BRİNDARIM kitap kapağı

4. bölüm / 3

BRİNDARIM

Asi

Vaveyla Yazarı: X

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: Asi

Akıl hastanesinde sıradan birgündü. Havalandırma saati olduğu için bütün hastalar bahçedeydi.
Hastaneye gelen ambulansın siren sesiyle tüm dikkatler o yöne toplandı.
Sedyede yarı baygın yatan geç kızı hastaneye taşırlarken. Arkalarından siyah lüks bir araç daha geldi.
Arabadan inen adamı herkes tanıyor gibiydi.
Bu hastaneyi defalarca teftişe gelen Vali Mehmet Beydi.
Arkasından karısı Jale hanımda hızla inip kızlarının arkasından gitmeye başladılar.
Hastanenin tek yetkili sorumlusu Ahmet Bey onları kapıda karşılayıp prim toplamaya çalışıyordu.
Genç kızın durumu hakkında konuştular bir süre.
Vali Mehmet Bey kızı için endişeliydi.
Çünkü bu hastaneyi iyi biliyordu.
Yapılan işkencelerden, tecavüzlerden, hastaların gizemli ölümlerinden haberi vardı.
Hastaneye çok gelmişti ama hiçbir suçu ispat edememişti.
Doktor Ahmet, kendisine bu şekilde hitap edilmesini istiyordu.
Doktor Ahmet, Valiyi tatmin edici sözler söylüyor, onu ikna etmeye çalıyordu.
Aslında Valinin kızını istemiyordu ama kasabanın tek akıl hastanesi burasıydı.
Valinin kızının burda olması demek Valinin bir ayağının hep burda olacağı demekti.
O zaman da Doktor Ahmet rahat olamayacaktı.
Mehmet Bey gitmeden önce kızının yanına gitti, ona sıkılaca sarılıp

"Seni sürekli ziyarete gelecem, her gün gerekirse her saat seni arayacam. Seni seviyorum benim güzel kızım. "

Mehmet Bey göz yaşlarına hakim olamazken üvey annesi Jale hanım ise
"İyi olacaksın canım" demekle yetindi.

Doktor Ahmet Vali Mehmet Beyi uğurlarken bir görevli çağırdı ve Valinin kızı Merve'ye hastaneyi gezdirmesini söyledi.
Ailesiyle vedalaşan Merve orta yaşlı asık suratlı hemşireyle birlikte hastaneyi gezmeye başladı.
Bahçeden büyük bir gürültü geliyordu.
Hemşire koşar adımlarla dışarı çıkarken Merve'de arkasından onu izliyordu.
Bahçede büyük bir kavga vardı. Kız erkek herkes birbirine girmişti.
Güvenlikte çalışan birkaç kişi kavgayı ayırmaya çalışıyordu ama olmuyordu.

"ASİ"

Sert ve gür bir şekilde gelen sesin sahibi Doktor Ahmetti.
Gelen sesle Merve irkilmiş, kavga durmuştu.
Mervenin aklındaki soru tek soru kimdi bu Asi.?

-Kavgaya karışan herkesi ceza odasına toplayın.

Bahçede bir sessizlik oldu.
Gençler tek sıra halinde içeri girerken Merve cesaret edip kimsenin yüzüne bakamadı.
Hastaneyi gezerken ceza odasının bulunduğu kata indiler.
Çığlıklar, bağırma sesleri birbirine karışıyordu.
Merve korkmuştu.
O odadakilere ne yaptıklarını cesaret edip soramadı. Duyacaklarından korkuyordu.
Hastaneyi gezme işi devem ediyordu taki yemek anonsu yapılana kadar.
Yanındaki kadın yemek haneyi gösterip yanından ayrıldı.
Merve hiç bilmediği bir ortamda kimsesiz kalmıştı.
Bir tabak aldı, her bir yemekten birer kaşık kattıklarında yemeğin az olduğunu düşünüyordu.
Tabağında ki yemek ona cazip gelmemişti. İlk masalardan birine oturdu.
Daha önce görmediği adını bile bilmediği bu yemeklerin kokusu midesini bulandırmıştı.
Yemeği kaşığıyla karıştırırken karşı masaya az önceki kavgaya karışan grup geldi.
Cezaları devam ediyordu, bu akşam hepsi aç yatacaklardı.
Aslında onlar hallerinden memmundu. Yemeklerin tadını zaten beğenmiyorlardı. Merve gençleri inceliyordu. Herkesin gözleri kan çanağı gibi olmuştu. Hırpalandıkları belliydi.
Mervenin gözleri bir çift yeşil göze denk geldi. Hiç tanımadığı bu gözlere bakmaktan kendini alamıyordu.
Türk filmlerinden bir sahne gibi bir süre bakıştılar. Onları ayıran yabancı bir ses oldu.

-Aklın varsa o çocuktan uzak durursun.

Merve sesin geldiği yöne döndü. Kendi yaşlarında belki biraz daha büyük bir esmer hafif sakallı genç yanına oturdu.

-Bakma öyle, ona Asi derler. Buranın en tehlikelisi o.

+Sana ne derler.?

-Furkan derler. Sen peki.?

+Merve.

-Senin adına üzüldüm. Neden buraya geldin.?

+Sen neden burdasın?

-Aynı sebepten. Soğutmadan ye. Soğukken daha hiç yenmiyor.

+Sen neden yemiyorsun?

-Cezalıyız.

+Kavga edenlerin arasında sende vardın demek.

-malesef.

+Neden kavga ettiniz.?

-Arkadaşın benimle bir derdi var ama anlamadım.

Merve yine başını kaldırıp o yeşil gözleri aradı ama bulamadı. Nereye gitmişti?

+Ne cezası verdiler.?

-Bilmesen daha iyi.

+Elektirik verdiler değil mi?

-Senin sorunun ne.? Öfke problemi mi.?

+Bilmesen daha iyi.

...
Hiç tanımadığı bir ortamda bir arkadaşı olmuştu. Birkaç dakika oturup birkaç kelime konuşmayla kimse hemen arkadaş olamazdı ama Merve ile uzun zamandır kimse konuşmamıştı.
Yemekhaneden çıkınca küçücük hastane de gideceği yeri karıştırmıştı.
Oda numarasını bile hatırlamıyordu.
Herkes yemekhanede sayılırdı o yüzden ortalıkta kimse yoktu.
Gelişi güzel kolidorda geziyordu. Karşı taraftaki kapı dikkatini çekti.
Üzerinde büyük harfle "ASİ" yazıyordu.
Metakına engel olamayıp yarı açık kapıdan içeri girdi.
Gördüğü manzara karşısında kilitlenmişti adeta.
Çocuğun beli eski ve yeni yara izleriyle doluydu.
Merve düşünmeden çocuğun yaralarıda dokundu.
Asi irkildi ve refleks olarak Merveyi duvara yaslayıp boğazına yapıştı.

-Senin burda ne işin var.?

Sinirlenmiş ve şaşırmıştı. Merveyi beklemiyordu.

+sırtındaki yaralar kötü görünüyor.

-işine bak.

Merveden ellerini çekti.

-Senin odan kolirodorun karşısında.

+Nasıl oldu bu? Kötü görünüyor.

-Çık hadi.

+Kremin var mı.? Böyle giderse çürümeye başlayacak.

-Gerek yok. Çık dışarı duşa girecem.

+Senin sorunun ne biliyor musun? Fazla kendini beğenmiş ve egolusun.

-Tamam şimdi çık.

+Neden sürekli çık diyorsun?

Genç adam birşey söylememişti.
Merve'nin yanından geçip kapıyı açtı ve gitmesini bekledi.
Merve onun bu tavrına sinir olmuştu. Odadan çıkarken kapıyı hızla çarptı. Odasına girerken onun neden böyle davrandığını düşündü.
Daha doğru düzgün tanışmamışlardı bile.
Merve odasında birkaç manevra atarken içeri hiç tanımadığı bir adam girdi.
Gelen kişinin kıyafetine bakılırsa çalışanlardan birisiydi. Fazla geçmeden arkasından başka birisi daha geldi.
Genç kız korkmaya başlamıştı.

-Kim siniz.? Ne istiyorsunuz.?

Soruları havada kalmıştı. Adamlardan ses gelmeyince yine halüsinasyon gördüğünü sandı.
Koluna tırnaklarını geçirdi. Canı yanıyordu, tam çığlık atacakken içlerinden birisi hızla Merve'nin ağzını kapattı.
Mervenin kalbi deli gibi atarken, ağzını kapatan adam çirkin sözlerle kızı taciz etmeye başlamıştı.
Diğeri ise Merveye yaklaşıp saçlarını eline dolayarak yukarı kaldırdı.

+Fazla güzel kokuyorsun. Bu kokuya yazık olacak güzellik. Birkaç güne sende diğerleri gibi kokmaya başlayacaksın.

-Birileri gelmeden başlayalım hadi.

Genç kız bağırmak istedi ama ağzını kapatmışlardı. Ağzını kapatan adam arkasından sıkıca sarılmış, diğeri ise Mervenin tişörtünü çıkartmaya çalışıyordu.
Mervenin yapabildiği tekşey göz yaşlarını akıtmak ve dua etmekti.
Onu bu durumdan kurtarabilecek kimse yoktu.
Genç kızın çırpınışları işe yaramıyordu..
Boynunda o iğrenç dudakları, vücudunda soğuk elleri hissettikçe ümidi tükenmiş. Korkusuna yenik düşmüştü. ......

Genç kız artık kendini iyice güçsüz hissediyordu. Ağzını kapatıp yatağa yatırmışlar birisi kollarını tutarken diğeri pantolonun düğmesini açmaya çalışıyordu.
Filmlerde falan hep bir kahraman tam bu anda içeri girip genç kızı kurtarıyordu ama genç kızın bekleyişi boşaydı. Film sahnesinde değil acı hayatın gerçekleri içindeydi.
Pantolunu çıkarttıklarında genç kız için kaçınılmaz son görünmüştü.
Adamların kahkaharı yükselirken kapı açıldı.
Kapının açılması Merve'nin hayal ürünüydü.
Kim onu kurtarmaya gelirdi ki.?
Adamların dikkati kapıya yöneldi. Kapıdaki kişi hızla adamların yanına geldi.
Önce genç kızın üzerindeki adamı çekip aldı.
Birkaç yumruk darbesiyle yere indirdi.
Diğer görevli genç kızı bırakıp arkadaşına yardıma koştu.
Oda genç adamın yumruklarından nasibini aldı.
Genç kız yataktan kalkıp pantolunu hızla giydi. Onu kurtarmaya gelen kişi oydu,
Asi.
Onu gördüğüne şaşırmıştı.
Kavganın sesleri yükselirken içeriye Doktor Ahmet ve yanında birileri daha girdi.
Gür sesi "Asi" diye odayı doldururken.
Genç adam görevlileri yumruklamaktan vazgeçmiyordu.
Asi'nin kollarından tutup kaldırdılar.

Doktor Ahmet "Hémen ceza odasına götürün. " diye emir verdi.

Genç kız "O beni korumak için yaptı " dese bile sesini duyan veya onu önemseyen kimse yoktu.
Asi çıkarken odaya Furkan girdi.
Olup biteni anlamıştı.
Genç kızı teselli etmek için yanına koştu...
Genç adamı Asi'yi sandalyeye bağladılar.
Dövdüğü adamlar önce üzerine buz gibi su döktüler.
Canları yanmıştı intikam istiyorlardı.
En çokta bir kızın önünde dayak yedikleri içindi bu öfke.

-Elektiği ver. Voltajı her zamankinin iki katına çıkart. Kimle dans ettiğini öğrensin piç.

Asi alışmıştı. İşkencenin her türlüsüne. Elektriği durdurunca içlerinden birisi birkaç yumruk atmıştı. Asinin yüzündeki yarım gülüş canlarını sıkıyordu.
Birkaç kırbaç darbesi elbisesini yırtıp sırtında iz bırakmıştı.

-İt gibi yalvaracaksın.

Beklentileri buydu ama Asi öleceğinide bilse yalvarmazdı.
Bilinci kapanana kadar işkence görmüştü.
Sonra birileri odasına götürüp yatağına atmıştı.

...

Genç kız güvenebileceği kimse olmadığı için Furkan'a sığınmış, o gece odasında kalmasını istemişti.
İstediği şey doğru değildi ama korkuyordu.
Tüm gece aklı Asi de kalmıştı.
Ona ne yapacaklarını soramamıştı. Duyacaklarından korktuğu içindi belkide..
Sabah olmuş ama genç kızın gözüne uyku girmemişti.
Furkan'ın zoruyla kendini toparlayıp kahvaltıya indi. Gözleri onu arıyordu ama görünürde yoktu.
Doktor Ahmet ise tüm çalışanları toplayıp Vali'nin kızından uzak durmazlarsa kendi başının yandığı taktirde hepsini yakacağını söylemişti.
Kahvaltıdan sonra genç kızı babasına konuşmasın diye ikna konuşması hazırlıyordu.
Her türlü susacaktı. Ya tatlı sözle yada tehditle.
Kavgaya karışan iki görevli ceza olarak ücretsiz izine ayrılmışlardı.
Olaylar unutulana kadar gitmeleri istenmişti.
Görevliler eşyalarını toplamak için odalarına gittiler.
Görevli odasına girince kapısı arkasından kilitlendi.
Adam ne olduğunu anlamak için arkasını döndüğünde aldığı kafalıkla yere düşmüştü.

Asi..

Adam şaşırmıştı. Yerden kalkıp yumruk atmaya yeltendi ama ıskaladı. Dün akşamki işkenceden sonra onun ölü gibi yatıyor olması gerekiyordu.
Asi bir yumrukla adamı tekrar yere sermişti.
Görevli yalvarmaya başlamıştı. İ
stediği herşeyi yapmaya razıydı.
Söyledikleri Asi için bir anlam ifade etmiyordu. Söylediklerini duymuyordu bile.
Ölümüne dövüyordu.
Burdaki işi bittikten sonra diğer görevlinin odasına gitmişti..
..

Hastanenin bahçesine gelen ambulans sireni yine dikkatleri üzerine toplamıştı.
Herkes bu sefer kim gelmiş diye bakarken boş sendeler içeriye gitti.
Genç kızın aklına Asi geldi.
İşkence sonrası ona birşey mi olmuştu yoksa.?
Aklındaki düşünceyle ambulanslara yaklaştı.
Çok geçmeden içerden sedyeler.
Çıkmaya başladı.
Merve gördüğüne inanamamıştı.
Ambulans akşamki adamlar için gelmişti.
İkiside sedyelerde her yerleri kan içinde yatıyordu.
İkisininde nabzının atmadığını duydu.
Onları bu hâle kim getirmiş olabir.? diye düşünürken. Olayı bilen herkes Asinin yaptığını anlamıştı.
Asi ise revirde yüz üstü yatıyordu.

Furkan"Bunu bir tek kişi yapar. Asi"

Merve"Neden peki benim yüzümden mi.? "

Furkan"Seninle alakası yok. O hayvan çünkü. Ondan uzak dur. Sana da saldırabilir. "

Kimin yaptığı hayvanlıktı, ona tecavüz edenlerin mi, yoksa onlardan hesap soranın mı.?

Genç kız revirde bulmuştu onu. Yırtık kıyafetinden belindeki yaralar görünüyordu.
Revirde yatmasına rağmen kimse onunla neden ilgilenmemişti.
Bir makas alıp kıyafeti kesti.
Gördüğü manzara kan donduran cinstendi.
Bir miktar pamuk alıp yarasını yavaş yavaş temizlemeye başladı.
Yeni yaralar oluşurken eski yaralarda açılma yapmıştı. Birçok eski yara izleri vardı.
Genç kız pansuman yaparken uyanmaması için dua ediyordu çünkü yine kızmasından korkuyordu.
Ona bir teşekkür borçluydu, belkide hayatını borçluydu.
Pansumanını yaptıktan sonra ellerinin üzerinede yaptı. Kolundaki jilet kesikleri dikkatini çekti.
Onun neden burda olduğunu sorguladı.
Cevabını belkide hiç bilemeyecekti.
Başucuna gelip eğildi.
Yüzün yarısının üzerine yattığı için dışarda kalan kısmına pansuman yapacaktı.
Alnına dökülen kumral saçlarını kenara çekti.
Kaşı patlamıştı,dudağının kenarıda. Gözün altı ise mordu.
Kaşına ve dudağına pansuman yaptıkran sonra gözünün altına bulduğu bir kremi sürmeye başladı. Bir an Asi gözlerini açtı.
Kan çanağına dönen gözlerle genç kıza baktı ve gözlerini tekrar kapattı.
Merve onun bu haline üzülmüştü.
Asi gözlerini açtığında odada kimse yoktu.
Yataktan doğrulmak isterken elindeki pansuman dikkatini çekti.
Kimseden pansuman istememişti.
Sırtındaki ağrılardan doğrulamazken, sırtındaki pansumanı fark etti.
Birisi uyurken ona pansuman yapmıştı.
Biraz düşündü aklına Merve geldi.
Ama emin değildi.
Yerinden kalkıp koridora çıktı.
Ortalık sakin görünüyordu.
Duvardan ara ara destek alarak odasına vardı. Dolabındaki rast gele kıyafetlerinden birini alıp üzerine geçirdi.
Yemek anonsu yapılıyordu.
Aç değildi daha doğrusu canı istemiyordu.
Ama Merve'yi görmek için gidecekti...
Yemekte yine sevmediği şeyler vardı.
Hiçbir yemeği sevmiyordu ama şanslıydı tat alma duyusu artık yok denecek kadar azdı.
En azından onun için öyleydi.
Tabağını alıp etrafa bakındı.
Sonunda gözleri Merve'yi bulmuştu.
Onun olduğu masaya yönelirken Furkan ondan önce davranıp Mervenin karşısına oturmuştu.
Asi onları görebileceği bir masaya geçti.
Gözleri sadece Mervedeydi.
Furkanla ne konuştuklarını duyamıyor ama merak ediyordu.
Merve'nin Furkan'a gülmesini kıskanmıştı. Yemeğinden birkaç lokma alıp hızla masasından kalktı.
Tabağını çöp kutusuna dökerken Merve'nin sesini duydu.
Arkasını döndüğünde birileri üzerine yemek dökmüş onun tartışmasını yapıyorlardı.
Elindeki tabağı yere atıp hızla Merve'nin yanına koştu. Merve'nin üzerine yemek döken çocuğa kafalık atıp, masayı devirdi.
Hiçbirşey söylemeden Merve'nin elini tuttu ve birlikte yemekhaneden çıktılar.
İkisi de konuşmuyordu. Merve'nin odasına geçtiler.

Asi " İyi misin.? "

Merve" evet. İyiyim sen nasılsın.?

Asi" İyiyim.

Merve yatağına otururken Asi ise karşısındaki koltuğa geçip oturdu. İkiside konuşmuyordu ama birbirlerine bakıyorlardı. Sessizliği bozan Asi olmuştu. Cebinden bir anahtar çıkarttı.

- Bu bu odanın anahtarı. Tüm yedeklerini yok ettim. Güvenliğin için kapını kilitli tut. Birde verilen ayranları içme sakın. İlaçlı çünkü..

+Teşekkür ederim. Sen daha iyi misin.? Yaralarına bakmama izin verir misin.?

-Gerek yok.

Merve oturduğu yerden kalkıp Asinin yanına geldi. Elini tutup Asi'ye baktı.

+Elindeki pansumanı çıkartmasan iyiydi. Alnında şişmiş gibi.

-Birşey olmaz. Daha önce olmadı çünkü.

Merve tuttuğu eli sıkıca kavradı. Ve Asi'nin alnına ufak bir öpücük kondurdu...

...

Asi ile Merve artık birlikte gezmeye başlamışlardı.. Yemekhaneye birlikte gidiyor, aynı aktivitelere katılıyor, Aynı odada kalıyorlardı.
Bahçede birlikte gezerken bahçedekilerden birisi Merve'ye laf atınca ortalık karışmış.
Asi o kişiyi buna pişman etmişti..
Asi'nin bu Asi ve korumacı tavrı Merve'nin hoşuna gidiyordu.
Arka bahçede Asi oturmuş Merve ise başını Asi'nin dizine koyup. Hastaneden çıkınca yapacakları evlilik ve çocuk hayallerinden bahsediyordu.

+Sonsuza kadar kalbim senin için atacak.

-Ben o kalbe kurban olurum.. Asi..

+Söyle prensesim.

O sıra yanlarından geçen temizlik görevlisi takılıp düşerken elindeki süpürgenin sapı Merve'nin kolunu hafif sıyırdı.
Asi Merve'nin kolunu görünce öfkelendi ve adamı dövmeye başladı.
Merve'nin çığlıkları arasında güvenlik görevlileri Asiyi kolundan tutup ceza odasına götürdüler.

...

-Beni bu kadar önemseme. Kendine zarar veriyorsun.

+Saçının teline dokunan olursa canını yakarım.

Asi dediğini yapıyordu. Merve'nin koruyucusu gibi geziyordu ortalıkta.
Birisi Genç kıza selam dahi verse Asi karşısına dikiliyordu.
Asi bankta otururken Merve ağacın altında kitap okuyordu.
Rüzgar saçlarıyla oynarken arada Asi'nin aşık olduğu o gülüşünü ortaya çıkartıyordu.
Banktan kalkıp Merve'nin yanına gitmek istedi ama onu rahatsız etmekten korktu.
Şimdilik onu uzaktan izlemekle yetindi.
Bir ressamın en güzel tablosuna bakar gibi bakıyordu.
Çok geçmeden Merve'nin oturduğu yere 3 görevli varıp oturdu.
Onlardan Merve'nin rahatsız olduğunu gören Asi hemen ayaklandı.
Görevlilerin yanına varıp olay çıkartmaya başladı.
Görevlilerden birisi

-Gidelim burdan bununla uğraşılmaz'dedi.

Diğer ikisi ise Asi'ye kafa tutmaya başladı. Muhtemel son kaçınılmazdı.
Olay büyümüş ve kavgaya dönüşmüştü.
Bu sefer Asi'nin fazla şansı yoktu.
Güçlü olsa bile adamlar kalabalıktı. Sonunda içlerinden birisi elektro şokunu çıkartıp genç adamın üzerinde kullandı.
Asi yere düşerken görevliler job ile vurmaya başladılar. Başına aldığı son darbe ile bilincini kaybederken gördüğü son şey Merve'nin göz yaşları içinde kendine koştuğuydu.

...

2 hafta geçmişti. Asi 2 haftadır bir odaya kapatılmış yüksek doz tedaviye alınmıştı. Odasının kapısı açıldı. İçeriye orta yaşlı bir kadın girdi.

"Günaydın İsa.. Bugün nasılsın.? "

Asi oturduğu yerden kalkıp kadına yaklaştı.

+Merve o iyi mi.? 2 haftadır görmüyorum onu. Dışarda bensiz savunmasız o.

-Merve mi.? İsa.. Otur bakalım şimdi seninle konuşmamız gerek. Neden herkese zarar veriyorsun.?

+Ben kimseye zarar vermedim. Sadece Merveyi korudum.

-Merve yok İsa. O öleli 1 yıl oldu.

+Ölmedi.Oda burda benim yanımda.

-Değil.. İlaçlarını kullanmadın değil mi.? O gün temizlik görevlilerini neden dövdün.? Ertesi günde onları sen öldürdün değil mi.?

+Merve'nin odasına girmişlerdi. Ona dokunup sahip olmaya çalıştılar.

-Orası senin odandı İsa. Onlardan o kanlı elbiseleri almalarını ben istemiştim..

+Sus yalan söylüyorsun.

-Diğerlerini de Merve için mi dövdün.? Ne yaptılar Merveye.?

+Yemekhanede Merve'nin üzerine yemek döktü birisi.

Doktor kadın elindeki bilgisayardan kamera kaydını açtı.

+Burda Merve yok ama İsa. Arkadaşın tabağını yere düşürüyor. Sende hızla gelip arkadaşına vuruyorsun sonra ise hızla odana gidiyorsun.

Asi videoya bakınca kilitlendi. Kadın doğru söylüyordu. Yanında Merve yoktu. Kadın sırayla tüm kavga görüntülerini açtı. Hiçbir kayıtta Merve yoktu.
Bahçede Merveye laf atan yoktu.
Yanından geçen birine aniden dalmıştı.
Arka bahçede ise tek başına otururken orda yanına gelen temizlikçiye dalmıştı. Son ise görevliler kendi aralarında otururken Asi varıp yine kavga çıkartmıştı. Revirde ona pansuman yapanda bu kadındı.

+İsa.. İyi misin.?

Değildi.. O ölmemişti. Sadece birkaç gün ayrı kalmıştı. Vidyo görüntülerini inceledi.
Merve ile oturduğu her yere baktı.
Tüm videolarda tek başına oturuyor. Değişik hareketler yapıp, kendi kendine konuşup gülüyordu.

- Bu yalan. Siz yaptınız.. Onu videolardan siz sildiniz.

+Düşün İsa.. O günü düşün. Kaza yapmıştınız hani. Alkol almıştınız ve motor yarışına katılmıştınız. Yarış kötü bitmiş sen kontrolü kaybedip arabaya çarpmıştın. O kazada Merve ve arabadaki küçük çocuk hayatını kaybetmişti.

Asi bunları düşünmek istemiyordu. Kulaklarını kapatırken. Anılar beyninde yavaş yavaş canlanmaya başladı.
Asi gözyaşlarına hakim olamıyor aynı zamanda bağırıyordu.
Güçsüz düşüp yere yığıldı. Kafasını duvara vururken herşey netleşmişti. Onun ölümü kendi suçuydu. Kendini suçlamış ve Merve'nin ölümünü kabullenmemişti.
Merve hala varmış gibi davranıp kendini bu şekilde kandırmayı tercih etmişti..
Şimdi gerçekler yüzüne tokat gibi çarparken onu ikinci kez kaybetmiş olmanın acısı vücudunu sarmıştı.

-İyileşmek istemiyorum. Merveyi göremiceksem eğer iyileştirme beni..

"Bazen acı gerçeklerle yaşamaktansa, beyin kendini kilitler ve kendi istediği şekilde çalışır ve insanları görmesini istedikleri şeylere inandırır. Özür dilerim İsa.. Herkese iyi gelip seni iyi edemediğim için Özür dilerim oğlum. Bu yaptığım şey için beni affetmeyeceksin. Bende affetmeyeceğim kendimi. Toplumun sağlığı için...
Senin sağlığın için seni uyutmaktan başka çarem kalmadı. Seni seviyorum bebeğim... "

Odaya giren görevliler Asinin kollarından tutup iğne yaptılar. Asi artık nefes alan bir cesetti.
Yatağına yatırdılar. Annesi oğlunu defalarca öptü..
Göz yaşları içinde odadan çıkarken Asi gözlerini çoktan kapatmış.. Hastanenin bahçesinde onu bekleyen sevgilisi Merve'nin yanına koşarak gidip sevdiğine sıkıca sarılmıştı...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

105okunma 9beğeni 5yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18