BRİNDARIM kitap kapağı

3. bölüm / 3

BRİNDARIM

' PAPATYA '

Vaveyla Yazarı: X

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: ' PAPATYA '

Kırılmıştı papatya, fazlasıyla tükenmiş..
Artık sonunun geldiğini anlamıştı.
Tüm gücünü kullandı ve sonsuzluğun içinde kaybolurken geriye kendisinden küçük bir tohum bırakmayı başarmıştı...
Rüzgarla savrulan küçük tohum yağmurla karşılaştı. Yağmurun suyuna bıraktı minik cansız bedenini..
Oradan oraya süründü günlerce..
Sonunda onu kabullenen bir toprakla karşılaştı.
Toprak onu bağrına bastı. Günlerce.. Gecelerce.. Aylarca cansız minik bedene sahip çıkıp can bulmasını sağladı..
Minik papatya can bulurken gözlerini açacağı ânın hayalleriyle büyümeye odaklandı..
Böyle başlamıştı minik papatyanın hikayesi..

.. Sonunda bahar gelmiş, karların erimesiyle gün yüzüne çıkmayı bekleyen bitkiler birer birer gün yüzüne çıkmaya başlamış..
Minik papatya, kendisi gibi minik bir filiz çıkartmış..
Aylarca yer yüzünün hayalini kurduğu için, ilk filizlenmesinin ardından büyük bir heyecanla hemen gözlerini açmış dünyaya..
Gözlerini açmış açmasına ama büyük bir hayal kırıklığına uğramıştı.
Toprak ona aylarca yer yüzünün güzelliklerinden; uçsuz bucaksız kırlardan, rengarenk kelebeklerden, neşeli kuş seslerinden, mis gibi bahar kokusundan bahsetmişti..
Minik papatya çevresine iyice bakındı..
Bulunduğu yerde fazla filiz yoktu.
Çok yakınında ise koca bir metal kutu vardı..
Etrafta rengarenk kelebek falan da yoktu.
Çeşit çeşit sinek vardı.. Mis gibi bahar konusunu bastıran ağır ve iğrenç bir koku vardı, her rüzgarda yüzüne vuran.
Papatya birkaç günün sonunda anlamıştı. Bir çöplükte gözlerini açtığını..
Hayal kırıklığına uğramıştı. O uçsuz bucaksız kırları istiyordu.
Burada çiçek açmak istemiyordu..
Çevresindeki filizler her geçen gün azalıyordu. En son çok yakınındaki karahindiba'nın üzerine büyük bir çöp yığını düşmüş, yakın arkadaşı ağır hasar alırken kendisi kıl payı kurtulmuştu..

Artık havalar iyice ısınmış tüm filizler büyüyüp serpilirken papatya zamana karşı koymaya çalışıyordu.
İlk çiçeğini bir çöplükte açamazdı..
Olmazdı..
Bulunduğu yerden ayrılmak istedi..
Toprak ona çok bağlanmıştı.. Bırakmadı papatyayı.. Papatyadan kopmak istemiyordu..
Yolun karşısındaki papatyalar iyice büyüyüp serpilmiş, çiçek açmaya başlamışlardı..
Artık papatya için vakit gelmişti.. Zamana daha fazla karşı koyamazdı.. Olabildiğince yavaş bir şekilde ilk tomurcuğunu oluşturdu..
Kırgındı papatya, üzgündü.. Beklediği, hayal ettiği hayat bu değildi..
Her gün yanı başındaki çöp kutusundan taşan çöplerden kıl payı kurtuluyordu..
Biliyordu.. Arkadaşı karahindiba gibi üzerine düşen bir çöp yığını sonu olacaktı..
Karahindibanın yaşamı sonlanmıştı ama yetişkin birkaç tohum kısa süre içerisinde can bulmuş ve yeniden gün yüzüne çıkmıştı..
Bu olay papatyayı derinden yaralamıştı..
Kendi tohumlarının da tekrardan bu çöplükte canlanmasını istemiyordu..
Her geçen gün bu düşünce papatyayı derinden üzüyor ve kahrediyordu..
Artık eski neşesi yoktu. O olaydan sonra anlamıştı tohumları da hep bu çöplükte olacaktı..
Bu düşünce onu sarartıp soldurmaya başlattı.
Birgün yine kederli kederli yolun karşısındaki güzelliklerine güzellik katan papatyalara bakıp iç geçirirken birşey oldu..

Sert ve soğuk birşey hissetti köklerinde.. Adının ne olduğunu bilmediği metal birşey onu toprağın bağrından çekip almaya çalışıyordu..
Toprak gitmesine izin vermiyor, papatya ise korkuyordu...
Bir insan onu olduğu toprağın koynundan koparıyordu.

Papatya " Neden beni öldürüyorlar ki.? "
diye sorgulamaya başladı..

Bir el papatyayı nazikçe kavradı ve koynundan koparıldığı toprağın bir kısmına geri kavuştu.
Öleceğini düşünürken soğuk suyu hissetti köklerinde.. Yaz gününün sıcağında bu soğuk su ona iyi gelmişti..
Köklerini yokladı.
Köklerine denk gelen başka kök yoktu.
O çok sevdiği toprak artık sadece ona aitti.
Toprağını kıskanması gerekmiyordu. Bu düşünce hoşuna gitmişti.
Ama içindeki korkuya engel olamıyordu.
Karanlık bir kutuya konulmuş, artık hiçbirşey görmüyordu.
Ölecek miydi yoksa.?
Hepsinin bir kabus olmasını dileyerek yumdu gözlerini..
Güneşin sıcaklığını hiç bu kadar net hissetmemişti..
O sıcacık ısıyı en derinlerinde hissetti. Çöp kutusunun gölgesinde büyümüştü hep..
O tarif edemeyeceği, mutluluk veren his ile gözlerini açtı..
Burası çöplük değildi..

Kendisi gibi çeşit çeşit çiçek vardı. Etrafına iyice bakındı..
Güneşin tüm ışığını alabiliyordu artık. Köklerinde ise o serin suyu hissetmek hoşuna gitmişti..
Hayal ettiği o uçsuz bucaksız kırlarda değildi ama piskokan sinekli bir çöplükte de değildi.
Ara ara serin su ile besleniyordu..
Papatya açmamak için zorladığı tomurcuklarını burada açmaya karar verdi.
Güneşin sıcacık ısısı, suyun serin lezzeti..
Yolun karşısındaki imrendiği papatyalardan çok daha görkemli olmuştu..

Papatya için sıradan birgündü. Güneşin ısısıyla yummuş gözlerini; çiçeklerini, yapraklarını, açmaya hazırladığı tomurcuklarını rüzgarın akışına bırakmış dans ettiriyordu..
Birşey oldu..
Papatya vücudunda hissettiği acıyla çığlık attı..
Derin ve keskin bir yara oluşmuştu..
Bir parçası yoktu..
En güzel dallarını birisi almıştı..
Kanıyordu yarası..
Kendinden koparılan parçanın kan kokusunu hissetti.. Koparılan parça kanıyordu..

" Dallarımm.. Çiçeklerimm.. Onlar.. Onlar bensiz yaşayamaz.. Ölürler.. Geri verin dallarımı çiçeklerimi.. "

diye haykırdı ama duyan olmadı..
Yaralanmıştı papatya..
Hem bir parçasını kaybetmiş hemde kırılmıştı..
Sıcak güneşin ve serin suyun bedelini bir yarısını kaybederek ödemişti..

Kendisini haftalarca zor toparlamıştı.. Artık eski neşesi yoktu.
Giden parçasının yerine yenisini getirememişti.
O yeni bir dal, yeni bir çiçek istemiyordu..
Eskisini istiyordu..
Haftalar sonra aynı acıyı tekrar hissetti..
Bu sefer canı daha çok yandı..
Çünkü büyük bir parçası gitmişti..
Papatya pencereye yansıyan görüntüsüne baktı..
Günler önce görkemli ve ihtişamlıydı. Şimdi ise yaralı ve birkaç tanecik çiçeğiyle kalmıştı.. Kökleri artık olduğu yere sığmıyor, toprak ona yetmiyordu..
Çöplüğünü özlemişti..
Gözlerini her kapattığında kendini orda hayal ediyordu..
Köklerini toprağın içine salabildiği kadar salıyor.. Etrafında uçuşan sineklerden artık rahatsız olmuyordu. Hatta o kötü kokan çöp kutusu bile rahatsız etmiyordu onu..
Güneşin ışığını tam alamamakta sorun olmuyor, susuzluğa da dayanıyordu..

Olduğu yerde yapamıyordu papatya..
Yaralarını iyileştiremiyor..
Giden çiçeklerini deli gibi özlüyordu..
Karşısında tüm ihtişamıyla açan kırmızı gülün son çiçeğini de kesmişlerdi..
Ama gül halinden memmundu..
Her çiçek ona ağırlık yapıyor..
Her bir darbede daha da güçlenip çoğalıyordu..
Ama papatya öyle değildi..
Narindi o..
İncecik bir sapı vardı..
İlk darbede hasar alıp zarar görüyordu.
Gül yaz kış ayakta kalabiliyordu..
Papatyanın ise sadece birkaç ayı kalmıştı..
Balkonda gezen bir kedi saksısını düşürüp kırdı..
Sarsıldı papatya.. O çok sevdiği toprağı dağılmıştı.. Farkedilince hemen yeni bir saksıya aktarıldı.
Bu saksı daha dardı ve toprak kendi toprağı değildi.. Saksının kırıklarıyla toprağıda çöpe gitmişti..
Artık bu ortama iyice yabancı olmuştu..
Kökleri eskisi gibi topraktan besin alamıyor..
Minik solucanlarla oynayamıyordu..

Güneş batarken uzaklara dalıp gidiyordu papatya.. Yaşamak istediği hayatı hayal ediyor, eski toprağını arzuluyor ve giden dallarının hasretiyle yanıp tutuşuyordu..
Yorgundu papatya. Bugüne kadar hiç böylesine yorulmamıştı.
Son bir dalı kalmıştı..
Papatya o akşam sabaha kadar düşündü..
Son dalını ve birkaç çiçeğinide kaybedemezdi.. Kendisine çeki düzen vermesi gerekiyordu..
Yazın son günleride yaklaşıyordu..
Tüm üzüntüsünü ve kederini bir kenara bırakıp. Çiçeklerini büyütmeye başladı..
Ama artık su gelmiyordu..
Balkonda unutulmuştu..
Papatya ve diğer çiçekler artık alıştıkları o serin suya hasret kalmıştı.
Çiçeklerinin biraz daha zamana ve suya ihtiyacı vardı..
Ama o serin su kesilmişti..
Papatya depoladığı tüm suyu çiçeklerinin kaliteli bir tohuma dönüşmesi için kullanıyordu..
Bir gece vakti bekledikleri su bulutlar tarafından geldi.
Sonbahar başlmak üzereydi.
Artık nerdeyse hergün yağmur yağıyordu.
Ama papatyanın güneşe ihtiyacı vardı.
Çiçekleri için biraz daha zaman istiyordu.
Daha uzak yerlere gidebilmeleri ve tüm darbelere dayanıklı olabilmeleri için biraz daha zaman..
Beklediği zaman sonunda verilmişti..
Papatya anlamıştı bu onun için son fırsattı...
Sonunda görevini tamamlamış kaliteli tohumlar yetiştirmişti. Ama tükenmişti..
Artık yorgundu..
Kökleri kurumaya yüz tutmuş..
Yaprakları sararmış ve birçok kısmı kurumaya başlamıştı.
Yorgun bedeniyle oynayan rüzgara baktı..

" Bana söz.. Söz ver tohumlarımı kırlara götüreceğine.. "
Henüz sözünü bitirememişti ki, gücü bitti.
İyice cansız olan bedeni sert rüzgarla kırıldı.
Kuruyan çiçeklerini rüzgar toplayıp, büyük bir fırnayla papatyanın cansız bedenini o küçücük balkondan uzaklaştırdı..

Sonu görünmeyen uçsuz bucaksız bir tarlaya yavaşça bıraktı..
O çok sevdiği toprak hasret kaldığı papatyayı tanıdı ve tohumlarıyla birlikte bağrına bastı..
Günler haftaları, haftalar ayları kovaladı. Mevsimler gelip geçti..
Toprağa minik bir cemre düştü..
Doğada hareketlilik başladı..
Kuşlar yeni yuva yapmanın heyecanı ile etrafta uçuşuyor, aceleci kelebeklerin bir kısmı da yeni filizlenen çimlerin üzerinde dans ediyordu..
Papatya gözlerini açtı..
Etrafında o zor koşullarda yetiştirdiği tohumların filizlerini gördü..
Kendisinin birer kopyası olan minik minik bir sürü papatya filizi vardı.
Etrafta ise ne bir çöplük vardı, nede ev..
Herşeyden uzakta o sonu görünmeyen uçsuz bucaksız tarladaydı..
Artık burası ona tuhumlarına aitti..
Minik yapraklarıyla oynayan rüzgara hep minnettar kalacaktı..

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

111okunma 9beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18