1. bölüm / 4
Bir’tanem1. Bölüm tanışma
Bölümler 4Şu an: 1. Bölüm tanışma
- 1 1. Bölüm tanışma1.989 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2. Bölüm(yârı texting tadında olsun)311 kelime
- 3 3. Bölüm994 kelime
- 4 4. Bölüm Akça aras kaos show1.278 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
günaydın abla diyen kardeşimin sesiyle uyandım refleks olarak komodinde duran telefonuma uzanıp saate baktım geç kalıyordum hemen kalkıp hazırlandım üstüme birseyler geçirip çantamı aldım kapıdan çıkarken annemin sesini duydum kahvaltı yapmam için ısrar ediyordu her zaman olduğu gibi ama ben sabahları uyanır uyanmaz birseyler yeme fikrinin saçma olduğunu düşünüyorum zaten bence mide bulandırıcı annemi umursamadan evden çıktım yaklaşık yarım saat içinde okula gelmiştim sınıfa girdim ve en yakın arkadaşım akçanın sınıfta olmadığını fark ettim yine okula gelmeyeceğini bana haber vermemişti! sabahları uyanamamasından bıktım uyusuk şey! Sırama oturduğumda hoca sınıfa girdiği için ayağa kalktım ders başladıktan muhtemelen 10 dakika sonra uykum gelmişti ve artık sıkılmıstım başımı sıraya koymamla uyumam bir olmuş uyandığımda ders bitmişti zaten sınıftaki ayıların akıllı tahtadan açtıkları şarkı sesine uyanmıştım kendi kendime söylenip sınıftan çıktım bizim okulumuz küçük bir okul 60 kişi falan var koskoca okulda hatta şöyle anlatayım her yaştan 1 sınıf var 9A yani benim sınıfım 10A ,11A , 12A hepsi bu kadar o yüzden genelde çoğu kişi birbirini tanır yakın olmasa da ismen bilirdi bahçeye doğru yürürken arkamdan gelen 11. Sınıflardan üç dört kişiyi gördüm umursamadan okulun arkasında ki banklara doğru yürürken akçanın okula geldiğini gördüm yanıma gelmesi için yavaşladım yavaşlamamla birlikte 11. Sınıflardan çocuklarla aynı hizaya gelmiştim aralarından uzun boylu olan fazlasıyla yakınıma gelmişti yüzüne bakmak için kafamı kaldırdığımda çilleri dikkatimi çekti oldukça güzellerdi yüzünde Birazdaha gözlerimi gezdirdiğim zaman gözlerinin de oldukça güzel olduğunu fark etmem pek zaman almadı ona bakmamdan memnun olmuş gibi bir ifadesi vardı akçanın koluma dokunmasıyla kendime geldim ve yürümeye devam ettim akçayla onlardan uzaklaşıp banklara oturduğumuzda sınıfımızdaki diğer iki kızın hareketlerinin rahatsız edici olduğundan bahsediyorduk kızlardan bir tanesinin hoşlandığı cocuk akçadan hoşlanıyormuş ve onunla konuşmaya çalışmış ancak akça elbette karşılık vermemiş bunun birden fazla sebebi var aslında ama en basitinden sınıfımızda pek fazla kız yok ve diğer kızlarla aramız kötü olsun istemezdik ancak akçanın cevap vermemiş olmasının pek bir önemi yokmuş bunu kızın saçma sapan tavırlarından anlamıştık hatta ben bu okula ilk geldiğim zaman bunun yüzünden kızlarla biraz tartışmıştık daha sonrasında zil çaldı
sonunda öğle arası olmuştu akçayla birlikte ev yemekleri yapan bir yere gittik fakat sigaramız bitmişti ve yakında alabileceğimiz bir yer yoktu arka masamızda aynı çocuklar vardı ve uzun boylu çocuğun yüzü bana dönüktü biraz cesaretimi toplayıp ona sigaranız varmı acaba diye sorduğumda yüzünde belli belirsiz bir sırıtma ve alayla kaşlarını kaldırdı sizin yaşınız yetiyor mu ki dediğinde bende kaşlarımı kaldırmıştım senin yaşında yetmiyordur ama içiyorsun dedim yüzüme biraz baktı yanında oturan arkadaşı baran uzatma ver işte dediğinde elini pakete uzattı ve bir dal çıkarttı cidden 1 dalmı vereceksin dercesine suratına baktım ve elimi uzattım o da bakışlarımdan anlamış olmalı ki kaç tane içiyorsun kızım dedi 2 kişiyiz sence dediğimde yine dudağını kenarı belli belirsiz kıvrıldı sigaraları elime aldım tam arkamı dönmüştüm ki insan bir teşekkür eder demesiyle tekrardan ona dönüp teşekkür ederim kusura bakma sigara paketi alınca sana geri veririm dedim hayır gerek yok teşekkürün yeterli adın neydi bu arada dedi gülümseyerek ben naz senin dedim aslında adını masaya ilk gittiğimde arkadaşı söylediğinde duymuştum ama yine de kabalık etmemek için ismini sormuştum o da gülümseyerek elini uzattı gülümsemesi oldukça hoş ve sıcaktı ben baran memnun oldum dediğinde uzattığı elini sıktım bende dedim ve kendi masama geri döndüm akça önümüzdeki masadan bize gülerek bakıyordu ama fark etmediği birşey vardı boranların masasına gittiğimde uzatma diyen çocukta ona bakıyordu hatta oldukça hayran kalmış bir halde bakıyordu ben akçanın yanına oturduğum esnada çakmağımız olmadığını farkettim ama birşey yapmama gerek kalmadan akçaya bakan cocuk yanımıza geldi ve akçaya doğru bakarak sanırım çakmağınız yok dedi akça onaylar şekilde başını salladı çocuk çakmağı çıkartıp akçaya uzattı nazla tanıştık ama seninle tanışmadık adın neydi dedi gülümseyerek akça çakmağı alırken ben akça sende aras memnun oldum dediğinde cocuk adını nereden bildiğini sorgular gibi biraz afallamış halde akçaya bakıyordu akça gülerek okulda çok hareketlisin ismini oradan biliyorum memnun oldum dedi ve çakmağı bana uzattı çakmakla işim bittiğinde akça ve aras hala birbirleriyle instagram hesapları hakkında falan konuşuyorlardı konu oraya ne ara gelmişti pek anlamadım çakmağı masaya bıraktım aras aldı ve akçaya bakarak ben gideyim kızlar yine konuşuruz demişti akçada gülümsemekle yetindi ve işte bu şekilde tanışmış olduk okul çıkışı durakta yanımıza geldiler okuldaki kişiler ve hocalar hakkında konuştuk komik çocuklardı o sırada akçanın bineceği otobüs gelmişti Akça otobüse binip gözden kaybolduğunda, durakta Aras ve Boran ile baş başa kalmıştık. Aras, Akça’nın gidişinden sonra biraz kendi dünyasına dönmüş gibiydi; belli ki aklı Instagram üzerinden dönen o hızlı sohbette kalmıştı.Boran ise elleri cebinde, o çilli yüzündeki rahat ifadeyle bana bakıyordu. "9. sınıfların dersleri o kadar mı ağır geçiyor?" diye sordu aniden. "Okula girdiğinden beri bir parça uyumadığın yer kalmadı herhalde."Şaşkınlıkla kaşlarımı kaldırdım. "Beni mi takip ediyorsun sen? Ayrıca dersler ağır değil, sadece sabahın o kör saatinde okulda olmayı saçma buluyorum."Gülümseyince yanağındaki o hafif çizgi belirginleşti. "Takip etmiyorum, sadece okul küçük Naz. Bizim sınıf 11/A, sizin sınıfın hemen üst çaprazı. Kantine inerken her seferinde başını sıraya gömmüş birini görmek dikkat çekiyor."Hafifçe gülümsedim. "Neyse ki sınıftaki o ayıların açtığı müzik sayesinde uyandım da günü kaçırmadım."Boran, "O ayıların müzik zevki tartışılır ama uyanmana sevindim," dedi ve telefonunu çıkardı. "Sigara borcun için paket almana gerek yok demiştim, hatırlıyorsun değil mi?""Hatırlıyorum ama borçlu kalmayı sevmem," dedim çantamın sapını sıkıca kavrayarak."O zaman şöyle yapalım," dedi, telefonunun ekranını bana doğru çevirerek. "Numaranı ver, borcunu bir kahve ısmarlayarak öde. Hem belki yarın sabah seni uyandırması için birine ihtiyacın olur, annenle kahvaltı kavgası yaparken vakit kaybetmezsin."Annemle sabahki tartışmamızı bile duymuş olmasına mı şaşırsam, yoksa bu kadar doğrudan olmasına mı bilememiştim. Ama o sıcak gülümsemesi ve bakışlarındaki o dürüstlük, "hayır" demeyi imkansız kılıyordu. Telefonu elinden alıp numaramı yazdım.Tam o sırada benim otobüsüm de durağa yanaştı. "Gitmem lazım," dedim telefonu ona geri verirken.Boran, rehberine kaydedilen ismime bakıp göz kırptı. "Görüşürüz Naz. Yarın sabah alarmın ben olacağım, hazır ol."Otobüse bindiğimde cam kenarına geçip dışarı baktım. Boran ve Aras hala duraktaydı. Aras, Boran’ın omzuna vurup muhtemelen benimle ilgili bir şeyler söylüyordu. Akça’ya hemen mesaj attım: "Aras ile ne konuştunuz bilmiyorum ama sanırım yarın sabah kahvaltıyı evde değil, okulun yakınındaki o kafede yapacağım
günaydın abla diyen kardeşimin sesiyle uyandım refleks olarak komodinde duran telefonuma uzanıp saate baktım geç kalıyordum hemen kalkıp hazırlandım üstüme birseyler geçirip çantamı aldım kapıdan çıkarken annemin sesini duydum kahvaltı yapmam için ısrar ediyordu her zaman olduğu gibi ama ben sabahları uyanır uyanmaz birseyler yeme fikrinin saçma olduğunu düşünüyorum zaten bence mide bulandırıcı annemi umursamadan evden çıktım yaklaşık yarım saat içinde okula gelmiştim sınıfa girdim ve en yakın arkadaşım akçanın sınıfta olmadığını fark ettim yine okula gelmeyeceğini bana haber vermemişti! sabahları uyanamamasından bıktım uyusuk şey! Sırama oturduğumda hoca sınıfa girdiği için ayağa kalktım ders başladıktan muhtemelen 10 dakika sonra uykum gelmişti ve artık sıkılmıstım başımı sıraya koymamla uyumam bir olmuş uyandığımda ders bitmişti zaten sınıftaki ayıların akıllı tahtadan açtıkları şarkı sesine uyanmıştım kendi kendime söylenip sınıftan çıktım bizim okulumuz küçük bir okul 60 kişi falan var koskoca okulda hatta şöyle anlatayım her yaştan 1 sınıf var 9A yani benim sınıfım 10A ,11A , 12A hepsi bu kadar o yüzden genelde çoğu kişi birbirini tanır yakın olmasa da ismen bilirdi bahçeye doğru yürürken arkamdan gelen 11. Sınıflardan üç dört kişiyi gördüm umursamadan okulun arkasında ki banklara doğru yürürken akçanın okula geldiğini gördüm yanıma gelmesi için yavaşladım yavaşlamamla birlikte 11. Sınıflardan çocuklarla aynı hizaya gelmiştim aralarından uzun boylu olan fazlasıyla yakınıma gelmişti yüzüne bakmak için kafamı kaldırdığımda çilleri dikkatimi çekti oldukça güzellerdi yüzünde Birazdaha gözlerimi gezdirdiğim zaman gözlerinin de oldukça güzel olduğunu fark etmem pek zaman almadı ona bakmamdan memnun olmuş gibi bir ifadesi vardı akçanın koluma dokunmasıyla kendime geldim ve yürümeye devam ettim akçayla onlardan uzaklaşıp banklara oturduğumuzda sınıfımızdaki diğer iki kızın hareketlerinin rahatsız edici olduğundan bahsediyorduk kızlardan bir tanesinin hoşlandığı cocuk akçadan hoşlanıyormuş ve onunla konuşmaya çalışmış ancak akça elbette karşılık vermemiş bunun birden fazla sebebi var aslında ama en basitinden sınıfımızda pek fazla kız yok ve diğer kızlarla aramız kötü olsun istemezdik ancak akçanın cevap vermemiş olmasının pek bir önemi yokmuş bunu kızın saçma sapan tavırlarından anlamıştık hatta ben bu okula ilk geldiğim zaman bunun yüzünden kızlarla biraz tartışmıştık daha sonrasında zil çaldı
sonunda öğle arası olmuştu akçayla birlikte ev yemekleri yapan bir yere gittik fakat sigaramız bitmişti ve yakında alabileceğimiz bir yer yoktu arka masamızda aynı çocuklar vardı ve uzun boylu çocuğun yüzü bana dönüktü biraz cesaretimi toplayıp ona sigaranız varmı acaba diye sorduğumda yüzünde belli belirsiz bir sırıtma ve alayla kaşlarını kaldırdı sizin yaşınız yetiyor mu ki dediğinde bende kaşlarımı kaldırmıştım senin yaşında yetmiyordur ama içiyorsun dedim yüzüme biraz baktı yanında oturan arkadaşı baran uzatma ver işte dediğinde elini pakete uzattı ve bir dal çıkarttı cidden 1 dalmı vereceksin dercesine suratına baktım ve elimi uzattım o da bakışlarımdan anlamış olmalı ki kaç tane içiyorsun kızım dedi 2 kişiyiz sence dediğimde yine dudağını kenarı belli belirsiz kıvrıldı sigaraları elime aldım tam arkamı dönmüştüm ki insan bir teşekkür eder demesiyle tekrardan ona dönüp teşekkür ederim kusura bakma sigara paketi alınca sana geri veririm dedim hayır gerek yok teşekkürün yeterli adın neydi bu arada dedi gülümseyerek ben naz senin dedim aslında adını masaya ilk gittiğimde arkadaşı söylediğinde duymuştum ama yine de kabalık etmemek için ismini sormuştum o da gülümseyerek elini uzattı gülümsemesi oldukça hoş ve sıcaktı ben baran memnun oldum dediğinde uzattığı elini sıktım bende dedim ve kendi masama geri döndüm akça önümüzdeki masadan bize gülerek bakıyordu ama fark etmediği birşey vardı boranların masasına gittiğimde uzatma diyen çocukta ona bakıyordu hatta oldukça hayran kalmış bir halde bakıyordu ben akçanın yanına oturduğum esnada çakmağımız olmadığını farkettim ama birşey yapmama gerek kalmadan akçaya bakan cocuk yanımıza geldi ve akçaya doğru bakarak sanırım çakmağınız yok dedi akça onaylar şekilde başını salladı çocuk çakmağı çıkartıp akçaya uzattı nazla tanıştık ama seninle tanışmadık adın neydi dedi gülümseyerek akça çakmağı alırken ben akça sende aras memnun oldum dediğinde cocuk adını nereden bildiğini sorgular gibi biraz afallamış halde akçaya bakıyordu akça gülerek okulda çok hareketlisin ismini oradan biliyorum memnun oldum dedi ve çakmağı bana uzattı çakmakla işim bittiğinde akça ve aras hala birbirleriyle instagram hesapları hakkında falan konuşuyorlardı konu oraya ne ara gelmişti pek anlamadım çakmağı masaya bıraktım aras aldı ve akçaya bakarak ben gideyim kızlar yine konuşuruz demişti akçada gülümsemekle yetindi ve işte bu şekilde tanışmış olduk okul çıkışı durakta yanımıza geldiler okuldaki kişiler ve hocalar hakkında konuştuk komik çocuklardı o sırada akçanın bineceği otobüs gelmişti Akça otobüse binip gözden kaybolduğunda, durakta Aras ve Boran ile baş başa kalmıştık. Aras, Akça’nın gidişinden sonra biraz kendi dünyasına dönmüş gibiydi; belli ki aklı Instagram üzerinden dönen o hızlı sohbette kalmıştı.Boran ise elleri cebinde, o çilli yüzündeki rahat ifadeyle bana bakıyordu. "9. sınıfların dersleri o kadar mı ağır geçiyor?" diye sordu aniden. "Okula girdiğinden beri bir parça uyumadığın yer kalmadı herhalde."Şaşkınlıkla kaşlarımı kaldırdım. "Beni mi takip ediyorsun sen? Ayrıca dersler ağır değil, sadece sabahın o kör saatinde okulda olmayı saçma buluyorum."Gülümseyince yanağındaki o hafif çizgi belirginleşti. "Takip etmiyorum, sadece okul küçük Naz. Bizim sınıf 11/A, sizin sınıfın hemen üst çaprazı. Kantine inerken her seferinde başını sıraya gömmüş birini görmek dikkat çekiyor."Hafifçe gülümsedim. "Neyse ki sınıftaki o ayıların açtığı müzik sayesinde uyandım da günü kaçırmadım."Boran, "O ayıların müzik zevki tartışılır ama uyanmana sevindim," dedi ve telefonunu çıkardı. "Sigara borcun için paket almana gerek yok demiştim, hatırlıyorsun değil mi?""Hatırlıyorum ama borçlu kalmayı sevmem," dedim çantamın sapını sıkıca kavrayarak."O zaman şöyle yapalım," dedi, telefonunun ekranını bana doğru çevirerek. "Numaranı ver, borcunu bir kahve ısmarlayarak öde. Hem belki yarın sabah seni uyandırması için birine ihtiyacın olur, annenle kahvaltı kavgası yaparken vakit kaybetmezsin."Annemle sabahki tartışmamızı bile duymuş olmasına mı şaşırsam, yoksa bu kadar doğrudan olmasına mı bilememiştim. Ama o sıcak gülümsemesi ve bakışlarındaki o dürüstlük, "hayır" demeyi imkansız kılıyordu. Telefonu elinden alıp numaramı yazdım.Tam o sırada benim otobüsüm de durağa yanaştı. "Gitmem lazım," dedim telefonu ona geri verirken.Boran, rehberine kaydedilen ismime bakıp göz kırptı. "Görüşürüz Naz. Yarın sabah alarmın ben olacağım, hazır ol."Otobüse bindiğimde cam kenarına geçip dışarı baktım. Boran ve Aras hala duraktaydı. Aras, Boran’ın omzuna vurup muhtemelen benimle ilgili bir şeyler söylüyordu. Akça’ya hemen mesaj attım: "Aras ile ne konuştunuz bilmiyorum ama sanırım yarın sabah kahvaltıyı evde değil, okulun yakınındaki o kafede yapacağım
SELLAMMM İLK BÖLÜM BOYLEEE OLDUUUU UMARIIIMM BEGENŞRSİNİZZZ
Bölüm etkileşimi
