazla acı verme " dedi neden içimde bir anda öfke belirdi ? Uraz sırf acı çekmesin diye belki geçmişte yaşadığım kötü şeylerimi hatırlamamı mı istiyordu? Sinirle yerimden kalktım " sen ne diyorsun azat sırf Uraz acı çekmesin diye ben mi acı çekeyim sikmişim böyle işi Uraz mutlu olcak diye ben üzgün olamam " diyip arkamı döndüm hafızamda ne olabilirlerdi de bu kadar önemliydi? Azat hızlıca ayağa kalkıp önüme geçti.
" Hafızanı kaybettin asya sen yıllar önce hafızanı kaybettin benim yüzümden ışıl yüzünden sen hayatını kaybediyordun bağır çağır suçla ama nolur hatırla asya bunu hatırlaman gerekiyor Uraz daha fazla dayanamaz kalbi yavaş yavaş buz kütlesi olmak üzere " dedi
Ne? ' buz kütlesi ' ne demek bu ? Benim hafıza kaybı geçirmemin sebebi ışıl mıydı yani ? Yada azat mıydı? Başım gittikçe daha da çok ağrıyordu .
" Bana her şeyi anlat azat " dedim zor bela oturdum yere azatta başımda dikilip bana bakıyordu " 2 sene önce yine aynı şekilde Urazın çetesine katıldın ama bu sefer bilerek katıldın çünkü çok merak ediyordun , Urazın babası kabul etti çünkü bunu Uraz istedi sende babası izin verdi sanıyordun . O çeteye girdin Uraz senin şakalarına, çocuksu hallerini çok mutlu oluyordu yavaş yavaş aşık oluyordu sana, aradan aylar geçti sen onlara çok alıştın ama bir sorun vardı Urazın evi eskiden burda değildi sizin eski oturduğunuz evin oralarındaydı annen bu çete işini öğrendikten sonra taşınmak istedi ama sen burayı çok seviyordun annenle kavga ettin o gece buraya geldin kavga ettiğin gece , ama o gün ışıl kendini burdan atmak istedi çünkü ışıl da Uraz'a aşıktı çok seviyordu onu ben çaresizce urazı aradım sen beni ve ışılı tanıdığın için sende geldin herşey o an oldu keşke gitseydin annenle asya " dedi sonunun ne olduğunu biliyordum çünkü anlattıkları yavaş yavaş kafamda belirginleşiyordu .
Dedikleri bir bir kafamda görüntüler oluşuyordu ışılı gördüm uçurumun kenarında yürüyordu bir bir adım atıyordu azat arkasında ikna etmeye çalışıyordu Uraz koşarak Işıl'ın arkasında azatın yanında duruyordu ikna etmeye çalışıyorlardı .
" Biz ikna edemedik ama sen başardın ikna ettin ikinizde uçurumun tam dibinde durmuş konuşuyordunuz ama ışıl Uraz'a ölümüne aşıktı ama Uraz sana aşıktı ikinizden birini seçmek zorundaydı , Uraz da cevap vermedi konuşmadı bile ama ışıl biliyordu seni seçmişti Uraz , o an Işıl'ın ayağı kaydı tam düşüyorken sen onu tuttun ama ikinizde uçurumun dibine boylamıştınız, sen altta kaldığın için kafamı çok sert çarptın ama ışıl sakat kaldı belden aşağı felç oldu " dedi ve yerine oturdu yani ben bu sevdiğim, huzur bulduğum yerde az kalsın ölüyor muydum ? Beynimde o günün görüntüleri , geçmişte yaşadığım şeyler, Uraz'la mutlu olduğum anlar, annemle kavgamız, uçuruma gitmem ...
Hepsi bir bir beynimde geri geliyordu başımın ağrısı iki katına çıkmıştı nerdeyse bayılıcak hale gelmiştim Işıl bu halimin sorumlusu Uraz diyordu meğersem bunun sorumlusu bendim o gece annemle taşınsaydım bunların hiç biri olmayacaktı ben ne yapmıştım öyle azat gülerek bana döndü.
" O gün ikinizide hastaneye yetiştirdik ışıl uyandı ama sen .... Uyanmadın tam tamına 9 ay geçti Seni her görmeye geldiğimizde çok zayıflıyordun serumlar işe bile yaramıyordu artık ama ne olduysa uyandın yaşıyordun ama hatırlamıyordun . O gün Uraz yıkılmıştı çok ağlamıştı ama mutluydu çünkü yaşıyordun. O gün siz başka bir eve taşındınız urazda o evden taşındı bu eve geldi ışıl iyiydi ama mutsuzdu Uraz onun mutlu olması için çabalasa da Urazın sevmesini istiyordu Uraz da ona istediğini hiç bir zaman vermedi. " Dedi duyduklarım çok fazlaydı benim dayanabileceğim bir şey değildi yavaş yavaş ayağa kalktım burdan gitmek istiyordum beni bu hale getiren bu yerden gitmek istiyordum.
Sarsak adımlarla ileriye doğru yürümeye çalışıyordum " burdan gitmek istiyorum burda durmak istemiyorum bir daha karşıma çıkarsanız o zaman hiç iyi şeyler olmaz o kardeşini de Uraz'dan uzak tut ikisininde bu yaptıklarından pişman edicem " dedim Urazın evine doğru gitmeye başladım.
Uçurumdan baya bir uzaklaşmıştım oraya bir daha hayatta gitmem
Kızım zaten orda az kalsın ölüyordun bir de git istersen sinirlerim zaten bozuktu bir de bu iç sesle uğraşıyordum. Eve gidip ne dicektim ki ben Uraz'a ne dicektim asıl beni sevmeseydim bunlar olmucaktı mı dicektim ? Işıla da kızamıyorum sevdiği adamın başkasını sevdiğini öğrenmişti Allah aşkına burda benim günahım neydi ? Suçsuz yere o uçurumdan aşağı atmışlardı beni " sizin Allah belanızı versin hemi sizin yüzünden az kalsın ölüyordum benim ne suçum vardı be " söve söve eve varmıştım kapıyı çalmak yerine yumruk atmıştım resmen biri koşarak kapıyı açmıştı " kız nerdesin sen ? " Dedi gurur onu kenara itip içeri girdim .
" Herkes içerde mi ? " Dedim gurura bakmadan " evet hepsi oturma odasında " dedi cevap vermeden oturma odasına geçtim herkes oturmuş bana bakıyordu boş bulduğum bir yere oturdum .
" Hatırlıyorum" dedim Uraz'a bakarak kızlar sevinçten havalara uçuşmuşlardı ama dediklerim yüzünden benden nefret edeceklerdi ama bunu yapmak zorundaydım kendim için bunu yapmak zorundaydım.
" O kolye bende yok ve herşeyi biliyorum o uçurumdan ışılla atladığımızı biliyorum sırf Uraz'a aşık diye kendi canına kıyarken araya benimde kaynadığımı biliyorum ama sizin bilmediğiniz bir şey var " dedim herkes beni pür dikkat dinliyordu bunu söylemek içimden hiç gelmiyordu ama demek zorundaydım .
