9. bölüm · BOZKURTLAR
8.Bölüm:Aşkmı one
Operasyon bittikten sonra Bozkurtlar timi karakola geri dönmüştü.
Herkes yorgundu ama görev başarıyla tamamlanmıştı.
Ali sandalyeye çöktü.
“Ben açlıktan ölüyorum.”
Mehmet hemen cevap verdi.
“Sen operasyona değil pikniğe gelmiş gibisin zaten.”
Ali kaşını kaldırdı.
“Komutanım bakın… Mehmet bana psikolojik baskı uyguluyor.”
Mert başını salladı.
“Ali, bir gün ciddi olmayı dene.”
Ali gülümsedi.
“Deniyorum komutanım ama olmuyor.”
O sırada Nur sağlık çantasını kapatıyordu.
Eren yanına geldi.
“Yaralanan var mı?”
Nur başını salladı.
“Yok. Sadece küçük sıyrıklar.”
Eren hafifçe gülümsedi.
“İyi o zaman.”
Nur da ona baktı.
“Sen iyi misin?”
Eren omuz silkti.
“Ben iyiyim. Ama sen operasyonda çok koştun.”
Nur hafifçe güldü.
“Benim işim o.”
İkisi kısa bir süre sessiz kaldı.
Ali uzaktan bağırdı.
“Yemek söyleyelim mi artık?”
Mehmet ona baktı.
“Sen her operasyondan sonra aynı şeyi söylüyorsun.”
Ali ciddi bir yüz yaptı.
“Bu timin enerji kaynağı benim.”
Mehmet güldü.
“Enerji kaynağı değil… iştah kaynağısın.”
Herkes güldü.
Bir süre sonra tim hep birlikte karakolun küçük yemek odasına geçti.
Masaya pizzalar ve içecekler kondu.
Ali pizzayı görünce hemen konuştu.
“İşte gerçek operasyon!”
Mehmet başını salladı.
“Senin operasyonun hep yemek.”
Masada herkes konuşuyor, gülüyordu.
Ama Mert biraz uzakta duruyordu.
Gökçe yanına geldi.
“Elin iyi mi?” diye sordu.
Mert şaşırdı.
“Benim mi?”
Gökçe başını salladı.
“Operasyonda seni gördüm. Çok hızlı hareket ettin.”
Mert hafifçe gülümsedi.
“Sen iyi olunca sorun yok.”
Gökçe kısa bir an ona baktı.
Sonra gülümsedi.
Masada ise Ali yine konuşuyordu.
“Mehmet! Üç dilim pizza aldın!”
Mehmet cevap verdi.
“Sen beş aldın!”
Ali gururla söyledi.
“Ben liderim.”
Yusuf güldü.
“Sen sadece açsın.”
O sırada Eren su almak için kalktı.
Nur da aynı anda kalktı.
İkisi mutfak kısmında karşılaştı.
Bir an durdular.
Eren gülümsedi.
“Bugün çok yoruldun.”
Nur omuz silkti.
“Alışkınım.”
Eren başını salladı.
“Yine de dikkat et.”
Nur ona baktı.
“Sen de.”
İkisi kısa bir süre birbirine baktı.
Sonra uzaktan Ali’nin sesi geldi.
“Nur! Mehmet pizzayı kaçırıyor!”
Nur gülmeye başladı.
“Geliyorum!”
Eren de güldü.
Bozkurtlar timi o gece sadece bir tim gibi değil…
Gerçek bir aile gibi görünüyordu.
Ama o gece iki şey değişmişti.
Mert ile Gökçe arasındaki bağ biraz daha güçlenmişti.
Ve Eren ile Nur arasında…
Yeni bir şey başlıyordu.
Ertesi sabah karakolda hava sakindi.
Bozkurtlar timi dinlenme odasında oturuyordu.
Ali masanın üstüne harita yaymıştı ama kimse anlamıyordu.
Mehmet kaşlarını çattı.
“Ali… o harita ters.”
Ali haritaya baktı.
Bir saniye durdu.
Sonra çevirdi.
“Detaylara çok takılma.”
Mehmet kahkaha attı.
“Sen gerçekten bu timde nasıl kaldın?”
Ali gururla cevap verdi.
“Karizma.”
Yusuf başını salladı.
“Karizma değil… şans.”
Tam o sırada Mert içeri girdi.
Herkes biraz toparlandı.
Mert konuştu.
“Bozkurtlar, küçük bir görev var.”
Ali hemen sordu.
“Tehlikeli mi?”
Mert cevap verdi.
“Hayır. Bir araç takibi.”
Ali rahatladı.
“Tam bana göre.”
Mehmet hemen laf attı.
“Sen araç sürmeyi bile bilmiyorsun.”
Ali itiraz etti.
“Geçen sefer gayet iyi sürdüm.”
Kenan konuştu.
“Direğe çarptın.”
Ali savundu kendini.
“O direk orada olmamalıydı.”
Odadaki herkes güldü.
Mert planı anlatmaya başladı.
“Ali ve Mehmet araçla takip edecek.”
Ali sevinerek bağırdı.
“Evet!”
Mehmet iç çekti.
“Allah yardımcımız olsun.”
Mert devam etti.
“Eren ve Nur arka ekip olacak.”
Nur başını salladı.
Eren ona kısa bir bakış attı.
“Tamam komutan.”
Mert son olarak Gökçe’ye baktı.
“Sen benimle geliyorsun.”
Gökçe sakin bir şekilde başını salladı.
Bir süre sonra…
Ali ve Mehmet araçtaydı.
Ali direksiyondaydı.
Mehmet hemen sordu.
“Ehliyetin var mı?”
Ali cevap verdi.
“Var… sayılır.”
Mehmet gözlerini büyüttü.
“Ne demek sayılır?!”
Araç bir anda sert fren yaptı.
Mehmet öne savruldu.
“ALİ!”
Ali sakin şekilde söyledi.
“Test ediyorum.”
Bu sırada başka araçta Eren ve Nur vardı.
Araç sessizdi.
Eren konuştu.
“Dün gece pizza kavgası komikti.”
Nur gülümsedi.
“Ali gerçekten durmuyor.”
Eren başını salladı.
“Mehmet sabırlı biri.”
Nur hafifçe güldü.
“Gerçekten.”
Bir süre sessizlik oldu.
Sonra Eren tekrar konuştu.
“Operasyonda iyi çalışıyorsun.”
Nur ona baktı.
“Teşekkür ederim.”
Öndeki araçta ise Mert ve Gökçe vardı.
Araç sessiz ilerliyordu.
Gökçe camdan dışarı bakıyordu.
Mert konuştu.
“Dün gece…”
Gökçe döndü.
“Evet?”
Mert kısa bir an sustu.
“İyi olduğuna sevindim.”
Gökçe hafifçe gülümsedi.
“Ben de.”
Aralarında kısa ama anlamlı bir sessizlik oldu.
Tam o sırada telsizden Ali’nin sesi geldi.
“Komutanım… küçük bir sorun var.”
Mert kaşını kaldırdı.
“Ne oldu?”
Ali cevap verdi.
“Yanlış arabayı takip ediyor olabiliriz.”
Mehmet bağırdı.
“OLABİLİRİZ DEĞİL! TAKİP EDİYORSUN!”
Telsizde herkesin gülme sesi duyuldu.
Bozkurtlar timinin günü…
Araçlar sonunda sanayi yolunda buluştu. Öndeki kırmızı araba hızlanmış, tim onları sıkı takip ediyordu.
Ali direksiyonda ter döküyordu. Mehmet yan koltukta bağırıyordu:
“Ali! Dikkat et, bu kez doğru araba!”
Ali omuz silkti.
“Tamam, sakin ol. Ben profesyonelim.”
Mehmet gözlerini kısarak ona baktı.
“Profesyonel misin yoksa salallık kaynağı mı?”
Ali hafifçe gülümsedi.
“İkisi bir arada.”
Tam o sırada telsizden Mert’in sesi geldi:
“Bozkurtlar… takip başlıyor. Araçları sıkı denetle.
Kenan ve Yusuf, yanlardan gelin.”
Eren ve Nur, arka araçta sessizce ilerliyordu. Nur haritaya bakıyordu.
“Sağa dön,” dedi.
Eren direksiyonu çevirdi.
“Ali ve Mehmet doğru yolda mı sence?”
Nur hafifçe gülümsedi.
“Mehmet yanındaysa doğru yoldalar.”
Eren güldü.
“Doğru.”
Öndeki araç aniden hızlandı. Ali bağırdı:
“Kaçıyor!”
Mehmet heyecanla tepki verdi:
“Bu sefer doğru araba, Ali! Takip et!”
Ali ayağını gazdan çekmedi. Araçlar dar sokaklardan hızla ilerledi.
Birkaç dakika sonra, hedef araç sanayi bölgesindeki depoya girdi. Tim tüm araçlardan indi ve sessizce pozisyon aldı.
Mert telsize fısıldadı:
“Bozkurtlar… hazır olun. Bu noktadan sonra adım adım hareket edeceğiz.”
Gökçe ve Sahra çatıda pozisyon aldı. Ali ve Mehmet ön kapıdan, Kenan ve Yusuf arka kapıdan yaklaşmaya başladı. Nur sağlık çantasını kontrol etti, Kerem telsizleri ayarlıyordu.
Mert sessizce timin yüzüne tek tek baktı:
“Bu operasyon kritik. Herkes görevinin farkında mı?”
Tim hep bir ağızdan başını salladı.
Mert derin bir nefes aldı, fısıldar gibi söyledi:
“Tamam… başlıyoruz.”
Ve gece karanlığında Bozkurtlar timi yeni operasyon için hareket etti.
