8. bölüm · BOZKURTLAR
7.Bölüm:Duygular
Operasyondan iki gün sonra Bozkurtlar timi karakoldaki dinlenme odasında toplanmıştı.
Ali koltuğa yayılmış telefonla oynuyordu. Mehmet ise karşısında oturmuş ona bakıyordu.
Bir süre sessiz kaldılar.
Sonra Mehmet dayanamadı.
“Ali…
Ali başını kaldırmadan cevap verdi.
“Ne var?”
“Sen hiç normal oturamıyor musun?”
Ali kaşını kaldırdı.
“Nasıl yani?”
Mehmet koltuğu gösterdi.
“Bak… normal insan böyle oturur.”
Düz oturdu.
“Sen ise sanki koltukla güreşmişsin gibi oturuyorsun.”
Ali güldü.
“Rahatlık diye bir şey var Mehmet. Tavsiye ederim.”
Bu sırada Yusuf içeri girdi.
“Elinizde iş yok mu sizin?”
Ali hemen cevap verdi.
“Var.”
“Ne?”
“Dinleniyoruz.”
Mehmet kahkaha attı.
Tam o sırada Mert odaya girdi.
Herkes biraz toparlandı.
Ama Ali yine dayanamadı.
“Komutanım bir soru sorabilir miyim?”
Mert kaşını kaldırdı.
“Sor.”
Ali ciddi bir yüz yaptı.
“Bugün operasyon yoksa… Mehmet’e ekstra görev verebilir miyiz?”
Mehmet hemen ayağa kalktı.
“Ne görevi?”
Ali gülerek söyledi.
“Karakolun çay sorumlusu.”
Odada gülüşmeler başladı.
Mehmet Ali’ye yastık fırlattı.
“Kes sesini!”
Yastık Ali’nin yüzüne çarptı.
Ali dramatik şekilde geriye düştü.
“Komutanım saldırıya uğradım!”
Kenan kapıdan bakıp başını salladı.
“Bu tim gerçekten özel…”
Gökçe köşede oturmuş onları izliyordu ve gülüyordu.
Mert yanına gelip sordu.
“Ne düşünüyorsun?”l
L
Gökçe hafifçe gülümsedi.
“Dışarıdan bakınca dünyanın en tehlikeli timi gibi görünüyoruz.”
“Evet.”
L
“Ama içeride…”
Ali ve Mehmet yine tartışmaya başladı.
“…tam bir komedi.”
Mert de hafifçe güldü.
“Belki de bu yüzden iyi bir timiz.”
Gökçe başını salladı.l
“Belki de.”
O sırada Ali bağırdı.
“Komutanım! Mehmet çayı yakıyor!”
Mehmet mutfaktan seslendi.
“Çay yanmaz!”
Ali cevap verdi.
“Sen yaparsan yanar!”
Karakol yine kahkahalarla doldu.
Bozkurtlar timi bazen operasyon yapıyordu…
Ama bazen de sadece birbirleriyle uğraşarak günü geçiriyordu.Karakolda kahkahalar hâlâ devam ediyordu.
Ali mutfaktan bağırıyordu.
“Mehmet! Çayı gerçekten yakmışsın!”
Mehmet sinirlenmiş şekilde çıktı.
“Çay yanmaz dedim sana!”
Ali fincanı kokladı.
“Bu çay değil… bu bok suyu!”
O sırada kapı açıldı. Kenan içeri girdi.
“Komutan sizi toplantı odasına çağırıyor.”
Ali yüzünü buruşturdu.
“Kesin çayı tattı.”
Mehmet omzuna vurdu.
“Kes sesini.”
Tüm tim yavaş yavaş toplantı odasına geçti.
Uzun masanın etrafına oturdular. Birkaç dakika sonra Mert de içeri girdi.
Bu sefer yüzü ciddi görünüyordu.
Mert masanın başına geçti.
“Bozkurtlar… yeni görev geldi.”
Ali hemen doğruldu.
“Bu sefer çay operasyonu değil dimi komutanım?”
Sahra güldü.
“Ali bir gün ciddi olmayı dene.”
Mert hafifçe başını salladı ama konuşmaya devam etti.
“Şehir dışında eski bir depo.”
Ali tableti açtı ve görüntüyü ekrana yansıttı.
Eski bir bina görünüyordu.
Kenan dikkatle baktı.
“Sanayi bölgesi.”
Mert başını salladı.
“Evet.
İstihbarata göre içeride terörist bir grup var.”
Yusuf sordu.
“Kaç kişi?”
Mert cevap verdi.
“En az 10.”
Gökçe sessizce haritaya bakıyordu.
“Çatısı yüksek. Nişancı için iyi nokta var.”
Mert ona baktı.
“Evet. Sen ve Sahra çatıda olacaksınız.”
Ali dronunu kaldırdı.
“Ben çevreyi kontrol ederim.”
Mehmet kollarını bağladı.
“Kapıdan biz giriyoruz o zaman.”
Mert planı gösterdi.
“Kenan tuzak kontrolü yapacak. Kaya ve Yusuf arka girişten ilerleyecek.”
Nur sağlık çantasını kontrol etti.
Kerem telsizleri hazırlıyordu.
Ali bir anda konuştu.
“Komutanım…”
Mert baktı.
“Ne var?”
Ali gülerek söyledi.
“Operasyondan sonra çayı Mehmet yapmasın.”
Odadaki herkes güldü.
Mehmet sandalyesini itti.
“Ali! Bu bitmedi!”
Mert başını salladı.
“Operasyondan sonra konuşursunuz.”
Sonra ciddi bir şekilde ekledi.
“Hazırlanın. Bir saat içinde çıkıyoruz.”
Tim aynı anda ayağa kalktı.
Bozkurtlar timi yine görevdeydi.
Ama bu operasyon…
Her zamankinden daha tehlikeli olacaktı.Gece çökmüştü.
Bozkurtlar timinin araçları sanayi bölgesine doğru ilerliyordu. Sokaklar neredeyse tamamen boştu.
Mert telsizi aldı.
“Bozkurtlar, hedefe iki dakika.”
Ali tabletinden dronu kaldırdı.
“Komutanım, çevrede fazla hareket yok.”
Araçlar eski deponun birkaç sokak gerisinde durdu.
Tim araçlardan indi.
Mert kısa bir bakış attı.
“Pozisyon alın.”
Gökçe ve Sahra arka taraftaki merdivenlerden çatıya çıktı. Gökçe tüfeğini kurdu ve dürbünden binayı izlemeye başladı.
“Komutanım,” dedi telsizden, “üst kat temiz görünüyor.”
Ali drondan bakıyordu.
“İçeride dört kişi görüyorum.”
Mert başını salladı.
“Tamam. Başlıyoruz.”
Kenan kapıya yaklaştı ve kilidi kontrol etti.
“Kapı temiz.”
Mert saydı.
“Üç… iki… bir!”
Kapı kırıldı.
Tim hızla içeri girdi.
“Polis! Silahları bırakın!”
Bir anda içeriden silah sesleri geldi.
Mehmet ve Yusuf hemen karşılık verdi.
Ali bağırdı.
“Sağ taraf!”
Sahra çatından bir atış yaptı ve içerideki adamlardan biri yere düştü.
Ama tam o sırada çatıda beklenmeyen bir şey oldu.
Gökçe arkasından gelen sesi fark etti ama çok geçti.
Bir adam karanlıktan çıkıp kolunu yakaladı ve silahı başına dayadı.
“Silahını bırak!”
Gökçe dişlerini sıktı
"hassiktir"
yavaşça tüfeğini bıraktı.
Adam telsizi aldı ve aşağı bağırdı.
“Hey! Ateşi kesin yoksa arkadaşınız ölür!”
Depoda bir anda sessizlik oldu.
Mert yukarı baktı.
Yüzü sertleşti.
“Gökçe…”
Bir dakika sonra adam Gökçe’yi önünde tutarak merdivenlerden aşağı indi.
Silah hâlâ başındaydı.
“Silahları bırakın!”
Ali fısıldadı.
“Komutanım…”
Mert gözlerini adamdan ayırmıyordu.
Sonra yavaşça konuştu.
“Sakin ol.”
Adam bağırdı.
“Bir adım daha atarsanız vururum!”
Gökçe Mert’e baktı.
Mert’in gözleri bir an Kenan’a kaydı.
Küçük bir işaret verdi.
Kenan yavaşça pozisyon değiştirdi.
Adam bunu fark etmedi.
Mert konuşmaya devam etti.
“Bunu yapmak zorunda değilsin.”
Adam bağırdı.
“Sus!”
Tam o anda…
Mert bağırdı.
“Şimdi!”
Kenan ateş etti.
Mermi adamın omzuna isabet etti.
Adam silahı düşürdü.
Gökçe hızla yere eğildi.
Mert koşarak yanına geldi.
“İyi misin?”
Gökçe nefes alarak başını salladı.
“İyiyim komutanım.”
Ama Mert’in yüzünde o anki korku hâlâ belli oluyordu.
Sonra ayağa kalktı.
“Bozkurtlar! Operasyonu bitirin!”
Birkaç dakika içinde içerideki tüm suçlular etkisiz hale getirildi.
Operasyon bitmişti.
Ama Mert hâlâ Gökçe’ye bakıyordu.
Gökçe hafifçe gülümsedi.
“Merak ettin mi?”
Mert kısa bir an sustu.
Sonra cevap verdi.
“Evet.”
O gece…
Bozkurtlar timi bir operasyon daha tamamlamıştı.
Ama bazı duygular…
Artık saklanamayacak kadar büyümüştü.
