1. bölüm / 3
Birinin Gözünden1
Bölümler 3Şu an: 1
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Saatlerdir, günlerdir hatta yıllardır tavanı izliyorum. Durmaksızın tavana bakıyorum. Hayatım tavandan ve bir kaç saatte bir gördüğüm yıllardır bana bakan kızımdan ibaret. Bazen torunlarım da geliyor ama çok durmuyorlar. Onları anlayabiliyorum. Tek iletişimimiz göz göze gelmek. Onların kanı kaynıyor, gezmek istiyorlar görmek istiyorlar Yaşamak istiyorlar.
Yıllardır o kadar çok şey düşündüm ama sadece biri canımı yatalak kalmaktan daha çok acıttı. İlk yatalak olduğumda herkes etrafımda pervane olmuştu ama sonrasında herkes hayatına döndü. Zaman geçtikçe bana alıştılar. Onlar hayatlarına döndükçe bende kendimle baş başa kaldım. Zamanında kendimle baş başa kalmamak için kırk takla atardım. Ama resmen artık günün 24 saati kendimleydim. İlk düşündüğüm şey gerçekten yaşayabildim mi? Olmuştu. Gerçekten hayattan zevk alarak mı yaşamıştım. Elbette zevk alarak yaşamıştım bu da soru muydu? Ben hiç mutlu olmamıştım. Anlık tebessümlerle hayatımı geçirmiştim. Oysaki insan yaşadığı her şeyden zevk almalıydı. Üzüntüden, mutluluktan, acıdan, aşağılanmaktan bile her duygu yaşanırken kıymeti bilinmeliydi. Çünkü insan bazen sadece nefes alıyordu. Tıpkı benim gibi. Her duyguyu yaşamayı öyle özlüyordunuz ki... O yüzden her zaman yaşadığın anın tadını çıkarmanız gerekiyordu. Ben öyle yapmamıştım. Tüm günümü birinin surat asmasına üzülerek geçiriyordum. Kocamla en ufak atışsam kahroluyordum. Çoğu duygumu içten içe gizli yaşıyordum. Hiç bir şey yok gibi davranıyordum ama içimde kıyametler kopuyordu. Hep isyan ederdim. “Allah'ım benim yüzüm ne zaman gülecek?” Derdim. Hiç bir olaya pozitif yaklaşmazdım. En ufak baş ağrısında kanser olduğumu sanardım. Sanki her şey benim başıma geliyormuş gibi hissederdim. Halbuki bunları herkes yaşıyordu. Hiç kimsenin hayatı mükemmel değildi. Ama ben her etrafıma baktığımda bana herkes mutlu gibi görünürdü. Oysaki herkes acısını içinde yaşıyordu tıpkı benim gibi. Hayatımı diğerlerinin hayatına hayranlıkla bakarak geçirmiştim. O kadar pişmanım ki. Bu pişmanlığımı nasıl ifade edebilirim bilemiyorum. Bu gün hâla yaşayamadığım her an için içim pişmanlıkla kavruluyor. Yaşarken yaşamanın kıymetini çok geç kavramış olmak çok can yakıcı.
Şimdiyse karşımda yirmi yaşında ki gözleri parıldayan Nermiye duruyor. Bana bakıyor gözlerinin içi parıldıyor ve diyor ki “Artık zamanı geldi”. Ona gözlerimle soruyorum “Nereye?”. Sorumu cevaplıyor “En mutlu olcağın yerde”. Bana elini uzatıyor, tutuyorum. Beni eliyle gökyüzüne çekiyor. Gökyüzüne doğru çekilirken çocuklarımın sesini işitiyorum.
Kızım telaşla bağırıyor. “Anne!”
“Sadık koş! Annem nefes almıyor!”
Damadımın koşuşlarını duyabiliyorum.
“Ne! Noldu? Semra!” diyor korkuyla.
“Bilmiyorum! Bilmiyorum! Ambulansı ara!”
O sırada genç Nermiye bana fısıldıyor “Yeni hayatına hoşgeldin” diyor.
———-
Yeni kurguya başladık bismillah🫰
Bölüm etkileşimi
